{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/56 <br>KARAR NO\t: 2025/1546<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/09/2022<br>NUMARASI\t: 2022/152 Esas -  2022/606 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2025<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında eser sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirkete gönderilen parçayı 06/06/2014 tarihli sevk irsaliyesi ile işlemi tamamlanarak iade edildiğini, müvekkilinin işlem yapılan parçanın yine esneme yaptığını ve kullanılmaz hale geldiğini, müvekkilinin kovanı işin gereğinin yapılması için geri davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirketin tekrar işi yapmak için kovanı geri teslim  aldığını, işlemi yaparak 19/06/2014 tarihli sevk irsaliyesi ile müvekkiline geri gönderdiğini, müvekkiline ait kovanın ikinci kez teslim alındığında davalı şirketin üstlendiği işi bir kez daha ağır kusurlu şekilde yapamadığını, bunun üzerine 20/06/2014 günü bir başka firmaya göndermek mecburiyetinde kaldıklarını, kovanı alan ücüncü kişinin kovanın ve içindeki çekirdeğin kullanılmaz hale geldiğini, bu hususta yazılı rapor sunduğunu, davalının yapmadığı işi mecburen başka firmaya yaptırdıklarını, müvekkili tarafından 15/07/22014 tarihli ihtarname ile sözleşmenin fesh edildiğini ve uğradıkları zararın bedelini 17/07/2014 tarihli ihtarname ile davalıdan talep ettiklerini, davalının ödeme yapmadığını ve yapamadığı işler için düzenlenen fatura için ödeme yapmayan müvekkiline icra takibi başlattıklarını, takibe itiraz ettekilerini ve davalının itirazın iptali davası açtığını ancak davanın red edildiğini, davalının işi yapmadığının bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, müvekkilinin zararının karşılanmaması üzerine icra takibi başlatıldığını ancak davalı şirketin itiraz ettiğini arabulucuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, itirazın kısmen iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen talebin zamanaşımına uğradığını, sözleşmeye konu eserin en son teslim tarihinin 19/06/2014 almasına rağmen davanın 08/10/2019 tarihinde açıldığını, 2 yıllık süresinin içinde açılmayan bu davanın zamanaşamından reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline gönderilen kovanın ilk gönderildiğinde gerekli işlemlerin yapıldığını ve ikinci gönderildiğinde davacının talebi üzerine 19/06/2014 sevk irsaliyesi ve fatura ile davacıya iade edildiğini, müvekkilinin kusurunun olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"... Mahkememizin 01/03/2022 tarihli 2021/526 Esas 2022/133 karar sayılı dosyasının gerekçesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; TBK 470/1 gereğince  ayıbın, teknik bilirkişi heyeti tarafından imalatın kesintiye uğramasına sebep olduğu ve verilen malın iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olduğu tespit edildiğinden somut olayda 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanamayacaktır. Teknik bilirkişi heyeti tarafından yapılan ayıplı işin imalatın kesintiye uğramasına sebep olduğu ve malın iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olduğu tespit edildiğinden davalı ağır kusurlu olduğu kanaatine varılmakla TBK 478 gereğince, \"yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.\" hükmü gözetilerek davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.Mahkememizin 2021/526 Esas sayılı dosyasından alınan mali müşavir, akademisyen ve makine mühendisi bilirkişi heyetinin 11/01/2022 tarihli raporunda; Asıl davada, “verilen mal ve hizmetin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı” olduğu dolayısıyla davacının ücret ödenmesine ilişkin talebinin yerinde olmadığı”  Teknik bilirkişi heyeti tarafından tespitte, yapılan ayıplı işin imalatın kesintiye uğramasına sebep olduğu ve malın iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olduğu tespit edildiğinden davalı ağır kusurlu olduğu kanaatine varılmakla davacının davaya konu ettiği bedelleri davalıdan talep etmeye hakkı bulunduğu anlaşılmıştır. Dosyaya davacı vekili tarafından sunulan Beyoğlu 57. Noterliğinin ... yevmiye nolu 10.06.2015 tarihli ihtar ile davacı tarafından 10.06.2015 tarihinde davalı tarafa 13.443,69 TL zararlara ilişkin tebliğden itibaren 3 gün içerisinde ödeme ihtarının yapıldığı dolayısıyla yeniden ödeme konusunda bir ihtar mevcut olduğu anlaşılmakla bu alacak kalemi yönünden, ihtarnamenin 12/05/2015 tarihinde  davalıya tebliğ edildiği tebliğ şerhinden görülmekle ihtarnamede tebliğden itibaren 3 günlük ödeme süresi öngörüldüğünden davalı tarafın 16/05/2015 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla 13.443,69 TL ye temerrüt tarihi olan 16/05/2015 tarihinden takip tarihi olan 24/06/2019 tarihine kadar T.C Merkez Bankasının belirlediği yıl aralıklarına göre değişen oranlarda avans faizi oranlarının mahkememizce Türkiye Barolar Birliği internet sitesindeki faiz uygulaması kullanılarak yapılan hesaplamada işlemiş faiz bedelinin 6.924,34 TL olduğu hesaplanmıştır. Yine 16.815,00 TL ... firmasına ödenen zarar bedeli olarak talep edilen alacak miktarı yönünden yapılan değerlendirmede, davacı tarafça dosyaya sunulan ihtarnamelerde bu miktar alacak bedeli ayrıca ve açıkça belirtilerek usulüne uygun bir muacceliyet ihtarının davalıya çekilmediği görülmekle bu alacak kalemi yönünden davalı tarafın takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Neticeden 13.443,69 TL... Firmasına ödenen asıl alacak bedeli ile bu alacağın 6.924,34 TL işlemiş faiz bedeli ve 16.815,00 TL ... firmasına ödenen zarar bedeli olmak üzere davacının takip tarihi itibariyle 30.258,69 TL asıl alacak ve 6.924,34 TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplam alacağının 37.183,03 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile takibin 37.183,03 TL üzerinden devamına, asıl alacak 30.258,69 TL ye takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likid ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacak miktarı üzerinden hesaplanan % 20 oranındaki 7.436,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddi gerekirken yerel mahkemece verilen davanın kısmen kabulü kararı usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, mahkeme dosyada gerekli ve yeterli incelemeyi yapmadan ve hem usul hem de esas yönünden de hatalı değerlendirmelerle karar verdiğini, huzurdaki davada tefrik edilen ve aynı mahkemede görülen 2021/526 E. sayılı dosyada verilen karar istinaf edildiğinden kesinleşmemişken ve taraflarınca söz konusu dosyanın bekletici mesele yapılması talebinin de  mahkemece hatalı bir kararla reddedilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, karara esas alınan bilirkişi raporunun dosyadaki maddi vakıalar yeterince değerlendirmeden hazırlandığının ortada olduğunu, ayrıca bilirkişinin davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeden sadece dosya içeriğine bakarak rapor hazırlamasının da hatalı olduğunu, dosya kapsamından açılan davanın reddinin gerektiğini, mahkemece verilen davanın kısmen kabulü kararının istinaf yoluyla kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde yerel mahkeme talep ettikleri  faizin eksik ve hatalı hesaplandığını , davalının sebep olduğu zarar için talep ettikleri faizin tümden reddedilmesinin ayrıca hatalı olduğunu, müvekkili şirketin daha evvel ihtarname göndererek uğradığı zararın tazmin edilmesini davalıdan istediğini ve bu şekilde temerrüt gerçekleştiğini , davalı tarafın müvekkile gönderdiği 30.06.2015 tarihli cevabi ihtarda zararları ödemeyeceğini, bunların kendisi ilgilendirmediğini beyan ettiğini, bu nedenle dava dışı ... firmasına ödemek zorunda kaldığı ve davalıdan tazminat olarak istediği tutar için de faiz hesaplanması gerektiğini, bu zararın davalının haksız fiilinden kaynaklandığını, bilirkişi raporlarında da bu hususun tespit edildiğini ve hesaplamalar yapıldığını beyan ederek  davalının istinaf isteminin reddine, reddedilen faiz tutarları bakımından hükmün hatalı olduğunu beyanla dava dilekçesindeki gibi hüküm kurulmasına  karar  verilmesini  talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava; eser sözleşmesi gereğince yüklenici olan davalının üstlendiği işi ağır kusurlu şekilde yaptığı iddiasıyla dava dışı firmalara ödenen bedelin tahsili amacıyla iş sahibi olan davacı tarafından başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 35. İcra  Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"... Mak. Firmasına ödenen kovan düzeltme bedeli(Eser söz.doğan zarar), 24.06.2019 tarihli Kind firmasına ödenen çelik çekirdek bedeli\" sebebine dayalı olarak 13.443,69 TL asıl alacak (Kind firmasına ödenen bedel) 8.081,77 TL (16.07.2014 - takip tarihine kadar işlemiş avans faizi )16.815, TL asıl alacak-(... Makine firmasına ödenen zarar bedeli) 10.108,47 TL (16.07.2014-takip tarihine kadar işlemiş avans faizi) olmak üzere toplam 48.448,93 TL alacağın tahsili istemiyle 24.06.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Dosya kapsamına göre  taraflar arasında eser  sözleşmesi bulunduğu ihtilafsız olup,  davacı tarafından davalı hakkında keşide edilen Kartal 8. Noterliği'nin 15.07.2014 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile eser sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiği,  uğranılan zararın tazmini konusunda taraflar arasında bir zarar mutabakatı sağlanamadığı takdirde tahsili için gerekli hukuki yollara başvurulacağının ihtar edildiği   anlaşılmıştır. Eldeki davanın tefrik edildiği İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/526 Esas 2022/133 Karar (eski 2014/1440 Esas) sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının ... Mühendislik Ve Makina San. Tic. Ltd. Şti\t, davalının ... olduğu,  davalı tarafından teslim edilen çelik formların işlenmesi konusunda taraflar arasında eser sözleşmesi düzenlendiği, davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, davalı iş sahibinin işin ayıplı yapıldığı iddiasında bulunarak sözleşmenin feshedildiği yönünde savunmada bulunduğu, mahkemece davacının dava konusu ürünleri ayıplı olarak ürettiği ve bu ürünlerdeki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, işsahibinin sözleşmeden dönme hakkı olduğu, verilen mal ve hizmetin iş sahibi davacının “kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı” olduğu, davacının ücret ödenmesine ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği , kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesince  davacının,  davalıya  tarafından kendisine 2 adet kovan gönderildiği, sırasıyla önce  1.kovana,  sonra ise  2.kovana yapılan işlemler için dosyadaki faturaların düzenlendiği beyanı nedeniyle bilirkişi kurulundan davacı tarafından düzenlenen 2 ayrı fatura ve 2 ayrı sevk irsaliyesinin tek bir kova için mi yoksa 2 kova için mi oluşturulduğunun aydınlatılması konusunda  ek rapor aldırılarak, yargılamanın HMK' nın 184. ve 186.maddelerine uygun olarak tamamlanması amacıyla kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda  bilirkişi kurul ek raporu hükme esas alınmak suretiyle davacı  tarafından  davalı adına düzenlenen dava konusu iki adet faturanın tek bir kovana ilişkin olduğu, kovana yapılan işin de iş sahibinin “kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı” olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla davacı yanın ücret ödenmesine ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesinin 06.10.2022 tarih ve 2022/1777 Esas ve 2022/1641 Karar sayılı kesin olmak üzere verilen istinaf başvurusunun reddi kararı ile  kesinleştiği görülmüştür. Eldeki davada icra takibine dayanak faturalardan birinin dava dışı ... Makine Ltd. Şti tarafından 24.07.2014 tarihli  23.010 TL tutarında 1 adet kovan çekirdek değişimi, çürütme, ara ve iç çekirdek işlemleri, malzeme için düzenlenen fatura olduğu, diğerinin dava dışı  ... Çelikleri San ve Tic. Ltd. Şti tarafından 20.06.2014 tarihli 13.443,69 TL tutarında çelik çekirdek bedeli için düzenlenen fatura olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça  bozulan kovanı düzeltme ve yeni çekirdeği çakma işi için davalı şirketle 6.195 TL'ye anlaşıldığı, ... Makine Ltd. Şti'ne ödenen 23.010 TL'den bu tutar mahsup edildiğinde  16.815 TL fazla ödeme yapıldığı, bu nedenle 30.258,69 TL üzerinden takip başlatıldığı belirtilmiştir .Dosya kapsamına alınan 10.01.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda, ... Çelikleri San ve Tic. Ltd. Şti'nin tanzim ettiği 13.443,69 TL ile  ... Makine Ltd. Şti'nin  tanzim ettiği 23.010 TL tutarındaki faturadan, davalı ile anlaşılan 6.195 TL tutar düşülerek 16.815 TL tutarın tazmin edilmesine ilişkin davacının talebinin yerinde olduğu, davacının talep etmiş olduğu bedellerin fahiş olduğuna ilişkin bir iddia ve somut delil bulunmadığı kanaati bildirilmiştir.Türk Borçlar Kanunu'nun 475/4.maddesi uyarınca işsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı olup, somut uyuşmazlıkta davacı işsahibi bu madde kapsamında üçüncü kişiye yaptırdığı işler ve satın alınan malzeme bedeli nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. İşin ayıplı ifasına dayalı olarak  üçüncü kişilere yaptırılan işler ve alınan malzemeler nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin eldeki davada asıl davanın sonuçlanması beklenmeksizin uyuşmazlık hakkında karar verilmiş ise de istinaf sürecinde, asıl davaya ilişkin kararın kesinleştiği gözetildiğinde mahkemece asıl davanın bekletici mesele yapılmamasının sonuca bir etkisi yoktur.Diğer yandan ayıptan doğan zarara ilişkin taleplerde ayıbın varlığı ve uğranılan zararın ayıp nedeniyle oluşup oluşmadığı ve giderim masrafları, miktarı konusunda araştırma yapılması gerekir. Somut olayda kesinleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/526 esas sayılı dosyası kapsamında ayıbın varlığının ortaya konulmuş olması karşısında  davacının ayıp nedeniyle zarara uğradığı açıktır. Kesinleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/526 esas sayılı dosyası kapsamında, mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli olup, icra takibine dayanak fatura bedellerinin makul olduğu, aksi yönde bir iddia ve ispat bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece takip talebine konu asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Buna göre davacı defterlerinin incelenmemesinin davanın sonuca bir etkisi olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf sebepleri haklı bulunmamıştır.Dosyada mevcut Beyoğlu 57.Noterliğinin 10.06.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde ... Çelikleri San ve Tic. Ltd. Şti'den satın alınan hammadde bedeli olan 13.443,69 TL 'nin davalı tarafça ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde ödenmesi ihtar olunmuş, bu ihtarname davalıya 12.06.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça keşide edilen Kartal 8. Noterliği'nin 15.07.2014 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile eser sözleşmesi tek taraflı olarak feshedilmiş ise de fesih beyanı borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığından fesih ihtarnamesinin davalıya tebliğ tarihi, faize başlangıç yapılamaz. Öte yandan davacı tarafça keşide edilen Beyoğlu 57.Noterliğinin 10.06.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yalnızca 13.443,69 TL tutarlı fatura bedeli yönünden davalı temerrüde düşürülmüş olup, mahkemece bu fatura bedeline ilişkin işlemiş faiz hesabı yapılması yerindedir. Ancak  temerrüt tarihi olan 16.06.2015 tarihi yerine mahkemece  daha önceki bir tarih olan 16.05.2015 tarihinin kabul edilmiş olması doğru olmamakla birlikte bu durum istinaf edenin sıfatına göre aleyhe kaldırma yasağı kapsamında kaldığından Dairemizce kaldırma sebebi yapılmamıştır.  Ayrıca davacı vekilince istinaf dilekçesinde, davalının davacıya gönderdiği 30.06.2015 tarihli cevabi ihtardan bahsedilerek, bu ihtarda davalının zararları ödemeyeceği şeklindeki beyanının, dava dışı ... Makine Ltd. Şti'ne ödenen bedel yönünden davalının temerrüde düşürüldüğü anlamını taşıdığı ileri sürülmüş ise de dosya kapsamında anılan cevabı ihtara rastlanmadığı gibi istinaf dilekçesi ekinde de bu yönde herhangi bir belge sunulmadığından davacı vekilinin işlemiş faiz talebine yönelik istinaf sebepleri de haklı bulunmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR  : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 635,00 TL harcın, alınması gerekli olann 2.539,97 TL  TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.904,97 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  31/10/2025<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5629b05972150138","SID":"48612d6a3b771036"}}