{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/502 <br>KARAR NO\t: 2025/1482<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/06/2021<br>NUMARASI\t: 2018/1137 Esas -  2021/501 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın davalı kargo firması ile yapılan 2013 tarihli sözleşmeden bu yana davalı tarafından kullanıldığını, bu kapsamda müvekkilinin, davalıya ... plakalı aracı ve aracın sürücüsünü temin ettiğini, akabinde iş verenin belirlediği hat üzerinde seferlere başlayarak karşılığında sözleşmede belirlenen ücretin davalı tarafından ödendiğini, 28/08/2015 tarihinde müvekkiline ait aracın Adana Diyarbakır hattında seyrederken, Gaziantep 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2015/4101 D.iş nolu kararına istinaden yapılan aramada araçta kaçak çay ele geçirildiğini ve aracın bağlandığını, dolayısıyla müvekkilinin maddi zarara uğradığını belirterek, kazanç kaybı ve kar mahrumiyeti için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Dosyaya sunulu belgelere göre sürat kargo firması tarafından işletilen ... plakalı kargo aracında yapılan aramada 20 adet koli ve 10 adet çuval içerisinde yaklaşık 750 gram kaçak çayın ele geçirildiği ve el konulduğu sabittir. Dava dışı ... ceza dosyasında, çayların  kendisine ait olduğunu fatura ve gümrük beyannamesinin mevcut olduğunu beyan etmiştir. Diğer beyanda bulunan ... isimli şahıs ise, yükün çay olduğunu bilerek taşımaya alan davalı kargo çalışanı olup, daimi müşterileri olan ...'ne ait çay paketlerini taşımaya aldığını belirtmiştir. Ceza dosyasındaki iddianamede çayın kaçak olduğunun ilk seferde anlaşılabilir olduğu değerlendirilerek kargo çalışanı hakkında da dava açılmışsa da, kargo taşıma şirketlerinin hukuki içerik denetimi yapma ödevi yoktur. Söz konusu emtia çay olup, davalının vergisel bağlamda çaya dair yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği yönünde inceleme görevi yoktur. TTK'nın 858/4 maddesi uyarınca taşıyıcının ayrıca göndericiden talep gelmediği sürece yükü denetlemek yönünde herhangi bir mükellefiyeti yoktur.Karayolları Trafik Yönetmeliği 45/2 maddesine göre, gönderen; eşyanın cinsi, miktarı, nitelikleri, istifleme şekli, kalkış ve varış noktası, alıcının adı ve adresi ile kimliğini ibraz etmek suretiyle kendi adres ve kimlik bilgileri gibi diğer önemli bilgileri tam ve doğru olarak yetki belgesi sahibine bildirmek zorundadır. Yanlış ve eksik bildirimlerden doğacak sorumluluk gönderene aittir. Yetki belgesi sahibi, gönderenin bildirmek zorunda olduğu bilgileri vermemesi halinde taşımayı yapmaz. Taşımayı yaparsa, sorumluluk yetki belgesi sahibine ait olur. Somut olayda davacı ... da taşıyıcı niteliğini haizdir. Yani, mevzuat hükmü gereğince eksik bilgi ve belgeler nedeniyle taşımayı yapmaması gereken kişi davacıdır. Davacı taşıma faturası tanzim ederek yaptığı fiili taşıma sürecinde yükü devralırken gerekli bilgi ve belgeleri talep etmelidir. Taşıma sürecinde yönetmeliğe göre yetki belgeli taşıyıcı davacıdır. Gönderilenin davacının bilgisi dahilinde taşındığı sabit olup, kaçak emtia tespitinde davalının üzerine atfı kabil herhangi bir kusurdan söz edilemez.Yönetmeliğin yukarıda bahsi geçen maddesine göre, verilmesi gerekli bilgiler gönderenin eşyanın içeriğine veya hukuki durumuna ilişkin bilgiler değildir. Zira, malın ve aracın el konulmasında bu bilgiler değil emtianın içeriği ve hukuksal durumuna dair bilgiler etkili olmuştur.  Eldeki davada davacı akdi taşıyıcı davalı ise fiili taşıyıcıdır. Her ikisi de yetki belgeli taşıyıcı olduklarından olası eksik belge söz konusu olduğunda her iki tarafın da kusuru gündeme gelir. Ancak, emtianın vasıflarının bilinmesi hukuksal statüsünün bilinmesini gerektirmez. Her bir yük için de gönderen bilgileri tam olarak alınmış  ve taşıma süreci davacı ve davalı tarafından ortak yürütülmüştür. Davacının fiili taşıma sürecinde emtianın kaçak olduğu tespit edilmiştir. Davacı bir araç kiralayanı sıfatı ile değil, taşıyıcı sıfatı ile süreçtedir. Gerek davacının gerekse de davalının üzerine atfı kabil mevzuattan kaynaklı herhangi bir kusur söz konusu değildir. Bu nedenlerle davanın reddi , ...\" karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından kasıtlı olarak dosyanın içinden çıkılmaz bir noktaya getirildiğini, yargılama sürecinin mesnetsizce uzamasına sebebiyet verildiğini, mahkeme de itiraz dilekçesini değerlendirmediğini, dosyanın farklı bir bilirkişiye tevdi edilmediğini, kararın bilirkişi raporu ile birebir aynı ve hatta kopyala yapıştır şeklinde olduğunu, itiraz dilekçesinde de belirtildiğini gibi bir takım hususlardaki tespitleri, suçluluk psikolojisinin de etkisiyle bu kişinin atışma ve münakaşa etme yetisini öne çıkarmış olacak ki, ek raporunda bu noktalara değinmekten öteye gitmediğini, davalının somut olayda kusurunun olmadığına ilişkin bilirkişi raporu ve gerekçeli kararda, hukuki nitelendirme ve tasnifleme hataları yapıldığını, iş bu nedenle de hatalı bir karar verildiğini, buna binaen; davalı firmanın Malatya aktarma merkezinden alınan ve ekte sunulan yazıda, bilirkişinin kök raporda ileri sürdüğü iddiaların düzeltilmesi adına sunulan bu evraklara rağmen, aynı görüşte ısrar ettiği ve aslında taraflarına olan söyleminin kötüniyetli olduğunu, sektöre ilişkin ticari örf-adet gereği de kargo şirketlerine gelen kargo ürünleri, bizzat bu şirketler tarafından daha acentede ve/veya şubede paketlenmekte, sürat kargo ambalajına konulmakta sonrasında aktarma merkezlerine gönderilmekte olup aktarma merkezine gönderilen bu emtialar kök rapora itiraz dilekçesi ekinde sunulan evraklardan anlaşıldığı üzere aktarma merkezlerinde, davalının çalışanları tarafından araca yüklenildiğini, bu süreçte davacının hazır bulunması dahi davalı tarafından yasaklanmış akabinde araç mühürlenip sevk irsaliyesi/taşıma senedi doğrultusunda kapalı kasa vaziyette davacıya teslim edildiğini, zira emtialar dava dışı 3. kişiler ile davalı arasındaki taşıma sözleşmesi üzerine davalı tarafça teslim alınmakta, akabinde taraflar arasında yeni bir taşıma sözleşmesi üzerine davalı tarafından davacıya ait araca yüklenmekte ve mühürlenmekte olup dosya içeriğinde yer alan arama tutanağında iş bu mühürlerin kırılıp araç içinin arandığı ve sürat kargo ibareleri ambalajlar açıldıktan sonra ticareti yasak olan bu ürünlerin ele geçirildiğini, her ne kadar gerekçeli karara dayanak olan raporda bilirkişi, davacının beş duyu organı ile emtiaları istifleme aşamasında kontrol edilebileceğini iddia etmiş ise de, henüz şubelerde ambalajlanıp kapatılan bu emtiaların aktarma merkezinde binlerce kargo istiflenirken bu esnada ve ekte sunulan yazı uyarınca hazır bulunulması yasak olan bir yerde nasıl beş duyu organı ile denetleyebileceğini anlayabilmenin mümkün olmadığını, anılan bu halde, raporu tanzim eden bu kişinin sektöre ilişkin prosedürü, ticari örf adeti ya hiç bilinmediği yada sırf davalıyı kurtarma görevi ile hayatın olağan akışı dışına çıkan yorumlar yaptığı değerlendirildiğini tüm bu açıklamalar doğrultusunda davalının TTK 863 anlamında gönderici olduğunu, buna rağmen gerekçeli karara dayanak raporu hazırlayan kişinin anlamsız yorumu yargılamayı maalesef olumsuz etkilediğini, davacı bakımından gönderici konumunda olan davalının TTK 850, 863, 864. maddeleri ile karayolları taşıma yönetmeliği 45. maddeleri uyarınca dava konusu zararlandırıcı eylemde hem kusurlu sorumluluğunun son tahlilde TTK 864 nedeniyle zaten kusursuz sorumlunun dahi olduğunu, gerekçeli kararda bu hususa hiç değinilmediği gibi, bilirkişi raporunda da hiçbir şekilde değinilmemiş veya değinmekten kaçınıldığını, tüm bu sebeplerle tarafsızlığına şüphe düşen hatta  açıkça tarafsızlığını kaybettiği anlaşılan, hem kök raporun, hem ek raporun henüz en başından, en sonuna kadar hukukilikten uzak, hukuki nitelendirme hatalarıyla dolu, buram buram taraflılık ve yanlılık kokan hem kök hem de ek raporu ve bunlara dayanarak, davalının kusursuz olduğuna bu nedenle de davanın reddine ilişkin gerekçeli kararı hiçbir şekilde kabul etmek mümkün olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE  : Dava; kargo taşıma sözleşmesi kapsamında davacıya ait araca el konulması nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince süresinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacıya ait araçta kaçak çay yakalanarak araca el konulması nedeniyle, davacının zararının oluşup oluşmadığı varsa bu zarardan davalının sorumlu olup olmadığı  noktasındadır.Taraflar arasında 01.09.2014 tarihinde Araçla Şehirlerarası Kargo Taşıma Sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşmeye göre davalı işveren, davacı ise nakliyecidir. Sözleşmeye göre, işverene ait kargoları Türkiye Cumhuriyeti Devleri sınırları içerisinde göstereceği güzergahlarda, belirlenen adreslere eksiksiz ve hasarsız teslim etmek için nakliyecinin ... plakalı aracı ile taşıyacağı düzenlenmiştir.Gaziantep 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.08.2015 tarih ve 2015/4101 değişik iş numaralı önleme kararına istinaden ... plaka sayılı kargo aracında yapılan aramada 20 adet koli ve 10 adet çuval içerisinde yaklaşık 750 kg. ağırlığında gümrük kaçağı çay ele geçirilmiş ve Gaziantep 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 28.08.2015 tarih ve 2015/4342, 2015/4369, 2015/4367 değişik iş dosyalarından aracın müsadere altına alınmasına karar verilmiştir.Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesi 2020/1021 E.,2022/590 K. sayılı dosyasında malen sorumlu sıfatı ile beyanı alınan davacı, ... plakalı aracın kendisine ait olduğunu, aracını kargo şirketine kiraya verdiğini, böyle bir işte kullanıldığından haberi olmadığını, haberi olsaydı zaten izin vermeyeceğini, olaya ilişkin ... plakalı aracın  kendisi olduğunu, aracın Sürat Kargo'da çalıştığını, aracın içine yüklenen ürünlerden haberinin olmadığını, yüklemeyi de kargo firmasının elemanlarının yaptığını, araç sahibi olarak kendisini ve şoförü yaklaştırmadıklarını, dolayısıyla içine yüklenen ürünlerden ve yapılan işlemlerden haberinin olmadığı şeklinde beyanda bulunmuştur.Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesi 2020/1021 E.,2022/590 K.  sayılı dosyasında sanık ..., ... isimli şahsın firmalarının yaklaşık 3 yıldır anlaşmalı müşterisi olduğunu, kendisinin çay ambalajlama ve satışı yaptığını, zaman zaman müşterilerine firmaları aracılığıyla mal gönderdiğini, kendisinin açık kimlik, adres ve iletişim bilgileri sistemlerinde kayıtlı olduğunu, ayrıca teslim alacak olan müşterilerin kargoları şubelerinden teslim aldığı için alıcıya ait açık adres bilgisi yazılmadığını, şahsın kargo gönderileri ile birlikte fatura ve irsaliye belgelerini ibraz ettiğini ve bu belgelerle birlikte kargolarını  gönderdiklerini, aksi takdirde kargo gönderimi yapmadıklarını, bu olayda kargo kolilerini kendisinin teslim aldığını, içerisinde çay olduğunu bildiğini ancak bu çaylara ait resmi belgelerinin mevcut olduğunu, sürat kargo ile Mikail'in anlaşması olduğunu, aylık 10 ton çay çıkardığını, bu şahısla sürekli iş yaptıklarını, şimdiye kadar bir sorun çıkmadığını, bundan dolayı kaçak olduğundan şüphelenmediği, şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkemece, sanık ...'ın, kargo firması çalışanı olarak 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu  3 ve 4. maddeleri; Taşıma Yönetmeliğinin 34. maddesi gereğince gönderici  ve  alıcısının  açık  kimlikleri bulunmayacak şekilde mevzuata uygun olmayan kargoyu kabul ettiği anlaşılmış ise de, sanığın kargo içerisinde kaçak çay olduğunu bilmediğine yönelik istikrarlı savunması, suç konusu kargoyu, kargo çalışanı olarak teslim almak dışında, kargonun içinde kaçak çay bulunduğunu bilerek kabul ettiği, kaçakçılık kastı ve kaçakçılık suçuna iştirak iradesi ile hareket ettiğine dair somut hiç bir delil bulunmadığı, kargo mevzuatına uygun hareket etmemek şeklindeki ihmali davranışının, suç kastı ve iştirak iradesi ile hareket ettiği şeklinde değerlendirilemeyeceği ve sanığın benzer suçlardan adli sicil kaydının bulunmadığı, böylelikle sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden arındırılmış, yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği takdir ve sonucuna varıldığından sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine, gönderici ...'n kaçakçılık suçundan dolayı  cezalandırılmasına karar verilmiş,  karar Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi 2023/1209 E., 2024/3340 K. sayılı 12.12.2024 tarihli ilamı ile başvurunun esastan reddine karar verilerek, 07.01.2025 tarihinde kesinleşmiştir.  4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunun \"Gönderenin sorumluluğu\" başlığını taşıyan 8.maddesi \"Gönderen, eşyanın varış noktası, cinsi, miktarı ve nitelikleri ile diğer önemli bilgileri tam ve doğru olarak taşımacıya bildirmek zorundadır. Yanlış ve eksik bildirmelerden doğacak her türlü sorumluluk gönderene aittir. Taşımacı, bir ihbar veya şüphe halinde yetkili ve görevlilerin huzurunda eşyayı kontrol ettirebilir.\" hükmüne; \" Acente, taşıma işleri komisyonculuğu, nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapanların sorumluluğu\" başlığını taşıyan 9.maddesi \"Acenteler ve taşıma işleri komisyoncuları bu sıfatla yapmış oldukları faaliyet ve işlemlerden taşımacı ile müştereken ve müteselsilen sorumludur. Nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapanlar, eşyayı teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, eşyanın tamamı ve kısmen kaybından ve vuku bulacak hasarından, korunması ve taşınmasından, güvenliği ve düzenliliğini sağlamaktan, çevre kirliliğini önleme ve insan sağlığını koruma konusundaki kurallara uymaktan sorumludur.\" hükmüne amirdir. Yine Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin  40/19 maddesi uyarınca yetki belgesi sahibi, bir ihbar veya şüphe halinde en yakın resmi güvenlik birimi görevlileri huzurunda eşya, kargo veya bagajı kontrol ettirebilir. Kontrolle ilgili bir tutanak düzenlenir. 4/iii maddesi uyarınca taşıma senedi eşya ve kargo taşımalarında gönderen ile yetki belgesi sahibi arasında akdedilen, (Ek ibare:RG-15/11/2019-30949) taşımada kullanılan taşıta ait bilgiler ile ilgili diğer mevzuat ve bu Yönetmelikle belirlenen bilgileri ihtiva eden sözleşme belgesi veya bu tür bir sözleşmede bulunması gereken bilgileri ihtiva etmesi halinde taşıma senedi yerine geçecek olan taşıma faturası, taşıma irsaliyesi veya irsaliyeli taşıma faturasını ifade etmekte olup;  39.maddesi uyarınca yurtiçi eşya ve kargo taşımalarında taşıma irsaliyesi ve taşıma senedi düzenlenir.  6102 sayılı Kanunun ilgili hükümleri saklı kalmak kaydıyla, taşıma senedinde taşımacı, gönderen ve alıcının unvanları, adresleri, iletişim bilgileri, eşyanın cinsi, miktarı, teslim alma ve teslim edilme yerleri, taşıma süresi, taşıma ücreti, taşımacının vergi kimlik numarasının (gerçek kişilerde T.C. kimlik numarası) belirtilmesi, taşıma irsaliyesinde ise; malın cinsi, miktarı, kimin tarafından tevdi edildiği, nereye ve kime gönderildiği ile alınan nakliye ücreti tutarı, sürücünün ad ve soyadı, taşıtın plakası, seri ve müteselsil sıra numarası ve düzenleme tarihinin yer alması zorunludur. 40/37.maddesi uyarınca yetki belgesi sahipleri, taşıdıkları eşya ve kargonun; satılması, sevk edilmesi ve ticareti yasaklanmış olan bir eşya veya kargo olmamasından sorumludurlar. 45/3.maddesi gereğince gönderen, bulundurulması, satılması, sevk edilmesi ve ticareti yasak olan bir eşyayı veya kargoyu gönderemez, yetki belgesi sahipleri de bunu taşıyamaz. Aykırı hareket halinde gönderen ve yetki belgesi sahibi sorumlu olur.Anılan Kanunun \"Kapsam\" başlığını taşıyan 2.maddesine göre Bu Kanun kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacıları, taşıma acentelerini, taşıma işleri komisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini, taşıma işlerinde çalışanlar ile taşımalarda yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapıları ve benzerlerini kapsar. Benzer düzenleme Yönetmeliğin \"Kapsam\" başlıklı 2.maddesinde \"bu Yönetmelik, kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacı, acente, taşıma işleri komisyonculuğu, taşıma işleri organizatörlüğü, nakliyat ambarı işletmeciliği, kargo işletmeciliği, lojistik işletmeciliği, dağıtım işletmeciliği, terminal işletmeciliği ve benzeri taşımacılık faaliyetlerini yapanlar ile taşıma işlerinde çalışanları, taşımacılık faaliyetlerinde yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapı, tesis ve benzerlerini kapsar\" şeklindedir.Yukarıda aktarılan yasal düzenlemeye göre davalı, bulundurulması, satılması, sevk edilmesi ve ticareti yasak olan bir eşyanın taşınmasından sorumlu olup bir ihbar veya şüphe halinde en yakın resmi güvenlik birimi görevlileri huzurunda eşya, kargo veya bagajı kontrol ettirebilme hakkı vardır. Taşıma senedinde taşımacı, gönderen ve alıcının unvanları, adresleri, iletişim bilgileri, eşyanın cinsi, miktarı, teslim alma ve teslim edilme yerleri, taşıma süresi, taşıma ücreti, taşımacının vergi kimlik numarasının (gerçek kişilerde T.C. kimlik numarası) belirtilmesi, taşıma irsaliyesinde ise; malın cinsi, miktarı, kimin tarafından tevdi edildiği, nereye ve kime gönderildiği ile alınan nakliye ücreti tutarı, sürücünün ad ve soyadı, taşıtın plakası, seri ve müteselsil sıra numarası ve düzenleme tarihinin yer alması zorunlu olup somut olayda bu hususlar da bir eksiklik bulunmadığı, davalının  Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 45. maddesi ve mal sahibinin kargo görevlisine belgelerini sunduğu, kargo görevlisinin malların kaçak olduğunu bilebilecek konumda olmadığı, göndericinin kargo firmasının devamlı müşteri olduğu ve sürekli olarak belgelerini de sunarak çay gönderdiği, davacının zararından davalının sorumlu olmadığı anlaşılarak Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.    23/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b2460544573f43a7","SID":"6a9a7e56923f4629"}}