{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/342 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1311<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17.10.2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/262 E. - 2024/717 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 02.10.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02.10.2025<br><br>\tİzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.10.2024 tarih 2023/262 E. - 2024/717 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... A.Ş.vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye  .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza neticesinde davacının aracının zarar gördüğünü, kusurun sigortalı karşı araç sürücüsünde bulunduğunu, davalının oluşan zararı karşılama yükümlülüğü bulunduğunu, belirterek; 5.167,240 EUR maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüde düştüğü 10/04/2019 tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek  değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, yeni genel şartların uygulanması gerektiğini, dava dilekçesi ekindeki delillerin davalıya tebliğ edilmediğini, kazaya karıştığı iddia edilen sigortalı aracın ZMMS poliçesinin 09.50'de bittiğini, kazanın saat 10.55'de meydana geldiğini, yeni poliçenin 13.59'da  düzenlediğini, aracın kaza saatini kapsayan  poliçesinin bulunmadığını, hasar ve kusur tespiti yapılması gerektiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tKALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kaza tarihi olan 11.07.2018 tarihinde saat 10.55’te, davalı ZMMS poliçesini düzenleyen şirket sigortalısına ait aracı kullanan ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile  davacıya ait arın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda davalı sigortalı araç sürücüsünün % 100  oranında asli  kusurlu  davacının ise kusursuz olduğu, davacı yana ait araçta  yedek parça, boya ve işçilik olmak üzere 5.167,24 Euro tutarında zarar oluştuğu, kazanın ZMMS poliçesinin geçerli olduğu süre içerisinde gerçekleştiği, belirtilerek; davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : İDM tarafından davalı poliçesinin vadesi içinde gerçekleşmiş bir kazanın olması gerektiği, davalı trafik sigortacısının sorumluluğunun, ancak poliçe priminin ödendiği andan itibaren başlayacağı hususları gözetilerek, kazaya ilişkin tüm belgeler incelenip, davalının savunmasında belirttiği devam eden döneme ilişkin poliçede dahil olmak üzere sigortalı araca ait poliçeler, davalı sigortacı ile poliçe tanzim eden acenteye ait kayıtlar ve sigortalının ödeme belgeleri eksiksiz getirtilerek, ( gerekiyorsa dosyanın sigorta alanında uzman bir bilirkişi görüşüne başvurularak ) her iki poliçe yönünden priminin tahsil edildiği saatin ve poliçelerin davalı sigortacının sistemine girdiği saatin saptanmasını mütekip oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi, kabule göre de; davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olup, gerek KTK'da gerek Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında yabancı plakalı araçlar için poliçe limitinin temerrüt tarihindeki yabancı para birimine göre belirleneceğine dair açık hüküm bulunmaması karşısında İDM tarafından hüküm fıkrasında poliçe limitine ilişkin bir sınırlamaya yer verilmemeksizin karar verilidiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>\tBİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili, davalıların araç maliki, sürücü ve  İMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı kaza neticesinde davacının aracının zarar gördüğünü, kusurun sigortalı karşı araç sürücüsünde bulunduğunu, davalı işletenler ile dava İMM sigortacısının ZMSS poliçe limitini aşan kısım bakımından oluşan zararı karşılama yükümlülüğü bulunduğunu, belirterek, tahsilde tekerrür olmamak üzere 5.167,24 Euro maddi tazminatın fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL olarak davalı gerçek kişilerden kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi bakımından ZMSS poliçe limitini aşan kısım bakımından İMMS poliçe teminatı ile sınırlı olarak temerrüt tarihi olan 10/04/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tKALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre;  asıl ve birleşen davaya konu 11/07/2018 tarihinde saat 10.55 de gerçekleşen rizikonun, her üç poliçenin yürürlük tarihi içerisinde gerçekleştiğinde şüphe yoktur. Davalı sigorta şirketinin asıl ve birleşen dava, diğer gerçek kişi davalıların (işleten ve sürücü) ise birleşen davaya konu zarardan (5.167,24Euro), sorumlu oldukları anlaşıldığından, her iki dava bakımından tahsilde tekerrür olmamak üzere poliçe limitleri içinde kalmak koşuluyla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, asıl ve birleşen dava yönünden yargılama giderleri davalılara yükletilmiş, asıl ve birleşen davaya konu talepler dava açılış tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden TL na çevrilerek alınması gereken harç miktarları ve davacı yararına hükmedilen vekalet ücretleri bu miktarlar esas alınarak hesaplandığı belirtilerek; davanın kabulününe karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı  ... A.Ş. ve katılma yolu ile davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... A.Ş. vekili, davalı şirket nezdinde dava konusu kaza saatini kapsayan poliçe bulunmadığını, bu durum bilirkişi raporunda da sabit olduğunu, hal böyle iken davacının talep etmiş olduğu tutarlardan davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, yargılama sırasındaki itirazlar değerlendirmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz yürütülemeyeceğini, avans faize hükmedilemeyeceğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verildikten sonra davacı aleyhine zorunlu arabuluculuk ücretlerinin hükmedilmesi hatalı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesiyle “Kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak öngörüldüğünü, asıl ve birleşen arabuluculuya başvurulduğunu, zorunlu arabuluculuk kapsamında dava şartı olduğundan, yerel mahkemece asıl ve birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar verildikten sonra arabuluculuk ücretinin davalılara yüklenmesi gerekirken davacıya yüklenmesine karar verilmesi hatalı olduğunu, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan zararın işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS ile İMMS poliçeleri kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, karar verilmiştir.<br>\t1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; kaldırma kararında belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde ilk derece mahkemesince yapılan incelemede, dava konusu poliçelerde poliçe bitim tarihinin 11.07.2018 saat 12.00 olduğunun kararlaştırlmış olması nedeniyle rizikonun poliçe kapsamında kaldığının anlaşılmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı  yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına, trafik kazasından kaynaklı hasar tazminatı bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmasına, söz konusu tazminattan olay tarihi itibariyle aracın ZMMS limitine kadar olan miktarından zorunlu mali mesuliyet sigortacısının aşan kısımdan ise temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde ihitiyari mali mesuliyet sigortacısının sıralı ve sınırlı olarak sorumluluğunun söz konusu olmasına ( Yargıtay 17. HD'nin  08.12.2020 tarih ve 2019/1797 E. - 2020/8207 K.,08.12.2020 tarih  ve 2019/1797 E. -  2020/8207 K. ), zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, davalı sigorta şirketi yönünden limiti aşmayacak şekilde dava değerini oluşturan hasar bedeli yönünden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davalının sorumluluğu cihetine gidilmesine, tazminata talep ile bağlı olmak üzere yabancı para alacağına davalının sıfatına göre belirlenenen temerrüt tarihinden 3095 sayılı Kanun gereğince faiz yürütülmesine, dava açılmadan önce 2918 satılı KTK'nun 97. Maddesi kapsamında başvuru yapılmış olması halinde artık dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağından davacı tarafından yersiz yere başvurulan arabuluculuk ücretininden davalıların sorumlu tutulmasının mümkün olmamasına (Yargıtay 4. HD'nin 20.01.2022 tarih ve 2021/23273 E. 2022/901 K.), tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı ve davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden asıl ve birleşen dava yönünden istinaf karar harcı olan (615,40x2)1.230,80 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 615,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı ... A.Ş.yönünden asıl ve birleşen dava yönünden istinaf karar harcı olan 9.898,39 TL'den peşin alınan 2.400,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.498,39 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,\t<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5a038d4f9789b04c","SID":"991b7c290968cfae"}}