{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1459 <br>KARAR NO\t: 2025/1399<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/05/2024<br>NUMARASI\t: 2022/492 Esas -  2024/323 Karar<br>DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/10/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  taraflar arasında bayilik sözleşmesi bulunduğunu, dava dışı ...'ın maliki bulunduğu Bursa Gemlik ilçesi Engürük köyünde bulunan ... pafta 1947 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde 28.12.2007 tarihinden geçerli olmak üzere 15 yıl süre ile müvekkili lehine intifa hakkı tesis edildiğini, bayilik sözleşmesinin 07.12.2012 tarihine kadar geçerli olduğunu, sözleşmenin 14.Maddesinde fesih koşullarının düzenlendiğini, davalı bayi tarafından keşide edilen Beyoğlu 7 noterliğinin 26.07.2011 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile bayilik anlaşmasının feshedildiğini, müvekkili tarafından da cevabi ihtarname gönderilerek taşınmazın tahliyesi ve müvekkiline tesliminin istenildiğini, davalının taşınmazı teslim etmemesi üzerine hakkında Gemlik Asliye Hukuku Mahkememsinin 2011/755 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını yargılama sonucunda davalının elatmasının önlenmesine, ve istasyonun tüm eklentileri ile birlikte müvekkiline teslimine karar verildiğini, 26.07.2011 fesih tarinden itibaren davalının ecrimsi ödemesi gerektiğinden tedbiren müvekkiline taşınmazın teslim edildiği 13.01.2011 tarihine kadar (171gün) ve aynı Mahkemenin hüküm oluşturduğu 26.09.2012 tarihinden dava tarihine kadar (78 gün) haksız işgalde bulunan davalı bayinin toplam 249 gün karşılığında ve sözleşmenin 14.maddesi uyarınca 249.000,00 USD tutarında ceza koşulu ödemesi gerektiğini, bayilik sözleşmesinin 18.maddesi gereğince, davalı bayinin 3.kişi şirketlerden yakıt aldığı belirlendiğinden, sözleşmeye aykırı davrandığını, ve bu nedenle de 100.000,00 USD ceza koşulu ödemesi gerektiğini, bağıtlanan taahhütnamedeki tonaj taahhüdünü ihlal eden davalının müvekkilinin kar kaybına yol açtığını, eksik alınan her metre küp için 65.00 USD kar kaybı tazminatı ödemesi gerektiğini belirterek, HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası ikame etmiş ve şimdilik fuzuli işgal nedeniyle 249,000.,00 USD nin, sözleşmeye aykırılık nedeniyle 100,000,00 USD nin, kar kaybı açısından 1.000,00 USD nin TL karşılığının 26.07.2011 fesih tarihinden itibaren yürütülecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; taraflar arasında 07.12.2007 tarihinde bayilik sözleşmesi bağıtlandığını, 28.12.2007 tarihinden itibaren 15 yıl süre ile iNTİFA hakkı tesis edildiğini, davacı taleplerinin BK. 147.maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, rekabet kurulu kararıyla anılan sözleşmelerin süresinin 5 yıl ile sınırlandırıldığını, davacının kötü niyetli olup, müvekkiline taşıtmatik kesintisi uyguladığını, zaman zaman yakıt vermediğini, istasyon inşaatı ile ilgili giderlerin taşınmaz maliki tarafından karşılanmak zorunda kalındığını, ve sözleşme ilişkisinin sürdürmeme iradesi gösterdiğini bu nedenle müvekkilinin bayilik sözleşmesini 26.07.2011 tarihinde haklı nedenle feshettiğini, buna bağlı tüm sözleşmelerinde feshedildiğini, sözleşmenin 14.maddesindeki koşulların bu nedenle oluşmadığını, Gemlik asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/755 Esas sayılı dosyasından verilen kararın henüz kesinleşmediğini, müvekkilinin fuzili şagil olarak kabul edilemeyeceğini, 13.01.2012 tarihinde istasyon davacıya verilmesine rağmen işletmediğini, Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile istasyonun 26.09.2012 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, 28.12.2012 tarihinde de intifa süresinin sona erdiğini, bu nedenle ecrimisil istenemeyeceğini, bayilik sözleşmesinin 18.maddesinin koşullarının oluşmadığını, sözleşmenin BP tarafından fesholunması halinde ceza koşulu istenebileceğini, somut olayda sözleşme müvekkili tarafından feshedildiğinden ceza koşulu istenilmeyeceğini, istemin fahiş olduğunu, taahhütname bulunmadığından buna dayalı kar kaybı isteminin yerinde olmadığını belirterek davanın haksızlığını savunmuş ve reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" , ... Davalı tarafça  Sözleşmenin  Erken feshedilmesi  nedeni ile kıstelyevm yapılan  hesaplama  neticesinde  Sözleşmenin 4. Dönemine denk gelen  kalan süresi için taahhütnamede kararlaştırılan eksik ürün alımından kaynaklı cezai şart tutarının 1.284,93 m3 x 65 USD = 83.520,55 USD olacağı (83.520,55 USD x 1,7884 TL= 149.368,15 TL) bu kapsamda Taahhütnamede kararlaştırılan eksik ürün alımından kaynaklı cezai şart alacağına yönelik davacının (83.520,55 USD + 227.500.- USD=) 311.020,55 USD (Dava tarihindeki kur karşılığı 556.229,15 TL ) Cezai şart Alacağı ve  28.572,94 TL tutarında Ecrimisil alacağı olmak üzere  toplam 556.229,15 TL + 28.572,94 TL=) 584.802,09 TL alacağı  olduğu bilirkişi raporu ile anlaşılmış olmakla beraber  davacı tarafça cezai şart alacağı 1000 USD karşılığı TL  talep edilmiş olup talepte bağlılık gereğince davacının talep ettiği ecrimisil tazminatının 28.572,94 TL ve  Kar kaybı açısından taleple bağlı kalınarak  1.000, -USD karşılığı TL'nin (1.000.- USD x 1,7884 TL=) 1.788,40 TL olmak üzere  Davacının talep edebileceği  toplam (28.572,94 TL + 1.788,40 TL=) 30.361,34 TL alacağının bulunduğu  anlaşılmış, sözleşme tarihine en yakın 2007 Mali verileri uyarınca davalı Şirketin sözleşme tarihindeki Öz kaynakları 607.987,83 TL olup hükmolunan cezai şart alacağının davalının ekonomik Mahvına sebep vermeyecek tutarda olacağı anlaşılmakla  indirime gidilmeksizin davanın kısmen kabulüne,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  yerel mahkemece alacağın Türk Lirası olarak tahsiline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirket tarafından geç teslim bedeli ile kar kaybı alacağının yabancı para (USD) olarak ödenmesinin talep edildiğini, yerel mahkeme kararında geç teslim bedelinin ecrimisil tazminatı olarak nitelendirilmesinin ve 02.04.2024 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak davacı lehine 28.572,94 TL ecrimisil alacağına hükmedilmesinin anlaşma kapsamına aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararında cezai şart taleplerinin hangi gerekçe ile reddedildiğinin belirtilmediğini, kararın bu haliyle Anayasa'nın 141. maddesi \"bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.\" hükmü ile HMK'nın 297. maddesine açıkça aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :Dava; sözleşmenin haksız ve süresinden önce feshi nedeniyle taşınmazın fesih tarihinden davacıya teslim edildiği süreye ilişkin  249.000 USD ecri misilin TCM satış kuru üzerinde Türk lirası karşılığının,  davalının sözleşmeyi ihlal eden davranışı nedeniyle 18. Madde hükmünce 100.000 USD cezai şartın   TCM satış kuru üzerinde Türk lirası karşılığının, ek protokol ile kararlaştırılan alım taahhüdünün yerine gelmemiş olması nedeniyle metreküp için 65 USD  kar kaybı nedeniyle HMK 107 maddesi  gereği 1.000 USD alacağın  TCM satış kuru üzerinde Türk lirası karşılığının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 19/12/2017 tarih ve 2014/792 Esas 2017/923 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın istinafı üzerine dairemizin  2021/2042 Esas 2022/714 Karar sayılı ilamıyla ; \".... Eldeki davada, sözleşmenin davalı tarafça haklı bir neden olmaksızın feshedildiği halde, üzerinde akaryakıt istasyonu bulunan taşınmazın geç tahliyesinden kaynaklı olarak sözleşmenin 14. maddesindeki geç tahliye edilen beher gün 1.000 USD olmak üzere toplam 249 gün karşılığı 249.000 USD cezai şart alacağı ile sözleşmesinin 18. maddesinde sözleşmeye aykırılıktan dolayı kararlaştırılan 100.000 USD cezai şart alacağı ve nihayetinde taahhütnamedeki alım taahhüdünü ihlalden doğan ve belirsiz alacak davası olarak açılan cezai şart alacağından şimdilik 1.000 USD alacağının tahsili istendiği halde, ilk derece mahkemesince fuzuli işgale dayalı ecrimisil alacağına ilişkin dava ve talep bulunmadığı gibi bu talep bakımından dosyada ıslaha da rastlanılmadığından ancak dava ve talep konusu hususlarda yargılama yapılıp hüküm verilebileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde ecrimisil alacağına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi yıllık alım taahhüdüne aykırılıktan dolayı taahütname gereğince belirlenecek cezai şart alacağına hükmedilmesi istendiği halde yazılı şekilde belirlenen kar mahrumiyeti alacağına hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Öte yandan, davacının asgari alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili istemi yönünden, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 179/2. maddesi uyarınca ifaya ekli cezai şart talep edilebilmesi için açıkça haktan feragat edilmemiş olması ve ifanın çekincesiz olarak kabul edilmemiş bulunması koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Somut olayda dönemler itibariyle yıllık asgari alım taahhüdüne uyulmamasına rağmen tedarikçi firma tarafından bayiye mal verilmeye devam edilmiş ve cezai şart alacağı yönünden ihtirazi kayıt konulmamıştır. Bu itibarla davacı önceki dönemlere ilişkin cezai şart isteyemez ise de son döneme ait cezai şart isteyebilir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince bu yönler gözetilerek bilirkişiden ek rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir.\" gerekçesi ile kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin “Anlaşmanın Feshi” başlıklı 14. Maddesinde; “BP, bu anlaşmanın herhangi bir hükmünün bayi tarafından ihlali halinde süre sonunu beklemeksizin işbu anlaşmayı feshetmek yetkisine haizdir. Bayi, BP’nin bu hakkını peşinen kabul etmiştir. Anlaşmanın bu madde hükümleri uyarınca feshi halinde bayi zarar ziyan ve tazminat gibi herhangi bir hak ve talepte bulunamaz. Bayi, BP’nin fesih ihbarında tayin edeceği süre içerisinde akaryakıt satış yeri ve müştemilatını tahliye ederek ve normal yıpranma hariç teslim aldığı gibi mükemmel şekilde BP’ye iade ve teslim ile mükelleftir. Bayi, bu vecibesini yerine getirmez satış yerini terk etmeyerek fuzuli nitelik kazanacak işgaline devam ederse BP, bu konudaki diğer dava hakları saklı kalmak kaydıyla bayinin gayrimenkuldeki fuzuli işgaline son verilerek çıkarılması için açılacak dava kesinleşinceye kadar satış yerinin bir yeddi adle tevdiini bayiden ve mahkemelerden talep etmek hakkını haizdir… Bayi, bu madde hükmüne aykırı hareket eder ve satış yerini terk ve tahliye etmezse fesih tarihinden itibaren geç tahliye ettiği her gün için BP’ye merkez bankası döviz satış kuru üzerinden 1.000 USD karşılığı Türk Lirası ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir...” Sözleşmenin “Cezai Şart” başlıklı 18. Maddesinde; “Bayi, bu anlaşmanın herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal ettiği takdirde, BP’nin işbu anlaşmayı feshe hakkı bulunduğunu ve böyle bir ahvalde cezai şart olarak ödeme gününde uygulanmakta olan merkez bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak 100.000 USD (yüzbinAmerikanDoları) karşılığı tutarında Türk Lirasını BP’ye ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. BP’nin diğer zarar, ziyan ve tazminat hakları ayrıca saklı tutulmuştur.” Taraflar arasındaki “Taahhütname” başlıklı sözleşmede, “…bayilik anlaşması ve eki niteliğindeki diğer anlaşmalara müsteniden fiilen akaryakıt satış faaliyetine geçtiğimiz tarih başlangıç alınmak üzere anılan anlaşmaların yürürlüğü süresince geçerli olacak şekilde birinci yıldan başlamak kaydıyla yıllık asgari 3.500 m3 beyaz malı (kurşunsuz benzin +normal benzin+süper benzin+motorin)i münhasıran BP’den veya BP’nin göstereceği ikmal nokta veya kaynaklarından mübayaa edeceğimizi kabul ve taahhüt ederiz. İşbu taahhütname ile mübayaa BP’ye eksik kalan yıllık alım miktarı üzerinden akaryakıt için 65 USD/m3 tutarınında… kar mahrumiyetini ödemeyi” şeklinde düzenleme bulunduğu görülmüştür.Davacı tarafça dava dilekçesinde talep sonucu kısmında alacağın TL karşılığının talep edilmiş olduğunu, ilk derece mahkemesince 2014/792 esas 2012/923 karar sayılı ilamda da 28.572,94 TL ecrimisil ve 50.590,00 TL kar kaybına ilişkin hükümlerin TL cinsinden kurulduğu, davacı tarafça bu kararın istinafında hükümlerin TL kurulmasına yönelik bir istinafının bulunmadığı, bu durumun davalı taraf yönünden kazanılmış hak oluşturduğu anlaşılmakla, bu yöne ilişen istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile  uyuşmazlık konusu taşınmazın emsallerine göre rayiç bedeli belirlenmiş olup ecrimisil yönünden piyasa fiyatına göre belirlenen rayiç bedelinin baz alınarak hüküm kurulmasında da bir isabetsizlik yoktur. Kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılmış, bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkemece alınan rapor denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterlidir. Mahkemece de rapor esas alınarak davacının eksik alımdan kaynaklı cezai şart alacağının talep bağlı kalınarak 1.000 USD karşılığı 1.788,40 TL ve fuzuli işgalden kaynaklı ecri misil alacağı olarak 28.572,94 TL olmak üzere toplam 30.361,34 TL yönünden davanın kabulüne fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  15/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cfbcf83e77caa058","SID":"039745cb2e4918f8"}}