{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/1136 <br>KARAR NO\t: 2025/1673 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/03/2022<br>NUMARASI\t: 2021/479 Esas - 2022/219 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 12/11/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; çift taraflı trafik kazasından dolayı müvekkil sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar görene 23.246,76 TL hasar bedeli ödendiğini, davalı tarafın maliki olduğu araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle poliçe şartlarının ihlal edilmiş olup hasar bedelinin rücuan tahsili amacı ile davalı ...aleyhinde Alanya 1. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibine itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; davanın reddine, karar verilmiştir.Davacı vekili, davalıya ait aracın sürücüsü kırmızı ışıkta hiçbir şekilde hızını kesmeyerek diğer araca çarptığını, araç sürücüsünün alkolün etkisi ile kırmızı ışığı görmeden fren dahi yapmaksızın kırmızı ışıkta geçerek çarptığını, bilirkişi raporunda dava dışı sürücünün olayda 0,975 promil alkollü olduğu bildirilmiş ise de gerçekte sürücünün 100 promil ve üzeri  alkollü olduğunu, kazadan 6 dakika sonra alınan raporda bu denli sınırda bir sonuç çıkması üzerine kaza saati ile alkol raporu çıktısı alınan saatin doğruluğundan şüphe doğduğunu, davalı sürücünün kanındaki alkol oranı kaza anı itibarıyla 100 promilin üzerinde olduğundan Poliçe Genel Şartları'nın B.4.C. maddesinde düzenlenen rücu şartının gerçekleştiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, zorunlu trafik sigortası kapsamında dava dışı zarar görene ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 95/2. maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Genel Şartlarının B.4. maddesinde düzenlenen uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü araç kullanımı sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir.Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir .Somut olayda, her ne kadar davalı sürücünün kaza anında 0.975 promil alkollü olduğu tespit edilmiş ise de, İlk Derece Mahkemesince dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda  kazanın münhasıran davalı sürücünün alkollü olması nedeniyle meydana gelmediği yönünde görüş bildirildiği anlaşıldığından dosyadaki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f70ef8b286998233","SID":"4c635d786a85b782"}}