{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/616 <br>KARAR NO\t: 2025/1515<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/04/2021<br>NUMARASI\t: 2019/781 Esas -  2021/318 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-borçlular ... Plastik Tic.Ltd.Şti, ... ... ... ve ... ile müvekkili Bankanın Başakşehir Şubesi arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden Müvekkili Banka’ca davalılara krediler kullandırıldığını, davalı borçluların kredi geri ödemelerini düzenli olarak yapmamasından dolayı, hesabı kat edilerek kredi borcun ödenmesi için Üsküdar 16. Noterliğinin 29.01.2019 tarihli, ... yevmiye no’lu ihtarname düzenlenerek davalılara gönderildiğini, tebliğ edilen ihtarnameye rağmen borç ödenmeyince borçlular hakkında İstanbul 7. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalılarca borca itiraz edildiğini, haksız, dayanaksız ve kötü niyetli olan itirazın iptali ile dosya alacağı nakit ve gayri nakit alacakların tahsili için takibin devamına, davalıların %20’den az olmayacak miktarda icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ,...Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, düzenlenen bilirkişi  raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasında akdedilen genel  kredi sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından  davalı asıl borçlu ... Plastik Tic. Ltd. Şti.'ye kredi kullandırıldığı, borçlu şirketin vadesinde borçlarını ödememesi üzerine hesabın kat edildiği ve alacağın tahsili için borçlu şirket ile davalı müteselsil kefil olan davalılar hakkında icra takibi yapıldığı, davalı asıl borçlu şirket tarafından kredi borcunun ödenmediği, kefalet sözleşmesinin yasal şartları taşıması ve geçerli olması nedeniyle davalı olan müteselsil kefiller tarafından da borcun ödenmemesi nedeniyle davalıların nakdi kredi borcundan ve sözleşmedeki şart gereği gayri nakdi kredi bedelinin depo edilmesinden sorumlu oldukları sabit olduğundan düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile, Davacı tarafın başlattığı İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki, Kredi alacağı yönünden borçlu davalı ... Plastik İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından 50.892,16-TL kredi (asıl alacak), 1.390,43-TL işlemiş faiz, 24,43-TL BSMV olmak üzere toplam 52.307,02-TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalı yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktarlar üzerinden, 46.249,18-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 61,50 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV'si, 4.642,98-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV'si ile birlikte kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Kredi alacağı yönünden borçlu davalı ... ve  borçlu davalı ... tarafından 45.537,83-TL kredi (asıl alacak), 5.371,39-TL işlemiş faiz, 23,45-TL BSMV olmak üzere toplam 50.932,67-TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktarlar üzerinden, 40.894,85-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 61,50 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV'si, 4.642,98-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV'si ile birlikte kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Gayri nakdi kredi alacağı yönünden borçlu davalılar tarafından 2.030,00-TL çek bedelinin depo edilmesine yönelik yapılan itirazın iptaline, nakdi teminat olarak depo edilmeden önce alacaklı davacı tarafından tazmin edilmesi durumunda  gayri nakdi alacağa ilişkin takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden  tazmin tarihinden itibaren uygulanacak yıllık %100,00 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına,  alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın (50.892,16-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan (davalılar ... ve ...'nın 45.537,83-TL'nin %20'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,\" karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda esas alınması gereken faiz oranına ilişkin hesaplama mantığının yanlış olduğunu, öncelikle tarafların ticari krediler için serbest iradesiyle belirledikleri faiz oranının uygulanması gerektiğini, Yargıtay kararlarına göre taraflar arasında uygulanacak temerrüt faizinin talep edilen %90 'a tekabül ettiğini, takip talebinde belirtilen tutarın tamamı üzerinden davanın kabulü gerekirken  yanlış hesaplama ile  kısmen kabulüne kararı verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümden kabulünü, davalıların %20 den az olmayacak miktarda icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini, talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan  ilamsız icra takibine borçluların itirazının iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili tarafından yasal süresi içinde yukarıdaki nedenler ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Alacaklı tarafından davalılar hakkında İstanbul 7.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 71.731,80 TL nin tahsili ve 2.030 TL ve 1 adet çek karşılık bedelinin depo edilmesi  için  ilamsız icra katibi başlatıldığı,  borçluların süresi içinde borca itiraz edildiği,   takibin durduğu,  eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. 2004 sayılı İİK’nun 68/b maddesi ise; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta ve uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden on beş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır,” düzenlemesini içermektedir.Kefil asıl borçlunun; asıl borcu ve temerrüt faizi borcundan kefalet limiti kadar sorumludur. Ancak kendi temerrüdü oluştu ise bu aşamadan sonra limit ile sınırlı olmaksızın kendi sorumluluğu başlar. Kefil, takipten önce temerrüde düşürülmemişse hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizden limiti dahilinde sorumlu olur.Temerrüt için hesap kat ihtarının kefile tebliği şarttır. Asıl borçlu yönünden sözleşmede, belirlenen adrese tebligat çıkartılması ve tebliğ edilememesi halinde de temerrüdün gerçekleşeceğine ilişkin hüküm konulmuş olması halinde İİK. 68/b maddesi uyarınca  asıl borçlu yönünden temerrüt oluşur ise de bu hükmün kefil yönünden uygulanması mümkün değildir. Kefilin temerrüdü, cari hesabın kesilmesi ve kat edilecek ihtarnamenin kefile tebliği ile doğabileceği hem yasa ve hem de emsal Yargıtay Kararları gereğidir. Bu durumda asıl borçlu ... Plastik Ltd.Şti.'nin sözleşmede bildirdiği adresine çıkarılan tebligatın 01/02/2019 tarihinde ulaştığı, ancak iade edildiği anlaşılmakla asıl borçlunun temerrüdü verilen 1 günlük sürenin bitimi ile 03/02/2019 tarihinde oluştuğu belirlenmiştir. Davalı kefillere çıkarılan tebligatlar iade edilmiş olmakla temerrüdün  28/06/2019 takip tarihinde  oluştuğunun kabulü gerekir.  Bu durumda davacının bu yönlere ilişen istinaf istemleri yerinde değildir. 6100 sayılı HMK 357/1 maddesinde \"...Bölge Adliye Mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz.\" düzenlemesini içermektedir. Davacı banka  ilk defa istinaf  aşamasında ilk derece mahkemesine sunulmayan fiilen uyguladıkları faiz oranına ilişkin ekran görüntüsüne ilişkin belge  HMK 357 . Maddesi uyarınca  esas alınması mümkün değildir.    Dosyada taraf delilleri toplandıktan sonra uzman bilirkişiden  denetime elverişli ve dosya içeriğine uygun rapor alındığı belirlenmekle davacının eksik inceleme ve bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna dair istinaf sebepleri yerinde değildir. Temerrüt faizi oranı yönünden yapılan değerlendirmede dosya içerisine davacı bankaca sunulan belge  ile benzer kredilere uygulanan en yüksek faiz  oranı %41 olarak bildirilmiş olup bilirkişi tarafından bu belge esas alınarak sözleme hükmünce %50 fazlası ile % 61,50 olarak esas alınmasında bir isabetsizlik yoktur.İlk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla davacının istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  30/10/2025<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07bd49b8510500f9","SID":"67646e7c8d196444"}}