{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/935 <br>KARAR NO\t: 2025/1398<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/12/2022<br>NUMARASI\t: 2022/105 Esas -  2022/869 Karar<br>DAVA: Alacak<br>DAVA TARİHİ: 18/09/2014<br>MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET<br>MAHKEMESİNİN 2014/855 ESAS SAYILI DOSYASINDA; <br>ESAS NO\t: 2021/563<br>DAVA: Alacak<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/10/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün asıl ve birleşen davada davacı ve davalılar ... ... Ltd. Şti, Ali ... ..., Murat ... ve Osman ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin yurt çapına yayılmış yaklaşık 3.000 istasyonluk bayilik ağı ile hizmet sunduğunu, davacı şirketin bayilerine yaptığı ödeme ve yatırımların tutarının, taraflar arasında kurulan ticari ilişkinin süresi ile doğru orantılı olduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında rekabet hukuku anlamındaki dikey anlaşma, rekabet kurumunun tebliğ ve kararları doğrultusunda, öngörülen zamandan önce, 18/09/2010 tarihi itibariyle 2002/2 sayılı tebliğ ile öngörülen grup muafiyetinin dışında kalarak sonlandığını, bu nedenle davalının, gerçekleşmeyen anlaşma sürelerine ilişkin olmak üzere peşinen sağladıkları kazanımları ve bu kazanımların semerelerini faizleriyle birlikte davacı şirkete iade etme yükümlülüğünün olduğunu, davalı maliklerin taşınmazı üzerindeki intifa hakkı toplam 39.451,86 TL tutarındaki terkin harcı ve sair işlem masrafı (ileride ayrıca ve tahsil edilmek üzere)  davalılar malik nam ve hesabına davacıya ödenmek suretiyle terkin edildiğini, davalılar nam ve hesabına ödenmiş olan 39.451,86 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV'si ile birlikte davalıdan tahsilini, davalıların, taraflar arasındaki dikey anlaşmanın, tesis edildiği tarihte öngörülen süresinden daha erken tarihte sonlanması nedeniyle, ödeme kalemlerinden geçersiz kalan bakiye süreye- kıstelyevm usulü hesaplama sonucunda- isabet eden 9.157,31 TL'nin KDV'si ile birlikte iktisap ettiği tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV'sinin davalılardan alınarak davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalılar  ... ..Ltd.Şti, Ali ... ..., Osman ... ve Murat ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dayandığı 04.12.2009 tarihli taahhütnamelerin üçüncü kişinin edimini taahhüt sözleşmesi olmayıp, kefalet sözleşmesi olduğu, müvekkillerine karşı sadece on ay yürürlükte olan sözleşme ve taahhütnamelere dayalı olarak alacak talebinde bulunulamayacağını belirterek davanın reddini  talep etmiştir.\tDavalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın yetki yönünden reddi gerektiği, akaryakıt istasyonun işleticiliğini 2009 tarihinde ... Ltd. Şti 'ye satıldığı bu nedenle dava konusu taleplerden sorumlu olmadığını savunmuştur.Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetki, zamanaşımı  ve husumet nedeniyle reddi gerektiği, akaryakıt istasyonunun kurulu olduğu ve murislerinin hissedar bulunduğu taşınmazın 2009 yılında  davalı ... Ltd. Şti'ye satılarak devredildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Diğer davalılar tarafından cevap  dilekçesinin sunulmadığı anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ,...18/09/2010 tarihinde terkin edilen intifa hakkı için davacı taraf Vergi Tahsil Alındı makbuzları ile 27/09/2010 tarihinde 15.726,74-TL , 28/09/2010 tarihinde 23.590,12-TL ve ayrıca Tapu Sicil Müdürlüğü'ne para yatırma makbuzu ile 28/09/2010 tarihinde 135-TL terkin harcı ödediği ispat edilmiş ise de bu talebin davalılardan Murat ..., Osman ... ve Ali ... ...'ndan talep edildiği bu davalıların ödenen terkin harcından sorumlu olmadığı anlaşılmıştır. Yargılama sırasında  davalılardan... Kollektif şirketi yönünden açılan davanın işbu davadan tefrik edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Kullanılmayan intifa hakkı bedeli olan güncelleştirilmiş hali ile 9.603,26-TL bedelin yeni bayi ve müteselsil kefilleri olan ... Mad. ... Ltd.Şti, Osman ... , Ali ... ... ve Murat ... 04/12/2009 tarihli taahhütname ile eski bayinin tüm borçlarını üstlendikleri, taşınmazın intifa hakkıyla birlikte devredilmiş olması nedeniyle intifa hakkının getirdiği yükümlülüklerden sorumlu olmaları nedeniyle bu davalılardan tahsil edilmesi gerektiği, bu davalılar yönünden açılan Asıl Davanın KABULÜNE ve birleşen dosya davalıları Mustafa ... mirasçıları yönünden bu talep ve davanın reddine,\" karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı ile davalılar ... ... Ltd. Şti, Ali ... ..., Murat ..., ve Osman ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada davalı... Kollektif Şti.'ye davacı ... A.Ş. tarafından 15 yıl süreli intifa hakkı mukabili intifa ivazı ödemesi yapıldığını, ancak bu davada intifa ivazı iade isteminin tüm davalılardan talep edildiğini, Yerel Mahkemenin aynen ilk kararında olduğu gibi intifa ivazı iade istemlerini , davalılar ... Madencilik ... Ltd. Şti. ve taşınmaz malikleri Murat, Osman ve Ali ... ...’larından tahsiline karar verdiğini, diğer davalılar yönünden ise istemlerinin reddedildiğini, Yerel Mahkemenin yanılgıya dayalı değerlendirmesi sonucunda, ... Madencilik ... Ltd. Şti. ile Osman, Ali ... ve Murat ... kardeşler bakımından intifa ivazı isteminin reddine dair verdiği kararın, ortada borcun nakline ilişkin bir sözleşme olmadığından hatalı olduğunu, birleşen davada, birleşen davalılarının, asıl davanın davalılarından ve intifanın tesis edildiği tarihte müşterek malikler olan ..., Fevzi ... ve Hilmi ...’le birlikte murisleri Mustafa ...’in de bu kişilerle aynı hukuki akıbete sahip olmaları nedeniyle birleşen davanın da kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Yerel Mahkemenin intifa terkin gideri istemine ilişkin olarak asıl davada bir hüküm kurmadığını, ancak davacı ... A.Ş. tarafından ödenmiş olan intifa terkin gideri istemlerinin, tapuda terkin işleminin yapıldığı zamanki taşınmaz maliklerinden talep edildiğini, bahse konu taşınmazın önceki malikleri olan davalılar Zeki, Mustafa ve Fevzi ... ile Hilmi ... iken bu kişilerin intifalı taşınmazı 07.09.2009 tarihinde Murat, Osman ve Ali ... ...'na sattıklarını, söz konusu intifa terkininin ise 28.09.20010 tarih, ... yevmiye numaralı işlemle yapıldığını, \"Tescil İstem Belgesinden\" de açıkça görüleceğini, intifanın terkini zamanında taşınmaz maliklerinin de bu kişiler olduğunu, asıl davada bu istemlerine ilişkin olarak bu kişiler yönünden de davanın kabulü gerekirken, bu istemlerine yönelik olarak hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, asıl ve birleşen davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalılar ... ... Ltd. Şti, Ali ... ...,    Murat ... ve Osman ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kefalet hükümleri nedeniyle davalıların sorumluluğu bulunmadığını, 06.10.2021 tarihli dekont ile davacı tarafa dava konusuna ilişkin olarak 20.000 TL ödendiğini, davalılar aleyhindeki davanın reddi gerektiğini, davalılar tarafından imzalanan taahhütnamelerin kefalet sözleşmesi olduğunu, bu taahhütnamelerin, kefalet sözleşmesinde muayyen miktar olmadığını ve doğacak borç ibaresini içerdiğini, savunmalarında da belirtildiği gibi tazyik altında imzalandığını, ayrıca teminatların varlığı gösterilerek yanıltılarak imzalattırıldığı için geçersiz olması gerektiğini, var olan teminatlar nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının talebinin Rekabet Kurulu kararlarının değişikliğine dayandığını, bu durumun davacının kendi kusuru olduğunu, davalıların kusuru olmadığını ve  davanın reddi gerektiğini, ancak bu konularda hiçbir inceleme yapılmadığını, savunma ve dilekçelerindeki  hiçbir hususun hem hukuki nitelendirme olarak hem de fiili durum olarak değerlendirilmediğini, eksik incelenmiş bilirkişi raporunun tamamına ve içeriğine itiraz edildiğini, bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :Asıl ve birleşen dava, Rekabet Kurulu Kararlarına göre bayilik sözleşmesinin süresinden önce sona ermesi nedeniyle kalan süreye tekabül eden intifa ivaz bedelinin güncellenmiş değeri, semeresi ve intifa terkin harcının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesinin 2014/855 e. 2018/1159 K sayılı ilamı ile;  2014/855 E. sayılı asıl dava dosyası yönünden 1-Davalı Mustafa ... yönünden dava tarihinden önce vefat etmiş olduğundan taraf ehliyeti bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, 2-Diğer davalılar yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, a)9.603,26 TL kullanılmayan süreye ilişkin iade bedelinin 08/02/2002 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ve KDV'si birlikte davalı ... Madencilik, Osman ..., Ali ... ..., Murat ... ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline, b)davalı ..., Fevzi ..., Hilmi ... yönünden iade bedeline ilişkin açılan talep ve davanın reddine, B)Birleşen 5. ATM'nin 2012/248-191 E. K. Sayılı dosyası yönünden açılan davanın reddine,  karar verilmiştir. Kararın istinafı üzerine dairemizin  2020/530 E.  2021/1421 K sayılı ilamı ile; \"davalı... Kollektif Şti- ... ve Ortağı hakkında davanın reddine karar verilmiş ve bu karardan sonra davacı vekilince adı geçen şirket hakkındaki davadan feragat edilmişse de; dava tarihinden önce sicilden terkin edilen ve mevcut olmayan davalı... Kollektif Şti'nin ihyası ve taraf teşkili sağlanmadan yokluğunda hüküm kurulması, buna göre karar tebliğinin dahi usulsüz olması ve esas davada intifa terkin harcı alacağının talep edilmediği davalıların bu alacaktan sorumlu tutulması ve davalı dahi gösterilmeyen kişi aleyhine karar verilmesi, birleşen davada; dava konusu olmayan intifa terkin harcının davalılardan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, adil yargılanma hakkı ve savunma hakkının ihlal edilmesi anlamına geldiğinden, esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına\" karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrası davacı vekili  22.04.2019 tarihli dilekçesi ile; intifa terkin gideri (39.451,86 TL) yi tapuda terkin işleminin yapıldığı sırada taşınmaz maliki olan Murat ..., Osman ... ve Ali ... ...'ndan talep ettiklerini,  ... Kardeşler Kollektif Şirketi - ... ve ortağı yönünden davadan feragat  ettiklerini beyan etmiş, mahkemece bu davalı yönünden dosya tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiş ve davalı... Kollektif Şirketi hakkındaki hüküm dışında  önceki hüküm gibi karar verilmiştir.  Rekabet Kurulu kararı gereği bayilik sözleşmesi ve buna bağlı intifa haklarının düzenlendiği dikey anlaşmaların 18/09/2005 tarihinden önce yapılan ve 5 yılı aşkın sözleşmelerin 18/09/2010 tarihine kadar geçerli olacağı, bu tarihten sonra muafiyet şartlarının ortadan kalkacağı, 18/09/2010 tarihinden sonraki sözleşmelerin ilk 5 yıl boyunca muafiyet sağlayacağı  düzenlenmiştir. Davacı ile davalı... Kollektif Şirketi ... ve orakları arasında akaryakıt bayiliğine ilişkin 31/12/2001 tarihli protokol düzenlendiği, Erzurum ili Yakutiye İlçesi Gez Mahallesi 271 ada 10 parselde kayıtlı 2/6 hissesi Fevzi ..., 1/6 hissesi ..., 1/6 hissesi Muhammet ..., 1/6 hissesi Mustafa ... ve 1/6 hissesi Hilmi ... 'e ait taşınmazın tapu kaydına ... yevmiye nolu işlem ile 26/12/2001 tarihinde davacı lehine 15 yıl süreli 22.500-TL bedelli intifa hakkının tesis edildiği, bu bedelin 27/12/2001 tarihinde... Kollektif Şirketi - ... ve ortakları adına kesilen ivaz bedeli olarak açıklanan 21.900 + KDV bedelli fatura ile ödenmiş olduğu, bu ödenen bedelin taraflar arasındaki sözleşme ve protokol maddeleri incelendiğinde intifa ivaz bedeli olarak ödendiği, ... , Fevzi ..., Mustafa ... 'in... Kollektif Şti'nin ortakları oldukları ve 26/12/2001 'de tapuda tesis edilen intifa hakkının bedelinin 27/12/2001 'de kesilen fatura ile davalı şirkete ödenmesine bir itirazlarının bulunmadığı, bu bedelin şirkete ödenmesine zımnen muvafakat ettikleri, taşınmazın üzerindeki yükleri ile birlikte 2009 yılında Alişahin ..., Murat ...  ve Osman ...'na satışının yapıldığı, bu şahısların otağı bulunduğu ... Ltd. Şti ile davacının 04/12/2009 tarihli  bayilik sözleşmesi düzenlendiği, ... Ltd Şti' tarafından davacıya hitaben 2009 tarihli taahhütnamede \"... A.Ş ile... Koll. Şti. ... ve ortaklar arasında aktedilmiş olan her türlü protokol/protokoller ve veya sözleşme/sözleşmelerde kayıtlı her türlü yükümlülüğü... Koll. Şti. ile birlikte ve müştereken ve müteselsilen üstlendiğimizi, ,.. İstasyonunun kurulu  bulunduğu taşınmazın tapu kaydı üzeride tescilli bulunan intifa hakkının/kira şerhinin terkin söz  konusu olursa buna ilişkin olarak daha önce yapılmış bulununa intifa ivazı/kira bedeli ödemesinin işlememiş süreyi ilişkin kısmına tekabül eden tutarı ile istasyona yapılan  ... güncelleştirilmiş değerini müştereken ve müteselsilen derhal ödemeyi vaad ediyoruz.\" şeklinde taahhütte bulunduğu, Ali ... ..., Murat ... Ve Osman ...'nun da ... Ltd. Şti.nin ... ofisine yönelik sözleşmelerden kaynaklı şirket ile birlikte ve ayrıca münferiden talebi karşılayacaklarına yönelik taahhütte bulundukları,   tesis edilen intifa hakkının terkini için malikler tarafından 27/09/2010 tarihinde, intifa hakkı sahibi olan şirket tarafından  28/09/2010 tarihinde terkinde bulunulmuş ve terkin işlemi gerçekleşmiştir. İntifa hakkından yararlanılamayan gün sayısı  bilirkişi incelemesi ile 2275 gün olup, karşılığı  kullanılmayan süreye isabet eden bedel hükmedilmesi doğrudur.Ancak; intifa bedelinin kullanılmayan dönemine ilişkin kısmının sözleşmeyi yapan önceki malikler ile birlikte borcu üstlenen yeni malikler ve ... Ltd. Şti. den tahsiline karar vermek gerekirken önceki malikler ve onların mirasçıları yönünden reddine karar verilmesi isabetli değildir. İntifa terkini için gereken giderler yönünden ise; Tapu ve Kadastro Harçları, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun dördüncü kısmında düzenlenmiştir. Kanunun 58 inci maddesine göre, tapu harcının mükellefi (4) sayılı tarifede belirtilen kişiler olup, tarifede belirtilmeyen işlemlerde, taraflar aksini kararlaştırmamış iseler aşağıda yazılı kişilerin tapu harcını ödemekle mükellef oldukları hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm uyarınca ; -Mülkiyet ve mülkiyetten gayri ayni hakları iktisap edenler,  -İpotek tesisinde ipoteği tesis edenler,  -Miras sebebiyle çıplak mülkiyetin mirasçı adına tescilinde, çıplak mülkiyet sahibi olanlar, -Rücularda rücu eden taraf, “Bunlar dışındaki işlemlerde lehine işlem yapılmış olanlar tapu harcının mükellefidirler. İntifanın terkininden malikin faydalanacağı açıktır. Somut davada intifa terkin işleminin kanunun, “ bunlar dışındaki işlemlerde lehine işlem yapılmış olanlar\" kategorisine dahil olduğu, bu nedenle lehine işlem yapılan taşınmaz maliki tarafından ödenmesi gerektiği, davacı tarafça ödenen  39.451,86 TL tapu terkin harcının ise terkin anındaki tapu maliklerinden tahsiline karar vermek gerekirken reddine yönelik verilen karar da isabetli olmamıştır. Davalılar ... ..., Ali ... ..., Murat ... ve Osman ..., istinaf sebepleri ilk derece mahkemesince karşılanmış olup dosyaya sunulan taahhütnameler tahtında bu davalıların sorumluluğu bulunduğu, istinaf aşamasında ödeme yaptıklarına dair dekont sunulmuş ise de dekont açıklamasında \"... ... dosya bedeli\" açıklaması bulunduğu uyuşmazlık konusu alacaklara ilişkin bir açıklama bulunmadığı, bu haliyle bu dekontun uyuşmazlık konusu borcu sona erdiren belge olarak kabulü mümkün olmadığı anlaşılmakla davalının istinaf istemi yerinde değildir.  HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece verilen karar isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalılar ... ..., Ali ... ..., Murat ... Ve Osman ... vekilinin istinaf başvurularının reddine,  yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM\t:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>1-Davalılar ... ..., Ali ... ..., Murat ... Ve Osman ...   vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2- Davacı  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Asıl ve birleşen davanın KISMEN KABULÜNE;4-Davalı Mustafa ... yönünden dava tarihinden önce vefat etmiş olup taraf ehliyeti bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE,5-Diğer davalılar yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜNE,6-39.451,86 TL terkin harcının dava tarihi olan 29/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ve KDV'si birlikte davalı tapu malikleri  Murat ..., Osman ... ve Ali ... ...'ndan alınarak davacıya ödenmesine7-9.603,26 TL kullanılmayan süreye ilişkin iade bedelinin 08/02/2002 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ve KDV'si birlikte asıl ve birleşen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.164,50-TL peşin harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,9-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.164,50 TL harcın, alınması gerekli olan 3.350,95 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.186,45 TL istinaf karar harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,10-Davacı tarafından yargılama esnasında yapılan 17,15-TL başvuru harcı, 2.600,00-TL bilirkişi ücreti, 481,23-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.098,38-TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre 1.938,27 ‬TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,11-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 -TL  vekalet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,12-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 29.360,84 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine,13-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının davacı tarafa; davalının yatırdığı avanstan artan kısmın kendisine iadesine,14-Kanun yolu yargılaması yönünden harç ve yargılama masrafları;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine,c-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 984,00 TL, posta gideri 109,00 TL olmak üzere toplam 1.093,00 TL yargılama masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,15-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  15/10/2025<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0195140ccfd92e13","SID":"a1a301a94d40379a"}}