{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> K A R A R <br>ESAS NO\t: 2022/2516 <br>KARAR NO\t: 2025/1927<br>DAVA :  İtirazın İptali( Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar) Nedeniyle<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın 26/07/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanarak geçici ve sürekli iş göremezlik yaşadığını, maruz kaldığı cismani zararlar nedeniyle Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1001 Esas sayılı dosyasında davalıya karşı tazminat davası açtığını, davanın derdest olduğu sırada söz konusu alacakların, alacağın devri sözleşmesi ile müvekkiline devredildiğini ve müvekkilinin bu alacaklara haiz olduğunu, dava sonunda 123.000,00 TL'nin ve ferilerinin davalıdan tahsiline karar verildiğini, müvekkilinin alacağın tahsili için davalıya müracaat etmesine rağmen kendisine dönüş yapılmadığını ve alacağın ödenmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için İstanbul 12. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine başlatılan takibe davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın hukuka aykırı olduğundan iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1001 Esas sayılı dosyasının feragat ile kapatıldığını; davanın, zarar görenin feragatiyle kapatılmış olması nedeniyle alacağın devredildiği davacının müvekkilinden alacak talebinde bulunamayacağını, bu yönde bir mahkeme kararının da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile davalı tarafından İstanbul 12. İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, alacağın %20'si oranında hesap edilen 24.600,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin mahkeme kararı doğrultusunda ödeme yapmış olup poliçe limitini tükettiğini, TMK'nın 356. ve 327. maddelere bakıldığında çocuk malları üzerindeki tasarrufun hakim izni ile sınırlandırıldığı bu sebeple temliğe konu işlem malul kalan çocuğun tazminat alacağına ilişkin olduğundan temlik işleminin hakim izni olmadan yapılması sebebiyle temlik işleminin geçersiz olduğundan müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, temliknamenin geçerli olduğu varsayımı yapıldığında dahi temlikname içeriğinde ''Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1001 Esas sayılı dosyasındaki tazminat doğmuş ve doğacak alacaklarımızdan 123.000,00 TL’sinin bütün ferileri ile birlikte …. ’a temlik'' edildiği ibaresi yer aldığını, bu durumda mağdur çocuğun kazadan doğan alacakları temlik edilmemiş olup sadece Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1001 E. sayılı dosyadan doğacak alacak temlik edildiğini, Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1001 E. sayılı dosyası feragat sebebiyle reddedilmiş olduğundan ilgili dava dosyasından doğmuş bir alacak bulunmadığını, temlik işleminden müvekkili şirketin haberdar olmadığını, usulüne uygun tebliğ edilmediğini, yapılan hesaplama her ne olursa olsun sadece poliçe limiti ile sorumlu bu miktarın yalnızca 310.000,00 TL'sinden sorumlu olacağını, kalan bakiyeden sigortalı araç sürücüsü ve işleten sorumlu olup, temlik alan şahsın temlik alacağını sigortalı araç sürücüsü ve işletenden poliçe limitinin üstünde kalan kısım yönünden talep etmesi gerekirken müvekkili şirketten talep etmesinin  haksız olduğunu, tazminat raporuna esas alınan verilerin kabul edilemeyeceğini, mahkemece kusur ve maluliyete ilişkin bilirkişi raporu alınmamış olup diğer dava dosyalarındaki rapor üzerinden yargılama yürütüldüğünü, karara esas alınan hesap raporunda yapılan tespitlerin hatalı olduğunu, raporda yer alan bakiye yaşam süresi, maluliyet oranı, kusur oranına itiraz ettiğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle temlik alacağına dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, dava dışı ...’ın (çocuk) 26.07.2016 tarihinde  trafik kazasında yaralanması nedeni ile davalı ...gorta A.Ş. aleyhine 02.09.2016 tarihinde Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1001 Esas sayılı dosyasında tazminat talep ettiği, davacı adına velileri olan anne babasının bu dosyadan olan alacağını  123.000,00 TL’sinin Ankara 57. Noterliğinin  27.04.2017 tarihinde davacı ...’a devir edileceğine dair imzalanan temlik sözleşmesinin tazminat dosyasına ve davalıya tebliğ edildiği, davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilerek 26/03/2019 tarihinde kesinleştiği, davacının temliğe dayalı alacağı için davalı hakkında başlatılan  takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep ettiği anlaşılmıştır. Hukuki bir işlem (tasarruf işlemi) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir (somut olaydaki gibi). Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Kısmi temlikte ise, temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla  temliğe  konu  alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur.Somut uyuşmazlıkta, davaya konu temlik işleminin temlik yasağından önce düzenlendiği, tazminat alacaklısı adına anne ve babasının birlikte imzaladığı dava dilekçesine ekli temliknameden anlaşılmıştır. Dava dışı kazada yaralanan küçüğün anne babası tarafından   yine Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1148 E. sayılı dosyasında aynı dava konuları ile bakıcı giderini eklenerek  açılan dava sonunda davalı sigorta şirketinin 310.000,00 TL tazminatla sorumluluğuna karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek ve temyiz edilmeksizin kesinleştiği davalı sigorta şirketi tarafından kesinleşen karara göre icra dosyasına limit kadar ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 335. maddesine göre ergin olmayan çocuğun, ana ve babasının velâyeti altında olmasına, aynı Kanun'un 336. maddesine göre evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın velâyeti birlikte kullanmasının esas olmasına, bahsi geçen temliknamenin düzenlenme tarihi itibariyle davacının reşit olmayıp anne ve babasının velayeti altında olmasına, anılan temliknamede davacının annesinin ve babasının imzası bulunmasına göre temliknamenin geçerli olmadığına ilişkin istinaf itirazının yerinde görülmemiştir.Dosya kapsamından hükme esas alınan bilirkişi raporunun istinaf talep eden davalı vekiline  HMK 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde  davalı vekilinin süresi içerisinde rapora kusur, maluliyet ve hesaplama yönünden itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde kusur ve maluliyet oranları ile aktüerya raporunda ki hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden kusur, maluliyet ve aktüerya raporunda ki hesaplamaya ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.  Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre;  Mahkemece; alacağın devri sözleşmesinin noter resmi senedi ile yapıldığı, yazılı geçerlilik şartının sağlanmış olduğu, davacı temlik alan tarafça temlike konu dava dosyasında da davalı olan işbu dosya davalısına alacağın temliki sözleşmesinin  02/05/2017 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği ve kaza sebebiyle açılan ilk tazminat davası olan ve feragat ile sonuçlanan Gaziantep 1.Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2016/1001 E. sayılı dosyasına özel evrak gelen sekmesinden söz konusu alacağın temliki sözleşmesinin UYAP sistemi üzerinden 03/05/2017 tarihinde gönderildiği, temliğin davalı sigorta şirketine bildirildiği tarih olan 02/05/2017 tarihi itibari ile davalı sigorta şirketinin 123.000,00 TL tazminat alacağı ve fer'ileri yönünden ancak temlik alan davacıya ödeme yapması halinde borçtan kurutulabileceği aksi halde temlik alan dışındakilere yapacağı bu miktardaki ödeme yönünden sorumluluktan kurutulamayacağı açık olup, davacı tarafça yapılan icra takibinin bu sebeple yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile, alacağın likit olması ve davalının itirazında haksız olması gözetilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinde  isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere   :<br>1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 8.402,13 TL harçtan peşin alınan 2.110,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.291,59 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/11/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3b0ea8c2dc73af8","SID":"1102a5f37b7163b0"}}