{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/144 - 2025/1437<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2024/144 <br>KARAR NO\t: 2025/1437<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R  <br> <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20.09.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/600 Esas 2023/580 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 20.11.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 28.11.2025<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.05.2022 günü saat: 21.00 sıralarında, sürücü ...'ın kullanmakta olduğu, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın seyir halinde iken sol şerite geçmek için manevra yaptığı esnada, arkasından seyretmekte olan davacı idaresindeki motosiklete çarpması sonucu motosikletin devrildiğini ve hasarlandığını, davalı şirkete başvuru yapıldığını, motosikletin pert olduğu kabul edilerek belirlenen 62.000,00 TL rayiç değerinden 36.999 TL sovtaj bedeli düşürülerek 25.000,01 TL davacıya ödeme yapıldığını., yapılan bu ödemenin davacının zararını karşılamadığını belirterek HMK'nın 107. Maddesine göre şimdilik 100,00TL hasar bedelinin muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya yapılan ödeme neticesinde davacı ile davalı şirket arasında mutabakat sağlandığını, davacının zararının karşılanmış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %25 oranında, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin hesaplanması yönünden makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, hesaplanan hasar bedeli zararı ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre davacının zararının yapılan ödeme ile karşılanmış olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişinin belirlediği hasar bedelinin hatalı olduğunu, tamamen eksper raporunu esas aldığını, davacının aracının pert olduğunu, taraflarınca bakiye pert bedelinin davalıdan talep edildiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı aracın asli kusurlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. <br>1-Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, olayın meydana geldiği yerin, 2 şeritli, 7 metre genişliğinde, orta refüjle bölünmüş tek yönlü yol olduğunun, sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın, sağ şeritte seyir halinde iken sol şeride geçmek için manevra yaptığı esnada, arkasından sol şeritte seyir halinde olan davacı idaresindeki ... plakalı motosikletin, önündeki sürücü ... idaresindeki aracın arkasına çarparak devrilmesi ile kazanın meydana geldiğinin, sürücü ...’ın, 2918 sayılı KTK'nın 56/1-a maddesini ihlal ettiğinin, kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.<br>Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi yönünden hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişi raporunda ise, sürücü ... idaresindeki aracın, Ankara Caddesi üzerinde seyir ederken, mahal şartını dikkate almaksızın dikkatsiz ve kontrolsüzce sola manevra ile doğrultu değiştirdiği sırada dikkatsiz ve kontrolsüz davranması nedeniyle %75 oranında asli kusurlu olduğunun, davacı idaresindeki motosikletin, Ankara Caddesinin sağ şeritte seyir ederken, motosikletinin teknik özelliğini ''görüş, hava, yol ve trafik'' durumunu, yolun mahal şartını dikkate alarak sola manevra ile geçişini yapmadan önce aynı yönde, aynı istikamette, aynı şeritte ön ilerisinde seyir eden sürücü ... idaresindeki aracın sola manevra yapmaması için far ışığı ile ‘’selektör’’ (uzun kısa) yakarak ve ‘’klakson’’ çalarak uyarması gerekirken, uyarmadığı ancak sola manevra yapan kamyonete çarpmamak ve kazanın oluşmaması için fren tedbirine başvurduğu ancak mesafenin yakın oluşu ve seyir hızı nedeniyle duramayarak sola manevra yapmak isteyen kamyonetin sol arka kısmına çarptığı olayda tali derecede %25 oranında tali kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüş olup bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı arasında kazanın oluşumu yönünden çelişki olduğu, kaza tespit tutanağında davacının sol şeritte seyrettiği belirtildiği, makine mühendisi bilirkişi raporunda ise davacının sağ şeritten sol şeride geçmeye çalıştığının kabul edildiği gözetilerek Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden, kaza tespit tutanağı ile makine mühendisi bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için kazaya ilişkin kamera görüntüleri, kazada hasar gören araçlar, kroki, çarpışma noktaları dikkate alınarak olayın meydana geliş şeklinin netleştirilmesi,  ve kusur oranlarının belirlenmesi için ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. <br>2-Davacı taraf, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurmuş, davalı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu davacıya ait motosikletin tamir bedelinin KDV hariç 50.795,00 TL olarak hesaplandığı, aracın kaza tarihi itibariyle ikinci el rayiç değerinin 62.000,00 TL olduğu, bu durumda aracın tamirinin ekonomik olmadığı, pert total olduğu, rayiç değerinden sovtaj bedeli 36.999,00 TL’nin tenzil edilmesi ile davacıya 25.000,01 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.<br>Mahkemece, davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin belirlenmesi yönünden hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişi raporunda, motosiklette meydana gelen hasarın tamir bedelinin KDV dahil 59.938,10 TL olarak belirlendiği bildirilmiş, mahkemece bu bedel esas alınıp ve tarafların kusur oranı gözetilerek davacının zararının karşılanmış olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Davalı taraf davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olup gerçek zararın usulüne uygun olarak tespit edilmesi gerekir. Meydana gelen kaza nedeniyle, aracın hasar gördüğünden bahisle hasar miktarının ve bedelinin tespiti, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve kaza ile uyumlu hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile kaza tarihindeki değerlerinin aracın yaşına ve değişecek parçalara göre hurda, amortisman ve kıymet kazanma tenzili de değerlendirilerek hasarlı parçaların bedeli + işçilik bedeli + KDV değerlerinin gösterilmesi, aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa rayiç değerine göre  aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti ile tamiri ekonomik değilse (araç pert ise) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın hasar bedeli olarak belirlenmesi gerekir.<br>Bu durumda mahkemece, davacının aracının tamirinin ekonomik olup olmadığının belirlenmesi yönünden makine mühendisi bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı gözetilip daha sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubu ile davacının zararının karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi ve hesap hatası yapılarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.  <br>Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>3-İstinaf yoluna başvuran davacı  tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,\t<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br> <br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2743cf60c318520b","SID":"d871cb956b8c26b3"}}