{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: BURSA .... MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t:....<br>D.İŞ KARAR TARİHİ\t: 12/07/2024<br><br>TALEP EDEN\t: ... \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ... ....<br>\t....<br>KARŞI TARAF\t: 1-) ... (...)<br>v<br>\t\t2-) ... (...)<br>\t  ...<br>\t  3-) ...<br>....<br>DAVA\t\t: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ\t: 14/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/01/2025<br><br>Talep eden vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Talep eden vekili dilekçesinde, müvekkilinin, borçlu firmadan toplam 130  ton demir alınması konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin, borçluya öncelikle 78 ton demir bedeli olan 100.000,00-TL (Yüz Bin Türk Lirası) ön avans ödemesini  peşin olarak borçluya ödediğini,  bu ödemeye ilişkin olarak da borçlu şirket yetkilisi kendi el yazısı ile bu bedeli aldığını yazdığını, müvekkilinin geri kalan 52 ton demir bedeli olan 65.000,00-TL (Altmış Beş Bin Türk Lirası) ön avans bedelini de şirket hesabına gönderdiğini, müvekkilini, borçlu ile anlaştıkları 130 ton demir bedelinin tamamını ödemesine karşılık borçludan hiç demir alamadığını, müvekkili ile davalı arasında yapılan 18.06.2016 tarihli  sözleşmede açıkça ''16.02.2015 tarihinde ...'e elden ödenen 100.000TL 78 ton inşaat demir bedeli için ön avans ödemesi ayrıca 17.02.2015 tarihinde ...'in şirketin hesabına 65.000,00TL 52 Ton inşaat demir için yapılan ön avans ödemesidir.'' diyerek açıkça müvekkilin yapmış ödemelerin ön avans ödemesi olduğu ve buna ilişkin olarak demirleri almadığının sabit olduğunu, ayrıca müvekkili tarafından yapılan ön avans ödemelerine ilişkin olarak sözleşmede açıkça belirtildiği üzere '' Toplam ...'in elden nakit ve banka hesabına  gönderilen 130 ton inşaat demir ön avans bedellerinden kefil ve sorumlu olacağını ...'in oğlu  ... kabul ve beyan etmiştir.''   diyerek  ...'in kefil ve sorumlu olduğunu, müvekkilinin alması gereken demiri alamadığı gibi piyasanın çok hareketlenmesi sebebiyle şuan demirin birim fiyatı  24.000,00TL (Yirmi Dört Bin Türk Lirası)  olmuş olup müvekkilin mevcut zararı 130 ton demir için toplam 3.120.000,00TL  (Üç Milyon Yüz Yirmi Bin Türk Lirası) olduğunu, borçlu şirket yetkilisinin üzerine kayıtlı tüm taşınmazları muvazaalı olarak başka kişilere devrettiğini, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, \"ihtiyati haczi istenen 100.000,00 TL ve 65.000,00 TL'ye ilişkin esas hakkında dava bulunduğu ve yargılamasının mahkemenin ..../.... esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği, esas hakkındaki dava açıldıktan sonra ihtiyati haciz talebinin bu davayı gören mahkemeden talep edilmesi gerektiği, yine teslim edilmeyen 130 ton mal için demirin birim fiyatının yükselmesi nedeniyle sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı olarak zararın doğduğunu, toplam demirin şuan itibariyle 3.120.000,00 TL olduğunu belirterek ihtiyati haciz talebinde bulunmuşsa da ödenen 165.000,00 TL dışında sözleşmeye aykırılıktan dolayı zararın yargılamayı gerektirdiğinin anlaşıldığı, talepte bulunulan borçlular ... , .... .... Çelik ... Ltd Şti hakkındaki 165.000,00 TL'lik alacaklı ilgili olarak esas hakkında davasının bulunduğu, bu tutara ilişkin istemin esas hakkındaki dava dosyasından istenebileceği, 165.000,00 TL'lik dışında kalan kısmın ise yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla bu borçlular yönünden talebin usul ve esastan reddine karar verildiği, borçlu ... yönünden ilgili dava dosyasında açılmış bir dava bulunmadığı, 16/02/2015 tarihli sözleşmenin eki olarak belirlenen 18/10/2016 tarihli sözleşmede bu borçlunun kefalete yönelik beyanının bulunduğu, bu kefalete yönelik sorumluluğun ve 165.000,00 TL ödeme dışındaki talep edilen tutarın her ikisinin de bu borçlu bakımından yargılamayı gerektirdiği\" gerekçesiyle bu borçlu yönünden talebin reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Talep eden vekili istinaf dilekçesi ile; sözleşmede açıkça ''16.02.2015 tarihinde ...'e elden ödenen 100.000TL 78 ton inşaat demir bedeli için ön avans ödemesi ayrıca 17.02.2015 tarihinde ...'in şirketin hesabına 65.000,00TL 52 Ton inşaat demir için yapılan ön avans ödemesidir.'' diyerek müvekkilinin yapmış ödemelerin ön avans ödemesi olduğu ve buna ilişkin olarak demirleri almadığının sabit olduğunu, esas hakkında davanın devam ediyor olmasının o dosyada ihtiyati haciz alındığı anlamına gelmediğini, ayrıca açılan itirazi iptali davasında ihtiyati haciz istenilmesi gibi bir durumun  hukuken söz konusu olmadığını, davalı tarafın müvekkili şirkete olan borcunu yerine getirmemesi üzerine Bursa ....Müdürlüğü’nün ..../.... E. dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine  Bursa...... Mahkemesi ..../.... E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, bu dosyada  borçlular için ihtiyati haciz talep edilmediğini, müvekkili tarafından yapılan ön avans ödemelerine ilişkin olarak 18.06.2016 tarihli sözleşmede açıkça Toplam ...'in elden nakit ve banka hesabına  gönderilen 130 ton inşaat demir ön avans bedellerinden kefil ve sorumlu olacağını ...'in oğlu  ... kabul ve beyan etmiştir.''  belirterek  söz konusu borçtan ...'in kefil ve sorumlu olduğunun sabit olduğunu, Bursa ....Mahkemesi'nin ..../.... E. sayılı ve 12.07.2024 tarihli ihtiyati haciz istemi reddi kararının öncelikle tüm borçlular yönünden  kaldırılmasına ve borçluların borca yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır.<br>İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ile 268. maddesinde yer almaktadır.<br>İİK 257. maddesine göre de, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İhtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacak rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında her hangi bir koşul öngörülmemiştir. <br>İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır.<br> İhtiyati haciz, esas hakkında dava açıldıktan sonra ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden istenebilecek olup, talep eden tarafından Bursa ....Mahkemesinin  ..../.... Esas sayılı dosyasında açılan dava ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle derdest olup,  bu mahkemeden ihtiyati haciz talep edilmesi gerekirken, değişik iş dosyası üzerinden ihtiyati haciz talep edilmesi doğru görülmemiş olup, ... ve .... .... .... ve yapı Malz. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler, ilk derece mahkeme gerekçesinde dayanılan deliller ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  ... ve .... .... .... ve yapı Malz. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında asıl davanın bulunduğu,  ... yönünden bu aşamada alacağına varlığı ve miktarının İİK’nın 258. maddesine göre yaklaşık olarak ispat edilemediği, İİK'nin 257. maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-) İhtiyati haciz talep eden vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan  tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,<br>3-)\tİstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-)\tİstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br>5-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-f hükmü uyarınca kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 14/01/2025<br><br>\t\t\t\t<br>....<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye -...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br>e-imza <br>...<br>Katip<br>...<br>e-imza <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d08382d501d6cd8d","SID":"7e1110517c6b9e76"}}