{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/1280 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1402<br>İNCELENEN ARA  KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:  09/07/2025 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t: 2025/45 Esas<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br> Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... kökleri 85 yıla uzanan, bugün 73 ülkede faaliyetlerini sürdüren uluslararası bir şirket olduğunu, müvekkilinin faaliyetleri arasında en büyük yeri tutan hakim markası DR. ... altındaki temizlik ürünleri olduğunu, müvekkilinin DR. ... ürünleri halihazırda 70 ülkede tüketicilerle buluştuğunu, müvekkilinin söz konusu markasını pek çok ülkede tescille korunduğunu ve Türkiye'de de aşağıda yer alan tescilli markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin DR. ... markalı ürünlerini Türkiye pazarında da ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. aracılığıyla aşağıdaki şekilde satışa sunduğunu, müvekkili, markasını korumak adına yaptığı rutin araştırmalarda davalı tarafından DR. ... ibareli ürünlerin üretildiği ve ihraç edildiğinden haberdar olduğunu,. Ekte sunulan davalıya ait ürünün arka yüz ambalajından da görülebileceği üzere ürünlerin davalı...i Kimya'ya ait olduğu ve Türkiye'de üretildiği açıkça görüldüğünü, müvekkilin markası ve ürünlerine karşı açık bir marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratan söz konusu kullanımlar karşısında marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talepli işbu davanın açılması zorunlu hale geldiğini, açıklanan sebeplerle, müvekkilin maddi ve manevi tazminata ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla;  Davalının işbu dava konusu “Dr....” ibareli ürünler ile müvekkilin markalarına iltibas suretiyle yaratılan marka tecavüzü ve tescilli marka, ambalaj kompozisyonları ve ticari sunumlarına yaratılan iltibas nedeniyle haksız rekabet durumunun TESPİTİNE, HMK m. 400 uyarınca keşif yoluyla davalı yana tebliğ edilmeden davalının https://www...php?..., https: //www...php?...,https://om...net/en/details/3187/...,https: //www...com/.../p/.../ alan adları ve sosyal medya profilinde yer alan tüm “Dr....” markalarına ilişkin kullanımlarının bilirkişi marifetiyle tespiti amacıyla karşı tarafa tebligat yapılmaksızın delil tespiti yolu ile tespitine,  Tespit edilecek marka tecavüzü ve haksız rekabet durumu nedeniyle ve işbu esas davanın etkinliğini sağlamak, daha sonra tazmini mümkün olmayan zararların önüne geçmek amacıyla, davalıların kötü niyeti dikkate alınarak, takdiren teminatsız olarak veya teminat mukabilinde, HMK m. 109, 389, 390 ve 391 uyarınca karşı tarafa tebligat yapılmaksızın, ihtiyati tedbir kararı verilmesine müvekkilin “...” markaları ve fiili kullanımları ile karıştırılacak derecede benzer olan davaya konu “Dr....” ibareli ürünlere ilişkin olarak davalının tüm kullanımlarının engellenmesine, davaya konu “Dr....” ibareli ürünlerin üretiminin, satış ve dağıtımının, ithal ve ihracının, yurt içinde ve yurtdışında satışa sunulmasının önlenmesine,  davaya konu “Dr....””  ibareli her türlü kullanımın  davalıya  ait https://www...php?id-..., https: //www...php?... www...com/mumart. kw/p/.../  sosyal medya hesapları başta olmak üzere, internet üzerindeki tüm kullanımlarının önlenmesine,  Mütecaviz kullanımları içerir https://www...php?id-...,  :/7www... php?..., 'om...net/en/details/3187/..., //www...com/.../ p/.../ linklerine erişimin engellenmesine, ürünler ile marka ve ambalajların görselini havi kompozisyonların, gerek tek başına gerekse ayırt edicilik sağlamayan sair ibarelerle birlikte, her türlü ürün, basılı yayın, ambalaj; ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi; basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrak üzerinde, Türkiye'de ya da yurtdışında kullanılmasının önlenmesine ve bu ambalajların görselini havi kompozisyonları ihtiva eden ürünlerin, ambalajların, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin; basılı kağıt, fatura ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin dahi bulundukları yerlerden toplanarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasına, verilecek ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devam etmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesi  2025/45 esas sayılı,  09/07/2025 tarihli ara kararı ile; \"Mevcut durum, dosya kapsamı ve bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirmede, davacının ... esas unsurlu 2010/12061 numaralı markanın 03. Sınıfta 2010/12067 numaralı markanın 01,02,03. Sınıfta ve 2023/078768 numaralı markanın ise 01,03,05 sınıflarında tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından kullanılan Dr.... ürünleri üzerindeki kutu formatı ve ambalajının benzer olduğu bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği iddiasıyla ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, aldırılan 21/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda davalıya ait markanın davacı markasına benzer olmadığı fakat ambalaj ve kutu formatının benzer olduğu bu durumun da haksız rekabet oluşturabileceği yönünde görüş bildirildiği, taraflar arasındaki ürünler karşılaştırıldığında, markalar arasında benzerlik olmadığı fakat ambalajlar üzerinde benzerlik olduğu, davacının kutu ve ambalaj şekli yönünden herhangi bir tescilli tasarımının veya üç boyutlu marka tasarımının tescilinin bulunmadığı, bu nedenle ihtiyati tedbir değerlendirilmesinin haksız rekabet hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, mevcut delil durumuna göre davacıya ait iş ürünlerinin ne kadar zamandır piyasada mevcut olduğu yine ambalaj ve kutu formatının davacıya münhasır davacı ile özdeşleşen ilk defa davacı tarafından sunulan tasarım mahiyetinde olup olmadığı, tescilsiz tasarım ve iş ürünlerin haksız rekabet hükümlerine göre korunup korunmayacağı hususunun yargılamayı gerektirdiği bu aşamada mahkememizce yeterli kanaat oluşmadığından,  ihtiyati tedbir talebinin reddine \" karar vermiştir.<br>İSTİNAF:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin söz konusu markasının pek çok ülkede tescille korunduğunu, 13.01.2011 tarihinde 2010 12061 sayı ile 03. sınıftaki mallar için tescil ettirildiği ve en son 23.05.2022 tarihinde yenilendiğini, hâlihazırda koruma altında olan¸ markası,  24.05.2011 tarihinde 2010 12067 sayı ile 01, 02 ve 03. sınıflardaki mallar için tescil ettirildiği ve en son 29.07.2015 tarihinde yenilendiği, hâlihazırda koruma altında olan DR. ... markası, 16.01.2023 tarihinde rüçhanla koruma altına alınmış ve 03.07.2024 tarihinde 2023 078768 sayı ile 01, 03, ve 05. sınıflardaki mallar için tescil ettirildiğini,  davalıya ait ürünün arka yüz ambalajında da görülebileceği üzere ürünlerin davalı ...Kimya’ya ait olduğu ve Türkiye’de üretildiği açıkça görüleceğini, müvekkilin markası ve ürünlerine karşı açık bir marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratan söz konusu kullanımlar karşısında marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talep ettiklerini  bu itibarla müvekkili 14.02.2025 tarihinde İstanbul Anadolu 2. FSHHM nezdinde 2025/45 E. sayılı davayı ihtiyati tedbir talepleriyle birlikte ikame edildiğini, bilirkişi incelemesinde davalı tarafından üretildiği bilişim uzmanı tarafından yapılan tespitler ile belirlenen, Dr. ... marka ibareli ürün örneğinin, genel görünüm ve detaylarda müvekkiline ait Dr. ... marka ibareli ürün ambalajı ile küçük farklar dışında birebir aynı görünümde olduğu, benzerliğin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebileceğini, davalının kullandığı kutu formatının ve ambalajın, müvekkili kullanımlarıyla karıştırılma ihtimali oluşturabileceği bu durumun da haksız rekabet oluşturabileceğini, davalı taraf müvekkilin yalnızca ambalajını değil markasındaki renk kombinasyonu ve logosunu da taklit ettiğini,  ve müvekkilin tecavüz edilen bu logosunu 2011 yılından beri tescilli olarak kullanıldığını, müvekkilin ürünlerinin Türkiye pazarında davalı ürünlerinden çok daha önce satışa konu edildiği, davalının müvekkilin logosunu da taklit ettiği ve kötüniyetli olarak müvekkili ürünlerinin itibarından yarar sağlamaya çalıştığını, müvekkilin bu kullanımlardan haberdar olur olmaz aksiyon aldığı ve hal böyleyken ürünlerin kullanımının engellenmesi amacıyla tedbir kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde tescilli DR. ... markasının sahibi olduğunu ve Türkiye’de de ürünlerini ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından satışa konu ettiğini, müvekkilin “...” markaları ve fiili kullanımları ile karıştırılacak derecede benzer olan davaya konu “Dr....” ibareli ürünlere ilişkin olarak davalının tüm kullanımlarının engellenmesine, davaya konu “Dr....” ibareli ürünlerin üretiminin, satış ve dağıtımının, ithal ve ihracının, yurt içinde ve yurtdışında satışa sunulmasının önlenmesine,  davaya konu “Dr....””  ibareli her türlü kullanımın davalıya aithttps://www...php?id=...,https://www...php?id=... ve https://www...com/.../p/.../ sosyal medya hesapları başta olmak üzere, internet üzerindeki tüm kullanımlarının önlenmesine, mütecaviz kullanımları içerirhttps://www...php?id=..., https://www...php?id=..., https://om...net/en/details/3187/..., https://www...com/.../p/.../ linklerine erişimin engellenmesine, marka ve ambalajların görselini  gerek tek başına gerekse ayırt edicilik sağlamayan sair ibarelerle birlikte, her türlü ürün, basılı yayın, ambalaj; ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi; basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrak üzerinde, Türkiye’de ya da yurtdışında kullanılmasının önlenmesine, bu ambalajların görselini havi kompozisyonları ihtiva eden ürünlerin, ambalajların, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin; basılı kağıt, fatura ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin bulundukları yerlerden toplanarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasına, verilecek ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devam ettirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı taraf istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kaldırılması istemlerine ilişkindir.  6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda SMK'nın 159. maddesi ile HMK'nın 389 vd. maddeleri kapsamında davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine cevaz verilebilmesi için davalı kullanımının, davacının marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, mevcut durumda değişiklik olacağı, tedbir kararı verilmediği taktirde hükmün infazının zorlaşacağı yahut imkansız hale geleceğinin, bu fiillerden zararın doğduğunun yahut doğma ihtimali bulunduğunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir. Davacı taraf haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak ayrıca istemde bulunmakla 6102 sayılı TTK'nın  61. maddesi uyarınca;  dava açma hakkını haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verebilecektir. İlk derece mahkemesi tarafından; taraflar arasındaki ürünler karşılaştırıldığında, markalar arasında benzerlik olmadığı fakat ambalajlar üzerinde benzerlik olduğu, davacının kutu ve ambalaj şekli yönünden herhangi bir tescilli tasarımının veya üç boyutlu marka tasarımı tescilinin bulunmadığı, bu nedenle ihtiyati tedbir değerlendirilmesinin haksız rekabet hükümlerine göre değerlendirilmesinin gerektiği, mevcut delil durumuna göre davacıya ait iş ürünlerinin ne kadar zamandır piyasada mevcut olduğu yine ambalaj ve kutu formatının davacıya münhasır davacı ile özdeşleşen ilk defa davacı tarafından sunulan tasarım mahiyetinde olup olmadığı, tescilsiz tasarım ve iş ürünlerinin haksız rekabet hükümlerine göre korunup korunmayacağı hususunun yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile bu aşamada mahkemece yeterli kanaat oluşmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin yukarıda açıklanan sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; davacının ... esas unsurlu 2010/12061 numaralı markasının 03. sınıfta, 2010/12067 numaralı markasının 01,02,03. sınıfta ve 2023/078768 numaralı markasının ise 01,03,05 sınıflarında tescilli olduğu, davacı markası ile davalının markasal kullanımı karşılaştırıldığında; ortak kullanımın giriş kısımdaki “DR.” ibaresi olduğu, bu ibarenin yanında davacının ... ve davalının ... ibarelerini kullandığı, dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere; kelime unsurlarının davacının tescilli markasında olduğu gibi köşeleri oval dikdörtgen bir şeklin içerisine aynı renk ve kompozisyonlarda yerleştirildiği ve davacı ürünü ile davalı ürününün aynı sınıflarda (temizlik ürünleri) kullanıldığı, davacı markasını içeren ürünün mevcut delil durumuna göre en erken 2020 yılında ağız/kapak kısmında mavi-yeşil renkte dikdörtgen fırça içeren dizaynı ile  davacı tarafından satışa sunulduğu, ürün üzerindeki ambalajda yer alan ifadelerle aynı hizada siyah ve kırmızı renklerini içeren imgeye, yine mavi tonlarındaki arka plana yerleştirilmiş ışıltı saçan beyaz halı üzerine dökülmekte olan bir fincan kahve görseline, bahsedilen görselin sol alt köşesinde ucu yuvarlak şekil içerisine yerleştirilmiş görsele bağlanan kırmızı şerit içerisinde muhtelif açıklamalara yer verildiği görülmüştür. Bu kapsamda her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ise de yaklaşık ispata elverişli mevcut delil durumu itibari ile  ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesinin taraflar arasında hak ve menfaat dengesinin sağlanması bakımından dosya kapsamına uygun düşeceği,  mevcut delillerin bu çerçevede değerlendirilerek oluşacak sonuca göre ihtiyati tedbir kararının verilmesi gerektiği  anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 09/07/2025 tarih, 2025/45 E. sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"055f1c882de7cbac","SID":"9bcab36b81e62570"}}