{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İZMİR <br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2025/694 <br>KARAR NO\t: 2025/958<br>DAVA\t: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ: 30/07/2025<br>KARAR TARİHİ: 30/10/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde, davalı kooperatifin 30.06.2025 tarihinde yapılan 2024 yılına ilişkin Olağan Genel Kurulunda alınan kararların dürüstlük kuralına aykırı ve kötü niyetle alındığını, alınan kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu, yetkisiz kişilerce genel kurul toplantısına çağrı yapıldığını, kooperatife üye dahi olmayan, hukuken geçerli bir üyeliği bulunmayan kişilerin genel kurul toplantısına katılıp oy kullandığını, kooperatif arsası hakkında hukuka aykırı bir şekilde işlem yapılmasına dair karar alındığını ileri sürerek, 30.06.2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, mahkeme aksi kanaatte olur ise Kooperatifler Kanunu 53. Maddesi gereğince bozulmasına, genel kurulun 11. Maddesinde alınan kararın durdurulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde, davacıların dava dilekçesindeki taleplerinin hukuki ve somut deliller ile ortaya konulmadığını, iddiaların yalnızca ...'nun sahibi olmadığı paylarını devrettiğine dayandırıldığını, davacıların tek dayanağı olan bu iddianın gerçeğe aykırı olduğunu, bu hususta verilen mahkeme kararları bulunduğunu, asılsız ve somut delillere dayanmayan işbu davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur. <br>Dosyanın henüz ilk duruşması yapılmadan davacılar vekili tarafından mahkememize sunulan 21.10.2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirdiği anlaşılmıştır. <br>Davalı vekili tarafından da 24.10.2025 tarihli dilekçe ile feragati kabul ettikleri, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı belirtilmiştir.<br>Bilindiği gibi davaya son veren taraf usul işlemleri feragat, kabul ve sulh olmak üzere üçe ayrılır. Bunlardan sadece feragat her türlü davada yapılabilmesine rağmen kabul ve sulh üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen davalarda mümkündür. Feragat ve kabulün hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati gerekmemesine rağmen sulhun hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati şarttır. Ancak söz konusu üç usulü işlem de hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabilmektedir. Bir davada yapılan feragat beyanının en önemli sonucu hak veya alacak talebinden ileriye etkili olarak ve bir daha talep edilmemek üzere vazgeçilmesidir. Çünkü feragat edilen bir talep ileride yeniden ileri sürülecek olursa kesin hüküm itirazı ile karşılaşılma durumu ortaya çıkabilecektir. Dolayısı ile yapılan feragat beyanının çelişkiye yer bırakmayacak şekilde kayıtsız ve şartsız yapılması gerekmektedir. <br>Yapılan bu açıklamadan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; feragatin davacılar vekili tarafından süresinde yapıldığı, vekilin feragate yetkili olduğu, söz konusu uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklardan olduğu ve ayrıca feragatin kayıtsız ve şartsız yapıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle 6100 Sayılı HMK'nın 309. ve devamı maddelerinde, feragatin, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin tek taraflı taraf beyanı olduğu, davayı bitiren taraf işlemlerinden olduğu ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu görülmekle bu haliyle dava dosyamız açısından yapılan feragat beyanı karşısında davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, davalı vekili tarafından sunulan dilekçe ile yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı beyan edildiğinden, davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın Feragat nedeni ile REDDİNE,<br>2-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu'nun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu ilam harcının 1/3'ü olan 205,13-TL harcın peşin alınan 615,40-TL harçtan düşüldüğünde  410,26-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacılara İADESİNE,<br>3-Davalı vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığından, vekalet ücreti takdir edilmesine YER OLMADIĞINA, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE,<br> Dair, taraf vekillerinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/10/2025<br><br>Başkan ...<br>  ✍e-imzalı<br>Üye ...<br> ✍e-imzalı <br>Üye ...<br> ✍e-imzalı <br>Katip ...<br> ✍e-imzalı <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1cedddb2d9437c50","SID":"892b180034f257a0"}}