{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">           ESAS NO: 2025/2849   KARAR NO:2025/2211<br><br>\t     T.C.<br>\t      ANKARA<br>       BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>               13. HUKUK DAİRESİ  <br><br>ESAS NO\t: 2025/2849 <br>KARAR NO\t: 2025/2211<br><br>T Ü R K     M İ L L E T İ    A D I N A<br>BÖLGE  ADLİYE  MAHKEMESİ  KARARI<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:ANKARA 5.FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK \t\t\t MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/04/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/26 D.İş  2025/26 Karar<br><br>REDDİ HAKİM<br>TALEBİNDE BULUNAN<br><br>TALEP\t: Reddi Hakim<br>KARAR TARİHİ\t: 03.12.2025<br><br>Merci tarafından verilen karara karşı duruşma istekli istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş ise de dosya kapsamı itibariyle duruşma açılmaksızın dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>REDDİ HAKİM TALEP ÖZETİ:<br>Reddi hakim talebinde bulunan davacı ... Limited Şirketi yetkilisi Servet ... 14/03/2022 havale tarihli dilekçesinde; Türk Savunma ve Havacılık sanayisinin, ulusal stratejik önem, yüksek prestij ve karlılık ile kurucu sahibi olduğunu, kök firmaya ait tescilli ... markasıyla uluslararası en üst düzey NADCAP yeterlilik belgelerine haiz davalı firmaya doğan beklenmedik haciz riskine mani olabilmek amacıyla geri almak üzere anlaşarak resmiyette davalıları yasal sahipleriymiş gibi gösterdiğini, noterden davalı şirket adına aldığı süresiz vekaletin inanç sözleşmesinin ispatı ve resmi işlemleri davalı şirket adına sorunsuz yürütebilmek için yeterli olacağını düşünerek sözleşmede esaslı yanıldığını, emanet ettiği ve köken itibarıyla 30 yıllık aralıksız ticari geçmişli dava konusu davalı firmayı diğer mal varlıkları ile birlikte aynı sebep, şekil ve zamanda güvenerek davalı şirket hisselerini ve diğer (evler, tescilli dünyaca tanınmış ... markası, ticari araçlar, eşyalar, anlaşmalar, alacaklar, banka mevduatları vs) mal varlıklarını davalılara emanet edip ABD'ye gitmiş olmasından istifade davalıların, bu mal varlıklarını bir bütün halinde hileyle ele geçirmek için hiyerarşik düzende organize olduğunu, 16.01.2025 ve 10.03.2025 tarihli dilekçelerinde 7. celsede duruşma zaptına da işlenmeyerek bazı belgelerin dosyada ve UYAP Bilişim Sistemine girilmediğini, üst mahkemelerce gerektiğinde delil ve belgelerin ekran üzerinden takibinin de olanaksız hale geldiğini, defalarca yazılı ve sözlü olarak talep etmesine karşın, gerek bozma kararı öncesi ve gerekse sonrası, dosyada mevcut, ilgi davanın aydınlatılması için doğrudan ilgili ve davalılarla aralarındaki yazılı belgelerde bulunan imza ve yazı incelemelerinin bu konuda uzman bilirkişilerce inceletmeden hüküm kurulmaya çalışıldığını, davalıların ileride bu konulara itiraz ederek sekiz yıldır derdest ilgi davanın daha da uzamasına sebebiyet verdiğini, yargılama sürecinin adeta sonsuz döngüye sevk edilmesine neden olması mahkeme hakimin tarafsızlığını tamamen yitirdiği konusunda inandırıcı delil ve emarelerin duruşma tutanakları ve ek beyanları incelendiğinde görüleceğini, 11.10.2024 tarihli bilirkişi raporunun tarafına tebliğ edilmediğini, bu raporun 27.02.2025 tarihinde kalemden elden teslim aldığını, bozma kararı sonrası hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadan tamamen önyargı ile peşin hükümlü usulsüz ara karar ile verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın hatalı olduğunu, bilirkişi raporu aldırılması kararının ilgi hakime ait olmasına karşın zamanında alınmadığını, sonradan alınan 11.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafın tazminat hakkı doğduğuna dair raporun göz ardı edildiğini, mahkemece re'sen yeniden değerlendirilmesi gerekirken yaklaşık ispatın gerçekleştiği ve bu talebinin kabul edilmesi gerektiğini, maddi gerçeğin de değerlendirilmeyerek, yargılamaya devam edilmesinin hakimin taraf olduğu konusunda şüphelendiğini, dosyada mevcut ek beyan ve dilekçeleri incelendiğinde, itirazlarının hiç birinin değerlendirilmediğini, hukuka uygun zamanında yapılan yazılı ve sözlü taleplerinin hiç birisinin incelelenmeden yargılamaya devam edildiğini, bu durumun 6100 sayılı HMK m.26'ya aykırı olduğunu, mahkeme hakiminin davacı tarafı koruduğunu ve tarafsız olmadığı kanaatinin pekiştiğini, resmi kayıtlarda, şirket ortağı ve sorumlu müdür gözüken davalı firmanın ortakları olan ... ve ...'un mecburi dava arkadaşlıklarının hukuka aykırı kabul edilmeyerek bu kişilerin tazminat ödemelerinin gizlendiğini ve maddi gerçeklere ait vakıanın değerlendirilmeyerek örtbas edildiğini, defalarca talep edilmesine karşın, gerek bozma kararı öncesi ve gerekse sonrası, dosyada mevcut, ilgili davanın aydınlatılması için doğrudan ilgili ve davalılarla aralarındaki elli yedi adet e-mail yazışmalarının bilirkişi incelemesi yapılmadan, ilgi dosyanın sadece mali yönden incelenmesi için bilirkişiye gönderildiğini, bu durumun maddi gerçeklerin örtbas edilmeye ve eksik belge ve inceleme ile hüküm kurulmaya çalışılması anlamına geldiğini, defalarca talep edilmesine karşın, davacı ve davalı firmaların sekiz yıl aralıksız ana müşterisi olan ... A.Ş. ( ... ) den elde ve dosyada olmayan ve ilgi davanın kısa sürede aydınlatılması için mutlak gerekli olan faturalar, banka kayıtları , nadcap ilk onay belgeleri, c.o.c kalite sertifikaları anlaşma ve sözleşmeler sipariş emirleri ile davalı firmanın karar defteri, mizan ve banka kayıtlarını celp etmeden yargılamaya devam edilmiş olmasının mahkeme hakiminin eksik belge ile hüküm kurmaya çalıştığını gösterdiğini, yargısal takdirini kasten veya ağır ihmal sonucu kamu görevini kötüye kullandığını ve objektif olmadığını, verdiği kararların, Yargıtay İçtihatları, Anayasa, TMK, HMK ve Bangolor Yargı Etiği Kurallarına aykırı olduğunu, Yargıtay'ın bozma kararı öncesi ve gerekse sonrası, dava konusu ile doğrudan ilgili dosyada ve elde olmadığından celbini gösterdikleri makamlardan talep ettikleri delillerin önemli bir kısmının ... A.Ş ... den toplatılmadan geçen dört aylık süre zarfında esasa yönelik hiçbir hukuki işlem yapmadan dosyanın alel acele bilirkişiye verilmeye çalışıldığını, eksik belge ile alınacak bilirkişi ek raporu ile ilgi davanın dosyasının karar aşamasına getirilmeye çalışıldığını, mahkeme hakiminin karşı yan ile anlaşması sebebiyle taleplerine itibar etmediğini ve tarafsız olmadığını belirterek reddi hakim talebinde bulunmuştur.<br>REDDEDİLEN MAHKEME HAKİMİNİN MÜTAALASI:<br>Reddi istenilen mahkeme hakimi tarafından, reddi hakim şartları gerçekleşmediğinden talebin reddi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.<br>MERCİ KARARININ ÖZETİ:<br>Hakimin reddi talebini inceleyen merci tarafından; HMK’nun 36.maddesindeki koşulların oluşmadığı, ret sebeplerinin soyut iddialardan olduğu ve kanun yolu nedenlerinden olduğu, şirket yetkilisinin 02/01/2024 havale tarihli dilekçesi ile aynı mahkeme dosyasında yargılamaya bakan aynı hakim hakkında reddi hakim talebinde bulunduğu, söz konusu ret talebi hakkında Ankara 5.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/01/2024 tarih 2024/3 D.İş 2024/4 Karar sayılı reddi hakim isteminin reddine karar verildiği, talep eden yetkilisinin Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/213 Esas sayılı dava dosyasına bakan hakimin vermiş olduğu ara kararların aleyhine olduğu kastı ile somut dayanaklarını ispatlayamadan iş bu reddi hakim talebinde bulunmasının kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle talebin reddine, 3.000,00TL disiplin para cezası verilmesine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Reddi hakim talebinde bulunan duruşma ve ön alım istekli istinaf dilekçesinde; reddi hakim dilekçesindeki iddiaları aynen tekrar edip reddi hakimin koşullarının bulunduğunu, disiplin para cezası verilemeyeceğini belirterek merci kararının kaldırılmasını, reddi hakim talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE:<br>Talep; reddi hakim istemine ilişkindir.<br>İncelenen dosya kapsamına göre, hakimin reddi için ileri sürülen hususların HMK’nun 36.maddesinde düzenlenen nedenlerden olmadığı, davaya bakan hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren bir durumun bulunmadığı, merciinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın mevcut olmadığı anlaşılmakla reddi hakim talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Ancak HMK 42/4 maddesi uyarınca disiplin para cezasına hükmedilebilmesi için reddi hâkim talebinin esastan reddi ile ret talebinin kötüniyetle yapılması gerekmektedir. Somut olayda reddi hakim talebinde bulunan davacı konumunda olduğundan davayı uzatma amaçlı ve kötüniyetle ret talebinde bulunduğu hususunda kanaat oluşmadığından disiplin para cezasına hükmedilmesi isabetsizdir.<br>Açıklanan hataların 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden yargılama yapmaya gerek olmadan düzeltilmesinin mümkün olduğu, yeniden esas hakkında karar vermenin öncelikli koşulunun ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması olduğundan reddi hakim talep edenin istinaf başvuru talebinin kısmen kabulüyle mahkeme kararının kaldırılıp yeniden düzeltilmiş şekilde HMK’nun 43/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Reddi hakim talebinde bulunanın istinaf başvuru talebinin KISMEN KABULÜYLE, Ankara 5.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 22.04.2025 tarih 2025/26D.İş-2025/26K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>1-Reddi hakim talebinde bulunanın reddi hakim talebinin REDDİNE,<br>2-Kötüniyetle ret talebinde bulunulduğu hususunda kanaat oluşmadığından disiplin para cezası verilmesine yer olmadığına,<br>3-Davacı hakkında adli yardım kararı bulunduğundan istinaf harçları alınmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-Yargılama ve istinaf giderlerinin reddi hakim talebinde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333.maddesi uyarınca resen ret talebinde bulunan tarafa iadesine,<br>6-HMK.nun 359/4. maddesi uyarınca, Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK.nun 43/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 03.12.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarihi : 04/12/2025<br><br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br><br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br><br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br> <br><br><br><br><br><br>  <br>  Bu döküman 5070 Sayılı Yasa Hükümleri gereğince elektronik olarak imzalanmıştır. <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e04ce437711c3e5","SID":"16b0c2617f167925"}}