{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1429 <br>KARAR NO\t: 2025/1301<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/07/2025<br>ESAS NO: 2023/791 <br>KARAR NO\t: 2025/580<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/11/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA<br> Dava Dilekçesinde Özetle; Davacının  ... sektöründe faaliyet gösteren işletmelere ....com portalı üzerinden reklamasyon ve tanıtım hizmeti verdiğini, taraflar arasında 26/10/2017 tarih 000420 sayılı 9.660,00-TL bedelli sözleşme imzalandığını, buna istinaden; 26/10/2017 tarihinde 3.220,00-TL, 08/11/2017 tarihinde 3.220,00-TL ve 08/12/2017 tarihinde 3.220,00-TL olmak üzere taksitler halinde ödenmesine bu ödemelerin kredi kartıyla yapılarak her ödeme için 5 taksit olacak şekilde yapılması şeklinde anlaşıldığını, sözleşmeye bağlı olarak 27/10/2017 tarihinde 7.300,00-TL bedelli ve 2.360,00-TL bedelli e-faturaları ... Park Restaurant Org. Gıda İnş. Turizm İşl. San. Tic. Ltd. Şti. Adına müvekkilince tanzim edildiğini ve faturaların itiraza uğramadığını, ayrıca davalı ...'in doldurduğu Kredi Kartı Mail Order formlarında vade günleri belirtilerek yazılı ödeme tutarının belirtilen kredi kartından tahsil edilebileceğine dair davalı tarafından muvafakat verildiğini ancak çekim yapılamadığını, davalı ... Park'ın gönderdiği Ankara 61. Noterliği'nin 09/11/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı cayma bildiriminin tüketicilere yönelik olduğunu, sözleşmenin taraflarının tacir olduğunu, bu sebeple tüketiciye yönelik koruma haklarından yararlanamayacağını, yine taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9. Maddesinde de sözleşmenin müşteri tarafından tek taraflı feshinin mümkün olmadığının yazılı bulunduğunu, taraflarına gönderilen cayma bildirimine cevaben Beyoğlu 2. Noterliği'nin 13/11/2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cayma bildiriminin geçersiz olduğunun bildirildiğini ancak davalı borçlulardan sadece 26/10/2017 tarihinde 450,00-TL ödeme alınabildiğini, davacının  sözleşmeye ilişkin tüm yükümlülükler eksiksiz olarak yerine getirdiğini, borçluların takibi sürüncemede bırakarak borcu ödememe gayretinde olduğunu iddia ederek; itirazın iptali ile takibin devamını, davalıların alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafına yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP<br> Cevap Dilekçesinde Özetle; Davalı  ...'in diğer davalı şirketin yetkilisi ve sahibi olduğunu, şirketi adına davacıya ait www...com'a üyeliğinin bulunduğunu, müvekkilinin ....com üzerinden daha fazla müşteri çekebilmek adına ''doping'' adı verilen müşterilere ulaşmada standart reklamlara göre daha fazla reklam ve tanıtım amacı güden bir hizmet almak istediğini ancak yetkililerin müvekkilini farklı üyelik kategorisine sokmak istediklerini belirtiğini, en nihayetinde müvekkil ile davacı arasındaki sözleşme yenileme suretiyle tekrardan akdedildiğini, yenilene sözleşme tarihinin 26/10/2017 olduğunu ve sözleşme bedelinin 9.660,00-TL olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan ilk taksitin 3.220,00-TL olarak keşide tarihinde ödendiğini, davacının sadece 450,00-TL ödeme yapıldığı beyanının gerçek olmadığını, ayrıca davacının iddia ettiği e-faturaların taraflarına gelmediğini, bu nedenle haberleri olmadıkları faturalardan sorumlu olmadıklarını,  eski sözleşme tarihlerinde site üzerinde oluşturulmuş panelden müşterilerle iletişime geçebilen müvekkilinin yeni sözleşme ile birlikte söz konusu iletişim paneline giriş yapamadığını, son olarak davacı sitesinde sözleşmeye istinaden yapılan reklamların yanıltıcı olduğunu, reklamlardaki otel fotoğraflarının müvekkili işletmeye ait olmadığını ve müşterin bu suretle yanıltıldığını, bu nedenle fesihlerinin haklı olduğunu ifade ederek; davanın reddini, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesince''.... 26/10/2017 sözleşme tarihinden sonra 09/11/2017 fesih tarihine kadar olan kısa sürede reklam hizmetinden sonuç alınamayacağına dair kanaat ile sözleşmenin feshedilmesinin, toplu organizasyon sezonunun giderek azaldığı bir dönem için somut veri sunmayacağı, bu haliyle davalının fesih gerekçesinin yerinde olmadığı, erken fesih ile davacının sözleşmeden doğan makul beklentisinin boşa düştüğü, özellikle doping hizmetinin etkileşim sağlamakla bu dönem için amacına ulaştığı, davacının bu yönüyle üzerine düşen edimi yerine getirdiği, reklam ve ilanları yayınladığı, reklam ve ilanlardan beklenen ticari kazanç gayesinin davacının taahhüdünde olmadığı, beklenen yarar ve menfaatin bununla ölçülemeyeceği belirli olmasına rağmen sözleşmenin cayma gerekçesiyle feshedildiği, davalının sair iddialarına dair somut veri ve delil sunmadığı, sisteme girilen bilgilere dair yükümlülüğün e-posta yoluyla iletilmesi hususunun davalı üzerinde olduğu, bu yönüyle yükümlülüğün yerine getirildiğine dair delillerini sunmadığı, istinaf ilamı doğrultusunda alınan raporların teknik incelemeyi yaptığı, sözleşmenin yapıldığı Ekim ve sonrasındaki Kasım ayları arasındaki veri trafiğinde bariz farklılıklar olduğu, bu etkileşimin davalı yararına sonuç doğurduğu görülmüştür. Davalının, imza ettiği sözleşme kapsamında davacı aracılığıyla oluşturulan reklam platformundan ne kadar yarar sağlayabileceğini öngörmesi kendi basireti ile ilgilidir. Zira kendi işletmesinin, davacının ticari büyüklüğü ve çapı ile reklamın ulaşabileceği kitleden ne kadar geri dönüş alabileceği, rakiplerine göre konumu, daha yüksek tirajlı reklamların muhtemel getirisi davalının kendi ticari takdiri, basireti, müşteri çevresi ve işletmesi ile ilgili meselelerdir. Kaldı ki taraflar arasında önceye dayalı bir sözleşme ilişkisi de bulunmakta olup dava konusu sözleşmenin muhtemel sonuçları davalı için öngörülebilir düzeydedir. Hal böyle iken, davalının hizmet almaya devam ederken gerçekleştirdiği haksız feshi nedeniyle davacının kendi edimi karşılığı olan ücreti talep etmesi yerindedir. Sözleşmenin geriye kalan süresi, davacıya düşen edimin ifa edilmekle tamamlanması, bu süreçte davacının kaçınabileceği bir maliyet kalmaması karşısında tüm bakiye bedel müspet zarar kapsamında görülüp davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.  Davalı ... yönünden; Mahkememizin ilk kararındaki \"Her ne kadar, sözleşmede adı geçen ...'in  aleyhine de takip ve dava açılmış ise de bu kişinin davalı şirketin temsilcisi olmakla beraber, sözleşmenin davalı şirketle yapıldığı,  faturada ismi bulunmadığı, faturanın dolayısı ile borcun davalı şirket adına tanzim edildiği anlaşılmakla, bu kişi yönünden davanın reddine karar verilmiştir \" gerekçesiyle verilen red kararı davacı tarafça istinaf edilmemiş ve bu suretle karar kesinleşmiştir. Sadece davalı şirket yönünden istinaf bulunduğundan bu davalı ile sınırlı şekilde inceleme yapılmış, davalı ... yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığı anlaşılmıştır.İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın  davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine) '' dair  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı  vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; davalı şirketin  sözleşmeden kaynaklı borcu bulunmadığı, ilk taksit ödemenin sözleşmeden önce anlaşılacağı üzere düzenlendiği tarihinde ödendiği, sözleşmeye göre vade tarihleri gelmesine rağmen kredi kartından çekim yapılamaması nedeniyle taraflar arasında uyuşmazlık çıktığı ve sözlşemenin feshedildiği, sözleşmenin yapılmasının ertesi gününden itibaren olumlu etkinin sağlanamadığının anlaşıldığı ve telefonların çoğu kez  davacı tarafça açılmadığı, eski sözleşme tarihlerinde site üzerinde oluşturulan panelden müşterilerle iletişime geçildiği, müşterilere karşı şirketin mahçup duruma düştüğü, davacının amacının reklamasyon ve tanıtım olmasına rağmen ''kulüp ve Davet Alanları'' bölümündeki otel fotoğraflarının davalı şirkete ait olmadığı, sözleşmeden haklı olarak beklenecek faysa sağlanamadığından cayıldığı, davalının 3.220,00 TL order sistemi ile ödediği, taraflar arasındaki sözleşmenin devam etmediği belirtilerek mahkemece verilen kararın kaldırılması talep edilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE<br>HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasındaki danışmanlık ve gözetim hizmet sözleşmesinden kaynaklı hizmet bedeli alacağına dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının103504 ve 103505 numaralı faturalara istinaden 33.177,00 TL asıl alacak ve 147,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.324,25 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açılmıştır. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, 13/07/2020 tarih ve 2018/100 E 2020/421K sayılı ilam ile davanın davalı ... yönünden reddine, davalı şirket yönünden ise kabulüne dair karar verilmiş ve iş bu karara yönelik istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine dairemizce yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda 25/10/2023 tarih ve 2020/1961 E 2023/1507 K. Sayılı ilam ile ''...Davaya konu somut olayda, mahkemesince 15.10.2018 tarihli celsede 4 nolu ara kararı ile dosyaya sunulan deliller ve davacı şirketin ticari defter defter ve kayıtları ile ....com adresi üzerinde mali müşavir ve bilişim uzmanı bilirkişisi tarafından inceleme yapılarak rapor tanzim edilmesi yönünde ara kadar ihdas olunmuştur. Nitekim, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda da davalı şirketin inceleme gününde ticari defterlerini ibraz etmediği belirtilmiştir. Öncelikle, mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi için davalı tarafın takibe konu cari hesap dönemine dayanak tüm ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmesi için inceleme gün ve saati belirlemesi ve oluşan sonuç dairesinde yukarıda yer alan bilgiler ışığında ispat yükünün hangi tarafta olduğu belirlenmelidir.Dosyada yer alan 01.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda 26.10.2017 tarihi itibari ile 1 yıl geçerlilik süresi olan sözleşmede yükümlenen edimlerin %50'sinin davacı tarafça yerine getirildiği görüş ve tespitinde bulunmuştur. Ancak bilirkişi heyeti tarafından mahkemeye sunulan ek raporda ise, davacı tarafın iddialarında belirttiği 26.10.2017 tarihli sözleşmeden sonra ne gibi kazanımlar elde edildiği ve edilmediği hususunun tespiti için sisteme geçişten önceki ve sonraki teknik verilerin karşılaştırılması gerektiği belirtilmiştir. Bu haliyle , dosyadaki somut deliller ışığında bilirkişi heyetince yapılan inceleme sonucunda davacının sözleşme ile yükümlendiği edimlerin ne kadarını ifa edip etmediği hususunun açıklığa kavuşmadığı anlaşılmaktadır. İş bu nedenle, bilirkişi raporunda da belirtilen eksiklikler giderilmeden davacının iş bu davadaki haklılık durum ve  oranı tespit edilemez. Mahkemece 15.10.2018 tarihli celsenin 4 nolu ara kararında dügün.com sistemi üzerinde bilirkişi heyetine HMK'nin 278. maddesi uyarınca yerinde inceleme yetkisi verildiği de belirtilmiştir. Bu durumda, bilirkişi heyeti tarafından ara karar gereği yerine getirilerek rapor tanzim edilmeli ve mahkemece dosyadaki deliller ile denetime elverişli rapor düzenlendikten sonra varılacak sonuç dairesinde karar verilmelidir.  Açıklanan sebeplerle, somut uyuşmazlıkta mahkemece verilen kararın eksik incelemeye dayandığı anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına '' dair karar verilmiştir. Taraflar arasındaki 000420 sözleşme numaralı ... ve Üyelik sözleşmesinin incelenmesi; Sözleşmenin konusunu düzenleyen  4. maddesinde;\" işbu sözleşme, müşterinin sözleşmede belirtilen ücreti ödemesi karşılığında ... tarafından... ürünlerinin sunulması müşteri tarafından verilen reklam ve ilan siparişlerinin, ... tarafından, iş bu sözleşmede belirtilen mecralarda yayınlanması, buna mukabil... ürünleri ve reklam / ilan bedelinin müşteri tarafından ödenmesi ve tarafların buna ilişkin hak ve yükümlülüklerinin tespit edilmesinden ibarettir.\" Tarafların Hak ve Yükümlülükleri başlıklı 5.6 maddesinde; \"Müşteri ... tarafından sunulacak... Ürünlerinin kullanılabilmesi için gerekli tüm bilgileri doğru ve eksiksiz bir şekilde hazır etmekle yükümlüdür. Müşteri, reklam ve ilanın da yayınlanmasını ister ise Üyelik Sözleşmesinin eki olan Tasarım Formunu dolduracaktır. Bu halde müşteri, kendi reklam veya ilan tasarımına ilişkin çalışmalarını, yayına hazır film ve CD formatında, onayladığı bir örneği ile birlikte, üyelik sözleşmesinin doldurulmasını müteakip en geç 7 gün içerisinde ...'a teslim etmekle yükümlü olup, reklam veya ilanının ...'a teslim ettiği haliyle yayınlanmasını talep etme hakkını haizdir. İlanın reklam ve mevzuata aykırı unsurlar taşıması halinde ... ilanının değiştirilmesini talep etme ve gerekli değişiklikler yapılana dek söz konusu reklam ve ilanı yayınlamama hakkına haizdir peradorun anılan hakkı kullanıp kullanmamış olmasına bakılmaksızın, yayınlanan reklam veya ilan nedeni ile herhangi bir surette üçüncü kişilere resmi dairelere ödemek zorunda kalınabilecek her türlü tazminat ve cezalar için müşteriye rücu hakkı saklıdır bu durumda müşteri mezkur ödemeyi peradorun bu yöndeki talebini müteakip herhangi bir itiraz ileri sürmeksizin nakden ve def'aten bütün ferileri ile birlikte ...'a ödemeyi kabul ve taahhüt eder. 7 günlük sürede tasarım veya ilanın teslim edilmemesi halinde ..., tasarımda yer alan bilgilerle sınırlı olmak üzere reklam ve ilanı yayınlayacak olup, bu halde müşteri reklam ve ilanın, tasarım formuna uygun olarak yayınlanmasından sonra herhangi bir nedenle bedelin ödenmesinden kaçınamaz, bedelin tenkisini talep edemez.5.7; maddede; \"..., satılan... Ürünlerine ait oluşabilecek kendinden kaynaklanan her türlü teknik sorunda müşteriye teknik destek vermekle yükümlüdür. Müşteriye ait reklam ve ilanında yayınlanması halinde, buna bağlı olarak yayın yapılan mecra üzerinden kullanıcıların gönderdikleri formların (e-postaların) müşteriye iletilmesi dışında herhangi bir sorumluluk üstlenilmez. Reklamın yapıldığı mecra üzerinden gelecek mesaj sayısı, frekans ve niteliği konusunda herhangi bir garanti verilmez. Tekliflerin değerlendirilmesi ve ....com uzantılı e-posta adreslerinin e-posta sunucuları tarafından güvenli adres olarak tanılanması müşterinin sorumluluğundadır. E-posta sisteminde Peradorun iradesi dışında gerçekleşecek herhangi bir sorun halinde, müşteriye verilen kullanıcı adı ve şifre ile talepleri takip etmek müşterinin sorumluluğundadır.9. maddede; iş bu sözleşmen imzası tarihinden başlar ve 1 (bir) yıl boyunca devam eder. .Sözleşmenin süresi ancak tarafların yazılı olarak anlaşması halinde uzayabilir . Bunun dışında hiçbir ihtar veya uyarıya gerek kalmaksızın sürenin sonunda kendiliğinden sona erer . Sözleşmenin müşteri tarafından tek taraflı feshi söz konusu olamaz .\" hükümleri yer almaktadır. Davalı şirket tarafından davacıya gönderilen 9 Kasım 2017 tarih ve 24659 yevmiye numaralı ihtarnamede; bir takım hileli ve aldatıcı söz ve eylemler neticesinde iradenin fesada uğratılması sonucu düzenlenen 26.10.2017 tarihli sözleşmenin feshi ile feshedilen sözleşme dolayısıyla taraflar arasında yerine getirilen edimlerin iadesi ile uğranılan zararların tazmini talep edilmiştir. Yukarıda belirtilen kaldırma kararından önce düzenlenen bilirkişi raporları:Bilirkişi heyetinin 01/04/2018 tarihli raporunda özetle; davacı şirketin 2016 ve 2017 yılı ticari defterlerinin delil niteliğine haiz olduğu, davalıdan 9.200,00 TL alacağının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin inceleme günü ticari defterini ibraz etmediği, davalı şirketin dava konusu sözleşme zaman diliminde ....com sitesinde kayıtlı irtibat telefonu üzerinden görüşmeler gerçekleştirmeye devam ettikleri ancak önceki sözleşme döneminde 181 kere giriş yaptıkları yönetici paneline dava konusu dönemde sadece 9 kere giriş yaptıkları, 26.10.2017 tarihi itibariyle 1 yıl geçerli olduğu belirtilen sözleşmede öngörülen hizmetlerin %50'sinin yerine getirildiği belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda ise,  rapor yazım tarihi itibariyle, https://....com/...-salonlari/ankara/...-park-...-salonu İnternet adresi üzerinde davalı şirketin işyerinin \"... Salonları\" kategorisinde yayında olduğunu, rapor yazım tarihi itibariyle https://....com/kulupler-davet-alanlari/ankara/...-park İnternet adresi üzerinde davalı şirketin işyerinin \"Kulüp ve Davet Alanları\" kategorisinde yayında olduğunu, internet açık kaynaklarında yapılan inceleme sonucu Davacı ... Bilişim ve Yazılım Hiz. A.Ş. tarafından sunulmuş olan https://dugün.com/...-ve-bekarliga-veda/ankara/hisarparkkina-ye-nisan-salonu adresinin doğru adres olmadığını, dava konusu web sitesi üzerinde davalı şirkete ait işyeri \"Kına ve Bekarlığa Veda\"kategorisinde https://....com/...-ve-bekarliga-veda-mekan/ankara/hisarpark-...-ve-nis an-salonu İnternet adresi üzerinde yayında olduğunu tespit etmiştir, ayrıca: davacı tarafın iddialarında belirttiği 26.10.2017 tarihli imzalanan sözleşmeden sonra ne gibi kazanımların elde edildiği veya edilemediği hususunun tespiti için bu sisteme geçişten önceki ve sonraki teknik verilerin karşılaştırılmasının gerektiğini, bu teknik veriler üzerinde yapılacak inceleme ile veya davacının sunacağı kayıtlar üzerinden çıkartılarak incelenebileceği görüş ve tespitinde bulunulmuştur. Kaldırma kararından sonra düzenlenen bilirkişi raporları:Mali müşavir tarafından düzenlenen davalı tarafın ticari defterleri incelenerek düzenlenen  22.04.2024 tarihli raporda, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı kayıtlarına alınan herhangi bir faturaya rastlanılmadığı, davalı tarafından davacıya 26.10.2017 tarihinde 3.220,00 TL ödeme yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmede sözleşme bedeli olarak 9.660,00 TL nin belirlendiği, ödemelerin   16.10.2017 tarihinde 5 taksit çekim yapıldığı ( 3.220,00 TL ), 08.11.2017 ve 08.12.2017 tarihinde 5'er taksit çekim yapılacağı(her birinden 3.220,00 TL) 26.10.2017 tarihli ödemin önceki sözleşmeden kalan borç olduğuna ilişkin tek taraflı beyanın mümkün olmadığı, bu sebeple bu ödemenin uyuşmazlığa konu sözleşme kapsamında verildiğinin kabulünün gerekeceği, davalının dava konusu faturalar tebliğ alındıktan ve 8 günlük itiraz süresi geçtikten  sonra 09.11.2017 tarih ve 24659 yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, sözleşme ile öngörülen hizmetin %50'sinin yerine getirildiğinin kabulü halinde , 9.660,00 TL düzenlenen fatura bedeli, 4.830,00 TL (düzenlenen fatura toplamının % 50 si) olup, 4.830,00 TL -3.220,00 TL =1.610,00 TL davacı alacağının bulunduğu belirtilmiştir. Adli bilişim uzmanı ve mali müşavir tarafından düzenlenen 16.01.2025 tarihli ek raporda, firma sayfasını öne çıkartmayı amaçlayan dobing ürününün 01.11.2017 başlangıç tarihli, ve 30.11.2017 bitiş tarihleri içerisinde söz konusu  firmanın aylık bazda sayfa trafiğinde doping nedeniyle değerlendirilen artışın olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 2. Ek raporda ise, Bam kaldırma kararı ve ilk derece mahkemesi tarafından istenilen hususların eldeki veriler ile sağlıklı olarak tespit edilemediği belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda  davalı şirket yönünden davanın  kabulüne, davalı ... yönünden hüküm tesisine yer olmadığına (daha önce hakkında verilen karar kesinleşmekle)  reddine dair karar verilmiş olup, davalı şirket vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:Bilindiği üzere, 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde \"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.\" hükmü yer almaktadır.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir...\" Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Davaya konu somut olayda,taraflar arasında sözleşme ilişkisinin 2016 yılında başladığı, düzenlenen 26.10.2017 tarihli sözleşmede ise sözleşme bedelinin KDV dahil 9.660,00 TL olduğu, sözleşme bedelinin ''ödeme planı'' bölümünde 26.10.2017,08.11.2017 ve 28.12.2017 tarihlerinde ve her ödemenin kendi içinde 5 taksit halinde ödeneceğinin belirlendiği, 3.220,00 TL nin 26.10.2017 tarihinde ödendiği, davalı tarafından 09.11.2017 tarih ve 24659 yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğinin davacı tarafa bildirildiği, davacı tarafından 27.10.2017 tarihinde 2.360,00 TL ve 7.300,00 TL tutarlı faturaların davalıya e-fatura olarak kesildiği, faturaların süresinde itiraza uğramadığı, tespit edilmiştir. Bu durumda, iş bu 2 adet faturadan dolayı  faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükü borçludadır. Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda, davalıdan toplam 9.200,00 TL alacaklı olduğu ticari defterlerine işlenmiştir. Davacı taraf, ödenen 3.220,00 TL bedelin 26.10.2017 tarihli sözleşmeden önceki döneme ait 2.770,00 TL borca mahsup edildiği ve iş bu nedenle  26.10.2017 tarihli sözleşme bedeli olan 9.660,00 TL den  3.200,00 TL lik ödemeden kalan (3.220,00TL- 2.770,00 TL ) 450,00 TL bedelin tenzili sonucunda bakiye 9.210,00 TL alacağının bulunduğu ileri sürmektedir. 01.04.2008 tarihli bilirkişi raporunun 3. Sayfasında, taraflar arasındaki sözleşmenin yapıldığı tarihte davacının davalıdan banka/kredi kartı vasıtasıyla eski sözleşmeden bakiye kalan 2.770,00 TL tutarında çekim yaptığı davalının eski borçlarının sıfırlandığının  (alacak:0,00 TL ) anlaşıldığı belirtilmiştir. Davalı tarafça , gerek istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde ve gerekse cevap dilekçesinde , sunulan hizmetin ayıplı olduğu (Kulüp ve Davet alanları bölümündeki otel fotoğraflarının davalı şirkete ait olmaması gibi) belirtilmiş ise de, taraflar TTK 16. madde hükmünce tacir olduğundan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2015 tarih ve 2015/8094 Esas, 2015/12630 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere ayıp ihbarının TTK’nin 23/3. maddesinde öngörülen süreler içinde yapılması gerektiği gözetildiğinde, davalının ayıp iddiasını ve ayıp ihbarının yasal süre içerisinde ve TTK'nin belirttiği şekilde geçerli olarak yapıldığını kanıtlaması gereklidir. Ancak dosyada bu yönde somut delil yer almamaktadır. Davalı tarafın ticari defterleri incelendiğinde ise, davacı tarafından düzenlenen faturalara rastlanılmadığı, ancak sözleşme kapsamındaki faturaların...i@mail.com adresine gönderileceğinin sözleşmenin ilk sayfasında belirtildiği, davacının da buna istinaden 2 faturayı bu adrese gönderdiği, ancak davalının yasal süreden sonra 09.11.2017 tarihinde davacıya ihtarname gönderdiği anlaşılmaktadır. 16.01.2025 tarihli raporda çizelge halinde Ekim ve Kasım aylarına ilişkin olarak ....com üzerinden gelen veriler doğrultusunda firma sayfasını öne çıkartmayı amaçlayan dobing ürününün aylık bazda sayfa trafiği gösterilmiştir. ... Park Havuzbaşı ..., ... Park Kına ve Nişan Salonu, ... park sayfa adı/kategorilerinin sayısal olarak arttığı anlaşılmaktadır. İş bu nedenle, davacının üzerine düşen edimi ifa ettiğinin kabulü gerekmiştir. İş bu nedenle, cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın yerinde olmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne dair mahkeme kararının yerinde olduğuna dair  karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davalı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b.1 gereğince istinaf başvurusunun  esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 1.683,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/11/2025  <br> </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9827b9c980c789c5","SID":"53561e937dd26d45"}}