{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/329 <br>KARAR NO\t: 2025/1550<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/12/2021<br>NUMARASI\t: 2020/358 Esas -  2021/1136 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2025<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin kumaş alım satıma ilişkin olduğunu, iş bu ilişki kapsamında davalı şirkete muhtelif tarihlerde imzalı sevk irsaliyeleri karşılığı kumaş teslimleri yapılmış ve eş zamanlı Vergi Usul Kanunu gereği TL cinsinden tanzim edilmiş dövizli satışa ilişkin faturaların davalı şirkete tebliğ ile davalı tarafından ticari defterlerine derç edilmiş olduğunu, davalı şirketin iş bu satımlar karşılığı ağırlıklı olarak USD kısmen de TL bazında ödemelerini banka yolu ile yapmış olduğunu, karşılığında tahsilat makbuzları tanzim edilmiş olduğunu ancak davacının ticari ilişkinin hitamı sonrası kat edilen cari hesap bakiyesi olan 144.132,00 TL borcunu defaatle talep edilmesine rağmen cari hesap mutabakatı yapılmadığı gerekçesiyle ödememiş olduğunu beyanla borçlu davalının yetki itirazının iptaline, takibin Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlu davalının borca itirazının iptaline, takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davaya itirazın iptali değil alacağın tespiti talebi yönüyle bakılmasını, dava dilekçesinde alacağın nasıl ve ne şekilde doğduğunun açıklanmaması sebebiyle dilekçenin reddini, açıklayıcı bir dilekçe sunması için süre verilmesini, arabuluculuk son tutanağının altında müvekkilinin imza ve isminin bulunmaması ve tutanak aslının Mahkemeye sunulmaması nedeniyle dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini, alacaklı tarafa ile müvekkili arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, cari hesap mutabakatı yapılmaksızın ikame olunan takibin haksız ve yasal dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin bir kısım fatura içeriğini almadığını ve gönderileceği hususunda oyalandığını, bugüne kadar müvekkiline teslim edilmeyen bir kısım fatura içeriğinin bu sebeple talebinin haksız ve yasal dayanağı olmayan bir talep olduğunu, öte yandan davacı tarafın stoklarında böyle bir emtianın müvekkiline gönderilip gönderilmediğinin, kim tarafından teslim edildiğinin ve kim tarafından teslim alındığının davacı tarafça delillendirilmesi gerektiğinin  yasal bir zorunluluk olduğunu, mükerrer tahsilata yönelik kötü niyetli davacı taleplerinin reddi gerektiğini, tahsilat makbuzları ile davacı tarafın fatura tarihinde nezdinde bordrolu olarak çalışan tahsilat elemanları ve gerekse muhasebe elemanlarının bizzat yazılı ve eli mahsulü makbuz ve tahsilatlar ile fatura içeriği tutarların müvekkili tarafından bu şahıslara ödendiğini, bu nedenle müvekkilinin, davalı tarafa bir borcunun olmadığını, müvekkilinin her 70-80 USD swift ödemesi yapması sebebiyle borcunu tasfiye etmesinin yanında alacaklı hale geldiğini, yapılacak yargılama ile bu durumun ortaya çıkacağını, davacı tarafın dava ve takip konusu yaptığı alacak nedeniyle hakkı ve alacağı olmadığını bildiği, sunulan makbuzlarla müvekkilinin alacağı ortaya çıktığı halde kumaş vereceği vaadiyle müvekkilini oyalayan ve hakkı olmayan davacı ikame eden davacının takip aslının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini beyanla neticeten davanın reddine, alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Davacı tarafından davalıya karşı yürütülen takibin cari hesap alacağına dayandığı,  davalı taraf 18/10/2017 tarihli 242639 seri numaralı ve KDV dahil 71.077,83 TL tutarlı fatura içeriği malların teslim edilmediği savunmasında bulunmuş ise de tarafların 2017 yılına ilişkin BA-BS bildirimlerinde bir fark bulunmaması ve söz konusu faturanın da 2017 yılına ait olması sebebiyle bu savunmasına Mahkememizce itibar edilmediği, davalı tarafın bu savunmasından başka aynı zamanda ödeme iddiasında da bulunduğu, buna göre davacı ve davalının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine kati delil teşkil ettiği,  davacının kendi ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 144.132,27 TL alacaklı olduğu, davalının ise kendi ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacıya 130.306,37 TL borçlu olduğu, tarafların ticari defterleri arasında 13.825,90 TL farkın olduğu, bunun 846,10 TL'sinin USD tahsilatlarına ilişkin kur farklılıklarından kaynaklandığı, ... Bankasına ait 15/02/2017 tarihli, 8527288 numaralı, 5000 USD (14.672 TL) bedelli çekin davalı defterlerinde davacıyı borçlandıracak şekilde kayıtlı olmasına rağmen davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, çekin banka cevabi yazısına göre 17/02/2017 tarihinde ...tarafından ibraz edilerek tahsil edildiği, davacı vekilinin çekin, dava konusuyla ilgili olmadığını ve davacı şirket yetkilisi ...'ün, davalı ...'ten olan şahsi alacağına karşılık verildiğini iddia ettiği, bu durumda çekin dava ve takip konusu cari hesap ilişkisi kapsamında verildiğini çekin bir ödeme vasıtası olması sebebiyle davalı tarafın ispat etmesi gerektiği, çekin verilmesi ile ödemenin yapıldığı karinesinin oluştuğu, bunun aksini iddia eden davalının aynı kuvvette delille bu durumu ispat etmesi gerektiği, davalının söz konusu çeki cari hesap ilişkisi kapsamında verdiğini dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile ispat edemediği, ayrıca yemin deliline de dayanmadığı anlaşıldığından çekin cari hesap ilişkisi kapsamında verildiğine yönelik savunmalarına Mahkememizce itibar edilmediği, davalı taraf elden yapılan ödemelere ilişkin tahsilat makbuzları sunmuş ise de tahsilat makbuzlarının bazılarının üzerinde davacı şirket kaşesi ve imzası olduğu, bazılarının üzerinde ise sadece davacı şirket kaşesi bulunduğu ve imzanın bulunmadığı, ayrıca tahsilat makbuzlarında tahsilatın kim tarafından yapıldığı ile tahsilata ilişkin bir açıklamanın da bulunmadığı, en önemlisi de tahsilat makbuzlarının her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, zaten davacı tarafında tahsilat makbuzlarını kabul etmediği gibi üzerinde imza bulunanların imzasına da itiraz ettiği, buna göre davalı tarafın dahi ödeme iddiasına konu tahsilatları ticari defterlerine işlememesi ve sunulan tahsilat makbuzlarında tahsilatın kim tarafından yapıldığı ile tahsilata ilişkin bir açıklamanın bulunmaması sebebiyle tahsilat makbuzlarına konu ödemenin taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi çerçevesinde yapıldığının ispata muhtaç olması sebebiyle davalı tarafça sunulan tahsilat makbuzlarına Mahkememizce değer verilmediği gibi aynı gerekçelerle davacı tarafın tahsilat makbuzlarındaki imzalara itirazı yönünden bir inceleme yapılmasına da gerek duyulmadığı,  bilirkişi tarafından USD tahsilatlarına ilişkin kur farklılıklarının tespit edilerek bu doğrultuda yapılan hesaplama neticesinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 144.355,47 TL alacaklı olduğunun belirtildiği hususları nazara alındığında icra takibine konu edilen cari hesaptan kaynaklı alacağın dosya kapsamı ve delil durumu ile ispatlandığı anlaşılmış olup hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi tarafından sunulan rapor da dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile, Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takip dosyasında davalı tarafından 144.132,00 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olmakla icra inkar tazminatına ilişkin talebin kabulüne\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şiket ile ticari ilişki içerisinde bulunan müvekkilinin borcu olduğundan bahisle alacağı muhakemeyi gerektiren konularda ikame olunan icra takibinde vaki itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmiş ve tüm davacı talepleri kabul edilerek mükerrer tahsilatın önünün mahalli mahkemece açıldığını, gerek davanın tanımı ve davanın alacağın tespiti talebiyle ilgili olarak değerlendirme yapılması gerektiğini, takibin devamı ve icra takibine vaki itirazın iptali olarak ele alınmayacağı sunulan delil ve belgelerin toplanmak suretiyle alacaklı olup olmadığının tayin ve tespiti gerektiği itirazlarının hiçbirisinin yerine getirilmemiş olmasının haksız ve dayanaksız bir karar olduğunu, davacı şirket elemanlarının yazı ve imza örnekleri ile yapılan tahsilatları toplayan, davacı adına alan ve tahsilat makbuzu kesen davacı şirket tahsilat elemanlarının listeleri ve muhasebe elemanlarının bordrolu elemanlarının ve çalışanlarının isim ve adreslerinin celbi delilleri arasında yer almasına rağmen bu deliller toplanmadan itirazlarına rağmen karar altına alınmasının, noksan ve hatalı bir karar olduğunu, açıklanan nedenlerle inkar tazminatı talebinin davanın mahiyeti itibariyle alacağın muhakemeyi gerektirmesi, likit olmaması vakıalarından hareket ile verilen inkar tazminatı hükmünün, yapılan ödemelerin ibraz ve ikame edildiği ödeme makbuzlarının ve bu makbuzların davacı elemanlarınca alınıp tahsil edildiği ve çek ödemesinin bizzat davacı şirket yetkilisi tarafından bankadan tahsil edildiği halde tüm bu makbuz ve ödemelerin yok farzedilerek mükerrer ödemeye yol açan müvekkilini mağdur eden ve ekonomik olarak yıkımına sebep olacağı tartışmasız Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/358- 2021/1136 sayılı ve 3.12.2021 tarihli kararının kaldırılmasına, itiraz ve istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturalardan kaynaklanan  alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacı alacağının ispatlanıp ispatlanmadığı, ödeme makbuzlarına itibar edilmesi gerekip gerekmediği, makbuzlarda üzerinde imza incelemesi yapılması gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında,  Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında, \"fatura\" sebebine dayalı olarak 144.132 TL asıl alacak ve 9.332,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 153.464,55 TL alacağın  tahsili istemiyle 16.09.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.İncelenen ticari defterlere göre taraf ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, davacının icra takip tarihi itibariyle 144.355,47 TL alacaklı olduğu, tarafların 2017 yılına ilişkin BA-BS bildirimlerinde bir fark bulunmadığı, davalı ticari defterlerinde davacı tarafından 2017 ve 2018 yılında düzenlenen tüm faturaların kayıtlı olduğu, davalının kendi ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacıya 130.306,37 TL borçlu olduğu, tarafların ticari defterleri arasında 13.825,90 TL farkın 846,10 TL'sinin USD tahsilatlarına ilişkin kur farklılıklarından kaynaklandığı, 14.672 TL'sinin davalı ticari defterlerinde 10.09.2016 tarihinde davacının borçlandırılmış olmasından kaynaklandığı,  ... Bankasına ait 15.02.2017 tarihli 8527288 numaralı 5000 USD (14.672 TL) bedelli çekin davalı defterlerinde davacıyı borçlandıracak şekilde kayıtlı olmasına rağmen davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, çekin davalı tarafça 10.09.2016 tarihinde  kayıt edilmesine rağmen, yaklaşık 1 yıl sonra 26.09.2017 tarihinde davacı tarafından davalıya  ilk satış faturasının  düzenlendiği, çekin davacı şirket adına ödeme yapılmış olduğuna dair bir çek ödeme makbuzunun, davalı tarafından sunulamamış olması sebebiyle çek ödemesinin, davacı şirket hesabına istinaden davacı şirkete yapılmış olduğunun ispata muhtaç olduğu , yine davalı tarafından dosyaya sunulmuş ancak taraf ticari defterlerinde kayıtlı olmayan toplamı 275.707,60 TL olan 12 adet tahsilat makbuzunun da ispata muhtaç olduğu  tespit edilmiştir.Dosyada mevcut banka yazışmalarına göre ... Bankasına ait keşidecisinin ...Deri San. ve Tic. Ltd. Şti, lehtarının ... Tekstil-... olduğu çekin cirolanarak tedavüle çıkarıldığı ve en son hamilinin davacı şirket yetkilisi ...olduğu, 15.02.2017 tarihli 8527288 çek seri numaralı 5.000 USD tutarlı bu çekin 17.02.2017 tarihinde davacı şirket yetkilisi ...tarafından ibraz edildiği ve çek bedelinin   ödendiği anlaşılmıştır.Somut olayda  davalı, davacının düzenlediği faturaları ticari defterine kaydetmiş olup, usulüne uygun tutulan defterlerine göre dahi davacıya 130.306,37 TL borçlu durumdadır. Davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerekmekte olup, davalı tarafından çek ve ödeme makbuzları ibraz edilerek ödeme savunmasında bulunmuştur. Davalı tarafından ödeme savunmasına dayanak yapılan ve kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan çek, davacı şirket yetkilisi tarafından ibraz edilmiş ve ödeme şirket yetkilisine yapılmış ise de anılan çekte davacı şirketin cirosu bulunmamakta olup, çekin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmaması sebebi ile de davacı şirket ile ilgisi ilgisi belirlenememiştir. Anılan çekin 10.09.2016 tarihinde davalı ticari defterlerinde kayıt edilmesine rağmen taraflar arasındaki satış ilişkisinin 26.09.2017 tarihinde başladığı gözetildiğinde davalı, çekin cari hesap ilişkisi kapsamında verdiğini dosya kapsamındaki delillerle ispatlayamadığı gibi yemin deliline de dayanmadığından, davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştirDiğer yandan ödeme, bir itiraz olup, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olup, fatura bedellerini davacıya ödediğini ispat yükü, davalı üzerindedir. Davalı tarafça ödeme savunmasına ilişkin olarak sunulan tahsilat makbuzlarının incelenmesinde; bir kısmında davacı şirketin kaşesi ve imza bulunduğu ancak isim belirtilmediği görülmüştür. Davacı tarafça tahsilat makbuzlarındaki imzalara itiraz edilmiş ise de mahkemece davalı tarafın dahi ödeme iddiasına konu tahsilatları ticari defterlerine işlemediği ve sunulan tahsilat makbuzlarında tahsilatın kim tarafından yapıldığı ile tahsilata ilişkin bir açıklamanın bulunmadığı gerekçesiyle bu husus değerlendirilmeksizin karar verilmiştir. Oysa ki  taraf vekillerine süre verilerek davacı vekiline para tahsilinde yetkili olabilecek kişilerin bildirilmesi, davalı vekiline makbuzu düzenleyenlerin kimliği sorularak beyanda bulunmaları istenilmesi, inkar edilen imzaların aidiyeti konusunda bir grafolog bilirkişi aracılığıyla yöntemince imza incelemesi yapılması için ara karar kurularak imzaların aidiyetinin belirlenmesi ve oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde  karar verilmesi isabetli görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davalı vekilinin sair istinaf sebebinin kaldırma sebebine göre şimdilik değerlendirilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,12-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d29757f03a4dbfa","SID":"c08591b78dc7e4e1"}}