{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/1245 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1384<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/03/2025<br>NUMARASI\t: 2025/191 E. - 2025/295 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tespit<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br>.Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>Tarafların İddia ve Savunmaları:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; menkul mülkiyetinin tespitini talep edilen mal ve hizmetin ...'a ait olduğunu, ...Dayanıklı Tüketim Malları San. ve Tic. Ltd. Şti. ile bir hukuki bağının bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, müvekkili  12.11.2021 tarihinde GİB-Istanbul Vergı Daıresı Baskanlıgı Bahçelıevler Uygulama Grup Müdürlügü'ne başvurduğunu \"Kırazlı Mah. Kurtulus Cad. ... Bagcılar/Istanbul adresinde tekstil işine başlaması nedeniyle başvuruda bulunduğunu, müvekkili böylece ilk iş hayatına tekstil sektöründe \"Kırazlı Mah. Kurtulus Cad. ... Bagcılar/Istanbul\" adresinde başlamış olduğunu, müvekkilinin babası, amcaları, eniştesi aynı sektörde faaliyette bulunmuş olduklarını, aktif olarak bu sektörde devam edenler de bulunduğunu, müvekkilinin annesi ve kız kardeşleri de bu sektörde çalışmış olduklarını, müvekkilinin yanında da çalışmaları olduğunu, müvekkilinin daha sonrasında \"Kırazlı Mah. Kurtulus Cad. ...Bagcılar/ISTANBUL\" adresinde faaliyette bulunmaya başladığını, bu bilgiler müvekkilinin Vergi Dairesi dosyasında mevcut olduğunu, tamamının resmi belgelerle sabit olduğunu, ...Dayanıklı Tüketim Malları San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. (Kirazlı Mahallesi Kurtuluş Caddesi ...  Bağcılar/ İstanbul) çalışanlarından ...'in işçilik alacaklarına dair açtığı davanın sonucunda Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasından başlatılan ilamlı takip ile borçlu şirkete icra takibi başlatıldığını, Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasından borçlu ...Dayanıklı Tüketim Malları San. ve Tic. Ltd. Şti. (Kirazlı Mahallesi Kurtuluş Caddesi ...  Bağcılar/İstanbul) ve ... İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. (Kirazlı Mahallesi Kurtuluş Caddesi ...  Bağcılar/ İstanbul) adına Bakırköy 30. İş Mahkemesi 2019/421 Esas, 2022/473 Karar ve 12.10.2022 tarihli kararının ilamlı icra ile takibe konulmasıyla takibin kesinleşmesini müteakip, müvekkilinin işyeri adresi olan ve ekli Vergi Dairesi yoklama tutanaklarından da anlaşılacağını, Kirazlı Mahallesi Kurtuluş Caddesi ... Bağcılar/ İstanbul adresinde haciz işlemi yapılarak müvekkilinin tekstil makineleri ve demirbaş eşyaları haczedilmiş olduğunu, müvekkilinin  işe başlama olarak 12.11.2021 tarihinde GİB-Istanbul Vergı Daıresı Baskanlıgı Bahçelıevler Uygulama Grup Müdürlügü'ne başvurarak \"Kırazlı Mah. Kurtulus Cad. ... Bagcılar/Istanbul\" adresinde tekstil işine başlaması nedeniyle başvuruda bulunmuş olduğunu, bu adres haciz yapılan taşınmazın 4. Katı olduğunu, haczin yapıldığı taşınmaz; Bodrum Kat, Zemin Kat, .. olmak üzere 6 bağımsız bölümden oluştuğunu, müvekkilinin 12.11.2021 tarihinde faaliyetine başladığı \"Kırazlı Mah. Kurtulus Cad. ... Bagcılar/Istanbul\" adresinden 07.11.2022 tarihli beyanı ile \"Kırazlı Mah. Kurtulus Cad. ...Bagcılar/Istanbul\"(zemin-giriş katı) adresine yani haczin yapıldığı zemin kata taşınarak, faaliyetine o tarihten itibaren bu adreste devam ettiğini, müvekkilinin gerek 12.11.2021 tarihinde faaliyetine başladığı \"Kırazlı Mah. Kurtulus Cad. ... Bagcılar/Istanbul\" adresinde yaptığı işler ve  \"Kırazlı Mah. Kurtulus Cad. ...Bagcılar/İstanbul\" adresinde faaliyetiyle ilgili kestiğini,  aldığı demirbaşlarla ilgili resmi faturaları  ile bu durum açıkça ortaya çıkacağını,  ...Dayanıklı Tüketim Malları San. ve Tic. Ltd. Şti. müvekkilinin faaliyette bulunduğu binanın 3. Katında bir dönem faaliyette bulunduğunu ve bodrum katında da ... İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin faaliyette olduğu  resmi belge hükmünde olan  Ticaret Sicil Gazetesi çıktılarından görüldüğünü,  yapılan hacizle ilgili olarak açtıkları istihkak davası Bakırköy 12. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/228 E. Sayılı dosyasından görülmüş ve miktar olarak kesin olmak üzere davanın reddine karar verilmiş olduğunu, bu davada gerekçeli karar 18.02.2025 tarihinde açıklanmış olduğunu ve kararın gerekçesinde adeta \"Babasının Oğlu\" olduğundan dolayı davanın reddine karar verildiği gerekçesine dayanılmış olduğunu, borçlu şirket açıklandığı üzere haczin yapıldığı binanın 3. Katında 2019 yılına kadar faaliyette bulunmuş olduğunu, hiçbir zaman zemin katta faaliyeti olmadığını, bu durum karşısında, kararın kesin olması ile yargı yolu denetimine açık olmaması nedeniyle bu davanın açıldığını,  haciz uygulanması durumunda da muhafaza işlemi yapılmamasına dair  tedbir kararı verilmesini,  alınan  davalarının kabulü ile yapılacak yargılama ile yapılan müvekkilinin işyerinin ve işyerindeki makine-ekipmanların müvekkiline ait olduğunun belirlenmesini,müvekkilinin iş ve faaliyetlerinin kendi nam ve hesabına olduğu ve dava sonuna kadar bu makine-ekipmanlar hakkında haciz uygulanmamasını, haciz uygulanması durumunda da muhafaza işlemi yapılmamasına dair  tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:<br> \"Açılan davada görev yönünden dava şartı  yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkemememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin BAKIRKÖY İCRA  HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, \" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; dava konusunun istihkak davası olduğu ve ticari davaya vücut vermediği, bu nedenle davanın İcra Hukuk Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği gerekçesiyle usulden reddedilmiş olduğunu ve bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini talep ettiklerini, taşınır eşyanın mülkiyetinde zilyetliğin mülkiyetin en büyük karinelerinden olduğunu, İcra Mahkemelerinin uyuşmazlıklarının sadece İcra İflas Kanunu ve genel anlamda takip hukuku çerçevesinde değerlendirdiğini ve kararlarının kural olarak maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımadığını ve sadece icra takibinin sonuçlanmasına odaklı olduğunu, bu durumun Yargıtay'ın birçok kararıyla vurgulandığını ve bu nedenle Genel Mahkemede mülkiyetin tespiti davası açılması zaruretinin doğduğunu, müvekkilinin tekstil işine başladığını ve faaliyet adreslerinin resmi belgelerle sabit olduğunu, borçlu şirketlere ait icra takibinin kesinleşmesini müteakip müvekkilinin işyeri adresinde haciz işlemi yapılarak tekstil makineleri ve demirbaş eşyalarının haczedilmiş olduğunu, müvekkilinin Vergi Dairesi'ne başvurarak ilk olarak taşınmazın 4. katında başladığı faaliyetine daha sonra haczin yapıldığı zemin-giriş katında devam ettiğini ve bu bilgilerin Vergi Dairesi dosyasında ve resmi belgelerle sabit olduğunu, borçlu şirketlerin Ticaret Sicil Gazetesi çıktılarından da görüleceği üzere hiçbir zaman haczin yapıldığı zemin-giriş katında faaliyette bulunmadığını, borçlu şirketlerden birinin binanın 3. katında, diğerinin ise bodrum katında faaliyette olduğunu ve haciz mahallinin birbirinden bağımsız 6 bağımsız bölümden oluştuğunu, bu haciz nedeniyle açılan istihkak davasının Bakırköy 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nce miktar olarak kesin olmak üzere reddedildiğini, gerekçeli kararda davanın reddine adeta \"babasının oğlu\" olduğundan dolayı karar verildiği gerekçesine dayanıldığını, borçlu şirketin kurucusunun davacının babası olmasının gerekçe gösterilerek soyut iddia ile \"organik bağ olduğu\" kabul edilmesinin ve borçlu şirketin Gelir İdaresi Başkanlığı'nın resmi yazısıyla 27.02.2019 tarihi itibarıyla faaliyetini terk ettiği ve kurucusunun 2018 yılında ortaklıktan ayrıldığı göz önüne alındığında, bundan 2 yıl 9 ay sonra faaliyete başlayan Müvekkilin bu şirketle ilişkilendirilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, borçlu şirketin haczin yapıldığı binanın 3. katında 2019 yılına kadar faaliyette bulunduğunu ve hiçbir zaman zemin katta faaliyeti olmadığını, istihkak davası dosyasında yapılan incelemede Müvekkilin hacze konu makineleri satın aldığına dair faturasının, faturanın ticari deftere usulüne uygun işlendiğinin ve ödeme kayıtlarının bulunduğunun tespit edildiğini, ayrıca Makine Mühendisi bilirkişi tarafından faturadaki makineler ile yerinde tespit edilen makinelerin uyumlu olduğunun raporla belirlenmiş olduğunu, buna rağmen İcra Hukuk Mahkemesi'nin davanın reddine karar vermesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı borçlu şirketin faaliyette olmaması ve muhatabının olmaması karşısında davanın tespit davası olması nedeniyle arabuluculuğa gidilmemiş olduğunu ve bu durumun Arabuluculuk Dairesi ile görüşüldüğünü, Müvekkilin GİB, SGK, Vergi Levhası, Fatura örnekleri ile mülkiyetinin olduğu ve ticaretinin müstakil, kendi adına yaptığına dair belgelerin sunulduğunu, harca esas dava değerinin de belirlenmiş olduğunu, haciz sırasında dosyaya alınan hiçbir evrakın borçlular adına olmadığını ve alacaklının haciz mahallinde borçlu şirketlere ait olupta istihkak iddiasında bulunabileceği hiçbir evrak, doküman ve emareye rastlanılmadığını, bu nedenle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava hacizli malların mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin 12.11.2021’de kendi adına tekstil faaliyetine başladığını, ...Dayanıklı Tüketim Malları San. ve Tic. Ltd. Şti. ile hiçbir hukuki bağının bulunmadığını, ancak bu şirkete ait borç nedeniyle Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasından  başlatılan ilamlı takip kapsamında haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını oysa borçlu şirketlerin aynı binanın farklı katlarında geçmişte faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin kendi makine ve ekipmanlarıyla bağımsız olarak çalıştığını, buna rağmen istihkak davasının reddedildiğini belirterek, müvekkiline ait malların tespitini, ...ile bağının olmadığının belirlenmesini ve dava süresince haciz-muhafaza işlemi yapılmamasını talep etmiştir.Bakırköy 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/228 Esas 2025/52 Karar. Sayılı 21.01.2025 tarihli kararında davacının istihkak iddiasının kesin olarak reddine karar verilmiş olduğu görülmektedir. Mahkemece davaya bakmanın icra hıukuk mahkemesine ait olduğu belirtilerek  görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hacizli mal üzerinde İstihkak iddiası İİK 97. Maddesinde düzenlenmiş olup, bu davaya bakma görevi İcra hukuk mahkemesine ait olmakla birlikte takip hukuku prosedürü içinde davacının icra mahkemesi nezdinde istihkak iddiasında bulunduğu bu davanın reddedilmesi sonrasında takip hukuku içindeki  bu sürecin tamamlandığı,  davacının aynı iddiayı  eldeki dava ile  genel mahkeme önüne getirdiği ve  hacizli malların mülkiyetinin tespitini talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle İcra Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi isabetli görülmemiştir. Ancak her ne kadar davacı vekili , istinaf dilekçesinde icra mahkemesi kararlarının kesin hüküm teşkil etmediğini, aynı iddianın genel mahkemelerde açılacak dava ile ileri sürülebileceğini ileri sürmüş ise de;  İİK 97. Maddesindeki düzenlemeye göre , 3. Kişi tarafından açılan istihkak davasına umumi hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır. Bu iddianın HMK'da düzenlenen ispat kuralları çerçevesinde  her türlü delil ile ispatı mümkündür. Bu nedenle her ne kadar kural olarak icra mahkemesinin takip hukuku kurallarına göre verdiği kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez ise de, yerleşik yargısal uygulamalarla sabit olduğu üzere  istihkak iddiaları sonunda verilen kararlar tarafları yönünden maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder.Ayrıca Uyap kayıtlarından görüldüğü üzere davacı tarafın  eldeki davada 14.03.2025 tarihinde verilen görevsizlik kararından üç gün sonra aynı davayı  bu kez 17.03.2025 tarihinde  Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi,  2025/260 Esas- 2025/269Karar sayılı dosyası ile açtığı,  bu mahkemenin 20.03.2025 tarihli kararı ile davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verildiği ve istinaf aşamasında olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, haciz işlemi yapılan ticari işletmenin ve işyerindeki makine-ekipmanların müvekkiline ait olduğunun tespitini talep etmiştir.Tespit davalarının HMK 106. Madde de; \" (1)Tespit davası yoluyla mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.(2) Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.(3) Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.\" şeklinde düzenlendiği anlaşılmaktadır.6100 sayılı HMK'nın 114/1-h bendinde \"Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması\" dava şartı olarak düzenlenmiştir.Davacı tarafça takip alacaklısı ve borçluları aleyhine, Bakırköy 12. İcra Hukuk Mahkemesinde açılan istihkak davasında, 2023/228 Esas 2025/52 Karar. Sayılı 21.01.2025 tarihli kararı ile davacının istihkak iddiasının kesin olarak reddine karar verildiği, davacının bu kez, işbu davada Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasında borçlu ...Dayanıklı Tüketim Malları San. ve Tic. Ltd. Şti.  aleyhine tespit davası açtığı anlaşılıyorsa da; davacının davalı ile arasındaki bir hakkın veya hukuki ilişkinin tespitini değil, maddi bir vakıanın tespitini talep ettiği, HMK 106. Madde de düzenlenen tespit davası şartlarının ve hukuki yararının  bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davanın HMK 106. Madde ve HMK 114/1-h maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, daha önce taraflar arasında istihkak davasının görülerek kesin hükme bağlandığı ve İcra Hukuk Mahkemesinde görülen istihkak davasının takip hukukuna ilişkin olduğu gözetilmeksizin, görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin resen gözetilen sebeplerle kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden; Davanın HMK 106. Madde, HMK 114/1-h , 115/2 maddeleri gereğince hukuki yarar  dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/03/2025 tarih, 2025/191 E., 2025/295 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın HMK 106. Madde ve HMK 114/1-h, 115/2 maddeleri gereğince kesin hüküm  dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 965,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.648,10 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12451e517398db68","SID":"396c9c4849efafd2"}}