{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/559 <br>KARAR NO\t: 2025/1481<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/11/2021<br>NUMARASI\t: 2020/154 Esas -  2021/832 Karar<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... adına kayıtlı ... ve ... plakalı araçların trafik kazası geçirdiğini, kaza tespit tutanağında, KTK’nun 52/b maddesinin ihlal edildiğini ve sol ön lastiğin patlaması sonucu orta refüjde bulunan bariyerlere çekicinin sol ön kısımları ile çarpıp, yarı ... ile birlikte sola devrilmesi neticesinde sürüklenmesi olarak açıklandığını, kaza esnasında araçta 47 firmaya ait malın taşınmakta olduğunu, taşınan birçok ürünün kaza <br>neticesi zarar gördüğünü, kazadan sonra müvekkilinin Sigortalı ... firmasına 31.12.2019 günü 165.004,27 TL ödeme yaptığını, Sigortalı ...’in, bu hasar ve zarar nedeni ile 3.kişilere karşı olan talep ve dava haklarının 165.004,27 TL sine kadar olan kısmını TBK 183. maddesine göre davacı ... Sigorta’ya temlik ettiğini, bu ödemeye bağlı olarak müvekkilinin TTK 1472.1 maddesinde yer alan ‘Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer’ hükmü gereği sigortalı ...’in yasal halefi olduğunu, aynı zamanda akdi halef sıfatına da sahip olduğunu,  davaya konu taşıma ediminin, ... ve ... plakalı taşıt için tanzim edilen taşıt kartında ... plakalı çekicinin de davalı ...’ya ait olduğunu, kazanın aracın yük ve teknik özelliklerini dikkate almada aşırı hız yapma sebebi ile oluştuğunu, kaza esnasındaki sürücü ... ile aracın işletmecesi olması nedeniyle ...’nın meydana gelen kazada birlikte ve müteselsil olarak sorumlu olduklarını, bu sebeple fazlaya ve ıslaha ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 165.004,27 TL’nin arabulucu başvuru tarihi olan 15.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsil edilerek davacıya verilmesine ... ve ... plakalı araçların üçüncü kişilere devrinin engellenmesi yönünden araçlara ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalılara usulüne uygun olarak tebligat yapılmış, ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"TTK’nın 875.maddesi uyarınca; taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde uğradığı ziya veya hasardan mesul olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince  haksız bir fiille başkasına zarar veren,  bu zararı gidermekle yükümlü  kılınmıştır. Anılı kanuni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında;  dosyada mübrez kaza tespit tutanağı ile kusur bilirkişi tespitlerinin örtüştüğü, kazanın oluşumunda ... plakalı çekici sürücüsü davalı ...’nın 2918 sayılı KTK’nın 52/1-b (aracın hızını aracın yük ve teknik özelliklerine uydurmamak) maddesini ihlal ettiği, olayda aracın lastiğinin patlamasına neden olacak şekilde, havadan, yoldan yahut  trafikten kaynaklanan herhangi bir olumsuzluğun mevcut olmadığı dikkate alındığında, lastiğin patlamasının bakımsızlıktan kaynaklandığı, dolayısıyla sürücünün ve araç sahibinin aracın lastiklerini trafiğe uygun durumda tutmadığı, lastiklerinin basıncını, fiziksel koşullarını gözleyip gerekli şartlara uygunluğunu kontrol etmediği anlaşılmış olup ayrıca tebliğ edilen bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir itiraz dilekçesinin ibraz edilmediği, davacı iddiasına karşılık herhangi bir savunma ve karşı delil de ibraz edilmediği görülmüş olup  mübrez deliller ışığında, davalı sürücünün TBK'nın 49. maddesi gereğince, davalı araç maliki/taşıyıcının ise TTK’nın 875.maddesi uyarınca meydana gelen hasardan müteselsilen davacıya karşı sorumlu oldukları,  ekspertiz raporu uyarınca  taşıma  sırasında   hasar rizikosuna maruz kalan emtia değerlerinin dosyada mübrez fatura bilgilerine uygun ve riziko tarihi dikkate alındığında  piyasa  rayiç değerlerine uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca  Yargıtayın istikrar kazanan içtihatlarında da belirtildiği üzere; (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2017/469 esas, 2019/3505 karar sayılı kararı,  Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/17840 esas, 2019/7750 karar sayılı kararı)  rücuen tazminat davalarında, son ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanılmakla birlikte somut olayda, davacının ödeme tarihinden (31/12/2019)  sonrasına ilişkin olarak (15/01/2020) arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren faiz isteminde bulunduğu görülmekle,  HMK'nın 26. maddesi gereğince taleple bağlılık ilkesi ışığında davanın kabulü ile 165.004,27-TL'nin 15/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine , ...\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... tarafından  sunulan istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kanun yolunun açık olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava, Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklanan alacağın davalı taşıyıcı ve sürücüden rücuen tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Uyuşmazlığa konu dava, emtianın  yurt içi taşınmasına ilişkin  olduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun, İkinci Kısım Eşya Taşıma hükümleri uygulama alanı bulacaktır. Taşıyıcı eşyayı teslim aldığı hali ile alıcısına teslim etmek zorundadır. Bu anlamda taşıyıcı edimini yerine getirirken koruma borcunu da üstlenir. Taşıyıcının eşyayı koruma borcu, dolayısıyla eşya ziyaı ve hasarından kaynaklı zarar ile gecikmeden doğan sorumluluğu, eşyayı teslim alması aşaması ile başlar ve eşyanın tasarruf hakkı sahibine teslim ile son bulur.Taşıyıcının sorumluluğu TTK md. 875/1 de hüküm altına alınmış, TTK md. 882 ile sorumluluk sınırları belirlenirken TTK md. 886/1 ile de sorumluluğun sınırlama hakkının kaybı hükmü ile taşıyıcının sorumluluk sınırlarının ne hallerde kaldırıldığı belirlenmiştir. Taşıyıcının teslim aldığı emtia-eşyaya karşı özen borcunu gösterip göstermediği, ifa edip etmediğinin somut olayda  irdelenmesi gerekir. 6102 sayılı TTK' nun 875/1. maddesi \"Taşıyıcı eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından, teslim edilmesine kadar geçecek süre içerisinde eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimdeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur\" hükmü mevcut olup, bu hükme göre  taşıyıcı teslim aldığı ürünleri aynı şekilde teslim etmek zorundadır.Somut olayda, davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı  ... Kargo Taş. Tic. Ltd. Şti. lehine, yurtiçi karayolu taşımaları için azami sefer/araç başı 500.000,00 TL, toplam 1.000.000.000,00 TL limitli, ... numaralı 28.03.2019 başlangıç ve 28.03.2020 bitiş tarihli Taşıyıcı Sorumluluk Poliçesi düzenlenmiştir. Bu poliçe kapsamında, sigortalı dava dışı firma 17.09.2019 tarihinde İzmir'deki muhtelif firmalardan aldığı muhtelif türdeki ambar yükünü  Çorum, Samsun ve Trabzon'da bulunan muhtelif firmalara nakliyesini üstlenerek, emtiaları 17.09.2019 tarihinde davalı ...'nın işleteni olduğu, diğer davalı ...'nın sürücüsü olduğu .../... plakalı tıra yüklemiş ve 18.09.2019 tarihinde Çorum istikametine seyir esnasında çekicinin sol lastiğinin patlaması sebebiyle önce bariyerlere çarpmış, sonra sürüklenerek devrilmesi sonucunda, taşınan emtialar hasarlanmıştır. 18.11.2019 tarihli ekspertiz raporunda, hasar gören emtiaların sovtaj tutarı ve muafiyet tenzili zarar/ziyan tutarı KDV hariç 165.004,27 TL olarak tespit edilerek, davacı tarafından sigortalı şirkete 31.12.2019 tarihinde 165.004,27 TL ödenmiş  ve Tazminat Makbuzu ve Temlikname ile ödenen bedel davacıya temlik edilmiştir.Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen  18.09.2019 tarihli  kaza tespit tutanağında, ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve bu araçta takılı ... plakalı yarı römorku ile Kırıkkale'den Çorum'a giderken, sol şeritte  sol ön lastiğinin patlaması sonucu sol orta refüjde bulunan bariyerlere çekicinin sol ön kısımları  ile çarpıp yarı römorku ile birlikte sola devrilmesi sonucunda orta su kanalında 120 metre sürüklenerek durması sonucunda tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, araç sürücüsü ...'nın KTK'nın 52 /1-b maddesini ihlal ettiği tespit edilmiş, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda sürücü ...'nın KTK 30. maddesinde belirtilen araçların teknik şartlara uygunluğu, 30. madde araçların esasları yönetmelikte belirtilen şekilde ve tarzda teknik şartlara uygun durumda bulundurması zorunlu olduğundan sürücü ... kazanın oluşumunda % 100 oranında kusurlu bulunmuştur.Dosya kapsamındaki delillere göre davalı ...'nın işleteni olduğu aracın, ile sürücü ... seyir halinde iken tek taraflı yaptığı kaza sonucu araçta bulunan emtiaların bir kısmı hasarlanmıştır. Taşıyıcı aracını yol şartlarına hazır halde bulundurmak zorunda olup, lastik patlamasının mücbir sebep olarak kabulü mümkün değildir. TTK'nın 876.maddesinde yer alan \"ziya, hasar ve gecikme taşıyanın en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.\" hükmü uyarınca davalı taşıyıcının ve taşıyıcının personeli olan diğer davalı araç sürücüsünün  taşınan emtianın hasara uğraması nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu oldukları gözetildiğinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Davalı ... istinaf dilekçesinde, istinaf sebebi bildirmemiş olup kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ...'nın yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR  : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı ...'nın istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı ...'dan başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.817,86 TL harcın, alınması gerekli olan 11.271,44 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.453,58 TL istinaf karar harcının  savalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı  ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  23/10/2025<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4c56ff78478349c","SID":"96b76aa3e214cc8e"}}