{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/1387 <br>KARAR NO\t: 2025/1283<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/05/2025<br>ESAS NO: 2025/337 <br>KARAR NO\t: 2025/390<br>DAVA : Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 19/11/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ... Gıda Ürünleri Limited Şirkete ait  \"Anayazı Mah. E5 Karayolu Cad. ... Antakya/HATAY\" adresli taşınmazın ... ... Bankası Anonim Şirketi'nin acentalığı ile davalı ... ... Sigorta A.Ş. tarafından ... Yangın Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen elim deprem sebebiyle söz konusu taşınmazın hasar gördüğünü, tazminat tutarının hatalı olarak hesap edildiğini ve müvekkilinin gerçek zararının karşılanamadığını, sigortalı tesis idari binasının depremler sebebiyle ağır hasar aldığının ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, bu kapsamda idari bina kullanılamaz hale gelmiş olup neticede yıkıldığını, bina metrekare değerinin oldukça düşük hesaplandığını, sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertizde taşınmazın m2 değeri 6.400,00 TL olarak belirlendiğini, binanın 2 yıllık olması sebebiyle %2 eskime tenzili yapılarak 6.272,00 TL değer belirlendiğini, buna göre 5.431.552,00 TL bina hasar bedeli, 235.200,00 TL sundurma hasarı, 38.220,00 TL çevre duvar hasarı çıkarıldığını, bu bedelden toplam poliçe bedelinin %2'si oranında ayrıca muafiyet uygulanarak 264.740,64 TL tenzilat yapıldığını, ayrıca sundurma hasarından 20.000,00 TL sovtaj tenzil edildiğini, bunların akabinde haksız bir koasürans muafiyeti uygulanmış ve neticede 4.283.236,96 TL ödenecek toplam tazminat hesaplanmış olduğunu, ilgili bedel fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla sigorta şirketinden 07.04.2023 tarihinde tahsil edildiğini, bina metrekare değerinin oldukça düşük hesaplandığını, sundurma ve bahçe duvarı için belirlenen m2 maliyetleri de gerçekçi olmadığını ve zararı karşılamadığını, poliçedeki enflasyon klozu kabul edilebilir olmadığını ve gerçeksiz olduğunu, eskimeye davalı yapılan %2 muafiyet poliçeye aykırı olarak tenzil edilmiş olduğunu, poliçede koasürans müvekkili yanıltıcı şekilde uygulandığını ve %20 oranında muafiyet uygulanarak hukuka aykırı işlem tesis edildiğini, davalı ... tarafından düzenlenen poliçe müvekkilinin gerçek riskini karşılamaktan uzak yalnızca kendisinin temin etmiş olduğu kredinin bir garantisi olarak görülen bir poliçe mahiyetinde olduğunu, acenta konumunda olan davalının müvekkilinin menfaatlerini korumadığını ve gerçek bir riske karşı sigorta poliçesi oluşturmadığını, sigortalıya bir başka teklifle riskleri değerlendirebilme ihtimali bile tanınmadığını, poliçe tanzimi esnasında ve sonrasında 5684 sayılı sigortacılık kanunun bilgilendirme yönetmeliği'nin 7. ve 8.c maddelerindeki usul ve esaslara uyulmaksızın sigortalı nam ve hesabına poliçe şartlarını hazırlatan acente davalı bankanın ve buna bağlı olarak asıl sigorta şirketinin de sorumluluğu bulunduğunu, sigortalama aşamasında herhangi bir bilgilendirme formu gönderilmediğini belirterek müvekkilinin karşılanmamış olan bakiye zararın  sigorta şirketine ihbar olunduğu tarihten itibaren işlemiş olan ticari avans faiziyle birlikte olmak üzere şimdilik 100.000,00 TL bedelin davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bir talebi bulunmakta ise bu talebini sigorta şirketine yöneltmesi gerekmekte olup müvekkili banka yönünden husumet yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafından alınan ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, Hatay Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün 31.10.2024 tarih ve E-77044028-952.05.01.99-10834595 sayılı yazısındaki az hasarlı tespiti nedeniyle ilgili kurum tarafından dosyaya sunulan bu yazı davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ortaya koyduğunu, ilgili gayrimenkul m² inşaat maliyetinin Bakanlık tarifesi olan 6.400,00 TL baz alınarak hesaplamaya konu edildiği ve bu kapsamda tam ödeme yapıldığını, davacının poliçe düzenlenmesi aşamasında müvekkili bankaya iş yeri binası dışında herhangi bir sigortalanabilir değer bildirmediğini, müvekkili bankanın teminata konu gayrimenkul ekspertiz verilerine göre hareket ettiğini, kaldı ki davacının mevcut poliçesinde ve önceki dönem poliçelerinin tanzim ve yenileme dönemlerinde sigorta değerlerine ilişkin bir itirazda bulunmadığını, son yapılan poliçesinde de sigorta şartlarında herhangi bir değişiklik talep etmeksizin yalnızca prim indirimi talep ettiğini, davacı ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin \"Sigorta\" başlıklı 22. maddesi altında 22.1.2. ve devamı maddelere göre sigortalama işleminin davacı tarafından yapılması gerektiğini, davacının dilediği sigorta şirketine dilediği şartlarda sigorta yaptırabileceği izahtan vareste olduğunu, davacı da bir tacir olup poliçe şartlarını basiretli bir tacir gibi değerlendirmesi ve buna göre hareket etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın  depremden kaynaklı oluşan hasarına ilişkin bakiye tazminat isteminin ihtilaf konusu olduğu tespit edildiği, iş bu dava mahkemenin 2024/628 E. sayılı dosyasından tefrik edilerek mahkemenin iş bu esas sayılı sırasına kaydedildiği, davacı adına kayıtlı \"Anayazı Mah. E5 Karayolu Cad. ... Antakya/HATAY\" adresinde bulunan taşınmazın, davalı ... ... Sigorta A.Ş. tarafından ... Yangın Sigorta ... Poliçesi ile sigortalandığı, taşınmazın 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde zarar gördüğünden bahisle sigorta şirketi tarafından ödenen sigorta tazminatının zararı karşılamadığını beyanla bakiye tazminatın tahsili istemine ilişkin eldeki davanın açıldığı, poliçe de ... ... Bankası Anonim Şirketi'ne ilişkin dain ve mürtehin kaydının bulunduğu, tapu kayıtlarına göre de  ... ... Bankası Anonim Şirketi lehine ipotek tesis edilmiş olduğu, ... ... Bankası Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak davaya kayıtsız şartsız muvafakatinin bulunup bulunmadığı sorulduğu, banka tarafından verilen cevapta ipoteğin devam ettiği ve davaya muvafakat ettiği bu halde davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşıldığı, eldeki davanın sigorta sözleşmesine dayandığı, somut olayda niteliği itibariyle bir zarar sigortası türü olan mal sigortasından kaynaklı uyuşmazlık söz konusu olduğu, davaya konu \"Anayazı Mah. E5 Karayolu Cad. ... Antakya/HATAY\" adresinde bulunan taşınmazın, davalı ... ... Sigorta A.Ş. tarafından 09.07.2022 tarihinde ... Yangın Sigorta ... Poliçesi ile sigortalandığı, davacı tarafın davalı bankanın acenta sıfatıyla poliçeyi imzaladığını beyan etmiş ise de dosyada bulunan poliçe incelendiğinde davalı bankanın acenta sıfatıyla imzaladığı bir poliçenin bulunmadığı bu halde davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle Davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle REDDİNE  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... ... Bankası'nın acenta sıfatıyla poliçeyi imzaladığını, kaldı ki davalı bankanın da cevap dilekçesinde taraflar arasında imzalanan sözleşmeye atıf yaptığını, acente sıfatının bu haliyle bütün tarafların kabulünde olduğunu, haber verme ve bilgilendirme yükümlülüğünü ihlal eden acenta olan bankanın da karşılanmayan zarardan sorumluluğunun bulunduğunu, ilgili davadaki tazminat taleplerinin aynı zamanda acentanın kusuru nedeniyle doğan sorumluluğuna da dayandığını, bu kapsamda dava her iki tarafa birden yöneltildiğini, acentaya dava açılması istisnai hallerden olmakla birlikte bunu yasaklayan bir hüküm bulunmadığını, Mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılacak dahi olsa bu husus ancak nihai hükümle birlikte karara bağlanması gerektiğini, Nitekim Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, sigorta sözleşmesine taraf olmayan fakat sözleşmeyi düzenleyen, tahsilat yapan, bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen bankaların da husumet yönünden sorumlu tutulabileceği açıkça ifade edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE<br>Dava,  yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat tahsili istemine ilişkindir.<br>Davacı ... ... Gıda Ürünleri Ltd. Şti. ile davalı ... ... Bankası A.Ş.'nın 05.04.2022 tarihli davacı şirketin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer aldığı genel kredi sözleşmesini imzaladıkları, davacı şirketin katılımcı olarak yer aldığı dava konusu 171089929 poliçe numaralı 09.07.2022-09.07-2023 başlangıç ve bitiş tarihli Anayazı Mah, E5 Karayolu Cad. ... Merkez Antakya/ Hatay riziko adresine ilişkin davalı  ... ... Bankası A.Ş. İskenderun/ Hatay şubesinin dain-i müretehin olarak yer aldığı ... Yangın Sigorta ... Sigorta Poliçesinde ise Bina-Deprem ve Y.P. Teminatının 15.638.000,00 TL olarak enflasyon ve muafiyet klozu ile teminat altına alındığı, ... ... Sigorta A.Ş.'nin acentesi olarak ... ... Bankası A.Ş. İskenderun Şubesi tarafından sigorta poliçesinin imza altına alındığı anlaşılmıştır.Davacı taraf davasını davalılar ... ... Sigorta A.Ş. ve ... ... Bankası A.Ş.'ye karşı açmış ise de İlk Derece Mahkemesince 2024/628 E. sayılı dosyanın 05/05/2025 tarihli celsesi davalı ... ... Bankası A.Ş. hakkındaki davanın tefrik edilmesine ve diğer davalı ... ... Sigorta A.Ş. yönünden de İstanbul Anadolu Nöbetçi  Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğundan mahkemenin yetkisizliğine karar verildiği, tefrik edilen dosyanın ise mahkemenin 2025/337 E. sırasına kaydının yapılarak yukarıda yer verildiği şekilde davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine dair karar verildiği, davacı vekilinin karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu tespit edilmiştir.Yargıtay 17. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 15.10.2015 tarih ve 2013/15233 E., 2015/10680 K. sayılı ilamı:\"Dava, hırsızlık sigorta poliçesi kapsamında oluşan hasar bedelinin sigortacı ve acentadan tahsili istemine yöneliktir. Acente, \"Ticari mümessil ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi bir sıfatı olmaksızın bir mukaveleye dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimi bir surette ticari işletmeyi ilgilendiren akitlerde aracılık etmeyi veya bunları bu işletme adına yapmayı meslek edinen kimse\" olarak tanımlanmıştır. Görüldüğü üzere, acenteler imzaladıkları ya da aracılık ettikleri sözleşmeleri kendi nam ve hesaplarına değil, acentesi bulundukları kişi adına düzenlerler. Dolayısıyla kural olarak bu sözleşmelerden dolayı kendi sorumluluklarının olmayacağı kuşkusuzdur. Poliçeyi düzenleyen acentenin tazminattan sorumlu tutulabilmesi için poliçenin düzenlenmesinde, primin tahsilinde ya da davalı sigorta şirketinin sigorta tazminatını ödememesinde şahsi kusurunun kanıtlanmış olması gerekir. TTK'nun 119/2 (6192 sayılı TTK'nun 105.md.) maddesine göre, sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklardan dolayı acente müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla müvekkiline izafeten açılabileceği hüküm altına alınmıştır. Acente aracılıkta bulunduğu işlemleri müvekkili namına yaptığından doğrudan sorumluluğu bulunmamakta ise de şahsi kusuru nedeniyle kendisinden tazminat edilebilecektir.\"şeklindedir.Somut olayda, davacı tarafça dava konusu edilen sigorta poliçesinin davalı ... ... Bankası A.Ş.'nin İskenderun Şubesi tarafından acenta sıfatıyla imzalandığı sabit olup aksi yöndeki mahkeme kabulü isabetli değildir. Dava dilekçesinde acenta olan davalının hem bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirmediği hemde şahsi kusuru sebebiyle sözleşmesel sorumluluğunun bulunduğu iddia edilerek karşılanmayan zararının varlığının tespiti halinde diğer davalı sigorta şirketi ile birlikte tazminata müştereken ve müteselsilen hükmedilmesi talep edilmiştir. Davacı tarafça iddianın ileri sürüş biçimi ve davalı bankanın sigorta poliçesindeki acente sıfatı ile itibariyle pasif husumetinin olduğu kanaatine varılmakla, davacının bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirmediği ve sözleşmesel sorumluluğunun bulunduğuna yönelik iddialarının esas yönünden incelenerek deliller çerçevesinde yapılacak araştırma neticesinde incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/05/2025 tarihli 2025/337 E. 2025/390 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,4-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/11/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7bdbf7a96386933","SID":"a066e545a0fda419"}}