{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2023/440 Esas   2025/1262 Karar<br>+T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/440 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1262<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/320 Esas  2022/771 Karar<br><br>DAVA\t\t: Tazminat (Kasko)<br>DAVA TARİHİ\t: 16/07/2020 <br>KARAR TARİHİ\t: 07/11/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 07/11/2025<br>\tTaraflar arasındaki kasko tazminatı istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/11/2019 tarihinde Mersin İli, Gülnar İlçesi istikametinden Silifke istikametine seyir halinde bulunan dava dışı sürücü ...'ın kullandığı ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı römork freninin tutmaması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole girdiğini, ormanlık alanda römork da yüklü bulunan 06-00-11-3159 (Ekskavatör) plakalı iş makinesinin devrilerek yandığını ve yine çekici ve römorkunda çıkan yangında kullanılamaz hale geldiğini,<br>Meydana gelen kaza sebebi ile yanan ve kullanılamaz hale gelen çekici, römork ve iş makinesinin davalı şirket nezdinde genişletilmiş maksimum kasko poliçesi ile sigortalı olup, kazanın derhal ihbar edildiğini ve davalı şirket nezdinde 103386145 nolu hasar dosyasının açıldığını, davalı tarafından yapılan inceleme ve alınan ekspertiz raporunda aracın yük aşımı olması sebebi ile kara araçları kasko sigortası genel şartları A.5.8. Maddesi gereğince ödeme yapılmayacağını, 21/01/2020 tarihli yazı ile bildirildiğini, davalının ödeme yapmama gerekçesi olarak aracın yük aşımı neden olarak gösterilmiş ise de davalının bu gerekçesinin kara yolları trafik kanunu, kara yolları trafik yönetmeliği ve kara taşıtları kasko sigortası genel şartlarına aykırı olduğunu, <br>Müvekkili şirket tarafından 25/11/2019 tarihinde kara yolları genel müdürlüğünden almış olduğu özel yük taşıma izin belgesine göre, aracın yükünün kara yolları trafik kanunu ve yönetmeliğinde izin verilen sınırlar içerisinde kaldığını, kasko sigortası kapsamında ise yanmanın nedenine ilişkin bir koşul öngörülmeden yangın nedeni ile oluşan zararın teminat kapsamında kaldığının belirlendiğini, <br>Ayrıca, aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması sırasında meydana gelen ve münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan zararların teminat dışı haller içinde sayılmış olmasına karşın, istiap haddinin aşılmasının rizikonun teminat dışı kalmasına yol açması için kazada münhasıran etkili olması gerektiğini belirterek, <br>Müvekkili şirketin kazadan kaynaklı hasar nedeni ile oluşan 632.043,99 TL zararının 21/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı çekicinin 30/12/2018-30/12/2019 döneminde müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, olayın aşırı yük nedeni ile fren sisteminin yetersiz kalması, fren balatalarının ısınması ve frenlerin tutması ve aşırı zorlanma nedeni ile lastik kısmında başlayan yangın sonucu meydana geldiğini, müvekkili şirkete yapılan başvuru sonucu hasar dosyası açıldığını, hasarın kasko sigorta poliçesi genel şartları gereğince teminat dışı olduğunu ve bu nedenle ödeme yapılmadığını, sigortalı çekicinin araç ruhsatında yazılı katar ağırlığının 40.000 kg olduğunu, buna göre aracın istiap haddinin çok üzerinde yüklendiğinin ve hasarın poliçe teminat dışında kaldığının açık olduğunu, <br>Ayrıca iddia edilenin aksine römorkun sigortasının müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, taşınan ekskavatör'e ait teminatta bulunmadığını, dava dilekçesinde talep edilen hasarın hangi araca ait olarak istenildiğinin açıklanması gerektiğini, davacının KGM özel yük taşıma izin belgesi aldığını belirterek yükün kanun ve yönetmelikte belirtilen sınırlar içinde kaldığı iddiasını kabul etmediklerini, verilen bu iznin aracın taşıma kapasitesinin üzerinde yük taşıyabilmesi amacı ile verilen bir izin anlamına gelmemesi gerektiğini, kara yolları trafik yönetmeliğinin 128. maddesi 2-a/1 bendinde \"bu araçlar kara yolunda seyrederken azami dingil ağırlıkları ve azami yüklü ağırlık değerlerini aşamaz.\" denilmekte olduğunu, araçların yüklenmesine ilişkin ölçü ve usuller ile tartı ve boyut ölçüm toleransları hakkında yönetmeliğin 6/b maddesinde de \" taşıtların tescil belgesinde belirtilen azami yüklü ağırlıklar aşılamaz.\" düzenlemesinin mevcut olduğunu, kara yolları trafik kanununun 65/b maddesinde azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılmasının yasak olduğunun belirtildiğini, katar ağırlığının ( azami yüklü ağırlık) yük taşımacılığı yapan araçların, yüklü iken kantara girdiklerinde gelebilecekleri en yüksek ağırlık olduğunu, dava konusu olayda sigortalı çekicinin ruhsatındaki maksimum çekme kapasitesinin 40.000 kg olması gerekirken altına girdiği yükün 56.110 kg olduğunu, ayrıca dava konusu aracın özel yük taşıma izin belgesinde belirtilen yol güzergahı dışına çıktığı ve kazanın izin belgesinin sınırları dışında meydana geldiğinin görüldüğünü, bu nedenle söz konusu belgenin yok hükmünde olduğunu, belirtilen zararın münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklandığını, oluşan zarar tutarının 632.043,99 TL olduğunu da kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; kazanın oluşumunda davacı şirket araç sürücüsü dava dışı ...'ın  yolun eğimli olması nedeni ile fren yapa yapa seyrettiği bu nedenle balataların ısınması ve frenlerin tutmaması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybettiği olayda yönetimindeki aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş , yol ve hava durumu gereklerine göre ayarlayamamakta tam kusurlu olduğu, kasko sigorta poliçesi ile ... plakalı ... marka çekicinin teminat altına alınmış olup dava konusu yapılan dorse ve taşınan ekskavatör iş makinesinin poliçe teminat kapsamında bulunmadığı, ... plakalı ... marka araçta kaza nedeni ile oluşan  hasar nedeni ile  poliçe kapsamında istenebilecek maddi tazminat tutarı 137.800,00 TL olarak hesaplandığı,<br>Davalı şirket tarafından istenilen hasar bedelinin ödenmeyeceği, davacı şirkete 21/01/2020 tarihli yazıyla bildirilmiş olmakla davalı şirket açısından bu tarih itibari ile temerrüt oluştuğu,<br> Karayolları genel müdürlüğü tarafından düzenlenen özel yük izin taşıma belgesi dikkate alındığında istiap haddinin aşılmadığı, özel yük izin belgesindeki güzergah içerisinde iken kazanın meydana geldiği, poliçe kapsamında sadece ... çekicinin teminat altına alındığı ve  çekici de kaza nedeniyle meydana gelen hasar tutarının 137.800,00 TL olduğu gerekçesiyle anılan tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararında, sigorta poliçesi teminatı kapsamında değerlendirilen ... plakalı aracın, kaza tarihideki ortalama piyasa rayicinin tespiti için yapılan değerlendirmelerin ve hükme dayanak bilirkişi raporunda yer verilen emsal satışların objektif verilere dayanmadığını, hesaplanan miktarı kabul etmedikleri gibi aşkın zarar yönünden hesaplama yapılıp mahkemece aşkın zararın hüküm altına alınmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme kararına dayanak bilirkişi kök ve ek raporunda taraflarınca yapılan itirazların teknik yönden hiç değerlendirmeden yalnızca kazaya karışan araçlar ve taşınan yük için Özel Yük Taşıma İzin Belgesi düzenlendiği dikkate alınarak, olayın oluşumunda istiap haddi aşımından söz edilemeyeceği yönünde tespit yapıldığını, <br>Sigortalı çekicinin araç ruhsatında yazılı katar ağırlığının 40.000 kg olduğu dikkate alındığında istiap haddinin çok üzerinde yüklendiğinin açık olduğunu, mahkemenin ısrarla söz konusu yasal düzenlemeleri ve itirazlarımızı incelemeden, cevaplandırmadan, yalnızca idari bir izin niteliğinde olan özel yük taşıma izin belgesine dayanarak istiap haddinin aşılmadığı yönünde değerlendirme yapan bilirkişi kurulu raporunu dayanak hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca mahkeme kararındaki dava konusu trafik kazasının Özel Yük Taşıma İzin Belgesinde belirtilen güzergah üzerinde meydana geldiği yönündeki değerlendirmesini de kabul etmediklerini,<br>Olayın oluş şekli ve hasar fotoğrafları incelendiğinde; dava konusu olayın, araç rampa aşağı giderken kapasitesinin üstünde bir yük yüklenmesinden ötürü fren sisteminin yetersiz kalması, aşırı fren ve zorlanmadan dolayı lastik kısmından başlayan yangın sonucu meydana geldiği çok net olarak anlaşılmakla araçta oluşan zararın, münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklı olarak oluştuğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava; davacıya ait ... plakalı çekici kamyonu, davalı şirket tarafından genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile meydana gelecek rizikolara karşı rayiç bedel ile teminat altına alındığı, poliçe kapsamında, 26/11/2019 tarihinde araç seyir halinde iken freninin tutmaması sonucu devrilmesi ve yine römorkta bulunan iş makinesinin devrilmesi ve çıkan yangın sonucu hasar oluşması nedeni ile oluştuğu iddia olunan zararın miktarının ve davalıdan tahsili koşullarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; <br>\tDosya kapsamında yer alan 26/11/2019 tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde; dava konusu trafik kazasının; Mersin İli, Silifke İlçesi, Tosmorlu Mahallesi sınırları <br> içinde, 33-58 nolu Gülnar-Silifke ilyolu üzerinde meydana geldiği,  Gülnar İlçesi istikametinden Silifke İlçesi istikametine seyir halinde olan ... – ... plakalı çekici ve dorseden oluşan tırın, olay yerine geldiğinde <br>sağdan kaplama dışına çıkarak şaranpole düşmesi sonucu dorse üzerindeki iş <br>makinesinin devrildiği ve çıkan yangın sonucu araçların yandığı, <br>araçların sağdan kaplama dışına çıktığı yerden 82 metre ileride ormanlık alanın <br>içinde olduğu, <br>olay yerinde yolun; 5,70 metre genişliğinde ve iki yönlü yol olduğu,  <br>yol şerit çizgilerinin mevcut olduğu,  <br>olay yerinin yerleşim yeri dışı olduğu,   <br>araç sürücüsünün (C ve E) sınıfı sürücü belgesine sahip ve alkolsüz olduğu hususları belirlenmiştir.<br>\tBu tespitleri yaparak kaza tutanağını düzenleyen jandarma görevlileri, araç <br>sürücüsü ...’ın, yolun eğimli olması nedeniyle fren yapa yapa seyrettiğini, bu <br>nedenle balataların ısındığını ve frenlerinin tutmaması sonucu direksiyon hakimiyetini <br>kaybettiğini beyan ettiğini, olayda araç sürücüsü ...’ın yönetimindeki <br>aracının hızını; aracının yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun <br>gereklerine göre ayarlamamakla kusurlu olduğunu belirtmişlerdir.<br>\tDosya kapsamında yer alan ... Genişletilmiş Maksimum Kasko Sigorta poliçesi incelendiğinde; davacıya ait ... plaka sayılı çekicinin kaza tarihini de kapsar şekilde 30/12/2018-30/12/2019 tarihleri arasında davalı tarafından Kasko Sigorta Poliçesi düzenlenmek suretiyle kasko sigortasının yapıldığı, sigorta şirketince davacıya herhangi bir ödemenin yapılmadığının dosya kapsamı ile sabit olduğu  anlaşılmıştır. <br>\tDosya kapsamında kusur ve hasara ilişkin  bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporlarda; kazanın Gülnar-Silifke il yolu üzerinde meydana geldiğini, özel yük taşıma izin belgesinde sözü edilen güzergahın başlangıç noktası olarak gösterilen Kayrak'ın haritadan da anlaşılacağı üzere Gülnar-Silifke yolu üzerinde olup özel yük taşıma izin belgesinde belirtilen güzergah dışında taşıma yapıldığını söyleme imkanının bulunmadığını, yine 25/11/2019 günlü özel yük taşıma izin belgesinde toplam ağırlık 56.110 kg olarak belirtilmiş olmakla kazaya karışan çekici yarı römork ve ekskavatörün de özel yük taşıma belgesinde belirtilen çekici, yarı römork ve taşınan yük olduğu dikkate alındığında, izin alarak yapılan taşıma da istiap haddi aşımından söz edilemeyeceği, kazanın oluşumunda davacı şirket araç sürücüsü dava dışı ...'ın  yolun eğimli olması nedeni ile fren yapa yapa seyrettiği bu nedenle balataların ısınması ve frenlerin tutmaması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybettiği olayda yönetimindeki aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş , yol ve hava durumu gereklerine göre ayarlayamamakta tam kusurlu olduğu, kasko sigorta poliçesi ile ... plakalı ... marka çekicinin teminat altına alınmış olup dava konusu yapılan dorse ve taşınan ekskavatör iş makinesinin poliçe teminat kapsamında bulunmadığı, ... plakalı ... marka araçta kaza nedeni ile oluşan  hasar nedeni ile  poliçe kapsamında istenebilecek maddi tazminat tutarı 137.800,00 TL olabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.<br>\tYukarıda ayrıntısı ile izah edildiği üzere bilirkişi kurulu tarafından alınan  raporda özetle;  meydana gelen trafik kazasında davacı sigortalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu, özel taşıma izin belgesi alındığından istiap haddinin aşıldığından söz edilemeyeceği,  tespit edilen hasarlı parçaların olayın oluşuna uygun olup , sigortalı araçta 137.800,00 TL gerçek hasar bedeli olduğunun  tespit edildiği görülmüştür.<br>\t6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükü sigortacıya aittir.<br>\tBu bağlamda tüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde;  davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunan  ... plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı davalının sigortalısı olmayan ... plaka sayılı dorseden oluşan tırın, olay yerine geldiğinde <br>sağdan kaplama dışına çıkarak şaranpole düşmesi sonucu dorse üzerindeki iş <br>makinesinin devrildiği ve çıkan yangın sonucu tüm araçların yandığı,  davacı şirket araç sürücüsü dava dışı ...'ın  yolun eğimli olması nedeni ile fren yapa yapa seyrettiği bu nedenle balataların ısınması ve frenlerin tutmaması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybettiği olayda yönetimindeki aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş , yol ve hava durumu gereklerine göre ayarlayamamakta dava konusu kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, sigortalı araçta 137.800,00 TL hasar meydana geldiğinin denetime elverişli bilirkişi raporuyla belirlendiği, dava konusu kaza ile bilirkişi tarafından tespit edilen hasar miktarının kaza ile uyumlu olduğu, davalı sigortacının da hasarın teminat dışı kaldığını TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince ispat edemediği, bu yönüyle ilk derece mahkemesince iş bu bilirkişi raporunun hasar yönünden hükme esas alınmasının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tKarayolları Trafik Yönetmeliği 128. Maddesinin 128. Maddesinin 4.numaralı bendinin;<br>\t\"g) Karayolundan başka bir ulaşım imkanının olmadığı, zorunlu ve istisnai hallerde; bölünemeyen özel yüklerin taşınması aşağıdaki şartlarla mümkündür.<br>\tYükü taşıyacak aracın seçiminde, bu maddenin (a), (b), (c) ve (d) bendi hükümlerine uygunluğunun sağlanması imkanı aranır. Bu imkanın bulunup bulunmadığı Karayolları Genel Müdürlüğünce takdir olunur.<br>\tBu imkan bulunmadığı taktirde ağırlık veya boyutları bakımından bu maddenin (a), (b), (c) ve (d) bentlerinden en az birine uymayan bölünemeyen özel yüklerin taşınması, yol ve köprülerin durumu göz önünde tutulmak, trafik güvenliğini tehlikeye düşürmemek ve gösterilecek güzergah üzerinde, istenecek gerekli güvenlik tedbirlerini almak kaydıyla mümkündür.\" hükmüne göre özel yük taşıma belgesi verme koşulları Karayolları Genel Müdürlüğünce takdir olunacaktır. Somut olayda da Karayolları Genel Müdürlüğünce düzenlenmiş özel yük taşıma belgesi olduğundan davacının taşımasının kurallara aykırı olduğu söylenemez.\t\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 435,84 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalıdan alınması gerekli olan 43.174,92 TL harçtan peşin alınan 2.353,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 40.821,64 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4- Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\t6-Ankara 1.İcra Müdürlüğü'nün 2023/1306 Esas sayılı takip dosyasına davacı tarafından sunulan teminatın İİK'nın 36. maddesi uyarınca  yatırana iadesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/11/2025<br><br><br>Başkan -           Üye -                Üye -               Zabıt Katibi -\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t(Karşı oy)<br><br>\t\t\t\t\t\t\tKARŞI OY<br><br>\tDavacı tarafça, davalı nezdinde kasko sigortalı bulunan çekicisinin tek taraflı maddi hasarlı/yaralanmalı trafik kazası neticesinde çekicide meydana gelen hasarın davalı tarafça tazmin edilmediğinden bahisle kasko sigorta poliçesine dayalı olarak eldeki tazminat davasını açtığı, davalı tarafça, sigortalı çekicinin istiap haddini aşar şekilde taşıma yapması nedeniyle hasarın teminat dışında olduğunu iddia ederek davanın reddini talep ettiği, mahkemece dava konusu taşımaya ilişkin özel yük taşıma belgesi alınması nedeniyle istiap haddinin aşıldığından bahsedilemeyeceği, rizikonun teminat kapsamında olduğundan bahisle davacının davasının kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.<br><br>\tKarayolları Trafik Kanunu'nun \"Taşınması özel izne bağlı yükler\" başlıklı 33.maddesinde; \"Ağırlık ve boyutları bakımından özelliği olan, başka ulaşım sistemleri ile taşınması olmayan ve taşıma sınırını aşıp da taşınması zorunlu olan yüklerin taşınması için, Karayolları Genel Müdürlüğünden izin alınması zorunludur.\" şeklinde düzenleme yer almaktadır. <br> <br>Özel yük taşıma izin belgesine dayanak teşkil eden Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 128.maddesinin 2-a/1.bendindeki düzenlemesinde “ Bu araçlar karayolunda seyrederken azami dingil ağırlıkları ile azami yüklü ağırlık değerleri aşılamaz.” denilmektedir.<br> Yine Araçların Yüklenmesine İlişkin Ölçü ve Usuller ile Tartı ve Boyut Ölçüm Toleransları Hakkında Yönetmeliği 6/b maddesinde  “Taşıtların tescil belgelerinde belirtilen azami yüklü ağırlıklar aşılamaz, bu ağırlıklar aşılmamış olsa bile azami dingil ağırlıkları aşılacak şekilde yükleme yapılamaz” düzenlemesi mevcuttur.<br> Aynı Yönetmeliğin 6/c maddesinde de “ Karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda yükleme yapılamaz.” denilmektedir.<br>Bu durumda öncelikle \"katar ağırlığının\" , \"katar yükünün\" ne demek olduğu üzerinde durulması gerekmektedir. <br>Katar ağırlığı – azami yüklü ağırlık = frenli römork kapasitesidir. Örnek olarak vermemiz gerekir ise; 5500 (katar ağırlık) kg – 3500 (azami yüklü ağırlık)  kg = 2000 kg yani aracımız frenli olmak kaydıyla 2000 kg azami ağılığı olan römork vb. çekebilir demektir.<br>Katar yükü ise, \"Araçta katar ağırlığı, aracın azami yük ağırlığına göre hesaplanır. Katar ağırlığı, aracın çekebileceği römork ağırlığı ve azami yüklü ağırlığının toplamına eşittir. Örneğin, bir aracın azami yüklü ağırlığı 3000 kg ve katar ağırlığı 5200 kg ise, bu araç 5200 kg - 3000 kg = 2200 kg römork çekebilir.\" şeklinde açıklanmaktadır.<br>Bu örnekten hareketle somut olayda sigortalı ... plaka sayılı aracın ruhsat bilgileri incelendiğinde; katar ağırlığının 40.000, azami yüklü ağırlığının 18.000 olup, dava konusu sigortalı ... plaka sayılı aracın ancak 22.000 kg römork çekebileceği tartışmasızdır.<br>Oysaki somut olayda, sigortalı ... plaka sayılı çekici , net ağırlığı 12.000 olan  ... römorku ve 36.800 kg yük taşıyarak istiap haddini aşmıştır. <br>Dosya kapsamında yer alan 02/05/2019 tarihli özel yük taşıma izin belgesi incelendiğinde; sigortalı çekici ... ile sigortalı olmayan ... plakalı yarı römork ile 34.800,00 kg ağırlığında ... Excavatör taşınması için özel yük taşıma izin belgesi düzenlendiği görülmüştür.<br>Bilirkişi heyetince söz konusu taşımaya ilişkin özel yük taşıma izin belgesi düzenlendiğinden istiap haddinin aşıldığından bahsedilemeyeceği bildirilerek istiap haddinin aşılıp aşılmadığı yönünde bir hesaplama yapılmamıştır.<br>Bu durumda tartışılması gereken hususun bir idari işlem niteliğinde olan özel yük taşıma izin belgesinin, sözleşme serbestisine tabi özel hukuk sözleşmelerinden biri olan  taraflar arasındaki kasko sigorta poliçe şartlarını değiştirip değiştiremeyeceği, sigorta poliçesinin tarafı olmayan idarenin sigorta şirketinin yükümlülüğünü ağırlaştıracak şekilde idari tasarrufta bulunup bulunamayacağıdır. <br>Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde;  Özel yük taşıma izin belgesine dayanak teşkil eden Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 128.maddesinin 2-a/1.bendindeki düzenlemesinde “ Bu araçlar karayolunda seyrederken azami dingil ağırlıkları ile azami yüklü ağırlık değerleri aşılamaz.” denildiği, davacı tarafça Karayolları Genel Müdürlüğü'nden özel yük taşıma izin belgesi alınmış ise de, söz konusu izin belgesinin varlığı, taşıma sırasında meydana gelen hasarın teminat kapsamında kaldığını göstermeyeceği, hal böyle olunca mahkemece davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu ve bu doğrultuda davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü gerektiği kanaatine varmakla, davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine yönelik sayın heyetin görüşüne katılamıyorum.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tÜye-  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9922acf74f1d77ae","SID":"22703838b2b0dbbe"}}