{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/808 <br>KARAR NO\t: 2025/1396<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 23/02/2023<br>NUMARASI\t: 2021/153 E. - 2023/30 K.<br>DAVANIN KONUSU:  Marka hakkına tecavüzün ve FSEK kapsamında haksız   rekabetin tespiti , durdurulması, önlenmesi<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1961 yılından bu yana sanayi ve ticaret alanında faaliyet gösteren, güçlü markaları ile hızlı büyüyen ve piyasaya yenilikçi çözümler sunun global bir şirket olduğunu, ... FABRİKALARI A.Ş. çatısı altında birleşen birçok ürünü tüketici ile buluşturduğunu, başta T/00251 numaralı \"...\" ibareli tanınmış markası olmak üzere TPE nezdinde tescilli \"...\" ibareli çok sayıda markası olduğunu, bununla birlikte müvekkili şirketin yeni geliştirdiği \"...\" markasını da TPE nezdinde kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan incelemeler neticesinde https://....online/ alan aldı internet sitesinin alan adında ve site içeriğinde, karşı tarafın davacı adına tescilli  “...”, “...” ve “...” ibareli markaların, logoların ve müvekkili şirkete ait https://www.....com ve https://www.....com internet sitelerinde yer alan reklam ve görsellerin, bu marka logo  ve görsellerinin kullanımına ilişkin haklı veya meşru bir bağlantısı olmamasına rağmen hukuka aykırı ve izinsiz şekilde kullanıldığının tespit edildiğini, ayrıca karşı yanın kendisini \"... Online\" ismi ile tanıttığını ve ticaret unvanı \"....online\" olarak gösterdiğini ve bu şekilde kendisi ile müvekkili şirket arasında bir bağ olduğu izlenimini yarattığını, site içerisinde ve whois kayıtlarında https://....online alan adlı sitenin yetkilisinin ... San. Tic. Ltd. Şti. olduğunu tespit ettiklerini, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/121 D.İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati tedbir kararı verildiğini belirterek,  İstanbul Anadolu 2 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/121 D.İş dosyası kapsamında dava konusu https://www.....online internet sitesine erişimin engellenmesi ve davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin vekil edene ait \"...\", \"...\" ve \" V.Block\" markalarını markaların tescilli oldukları züccaciye ürünleri için internet ortamı da dahil olmak üzere kullanmalarının ve internet sitesi için anahtar kelime olarak kullanmalarının tedbiren yasaklanması yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının yargılama kesin olarak sonuçlanıncaya dek devamına, İstanbul Anadolu 2 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/121 D.İş dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının sonuç kısmında dava konusu internet sitesinin https://www.....online yerine sehven c harfi yerine ç harfi ile yazılması ve bu sebeple dava konusu internet sitesi yerine https://www.pasabahçe.online internet sitesine erişimin engellenmesi sebebiyle ihtiyati tedbir kararından beklenilen faydanın sağlanamamış olması sebebiyle, maddi hatanın düzeltilerek dava konusu https://www.....online internet sitesine erişimin engellenmesi için Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne müzekkere yazılmasına, mevcut ihtiyati tedbir kararının kapsamı genişletilerek İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/121 D.İş dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de tespit edilen davalıya ait https://www.....com/... ve https://www.....com/....online sayfalarına da erişimin engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın yetkilisi ve sorumlusu olduğu tespit edilen https://www.....online internet sitesinde ve https://www.....com/... ve https://www.....com/....online sayfalarında site içerisinde ve alan/hesap adında vekil edenin tescilli markaları ile bu markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer ibarelerin izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullanılması, vekil eden şirkete ait https://www.....com/ ve https://www.....com/ internet sitelerinde yer alan reklam ve ürün görsellerin davalıya ait https://www.....online/ internet sitesinde kullanılması, karşı yan ile vekil eden şirket arasında ticari bir bağ olduğu izlenimi yaratılması ve bu şekilde ürün satışı gerçekleştirilerek haksız kazanç elde edilmesi, vekil edenin ve markaların tanınmışlığından haksız bir şekilde fayda sağlanıyor ve vekil edenin itibarının zedeleniyor olması ve tüketicilerin aldatılması nedeni ile; maddi ve manevi tazminat yönünden talepleri başta olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının tescilli markalarından ve eserden doğan haklarına tecavüzün ve davacı aleyhine yaratılan haksız rekabetin tespitine, men ve ref’ine, 6769 Sayılı SMK’ nın 149. ve TTK’nın 59. maddesi uyarınca, dava sonucunda verilecek hükmün, gideri davalıdan tahsil edilmek üzere, Türkiye çapında baskı sayısı yüksek Posta ve Hürriyet gazetelerinden birinde ilan yolu ile kamuya duyurulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br> CEVAP DİLEKÇESİ: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı  ile yirmi yılı aşkın süredir ticari faaliyette bulunduğunu, marka hakkına tecavüz de dahil olmak üzere hiçbir suretle davacı yanı zarara uğratma saikiyle iş ve işlemlerde bulunulmadığını, ticari hayatın gerektirdiği şekilde ve yasal sınırlar çerçevesinde faaliyetlerinin sürdüğünü, davanın kötü niyetle ikame edildiğini, ticari ilişki içinde bulunduğu müvekkiline hem markayı ve ürünleri kullanmasına açık ve net bir şekilde cevaz verdiğini hem de huzurdaki davayı ikame ederek müvekkilinin ticaretini bir anda olanaksız hale getirdiğini ve ekonomik kayıplar yaşamasına neden olduğunu, davalının markayı kullanmasına bizzat davacı yan tarafından izin verildiğine ilişkin e-posta kayıtları bulunduğunu, satış temsilcisi ... tarafından yeni kataloglar, sipariş listeleri, ürünlere ilişkin hacim ve ağırlık bilgisi gibi bilgileri içerir tablolar, stok raporları, müşteri formları, stok raporları, güncel fiyat listeleri, yeni ürünler ve ürün görselleri gibi pek çok bilginin müvekkiline gönderildiğini,  güncellenen ürün stok bilgisinin dahi davalı ile paylaşıldığını, tarafların ticari ilişki içinde bulunduğunu, davalının faaliyetlerinin marka hakkına tecavüz oluşturmadığını ve davacı yanın ürünlerini satın alarak nihai tüketiciye pazarlayan, satışını gerçekleştiren ticari aktör konumunda olduğunu, mağazalar müdürü olarak görev yapan ...ın pek çok e-postasında açıkça ve hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın \"ekte bilgileri bulunan ürünler stoklarımıza girdi, sipariş geçebilirsiniz.\" üst yazısıyla davalıya ürün fotoğraflarının gönderildiğini, \"yeni ürünlerimiz geldi, siparişlerinizi bekliyoruz\" şeklinde müvekkilinden talepte bulunan davacı yanın işbu davayı ikame etmekte kötü niyetini ortaya koyduğunu, muhasebe müdürü ... ile de e-postaların mevcut olduğunu,6769 sayılı SMK nun 7/3-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılmasının yasaklanmasının ancak işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla mümkün olduğunu, müvekkilinin işaret kullanımına ilişkin hakkının ve meşru bağlantısının olduğu ve kesinlikle kötü niyetli olmadığının açık bir şekilde ortada olduğunu, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eyleminin koşullarının mevcut olmadığını, ayrıca pazar yeri modeliyle e-ticaret faaliyeti gerçekleştiren (T.nızca davacı yanın ürünlerini satmadığını, bayisi olduğu diğer şirketlerin ve dolayısıyla şirketlerin tescilli markalarını taşıyan ürünlerini sattığını, davacı şirketçe müvekkili şirkete daha önce bayilik sözleşmesi kapsamında marka kullanım hakkı tanımakta olduğundan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu dahilinde marka hakkına herhangi bir tecavüz oluşmadığını, mezkur ilişki kapsamında müvekkili şirketin \"faturalandırılmış\" şekilde davacı şirket ile ticari ilişki içerisinde bulunduğu ve bu süreçte davacı şirketin muvafakatı ile uyuşmazlık konusu markayı kullanmış olduğunu, bayilik ilişkisi sürecinde müvekkili şirket tarafından oluşturularak yasal sınırlar çerçevesinde kullanılan internet sitesi, bayilik ilişkisi sona erdikten sonra da kullanılmaya devam ettiğini, ciddi ekonomik kayıplar yaşamamak için elinde kalan ürünleri satmak mecburiyetinde olduklarını, dolayısıyla huzurdaki mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini, tüm bunların yanı sıra davalının , davacı yanın dava dilekçesinde söz ettiği www.....online.com adlı alan adını kullanmadığını, web sitesi incelendiğinde açıkça görüleceği üzere hiçbir ürün veya hizmete erişimin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddinin gerektiğini, beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesi 2021/153 esas, 2023/30 karar sayılı, 23/02/2023 tarihli kararı ile; \"Davanın  KABULÜNE,<br>Davalının https://www.....online alan adlı internet sitesinin alan adında ve https://www.....com/... ve https://www.....com/....online isimli sosyal medya hesaplarının adlarında davacının tescilli ve tanınmış \"...\" markasını kullanmak, bu markayı internet sitesi için anahtar kelime olarak kullanmak ve internet sitesi içeriğinde \"...\" ve \"...\" markalarını kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin TESPİTİNE, <br>Marka haklarına tecavüzün MEN' İNE VE REF' İNE, <br>Davalının davacıya ait https://www.....com ve https://www.....com internet sitelerinde yer alan ürün görsellerini ve tanımlarını internet ortamında aynen kullanmak suretiyle haksız rekabette bulunduğunun TESPİTİNE,<br>Haksız rekabetin MEN' İNE VE REF' İNEDavalının \"...\" ve \"...\" markalarını internet sitesi ve alan adlarında ve içeriğinde, sosyal medya hesap isimlerinde ve içeriklerinde kullanmasının YASAKLANMASINA, <br>Davalının davacıya ait internet sitelerindeki ürün görsellerini ve tanıtımlarını internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarında kullanmasının YASAKLANMASINA, Davalıya ait  https://www.....online alan adlı internet sitesine kalıcı olarak ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE, Karar kesinleştiğinde gideri davalıdan tahsil edilmek üzere hüküm özetinin Türkiye çapında baskı sayısı yüksek Posta veya Hürriyet gazetelerinden birinde 1 kez ilan yolu ile kamuya duyurulmasına,\" karar vermiştir.<br>İSTİNAF:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ve yetkilisi ...'nın 20 yılı aşkın süredir davacı firma ile ticari ilişkisi bulunduğunu, süreçte müvekkili şirketin davacı ile karşılıklı memnuniyet ve anlaşma çerçevesinde ticari ilişkilerinin devam ettirdiğini, müvekkilinin davacının bilgisi ve rızası dahilinde markayı ve ürünlerini kullandığını, bu durumun faturalar ve yazışmalar ile ispatlandığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin mahiyetinin ürünlerin, katalogların, stok raporlarının, müşteri formaların ve ürün görsellerinin davacının rızası ve bilgisi dahilinde müvekkiline gönderdiğini, davacı tarafın uyuşmazlık konusu internet sitelerinin varlığından haberdar olduğunu, başkaca kişilerinde benzer şekilde internet üzerinden satışlar yaptığını ve internet sitesine yüklemek üzere müvekkiline defalarca yeni ürün bilgilerinin gönderildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:<br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini, bilirkişi ek raporu ile de, davalının www.....online alan adı kullanımı ve web sitesi içeriğindeki kullanımları ekran görüntülerinin mevcut olduğunu, İstanbul Anadolu 2 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/121 D.İŞ Sayılı bilirkişi raporu dikkate alınarak incelendiği, yerel mahkeme verilen kararın yasaya uygun olduğunu, davalının aksini iddia eden istinaf taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek,  istinaf taleplerinin reddi ile İstanbul Anadolu 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin usul ve yasaya uygun 2012/153 E. 2023/30 K. sayılı kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Dava; marka hakkına tecavüzün ve FSEK kapsamında haksız rekabetin tespiti ile men ve ref istemlerine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin taraflar arasında 20 yılı aşkın süredir ticari ilişkinin mevcut olduğu, dürüst ticari kullanım bulunduğu gerekçeleri ile istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. Dava tarihi itibari ile yürürlükte olan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleri olarak belirtilmiştir.  Ayrıca SMK'nın 7/2-a maddesinde tescilli bir marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal ve hizmetlerde kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmış olup SMK'nın 7/3-d maddesi uyarınca işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimde kullanılmasının SMK'nın 7/2. maddesi uyarınca yasaklanabileceği düzenlenmiştir.<br>Bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde;  davacının \"...\" markasının T/00251 tescil numarası ile tanınmış marka olarak tescil edildiği, 2020/ 61021 tescil numaralı \"V_BLOCK+şekil\" markasının 21. sınıfta,  2019/12021 tescil numaralı \"... ...+şekil\" markasının 35, 39, 40 ve 42. sınıflarda,  2015/ 97378 numaralı \"...+Şekil1 markasının 01,05,30,31. sınıflarda, 2015/ 66148 numaralı \"... ... PACKAGİNG+şekil\" markasının 35. sınıfta, 2015/ 66147 numaralı \"... ... ...+şekil\"  markasının 35. sınıfta, 2015/ 65588 markanın 01.sınıfta tescilli olduğu, 2015/ 65587 numaralı \"... ...+şekil\" markasının 01. sınıfta, 2015/ 65586 numaralı \"... KİMYASALLAR+şekil\" markasının 01.sınıfta, ... numaralı \"... CHEMİCALS+şekil\" markasının 01. sınıfta, , 2015/65584 numaralı \"... ... ...+şekil\" markasının  01, 12, 19, 20, 21, 35. sınıflarda,  2015/ 65583 numaralı \"... ... ...+şekil\" markasının 01, 12, 19, 20, 21, 35. sınıflarda, 2015/ 65581 numaralı \"... DÜZCAM+şekil\" markasının 01, 12, 19, 20, 21, 35. sınıflarda, 2015/ 65580  numaralı \"... CAM AMBALAJI+şekil\" markasının 21, 35. sınıflarda, 2015/ 65579 numaralı \"... CAM AMBALAJI+Şekil\"  markasının 21, 35.  sınıflarda,  190304 tescil numaralı \"...+Şekil\" markasının 16. sınıfta tescilli oldukları, davalı tarafça davacıdan aldıkları ürünlerin satışını yaptıklarını beyan edilerek bir kısım fatura örneklerinin dosyaya sunulduğu, davacının ise dava dışı ... Züccaciye Hediyelik –...’ya toptancı olarak ürün sattıklarını, davalı şirket ile ilişkilerinin bulunmadığını savunduğu, ticari ilişkinin de 2017 yılında sona erdiğini belirttiği, davalının sunduğu fatura örnekleri incelendiğinde ... Züccaciye adına düzenlendiklerinin görüldüğü, davalıya ait olduğu ve 28/09/2020 tarihinde tahsis edildiği tespit edilen ''https://www.....online'' alan adlı internet sitesinin alan adında ve sosyal medya hesaplarının adlarında davacının cam eşyalar ve mutfak araç ve gereçleri ürünlerinde tescilli ve tanınmış \"...\" markasını bu ürünlerin satışıyla ilgili ticari faaliyetinde kullandığı, bu markayı internet sitesi için anahtar kelime olarak kullandığı ve internet sitesi içeriğinde \"...\" ve \"...\" markalarını kullandığı, her ne kadar davalının satışını yaptığı ürünler davacı şirkete ait \"...\", \"...\" ve \"...\" markalı orijinal ürünler olsa da, yalnızca satışını yaptığı ürünler üzerinde bu markayı kullanabileceği, davalının ise ticari etki yaratacak şekilde markaların  kullanımına ilişkin bir hakkı veya meşru bağlantısı olmamasına rağmen alan adında, sosyal medya hesaplarının adlarında, internet sitesinin ve sosyal medya hesaplarının içeriğinde orijinal ürün görsellerinin dışında da bu markaları kullandığı, davacı şirketin yetkili satıcısı olmamasına rağmen markaların hitap ettiği ortalama tüketici tarafından bu internet sitesinin veya sosyal medya hesaplarının davacı şirkete ait olduğu veya davalının davacı şirketin yetkili satıcısı olduğu izlenimini doğurduğu, davacı ve davalı şirketlerin ilişkilendirilebileceği, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz teşkil teşkil eden haksız bir kullanım olduğu, dürüst ticari kullanım niteliğinde olmadığı, davacı şirketin davalı şirketle yetkili satıcılık sözleşmesi veya ilişkisinin bulunmadığı, davacı tarafından davalı şirket kurulmadan önce davalı şirketin tek ortağı olan ...'ya ait  ... Züccaciye Hediyelik –... isimli şahıs işletmesine fatura karşılığı ürün satıldığı, ... tarafından daha sonra kurulan davalı şirkete davacı tarafça doğrudan ürün satıldığına ilişkin dosyaya bir delil sunulmadığı saptanmıştır. Bu nedenlerle davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmıştır. Ayrıca davacı tarafça kendilerine ait https://www.....com ve https://www.....com internet sitelerinde yer alan ürün görsellerini ve tanıtımlarını davalı tarafın aynen kullanmak suretiyle FSEK'ten kaynaklanan haklarına tecavüz edildiği de iddia edilmiş ise de ürün görselleri incelendiğinde, davacı tarafa ait züccaciye ürünlerinin fotoğrafları oldukları, bu görsellerin FSEK kapsamında eser olarak kabul edilebilmesi için  FSEK'in 1/B maddesinde tanımı yapılan; ''Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri'' düzenlemesi ile FSEK  4. maddesi kapsamında sahibinin hususiyetini taşıması ve güzel sanat eseri kategorisine dahil olmasının arandığı ancak ürün fotoğraflarına bakıldığında, sahibinin hususiyetini taşıyan estetik değere sahip güzel sanat eseri olmadıkları saptanmakla, FSEK kapsamında güzel sanat eseri olarak kabul edilemeyeceği ancak  FSEK'in  84. maddesinin;   “Bir işareti, resmi ve sesi, bunların nakle yarayan bir alet üzerine tespit eden veya ticari maksatla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin üçüncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayınlanmasını men edebilir. Tecavüz eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete müteallik hükümler uygulanır. Eser mahiyetinde olmayan her nevi fotoğraflar benzer usullerle tespit edilen resimler ve sinema mahsülleri hakkında da bu madde hükmü uygulanır.” düzenlemesi gereğince  eser mahiyetinde olmasa da davalının davacı tarafça tespit edilen ve ticari amaçla çoğaltılan ürün fotoğraflarını kullanmasının haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Saptanan hukuksal durum kapsamında; tarafların dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre,  HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 23/02/2023 tarih ve 2021/153 E. 2023/30 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae56dc57f9314168","SID":"d993207fbb39b538"}}