{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2015 <br>KARAR NO\t: 2025/1296<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/09/2024<br>ESAS NO: 2024/836 <br>KARAR NO\t: 2024/861<br>DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ: 19/11/2025<br> 6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA<br> Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar yönünden 2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinde belirtilen 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, gerekli görülmesi durumunda sürenin 2 ay daha uzatılmasına, akabinde 289. madde gereği | yıllık kesin mühlet kararı verilmesine, 287/2 maddesi gereği geçici komiser tayinine, 297/2 maddesi doğrultusunda malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına, tüm takip işlemlerinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu bir yıllık kesin mühlet verilmesine, İcra İflas Kanununda belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece '' Dava, 7101 sayılı ile değişik İcra ve İflas Kanunun 285 ile devamı maddeleri uyarınca konkordato istemine ilişkindir. Mahkememiz dosyasında düzenlenen tensip tutanağı uyarınca belirtilen gider avansı eksikliğinin borçlu vekilince süresinde tamamlanması, konkordato talebine eklenmesi gerekli belgelerin eksiksiz olarak ibraz edilmesi üzerine  borçlular hakkında üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine ve  geçici konkordato komiser heyeti görevlendirilmesine, ilgili kurumlara gereken bildirimlerin ve ilanların yapıldığı, borçluların malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alındığı görülmüştür. Mühlete ilişkin ilanların ayrı ayrı Türkiye Sicil Gazetesi ile Basın İlan Kurumu Portalında yapıldığı ve İİK'nin 288. Maddesi uyarınca gerekli yerlere bildirimlerin yapıldığı görülmüştür. Konkordato Komiser Heyeti 26/09/2024 havale tarihli raporları ile; ... Yapı Peysaj Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi Yönünden; \"Şirketin, çevre düzenlemesi ve bakımı ile ... projelerinin uygulanması faaliyetleri (park, bahçe ve yeşil alanların dikimi, bakım ve onarımı) ile iştigal ettiği, Eylül sonu itibariyle şirkette | personel istihdam edildiği, Borçlu şirketin, İİK m.286 uyarınca sunması gereken tüm belgeleri dosyaya sunduğu, 31.07.2024 tarihi itibariyle oluşturulan rayiç değerli bilançoya göre, şirketin özkaynaklarının toplamının (+) 20.370.570,87.-TL olduğu yani şirketin borca batık durumda olmadığı, Şirketin 01.07.2024 İtibarı ile sunduğu Revize Projesinde yer alan Proforma Gelir Tablosuna göre 2024 yılı toplam satış ve karlılık hedefinin 43 milyon TL karşılığı 1.638.098,00 TL olduğu, 7 aylık dönemde 25.4 milyon karşılığı 955.5S7,17 TL hedeflendiğinin anlaşıldığının, Bununla birlikte 31.07.2024 itibarı ile 6 milyon Net Satış karşılığı (-) 2.3 milyon zarar elde ettiği, Şirketin 31.07.2024 tarihli ticari kayıtları ve 27.05.2024 Tarihli ticari kayıtları incelendiğinde, Şirketin izlenen dönemlerde faaliyette bulunmadığının tespit edildiği, Şirketin Revize Projesinde yer alan Konkordato Kaynakları incelendiğinde ise, Şirketin Konkordato Kaynaklarından 43 Aylık Kar beklentisinin Şirketin geçmiş yıllar kar oranları ile uyum göstermediği, dahası Şirketin 2024 yılı 7 aylık süre içinde (-) 2.3 zarar raporladığının tespit edildiği, Şirketin kaydi Özkaynakları incelendiğinde ise 31.07.2024 itibarı ile 9.734.430,35 TL olduğu ve Şirketin toplam borçlarının %69'unu karşılayabildiğinin, Ayrıca Şirketin toplam borçlarının 8.465.000,00 TL'sinin Konkordato talep eden diğer şirketlere ait olduğu da göz önüne alındığında Şirketin öz kaynaklarının borçlarını ödemeye kabil olduğu, Şirketin Revize Projesinde yer alan Borç Tablosu incelendiğinde Şirketin 14.184.185,60 TL olan borçlarının 8.465.000,00 TL'sinin Konkordato talep eden Şirketlere ait olduğu diğer bir ifade ile borçlarının %60'nın Konkordato talep eden ... ve ... Peysaj Şirketlerine ait borçlar olduğu, Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde ... Yapı ... ve Temizlik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nin Konkordatosunun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı değerlendirilmekte olup, Borçlu ... Yapı bakımından 31.07.2024 tar jariyle oluşturulan rayiç değerli bilançoya göre, şirketin özkaynaklarının toplamının (+) 20.370.570,87.-TL olduğu yani şirketin borca batık durumda olmadığı\"Borçlu ... Yönünden; \"Yargıtay kararları, yakın zaman öncesine kadar, bir ticaret şirketi ile o ticaret şirketinin pay sahibi olan kefillerinin birlikte konkordato talebinde bulunabilecekleri yönünde istikrar kazandığının, Ancak güncel durumda Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin daha yeni içtihatları bir ticaret şirketi ile o ticaret şirketinin pay sahiplerinin kural olarak birlikte konkordato talebinde bulunamayacağı yönünde değiştiğini,  özetlenen gelişmeler karşısında “bir ticaret şirketi ile o ticaret şirketinin pay sahibi olan kefillerinin birlikte konkordato talebinde bulunmalarının kanuna uygun olup olmadığı” hususundaki görüşümüzü Sayın Mahkemenin taktirlerine sunmak gereği ortaya çıktığını,  Komiser heyetince pay sahibi gerçek kişilerin, konkordato talep eden ticaret şirketi ile birlikte konkordato talebinde bulunup bulunamayacakları sorusuna cevap verirken bir ayırım yapmak gerektiğini Pay sahibi gerçek kişilerin, konkordato talep eden ticaret şirketinin borçlarına kefil olmuş ve söz konusu kefalet sözleşmelerinden doğan borçlar pay sahiplerinin toplam borçları içinde önemli bir yer tutmakta ise, ticaret şirketiyle pay sahiplerinin birlikte konkordato talebinde bulunmaları kanunun amacına uygun olmadığını, Kefalet müessesinin amacı borcun asıl borçlu tarafından ödenmediği ve bilhassa asıl borçlunun mali imkânlarının yetersiz olması sebebi ile ödenemediği hallerde alacaklının alacak hakkının korunmasıdır. TBK, asıl borçlunun iflası ve konkordatosu halinde müteselsil kefilin hukuki durumunun ne olacağını açık kanun hükümleriyle düzenlediğini, Bu meyanda TBK m. 586 hükmünde borçlunun konkordato mühleti alması durumunda alacaklıların müteselsil kefile öncelikle rehne müracaat etmeksizin başvurabilecekleri öngörüldüğü gibi aynı kanunun 594. maddesi de asıl borçlunun konkordato talep etmesi halinde alacaklının borçluya konkordato mühleti verildiğini öğrendiği anda kefile bildirmesi gerektiğini ve aksi taktirde rücu hakkından istifade etmesi zorlaşacak kefilin uğrayabileceği zarar miktarınca alacaklıya karşı olan borcundan kurtulacağını öngörmüş ve böylece konkordato durumunda alacaklı ve müteselsil kefilin menfaatlerini karşılıklı olarak korumuştur. TBK'nın bu hükümlerin tamamlayıcısı olan İİK'nın 303. maddesinde ise konkordatoya olumsuz oy veren alacaklıların müteselsil kefilin de aralarında bulunduğu “borçtan birlikte sorumlu” olanlara karşı bütün haklarını muhafaza edeceklerini yani konkordato şartların tabi olmaksızın alacaklarının tamamının vadesinde ödenmesi için müteselsil kefile başvurabilecekleri öngörüldüğünü. Buna göre ticaret şirketiyle bu şirketin borçlarına kefil olan kişilerin birlikte konkordato akdetmeleri halinde İİK ve TBK'nun alacaklılara asıl borçlunun konkordatosu halinde kefillere (konkordato şartlarına tabi olmaksızın) müracaat etmek hakkını veren mezkur hükümleri işlevsiz hale geleceğini, Buna karşılık, komiser heyetince, konkordato talep eden ticaret şirketinin pay sahipleri, çeşitlilik gösteren bir iktisadi faaliyet içinde olup da pay sahibi oldukları şirketin borçları için kefil olmamışlar veya bu şekildeki kefalet sözleşmelerinden doğan borçlar söz konusu pay sahiplerinin toplam borçları içinde küçük bir oran oluşturmakta ise, kural olarak, pay sahibi olunan şirketin konkordato talebinde bulunmasının pay sahibinin konkordato talebinin kabulüne bir engel teşkil etmeyeceği kabul edileceğini. Çünkü bu faraziyede konkordato talebinde bulunan gerçek kişinin çoğunluk teşkil eden alacaklılarının menfaatlerinin de gözetilmesi ve bu menfaatlerin (eğer varsa) azınlıkta kalan şirket alacaklılarının kefalet sözleşmesinden doğan menfaatlerine üstün tutulması yorum ilkelerine uygun olduğu, ... Peysaj Yatırım A.Ş'nin banka borçlarına kefaletinden dolayı finansal sorunlar yaşayacağı öngörüsüyle, şirket ile birlikte konkordato talebinde bulunduğunu, Şirketin borçlarını ödemesi halinde ...'de borçlardan kurtulmuş olacağını Yukarıda yapılan genel değerlendirmenin son paragrafında yazılan ve gerçek kişi kefil ile asıl borçlunun birlikte konkordato talep etmesinin caiz görüldüğü hallere ait özellikleri  taşımadığı için ... yönünden geçici mühletin devamı kararı verilmesinin uygun olmayacağı; bu borçlu ile ilgili olarak konkordatonun başarılı olamayacağı anlaşıldığından geçici mühletin (kesin mühlete ait olup İİK m. 288, fıkra 1 uyarınca geçici mühlette de uygulanan) İİK m. 292, fikra 1 b bendi ve fıkra 2 uyarınca kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiği\"  şeklindeki görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. ......Somut olayda, Mahkememizce 2024/496 Esas sayılı konkordato dava dosyasında  ... ve ... Yapı ... Ve Temizlik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi dışındaki davacılara 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, bu şahıslar yönünden tefrik edilerek taleplerinin reddine karar verilmiştir.... Yapı ... Ve Temizlik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nin 31.07.2024 itibarı ile 6 milyon Net Satış karşılığı (-) 2.3 milyon zarar elde ettiği, Şirketin 31.07.2024 tarihli ticari kayıtları ve 27.05.2024 Tarihli ticari kayıtları incelendiğinde, Şirketin izlenen dönemlerde faaliyette bulunmadığının tespit edildiği, şirketin 2024 yılı 7 aylık süre içinde (-) 2.3 zarar raporladığının tespit edildiği, Şirketin öz kaynaklarının borçlarını ödemeye kabil olduğu, Şirketin Revize Projesinde yer alan Borç Tablosu incelendiğinde şirketin 14.184.185,60 TL olan borçlarının 8.465.000,00 TL’sinin Konkordato talep eden Şirketlere ait olduğu diğer bir ifade ile borçlarının %60 ‘ının Konkordato talep eden ... ve ... Peysaj Şirketlerine ait borçlar olduğu, ... yönünden isegerçek kişi kefil ile asıl borçlunun birlikte konkordato talep etmesinin caiz görüldüğü hallere ait özellikleri taşımadığı görülmekle konkordatonun başarılı olamayacağı  dikkate alınarak konkordato talebinin yukarıda anılan sebeplerle  reddine, hüküm ile birlikte mahkememiz tarafından verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına, bu hususta ilgili kurumlara müzekkere yazılmasına, konkordato talebinin reddi kararının Ticaret Sicili Gazetesinde ve Basın-ilân Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunmasına, komiserin görevine son verilmesine, konkordato komiseri olarak görevlendirilen komiserlerin karar tarihi itibariyle görevlerinin sona erdiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu'na bildirilmesine\" kararı verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>1- Davacılar vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; 19.07.2024 tarihli ara kararda belirtilen incelemeler yapılmış ise de, malvarlığı rayiç değerlerinin tespiti yönünden bilirkişiler tarafından düzenlenen raporların henüz yeni sunulmuş olduğundan  duruşma sabahı sisteme yüklendiği, duruşmadan kısa bir süre önce (1-2 saat önce) bu raporların incelenebildiği ve iş bu nedenle beyan sunma /itiraz hakkının kullandırılmadığı, yine konkordato komiser raporlarının tebliğ edilmediği,  revize projenin hazırlayıp sunma imkanının verilmesi gerektiği, tüm dünyada yaşanan ekonomik koşulların zincirleme etkisi ile yaşanan nakit sıkıntısından davacıların da olumsuz olarak etkilendiği, davacı Selçuk yönünden açılan davanın kefalet hükümlerine atıf yapılarak reddedilmesinin yerinde olmadığı, duruşmadan önce verilen dilekçede de iş bu davacı yönünden bağımsız ödeme planını içerir ödeme teklifi yapılacağına dair beyan dilekçesi sunulduğu , davacılar yönünden farklı karar verilmesi yoluna gidilecekse davaların tefriki yoluna gidilmesi gerektiği belirtilmiştir. 2- ... ... İhracat İthalat Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle,  dosya kapsamında (gerekçeli karara atıf yapılarak)  tebliğin üstünden 2 haftalık istinaf başvuru süresi geçmeden dosya kapsamında kesinleşme kararı verildiği ve bu kapsamda istinaf yolu açık olduğu halde verilen kesinleşme kararının kaldırılması gerektiği ileri sürülmüştür. ... ... Anonim Şirketi (eski Unvan:... ... Anonim Şirketi)  vekili ise, 02/06/2025 tarihli beyan dilekçesi ile  müdahale talebinin  kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. \t\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE<br>HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, İİK’nin 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.Yargılamanın safahatı incelendiğinde; mahkeme tarafından 28/05/2024 tarihli tensip tutanağı ile '' davacı şahıs TCKN: ...  ... , davacı şirket VKN: 7590760521 ... ... YATIRIM ANONİM ŞİRKETİ, davacı şirket VKN: ... ... YAPI ... VE TEMİZLİK HİZMETLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, davacı şirket VKN:...'e 27/05/2024 tarihinden başlamak  üzere 3 AY SÜRE İLE GEÇİCİ MÜHLET KARARI VERİLMESİNE,  Mahkememizce borçluların  veya geçici komiserlerin yapacağı talep üzerine geçici mühletin en fazla iki ay süre ile uzatılabileceği  ve geçici mühlet talebinin kabulüne ilişkin karara karşı kanun yolunun kapalı olduğu hususunun belirtilmesine,'' dair kararı ve 26/08/2024 tarihli ara karar ile verilen geçici mühlet kararının 27/08/2024 tarihinden başlamak üzere 1 ay süre ile geçici mühlet kararının uzatılmasına dair karar verilmiştir.19/07/2024 tarihli ara karar ile borçlununn konkordato kapsamındaki tüm malvarlıklarının rayiç değerlerinin  tespiti için geçici konkordato komiser heyeti tarafından şirketin malvarlıklarının tespitine yönelik olarak, konusunda uzman bilirkişinin görevlendirilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin ( mahkemenin 2024/496 E.) 26/09/2014 tarihli 1 no lu duruşmasında ''1-... T.C. Kimlik Numaralı ... ve ... Vergi Numaralı ... YAPI ... VE TEMİZLİK HİZMETLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ hakkında KONKORDATO TALEPLERİNİN AYRI AYRI REDDİNE,-Hüküm ile birlikte mahkememiz tarafından verilen tüm tedbirlerin KALDIRILMASINA, bu hususta ilgili kurumlara müzekkere YAZILMASINA,-Konkordato talebinin reddi kararının Ticaret Sicili Gazetesinde ve Basın-ilân Kurumunun resmî ilân portalında ilân OLUNMASINA,-Bu taraflar yönünden dosyanın TEFRİKİ ile ayrı bir esasa kaydedilmesine, '' dair karar verilmiş ve  konkordato talebinde bulunanlar diğer şirketler  yönünden ise 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği belirtilmiştir. Mahkemenin 27/09/2024 tarihli ''Tefrik Tensip Tutanağı''nda (mahkemenin 2024/836 E.)  ise, ''-... T.C. Kimlik Numaralı ... ve ... Vergi Numaralı ... YAPI ... VE TEMİZLİK HİZMETLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ hakkında KONKORDATO TALEPLERİNİN AYRI AYRI REDDİNE,-Hüküm ile birlikte mahkememiz tarafından verilen tüm tedbirlerin KALDIRILMASINA, bu hususta ilgili kurumlara müzekkere YAZILMASINA,-Konkordato talebinin reddi kararının Ticaret Sicili Gazetesinde ve Basın-ilân Kurumunun resmî ilân portalında ilân OLUNMASINA,'' dair karar verildiği belirtilmektedir.Yapılan yargılama sonucunda davacı gerçek kişi ... ve şirket yönünden konkordato tasdik talebinin reddine dair karar verilmiş, davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.  Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:İstinaf yoluna başvuran davacıların istinaf başvurularının süresinde olup/ olmadığına ve istinaf hakları olup /olmadığına ilişkin inceleme;12.03.2024 tarih ve 32487 sayılı Resmi Gazetede, 02.03.2024 kabul tarihli ve ... no lu Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 37. maddesi'nde 2004 sayılı Kanunun , 308/a maddesinde birinci fıkrasında yer alan ''on gün ''ibaresinin ''iki hafta '' şeklinde değiştirildiği belirtilmiştir. Anılan düzenleme uyarınca davacının yasal sürede istinaf yasa yoluna başvurup/başvurmadığı konusu  incelendiğinde, konkordato tasdik kararının davacılar vekiline 16/11/2024  tarihinde tebliğ edildiği ve davacılar vekili tarafından 22/11/2024 tarihinde yani yasal süresinde istinaf yasa yoluna başvurduğu tespit edilmiştir. Davacılar vekilinin raporların tebliğ edilmediği yönündeki  itirazı yönünden inceleme:Sunulan istinaf  yasa yolu başvuru dilekçesinde bilirkişi raporu, komiser heyet raporunun davacı/vekiline  tebliğ edilmediği ve davanın reddine karar verildiği, bu haliyle adil yargılanma hakkı, savunma hakkı ve hukuk edinme hakkının ihlal edildiği iddia edilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede, 23/09/2024 tarihli bilirkişi raporunun tebliği amacıyla düzenlenen raporun tebliği amacıyla  23/09/2024 tarihinde tebligatın düzenlendiği ve yukarıda da belirtildiği üzere  26/09/2024 tarihli 1 no'lu duruşmada konkordato tasdik talebinin reddine karar verildiği tespit edilmiştir. İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır.Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın \"açıklama ve ispat hakkı\"nı da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın, hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar. Bilgilenme/bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir. Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda devam eden bir yargılamada, tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin (tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemlidir. Bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma hakkı da hukuki güvenceye bağlanmaktadır. Böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınması sağlanacaktır. Açıklamada bulunma hakkı, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağlar. (Yargıtay 22. H.D. 22/06/2020 tarih 2017/29720 E. 2020/6157 K. sayılı ilamı)Ancak, istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde adil yargılanma hakkının ihlali ile ilgili ileri sürülen itirazlar ve 6100 sayılı HMK'nin 27. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, komiser heyet raporunun,  tüm malvarlıklarının rayiç değerlerinin  tespiti için düzenlenen bilirkişi raporunun  davacı/vekiline  tebliği ile varsa beyan ve itirazların sunulması için süre verilerek oluşacak sonuç dairesinde mahkemece hüküm tesis edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edildiği anlaşılmaktadır. Zira aksi takdirde yargılamanın yapılması hukuki dinleme hakkının ihlali niteliğindedir.-Davacı ... yönünden kefalet hükümlerine dayanılarak davanın reddine dair karar verilmesi yönünden inceleme:Somut davada 27/05/2024 tarihli dava dilekçesinde, davacı şirketin  iş konusunun  81.30.90-Diğer çevre düzenlemesi ve bakımı ile ... projelerinin uygulanması faaliyetlerinin park, bahçe ve yeşil alanların dikimi, bakım ve onarımı amacıyla   seralar kurmak bu seralarda çiçek soğanları, çiçekler ve her türlü süs bitkileri yetiştirmek olduğu, işletmenin toplam sermayesi 8.000.000,00 TL olduğu ve ekonomik durgunluk ve yaşanan enflasyonist ortamın etki, döviz kurlarındaki yükselişler, banka faizlerinde aşırı artış nedeniyle maliyetlerde ortaya çıkan artışlar gibi nedenler olduğu, davacı şirketin konkordato kaynakları 62.829.776,69-TL olup, şirketin konkordato teklifinin kabulü ile ödenecek borçların 48.236.658,42-TL olduğu ve bu borca %15 faiz öngörüsü de göz önünde bulundurulduğunda toplam 55.472.157,18-TL borç ödenmek suretiyle konkordato projesinin gerçekleşerek borçların ödenebileceği anlaşılacağı, 2024/8 aylık döneminde 748.845 TL, 2025 döneminde 2.059.324 TL, 2026 döneminde 2.265.256 TL, 2027 döneminde ise 2.491.782 TL net kar elde etmeyi hedeflendiği ve   alacaklıların alacağının %100 şeklinde tamamını ve borcun tamamına sabit %15 faizi ile birlikte konkordato tasdik edildiği tarihten sonra 44 aylık bir vadede eşit taksitler halinde ödeyeceği belirtilmiştir.... yönünden ise, konkordato tasdik talebinde bulunan  (tefrik kararı ile dosyaları ayrılan şirket) ... ... Yatırım Anonim Şirketinin %100 ortağı, Tentech İleri Teknoloji ve Proje Geliştirme Anonim Şirketi`nin ise %40 hissesi oranında ortağı olduğu,  ... ... Yatırım Anonim Şirketi’nin 75.681.948,56 TL’lik kredilerine ve Finansal Kiralama borçlarına müşterek/müteselsil kefaleti bulunduğu ve söz konusu şirket konkordato mühleti için haciz ve icra tehdidi/baskısı ile karşılaşmamak adına, şirketler ile birlikte konkordato talebinde bulunulduğu ifade edilmiştir.25/09/2024 tarihli konkordato geçici komiser heyeti nihai raporu'nda, gerçek kişi yönünden eksikliklerin ikmalinin sağlandığı, sunulan revize proje ile borç ve kefalet bilgilerine (hangi banka borçlarına kefil olunduğu) yer verildiği, adına herhangi bir taşınır-taşınmaz mal bulunmadığı, konkordato  talep eden ticaret şirketi pay sahiplerinin , pay sahibi oldukları şirketin borçları için kefil olmamış veya bu şekildeki kefalet sözleşmesinden doğan borçlar söz konusu pay sahiplerinin toplam borcu içindeki küçük bir oran oluşturmakta   ise , pay sahibinin konkordato talebinde bulunabileceği, aksi halde İİK m.303 ve TBK 586-594 hükümleri uyarınca alacaklıların asıl borçlunun konkordatosu halinde kefillere (konkordato şartlarına tabi olmaksızın) müracaat etmek hakkını veren mezhur hükümlerin işlevsiz kalacağı belirtilmiştir. Davacı şirket yönünden 31.07.2024 tarihi itibariyle şirketin toplam borçlarının öz kaynaklarının %69'unu  karşılayabildiği ve bu oranın şirketin özkaynaklarının güçlü olduğuna işaret ettiği, 31.07.2014 tarihi itibari ile (-) 2.301.635,78 TL zarar raporlandığı, şirketin 4.259,55 TL nakit mevcuduna ilaveten 5 milyon sermaye artışından 9.8 milyon TL hedeflenen karlılıktan ve 3 milyon hedeflenen tahsilatlardan olmak üzere toplam 17.8 milyon kaynak oluşturarak 15.6 milyon tutarında borcunu ödemeyi ve  borçların ödenmesi sonrasında 2.2. Milyon TL kaynak fazlalığının hedeflendiği, konkordato talebi sırasında sunulan ön projedeki proforma gelir tablosu ile nakit akım tablosu arasındaki uyumsuzların giderilmediği, kar beklentisinin gerçekleşmediği, şirketin  borca batık olmadığı (+) ve 6.174.621,26 TL öz kaynağının bulunduğu belirtilmiştir.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, davacı gerçek kişi kefilin asıl borçlu şirket ile konkordato talep etmesinin caiz görüldüğü hallere ilişkin özellikleri taşımadığı belirtilerek davacı ... yönünden konkordato talebinin reddine karar verildiği açıklanmıştır. Dairemizce, 25/09/2024 tarihli konkordato geçici komiser heyeti nihai raporunda bu kişi yönünden yukarıda açıklanan gerekçelerle (İİK m. 303) yani gerçek kişi kefil ile asıl borçlunun birlikte konkordato talep etmesinin caiz görüldüğü hallere ait özellikleri taşımadığından talebin reddinin gerekeceği belirtilmekle, öncelikle İİK m. 303 yönünden inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmektedir.  Konkordatonun kefiller ve müşterek borçlulara etkisini düzenleyen İİK'nın 303/1. maddesi “Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder\" hükmünü içermektedir.Bilindiği üzere, konkordato borçlusu alacaklıları , müşterek borçlulara , borçlunun kefillerine karşı takip yapabilir ve daha önce başlatılan takibi devam ettirebilir. İİK m. 303 maddesinde belirtilen hukuki sonucun  gerçekleşebilmesi için öncelikle konkordatonun tasdik edilmesi gerekmektedir.''...İİK m. 303, konkordatonun tasdik edilmesinden sonrası ile ilgili bir düzenlemedir. Kanun'da mühletin verilmesinden konkordatonun tasdik edilmesine kadarki sürece ilişkin olarak, borçtan birlikte sorumlu olanlarla ilgili açık bir düzenleme mevcut değildir. (bkz Yeni Konkordato Hukuku Öztek/Budak/Tunç Yücel/Yeşilova,s:577-578)Bunun yanısıra TBK m. 594 ile İİK m. 303 birbirine paralel hükümler değildir. TBK m. 594 uyarınca, alacaklının kefile karşı haklarını muhafaza edebilmesi için, konkordatoya muvafakat etmemesi yanında ayrıca alacağını kaydettirmesi ve konkordato mühletini kefile bildirmesi gerekmektedir. Yukarıda yer alan bilgiler ışığında değerlendirme yapıldığında, hakkında tefrik kararı verilen  ... ... Yatırım Anonim Şirketi'nin %100 ortağı ve  ... Proje Geliştirme Anonim Şirketi`nin ise %40 hissesi oranında ortağı olduğu anlaşılan davacı ...'in  ... ... Yatırım Anonim Şirketi’nin 75.681.948,56 TL’lik kredilerine ve Finansal Kiralama borçlarına müşterek/müteselsil kefaleti bulunduğu nazara alındığında , İİK m. 303 hükümleri uyarınca bu aşamada konkordato talebinin caiz olmadığı yönündeki gerekçe ile konkordato talebinin reddine dair karar verilmesi  yerinde değildir. -6100 sayılı HMK nun 355. Maddesi uyarınca inceleme yapıldığında , davacılar yönünden yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, mahkeme tarafından gerek Mahkemenin 2024/496 E sayılı dava dosyasında  26/09/2024 tarihli 1 no'lu duruşmasında ve gerekse mahkemenin tefrik kararından sonraki 20247836 E. sayılı dava dosyasında  27/09/2024 tarihli ''Tefrik Tensip Tutanağı''nda her iki davacı yönünden konkordato tasdik talebinin ayrı ayrı reddine karar verildiği belirtilmiştir. Mahkemenin 26/09/2024 tarihli 1 no lu duruşmasında verilen kısa kararda her ne kadar verilen red kararı  sonrasında kanun yolu belirtilmemiş ise de, aynı davacılar yönünden 2 ayrı günde ayrı esas numaralı dosyalar üzerinde hüküm tesisi yoluna gidilmesi hukuken yerinde olmayıp , eleştri konusu yapılmıştır.-... ... Anonim Şirketi vekili müdahale talebinde bulunmuş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 357/1. Fıkrası gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinde davaya müdahale talebinde bulunulamayacağı yönündeki  düzenleme nazara alınarak  müdahale talebinin reddine dair karar verilmiştir. Varılan sonuç itibariyle,  ... ... İhracat İthalat Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde belirtilen itirazların bu aşamada incelenmeksizin , davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçelerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair karar verilerek  aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>1-Alacaklı  ... ... İhracat İthalat Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde belirtilen itirazların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,Davacılar  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/836 E. 2024/861 K. Sayılı 27/09/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacılar tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, karar harcının istemi halinde davacılara iadesine,4-Alacaklı MM ... İhracat İthalat Ticaret Limited Şirketi  tarafından  istinaf başvuru ve karar harcı yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına5-Davacıların  yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/11/2025  <br> </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"224039f6a4c6beb0","SID":"32533b032593df8f"}}