{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/508 <br>KARAR NO\t: 2025/1501<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/01/2022<br>NUMARASI\t: 2020/506 Esas -  2022/30 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ile davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan ticaret sonucunda oluşan cari hesap ekstresine göre davalı şirketin borçlu olduğunun tespit edildiğini ve davalı aleyhinde İstanbul 22. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, takibin davalının itirazı üzerine durduğunu, itirazın haksız olduğunu beyan ile itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın % 20’sinde az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki ticari ilişkide müvekkili firmanın, davacı otele müşterileri yönlendirerek aracılık ettiğini,  müvekkil firma tarafından davacı otele gönderilen bazı müşterilerin elden nakit veya kredi kartı ile davacı otele ödeme yaptığını, taraflar arasında süregelen ticari ilişkide ödemelere ilişkin olarak hiç karşılıklı sorun yaşanmadığını,  2017 yılı öncesine ilişkin devreden herhangi bir borç bulunmadığını, müvekkilinin  kendi hesaplarında görünen, davacıya kalan bakiye borcu olan 20.000,00 TL'yi 25.12.2019 günü ödendiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında mevcut tüm ticari ilişki nedeniyle var olan bakiye borcun ödendiğini, müvekkilinin asıl alacak ve ferileri yönünden hala borçlu gösterecek hukuken geçerli hiçbir belge ve gerekçenin mevcut olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Davanın icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, davacının davalıdan 108.847,02 TL cari hesap alacağının bulunduğundan bahisle icra takibinde asıl alacak ve faizi toplamı 109.860,94 TL nın davalıdan tahsilini talep ettiği, davalının davacıya olan son 20.000 TL borcunda 25/12/2019 tarihinde ödendiğini ve davacıya bundan başka borçlarının olmadığını savunduğu görülmüştür.Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla yaptırılan inceleme neticesinde her iki tarafın ticari kayıtlarının usulüne uygun tutulup tasdiklerinin yapıldığı, davacı kayıtlarına göre davalıdan takip tarihi itibariyle 108.847,02.-TL, takipten sonra yapılan ödeme sonucunda dava tarihi itibariyle 88.846,02 TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarına göre davacıdan 28.328,72 TL alacaklı olduğu; tarafların ticari kayıtlarının karşılaştırılması neticesinde; 2016 yılı başı ve sonu, 2017 ve 2018 yılları sonu itibariyle tarafların cari hesap bakiyelerinde mutabık oldukları,  ihtilafın 2019 yılı cari hesabından ve davacının davacının davalıya düzenlediği 01/10/2019 tarihli 10 adet ve toplamda 119.059,91 TL bedelli faturanın davalının kayıtlarında yer almaması ve davalı tarafından 01/10/2019 tarihinde yaptığı 1.884,55 TL lık ödemenin davacı kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı tespit ve rapor edilmiştir. Davacının 09/12/2019 tarihinde davalı aleyhinde takibe geçtiği, davalının davacıya takipten sonra 25/12/2019 tarihinde banka kanalı ile 20.000 TL ödeme yaptığı, anılan ödemenin davacı kayıtlarında da yer aldığı, buna rağmen davanın 16/09/2020 tarihinde takipte ki gibi 109.860,94 TL dava değeri üzerinden açıldığı görülmüştür. Davacı ile davalı taraf arasında 2016 yılından beri süre gelen tarafların karşılıklı mutabakatları ile devam eden ticari ilişkinin mevcut olduğu, uyuşmazlığın 2019 yılı cari hesabından ve davacı tarafın ticari kayıtlarında tespit olunan 01/10/2019 tarihli 109.860,94 TL tutarında 10 adet faturadan ve davalının 01/10/2019 tarihinde yaptığı 1.884,55 TL lık ödemenin davacı kayıtlarında yer almamasından  kaynaklandığı, anılan bu 109.860,94 TL tutarında faturanın davalı kayıtlarında yer almadığı, davacı tarafça fatura içeriği mal ve hizmetin davalıya teslim edildiğine ilişkin her hangi bir delil yada kayıt sunulmadığı, dolayısı  ile fatura konusu mal ve hizmete ilişkin ihbarda bulunmasının  yada iade faturası düzenlemesinin, faturalar ticari kayıtlarında da yer almayan davalı taraftan beklenemeyeceği, sadece fatura keserek kayıtlarına işlemenin davacıyı davalıdan alacaklı kılmayacağı, 01/10/2019 tarihli davalıyı borçlandıran davacı kayıtlarının muhasebe tekniğinde fiktif olarak nitelendirilen ve ters muhasebe kaydı atmak suretiyle oluşturulduğu kanaatine varılmış, davacının icra takibine ve davasına dayanak cari hesap alacağını oluşturan fatura içeriği mal ve hizmeti davalıya sunduğunu, bu nedenle davalıdan alacaklı olduğunu ve dolayısı ile davasını ispatlamayamadığı kanaatine varılmakla, davacının davasının reddine ve ayrıca şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine , ...\" karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece aldırılan ilk bilirkişi raporuna dayanak inceleme öncesinde davalının istenilen defter ve diğer belgelerini süresinde sunmadığını, gerçekten de 13.04.2021 tarihli celsede, taraf vekilleri de olduğu halde, Mahkemece taraflara süre verildiği ve \"dava konusu ticari defter, kayıt ve belgelerin inceleme gününde hazır edilmesi, aksi takdirde ibrazdan ve delille dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı\" ihtar edildiği, bu ihtara rağmen ilgili belgeleri süresinde sunmayan davalının ibrazdan vazgeçmiş sayılması gerekirken 14.09.2021 tarihli duruşmada \"bilirkişinin defter ve belgeleri ne şekilde ulaşamadığına dair raporda bir açıklık bulunmadığından\" bahisle tekrardan defter inceleme günü verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, davalının yargılama süresince bu defterleri sunmamasına ilişkin geçerli bir sebep ileri süremediğini, eski hale getirme talebinde de bulunulmadığını, davalı borçlu şirketin davacıya 108.847,02 TL borcu olduğundan icra takibi başlatıldığını, takip tarihinden bir kaç gün sonra, davalı borçlu firma davacıya 20.000,00 TL ödeme daha yapıldığı, böylece davacı şirketin alacağının 88.847,02 TL kalldığını, ancak borçlunun kısmi itiraz yerine borcun tamamına itiraz etmesi ile takibin tamamının durdurulmasına karar verildiği için buna ilişkin itirazın iptali davası ikame edildiğini, ek raporda iddia edildiği üzere davalının davacı şirkete borçlu olmamasına rağmen, davacı hesabına  ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, icra takibi başlatılmadan evvel, dosyada mübrez olan tarafların e posta yazışmalarından da görüldüğü üzere, cari hesap kayıtlarında borç gözükmesi akabinde davalı şirket ile iletişime geçildiği ve cari hesapta borcu olduğundan ödeme talebinde bulunulduğu, bunun üzerine, firmanın itiraz etmediği ve takipten evvel yukarıda da değinildiği gibi kısmi ödemelere başladığı, bu hususun dahi alacak/borç durumunun IFM firmasının cari hesap ekstresinde göründüğü gibi olmadığını kanıtlamakta olduğunu, davalının ödediğini iddia ettiği ve ticari defterinde yer verdiği borçlarla alakalı dayanak ödeme makbuz ve belgelerini sunması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı uydurma ve usulsüz faturalar düzenleyerek davalı şirkete haber dahi vermeden  defterlerine işleyip haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatıp akabinde işbu davayı açtığından, davalı açısından kötü niyet tazminatı isteme şartlarının oluştuğunu, bu taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu  beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, cari hesabı oluşturan fatura ve işlemlere ilişkin olarak mal tesliminin veya hizmetin  yapılıp yapılmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 22. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında, \"cari hesap dökümünden kalan bakiye alacak 109.860,94 TL\" sebebine dayalı olarak 108.847,02 TL asıl alacak ve 1.013,92 TL faiz olmak üzere toplam 109.860,94 TL'nin tahsili istemiyle 03/06/2015 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.Her ne kadar davacı vekilince, davalının defterlerini süresinde sunmadığını, Mahkemece 14.09.2021 tarihli duruşmada bilirkişinin defter ve belgelere ne şekilde ulaşamadığına dair raporda açıklama olmadığı gerekçesi ile yeniden sunmak için süre vermesine itiraz edilmişse de, davalı vekilinin delil dilekçesinde davalı tarafın defterlerinin yerinde incelenmesini talep ederek adres bildirdiği, inceleme gününde hazır bulunduğu, bilirkişi raporunda davalının defterlerine ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı görülerek,  bilirkişi tarafından davalının defterleri incelenmemiş olduğundan, Mahkemece davalının defterlerinin incelenmesi için ek rapor alınmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 108.846,02 TL , icra takibinden sonra 25.12.2019 tarihinde yapılan 20.000,00 TL ödeme sonrasında 88.846,02 TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerine göre ise, davacıdan takip tarihinde 8.328,34 TL, takipten sonra yaptığı 20.000,00 TL ödeme ile 28.328,72 TL alacaklı olduğunun gözüktüğü tespit edilmiştir.Tarafların 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait  ticari defterlerinde karşılıklı mutabık oldukları ancak 2019 yılına ait defterlerinin mutabakatsızlık olduğu sabit olup, nedeninin, davacının 01.10.2019 tarihinde davalı tarafa düzenlediği on adet toplam 119.059,91 TL tutarlı faturalar ile davalı tarafın 01.10.2019 tarihinde davacıya yaptığı 1.884,55 TL tutarlı ödemenin davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır. Her ne kadar davacı taraf, muhasebecisinin para kaçırmak için fiktif kayıtlar yaptığını, bu kayıtların  2016, 2017 ve 2018 yıllarında davalı tarafından ödeme yapılmış gibi olan kayıtlarının düzeltilmesi sonucunda oluştuğunu, ödenmediği fark edildiğinde davalıya bildirildiğini iddia etmişse de, kayıtların fiktif olduğuna ilişkin dosyada somut delil bulunmadığı, kaldı ki davacının  bu kayıtların 2016, 2017, 2018 yıllarında davalı tarafından ödeme yapılmış gibi olan kayıtlarının düzeltilmesi ise, tarafların 2016,2017 ve 2018 yılı defterlerinde açılış ve kayıtları mutabık olduğundan, davacı  tarafından fiktif iddiasının ispatlanamadığı  görülmüştür.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 64/2. Maddesine göre , Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. Madde gerekçesinde tacirin bu yükümlülüğü belgeleme ve kaydın belgeye(evrak-ı müsbiteye) dayanması(belge yoksa kayıtta yoktur) ilkesine dayandırılmıştır. Davada ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Davacının cari hesabı oluşturan faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir.Alacağın dayanağına ilişkin fatura/cari hesap sunulmuş ise de teslimine ilişkin dosyada herhangi bir belge mevcut değildir. Davacının ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmuş olması yanında defterlerde yer alan kayıtların dayanağının da usulüne uygun olması gerekir. Davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturaların dayanağının da usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekli olup, fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına davacının iddialarını ispata elverişli değildir.Davacının ticari kayıtlarında, 01.10.2019 tarihinde davalı tarafa düzenlediği on adet toplam 119.059,91 TL faturanın, davalının ticari defterinde karşılığı bulunmadığından ve bu miktara ilişkin TTK'nın 64/2. Maddesinde düzenlenen ilkeye uygun bir belge de sunulmadığından davacının ticari kayıtlarına itibar etme olanağı yoktur. Bu nedenle davacının ticari defterlerinin lehe delil niteliği bulunmamaktadır. Dosya kapsamında cari hesabı oluşturan faturalara konu malın davalıya teslim edildiğine ilişkin davalıyı bağlayacak yazılı bir belge bulunmamaktadır. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).  Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtını oluşturmaz(Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih,  2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Davada ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Davacının faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir. Fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez. Davacı taraf alacağını ispatlayamamış olduğundan  İlk derece mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. İİK'nın 67/2. Maddesinde itirazın iptali davasında, (...) takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 23.03.1974 tarihli ve 1971/8-143 E., 1974/262 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere dava açan kişinin  kötüniyetli olması, yani hiçbir hakkı olmadığını bilmesi ya da durumu icabı bilmesi gerektiği hâlde sırf aleyhine dava açtığı kişiyi ızrar kastı taşıması gerekmektedir. Kendisini haklı bilerek dava açan kişinin davasının reddedilmesi hâlinde maddenin uygulanması düşünülemez(Yargıtay HGK'nın 08.04.2021 tarih ve 2017/1-1228 E. -  2021/443 K. sayılı kararı). Eldeki davada her ne kadar takip haksız ise de davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Bu haliyle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmadığından Mahkemece davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR  : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 615,40 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf peşin harcının alınması gereken  615,40 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 534,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,4-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,bırakılmasına,5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  24/10/2025<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"143041534e22f795","SID":"9d1cc4b7a4fdd269"}}