{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/342 <br>KARAR NO\t: 2025/1549<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/01/2021<br>NUMARASI\t: 2018/1419 Esas -  2021/159 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİH: 31/10/2025<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin mobilya imalatı/satışı yaptığını, mobilya işi ile uğraşan davalıya mal sattığını, müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafın cari hesap alacağı doğumuna neden olan fatura bedellerini müvekkiline ödemediğini, 01/01/2016 ile 31/12/2016 tarihleri arasına ait 18.819,99-TL cari hesap alacağı bulunduğunu, İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine borçlu/davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, cari hesap alacağının toplam 43.419,60-TL olduğunu, bunun 24.559,61-TL'sinin ödendiğini bakiye 18.819,99-TL'nin ödenmediğini beyanla itirazın iptaliyle takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan çek ve faturaların incelendiğinde müvekkili adına olmadığını, müvekkili adına olanların da ödendiğinin açıkça görüleceğini, müvekkili tarafından cirolanmayan çeklerin bedellerinin müvekkilinden talep edilemeyeceğini beyanla açılan davanın reddini, davacı tarafın aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...davacı ve davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacı tarafın davalı ... ile dava dışı davalının kardeşi olan ...'ya ait hesapları aynı cari hesap içerisinde birlikte takip ettiği, davalı ... adına toplam 4 adet toplam 5.415,86 TL bedelli fatura kesilmesine rağmen, davalı tarafından bu bedelden daha yüksek ödemeler yaptığı, davalı tarafından yapılan fazladan ödemelerin dava dışı ... ile birlikte hareket ettiğinin anlaşıldığı, bu haliyle davalı ... ile dava dışı davalının kardeşi ...'nın mevcut ticari ilişkide birlikte hareket ettikleri, dosya içerisine alınan BA-BS formlarına göre de mal ve hizmetin sunulmuş  olduğu, her ne kadar davacı defterlerine göre 18.819,99 TL alacaklı görünse de davalı defterlerine göre de 3.864,80 TL borçlu göründüğü anlaşıldığından fazladan yapılan bu ödeme mahsup edilerek  davanın kısmen kabulüne takibin 14.955,19 TL üzerinden devamına karar verilmiş, davalının takibe yapmış olduğu itirazın haksız olduğu anlaşıldığından ve alacak likit olduğundan, davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ve müvekkili arasında cari hesap ilişkisi olup bu hususun ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, söz konusu borcun müvekkiline ait olmayıp cari kayıtlardaki ödenmemiş faturalar ... Mobilya-...'ya ait olduğunu, borçlu şirket ile müvekkilinin cari kayıtlarının birbirinden farklı olduğunu, müvekkili adına kesilen faturalar ile ...Mobilya-... adına kesilen faturalardaki adres ve TC kimlik numaralarının farklı olmasının borçluların aynı olmadığının kanıtı olduğunu, davacının, müvekkilinden fatura alacağı olduğundan bahisle müvekkili aleyhine haksız takip başlattığını, takibe konu faturaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin, adına kesilen tüm faturaları ödemiş olup, davacıya herhangi borcu bulunmadığını, ayrıca müvekkili tarafından kendisine kesilen fatura tutarında fazla ödeme yapılmış olup, müvekkili değil, davacının borçlu konumunda olduğunu, ödeme ve faturalar karşılaştırıldığında görüleceği üzere davacının müvekkilinden 5.915,76 TL alacağına karşılık davacıya 9.279,82 TL ödeme yapıldığını, müvekkiline ait carinin son hesap raporu incelendiğinde davacının müvekkiline 3.364,06 TL borçlu olduğunu, davacının takip talebine esas teşkil eden borcu müvekkiline değil \"... Mobilya- ...\" ya ait olduğunu, bu cari hesap kaydında bakiye borç kaydı 18.819,99 TL olup, bu borcun takibe konu edildiğini, davacı ile müvekkili arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davacının aynı zamanda Karalar Mobilya-... adına da cari hesap tuttuğunu, bu hesap ile müvekkili adına tutulan cari hesap kayıtları birbirinden farklı olup, bu hesapların üleştirilmesinin mümkün olmadığını, mahkeme tarafından %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, zira davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, bu husus müvekkilinin yapmış olduğu itirazın haksız olmadığını gösterdiğini, ayrıca itiraza konu alacağın bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edildiğini, likit olmayan alacak bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, haklı ve hukuka uygun istinaf başvurularının kabulüne, itirazları doğrultusunda İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1419 E. Ve 2021/159 K. Sayılı kararın bozulmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karsı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE  :Dava, cari(açık) hesap alacağından kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, açık hesap alacağının ispatlanıp ispatlanmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında, \"cari hesap alacağı\" sebebine dayalı olarak 18.819,99  TL asıl alacağın tahsili istemiyle 27.12.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir(TTK m. 4/2).6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, davalı ... ile dava dışı ... adına düzenlenen faturalarda TC numaralarının ve adreslerinin farklı olup,  ödemeler ve iadelerin  aynı cari hareket kodunda takip edildiği, davacının kayıtlarında, “... Mobilya- ...” isimli cari hareket incelendiğinde ... ve  davalı adına kesilmiş olan 35.390,65 TL tutarlı 7 adet faturanın olduğu, bu faturaların 3 tanesinin ... adına tanzim edildiği  ve tutarının 29.974,79 TL olduğu,  4 tanesinin davalı adına tanzim edildiği ve tutarının 5.415,86 TL olduğu, bu faturalar karşılığında (karşılıksız/iade edilen çekler mahsup edildiğinde)16.570,66 TL ödeme gerçekleştirildiği, bakiye alacağın 18.819,99 TL olduğu; davalının incelenen işletme defterinde ise 4 adet faturanın bedelinin  davacının defterinde ... ismi ile yapılan kayıtlar ile uyumlu olup, 5.415,86 TL tutarında olduğu, işletme defterinin tutulma yöntemi gereği ödemelere ilişkin bir kayıt sisteminin olmadığı, davalı adına düzenlenen 5.415,86 TL tutarındaki faturalar karşılığında almış davacıya yapılan ödemenin 9.280,66 TL olduğu, buna göre  3.864,80 TL fazla ödeme yapıldığı tespit edilmiş, bilirkişi raporunda ... ve davalı  firmalarının aynı veya birbirinin devamı olduğuna ilişkin kanaat oluşması halinde davacının 18.819,99 TL alacaklı olduğu , ... ve davalı  firmalarının ayrı firmalar olduğu ve birbirinin devamı olmadığına ilişkin kanaat oluşması halinde davalının davacıya borcunun olmadığı belirtilmiştir . Dosya kapsamına alınan ticaret sicil kaydına göre davalının 18.01.2016 tarihi itibariyle \"...-... Mobilya\" isimli işletmenin sahibi olduğu, faturalarda ve ödeme için sunulan çeklerde yazılı Karalar Mobilya-... adında bir işletme bulunmadığı ancak ...'nın  vergi kayıtlarına göre 29.01.2008 - 31.07.2017 tarihleri arasında mobilyaların ve ev döşemelerinin onarımı faaliyeti ile mükellefiyette bulunduğu, davacı tarafından tanzim edilen faturalarda davalı ve dava dışı ...'nın vergi kimlik numaralarının farklı olduğu anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından davalı hakkında 5.415,86 TL bedelli toplam 4 adet fatura düzenlenmiş olup, davalı tarafça davacıya fazladan ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Açıklık olmamakla birlikte davalının, dava dışı ...'nın borcu için ödeme yaptığı kabul edilse dahi bu durum ...'nın açık hesap borcundan davalının sorumlu olduğu sonucunu doğurmaz. Davalı hakkında tanzim edilen faturalara dayanak 30.06.2016 ve 01.07.2016 tarihli irsaliyelerin altında teslim alan olarak ... ismi ve imzası bulunmakta ise de bir kısım malların dava dışı ... tarafından teslim alınması ve bu kişi tarafından Karalar Mobilya adına çek keşide edilmesi, davalı ile ...'nın birlikte hareket ettiğini göstermez. Davacının takibe konu cari hesap alacağı , esasında, dava dışı ... adına tanzim edilen faturalardan kaynaklanmakta olup, davalının dava dışı ... ile birlikte hareket ettiği dosya kapsamındaki delillerle ispatlanmadığından ...'nın borcu nedeniyle davalının sorumlu tutulması mümkün değildir. Davalının kendisi hakkında düzenlenen fatura bedellerini ödemiş olması karşısında davalının, davacıya borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Eldeki davada her ne kadar takip haksız ise de davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Bu haliyle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece eldeki davanın kısmen kabulüne  karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde  karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İstinafa konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 353(1)b-2 uyarınca KALDIRILMASINA; 1-Davanın REDDİNE,2-Davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,3-Peşin olarak yatırılan 227,30 TL karar ve ilam harcından alınması gereken 615,40 TL harçtan mahsubu ile 388,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama masrafı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davalı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/4 maddesi uyarınca takdir olunan 18.819,99 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Karar kesin olduğundan HMK 333.maddesi uyarınca ve Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya; davalının yatırdığı avanstan artan kısmın kendisine iadesine,8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 50 TL olmak üzere toplam 212,10 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59257ca024f8f73c","SID":"ea3ab9a82e970514"}}