{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/691 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1408<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2022<br>NUMARASI\t: 2021/725 E. - 2022/850 K.<br>DAVANIN KONUSU:  Menfi Tespit ve ödemenin istirdadı (Kambiyo Senetlerinden   Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  dava dışı ...'nun sahibi olduğu ... ... Giyim Sanayi Tic: Ltd. Şti. isimli iş yerinde uzun yılar işçi olarak çalıştığını, nihayetinde  işçilik alacakları ve sigorta primleri taraflar arasında dava konusu olduğu, bu minvalde davacının kazanmış olduğu Bakırköy 11. İş Mahkemesi 2014/313 Esas sayılı yargılama dosyasından verilen karar icra takibine konulmuş, borç şirket tarafından teminat mektubu sunulmak sureti teminat altına alınmış ancak dosya henüz kesinleşmeden Yargıtay aşamasındayken davacı aleyhine 11.04.2017 tarihli davalı ...'dan lehtarı olduğu 50.260 USD meblağlı senet takibi yapıldığı, nitekim davacının işçilik alacaklarının ilamlı olarak takip edildiği Bakırköy 15. İcra Dairesi ... sayılı dosyada yargılama dosyasının kesinleşmesine takiben dosya borcu ödenir ödenmez aynı gün içerisinde huzurdaki davaya konu senet takibinin yapıldığı dosyadan davacının alacağına haciz yazısı gönderildiği, senet takibine İcra Hukuk Mahkemesinde itiraz edildiği, dosya istinaf aşamasında olduğu, İcra Mahkemesi formel incelemesini yapmış imzanın davacının el rünü olduğu kanaatine varıldığı,  davacı çalışmakta iken ufak tefek aldığı avanslarda bile kendisine senet imzalatıldığı, davacı senet üzerindeki yazıların kendisine ait olmadığından senet üzerindeki rakamla oynanmış olduğundan senette tahrifat yapıldığından çıplak gözle bile fark edilebilmekte olduğu, dava dışı davacının uzun yıllar hizmetinin geçtiği ve kesinlenmiş işçilik alacaklarının mevcut olduğu ... Esir şirketinin yetkilisi ... ve senet lehtarı davalı ...'un geçmişte şirket ortaklıkları mevcut olup işbirliği içinde oldukları açık olduğu, davacı senedin düzenlenme tarihi olan 11.11.2016'da Sinop'ta olduğunu beyanla; açıklanan nedenlerle öncelikle davacının tüm mal varlığına konulan haciz uygulanmış olduğu için icra takibinin tedbiren durdurulmasına, icra takibine konu edilen ve İstanbul 23. İcra Dairesi ... dosya ile takip edilen senede ilişkin Bakırköy 15. İcra Dairesi ... sayılı dosyadaki alacağına haciz konulduğu için bu dosyadan tahsil edilen 46.594,02 TL 'ye ilişkin davanın istirdat davası olarak görülmesine ve bu meblağın iadesine karar verilmesini, alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davcı aleyhine kambiyo hukukundan kaynaklanan mücerret alacağı nedeniyle İstanbul 23. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla kambiyo yolu ile icra takibi yapıldığı, bu takibe karşı davacı tarafından 17.04.2017 günü ödeme emrinin iptaline ve takibin iptaline dair dava açıldığı, her ne kadar netice-i talep bölümünde imza inkarı yönünde talep olmasa da dava dilekçesinin 5 maddesinde imzaya itiraz olması nedeniyle İstanbul 6. İHM'nin 2017/00 esas sayılı dosyasından imza incelemesi yapıldığı; 6. İcra Hukuk Mahkemesi 25.12.2017 tarihli tensip tunağının 6 maddesinde dosya üzerinde inceleme yaptırdığı, davacının eli mahsulü olduğuna dair 12.07.2018 günlü raporda sebebin ...'ın eli ürün olduğu tespit edildiği, 6. İcra Hukuk Mahkemesi 25.10.2018 günü verdiği kararında davacının 2017/500 esas sayılı dosyasıyla açtığı davayı red etmiş ve bu hususta 09.11.2018 günü 2018/574 karar sayı ile dosyada kara verdiği, HMK 114/h maddesi gereği davacının bu davayı açmakta korunmaya değer hukuki bir yarar olmadığını beyanla; davacı haksız yere talep ve dava da bulunduğundan gerek HMK 213/2 maddesi gereği harç miktarının 2 katı olarak uygulanmak suretiyle kötü niyetli davacıdan alınmasına ve gerekse HMK 329 maddesi gereği kötü niyetli ve haksız olarak açılan dava nedeniyle davacının disiplin para cezası ile cezalandırılmasına, davanın reddi ile birlikte %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesi 2021/725 esas, 2022/850 karar, 15/12/2022 tarihli kararı ile;''Yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca senet metnin taraflar arasındaki anlaşma hilafına doldurulduğunu ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir ve bunun yazılı belge ile ispatı gerekir. Davacı, senedin daha önce çalıştığı iş yerinde teminat olarak alındığı iddiasında bulunmuşsa da buna ilişkin bir kayıt sunmadığı gibi senet metninde de buna ilişkin bir ibareye yer verilmemiştir. Davacı senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğuna ilişkin bir vesika da getirmemiştir. Kıymetli evrak sebepten mücerret belge olup açıklananlar ışığında davacının davalı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı beyanı da sonuca etkili görülmemiştir. Kıymetli evrak içeriğinin sonradan da doldurulabileceğine ilişkin birçok Yüksek Mahkeme kararı bulunduğundan davacının senet tanzim tarihinde Sinop ilinde olduğu beyanı da bir önem taşımamaktadır. Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına karar verilen ve kesinleşen soruşturma dosyası ile yanlar arasındaki icra mahkemesi dosyasında da senet metnindeki imzanın davacıya ait olduğu sarihtir. Kaldı ki bu hususta ihtilaf da bulunmamaktadır. Davacı yemin deliline de dayanmamıştır. Bu nedenlerle davacının davasının reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine\" karar vermiştir.<br>İSTİNAF:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senet üzerindeki rakam ve yazıların müvekkili el ürünü olmadığı iddiaların araştırılmadığını, dava konusu senedin üzerindeki yazı ve özelliklerinin rakam kısmının müvekkiline ait olmadığı yönündeki iddiaların tespit edildiğini,  senet üzerindeki rakamlarla ve yazılarla oynandığının çıplak gözle dahi tespit edilebildiğini mürekkep yaşı ve rakam kısmına sonradan eklendiği iddia ettiklerin 50 rakamı ile rakamın devamının aynı el ürünü olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporu aldırılmadan karar verilmesi hakkaniyetsiz olduğunu, müvekkili dava dışı ...'nun sahibi olduğu ... ... Giyim Sanayi Tic. Ltd. Şti. İsimli işyerinde uzun yıllar işçi olarak çalıştığı ve işçilik alacakları ve sigorta primleri taraflar arasında dava konusu olduğunu, müvekkilinin kazanmış olduğu Bakırköy 11. İş Mahkemesi 2014/313E ve 2015/369K sayılı yargılama dosyasından verilen karar icra takibine konulduğu borcun şirket tarafından teminat mektubu sunulmak suretiyle teminat altına alındığını ancak dosyanın kesinleşmeden Yargıtay aşamasındayken müvekkili aleyhine 11.04.2017 tarihli davalının lehdarı olduğu 50.260 USD meblağlı senet takibi yapıldığını, müvekkilinin çalıştığı dönemlerde dahi ufak tefek aldığı avanslarda kendisine senet imzalatıldığını ve senet üzerindeki rakamla oynanarak senette tahrifat yapıldığını, senet üzerindeki yazıların müvekkiline ait olmadığını senet üzerindeki rakama yönelik değil dava dışı ... ... şirket yetkilisinin de işçilik alacaklarına haciz uygulayabilmesi için birebir aynı yolu izlediğine,  bahsedilen şirketin eski çalışanı ...'un işçilik alacaklarına el koyabilmek için de aynı yolu izlendiğine, dava dışı şirketin bu yolu adeta bir haksız kazanç kapısına çevirdiğini, ayrıca dava şirketin iş yeri uygulaması olarak işçilerden avans karşılığında senet aldığı hususunun ispatına ilişkin olduğunu, ticaret odası kayıtları incelendiğinde ... ve ...'nun geçmişte ... Lab Gıda ve Laboratuar Hizmetleri Dış Ticaret Anonim Şirketi'nde yönetim kurulu başkan ve başkan yardımcılığı yaptıkları, yani tanışık oldukları anlaşılacağını, dava konusu senet lehdarı ile bahsi geçen dava dışı şahıs ve şirketler arasındaki geçmişten gelen ticari bağ resmi kayıtlarla ortada olduğunu, menfi tespit davasının amacına ve ruhuna aykırı şekilde sınırlı incelme ile karar verildiğini, müvekkilin tüm malvarlığına haciz uygulandığını, icra takibinin tedbiren durdurulmasına, icra takibine konu edilen ve İstanbul 23. İcra Dairesi ... dosyası ile takip edilen senede ilişkin müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığının tespitine, yanı dosya üzerinde müvekkilin Bakırköy 15. İcra Dairesi ... sayılı dosyadaki alacağına haciz konulduğu için, bu dosyadan tahsil edilen 46.594,02 TL' nin faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini, alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça icra takibine konu edilen kıymeti evrak nedeni ile davacıya borçlu olmadığının tespiti ile ödenen tutarın davalıdan istirdatına karar verilmesi yönünde talepte bulunduğu, davacı, dava ve icra takibine konu senedin daha önce çalıştığı dava dışı iş yerine teminat olarak lehdarın ise iş yeri sahibinin arkadaşı, eski ortağı olduğunu, senet nedeni ile borçlu olmadığını iddia ettiğini  fakat dava konusu senedin incelenmesinde, alacaklısının davalı ... borçlusunun davacı ... senet tanzim tarihinin 11/11/2016, vade tarihinin 15/02/2017, miktarının 50.260,00 USD olduğu ve nakden kaydını ihtiva ettiği görüldüğünü, davacının tanık dinletme talebinde bulunduğu fakat miktar itibariyle uyuşmazlığın senet ile ispat edilmesi gerektiğini, tanıklı dinlenilmesi istenen konunun sonuca etkili olmadığını, davacı senet metnindeki yazıların kendisine ait olmadığını, senet üzerindeki rakamla oynanmış olduğunu ve senette tahrifat yapıldığını,  senedin incelenmesinde herhangi bir kazıntı yahut silinti olmadığı ve buna ilişkin imare bulunmadığını, senet metninde rakam ve yazı ile yazılan yer arasında çelişki bulunması halinde yazıların esas alınması gerektiği, davacı yanca yazı ile yazılan kısma ilişkin bir tahrifat iddiasında da bulunulmadığını, İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nde alınan bilirkişi raporunda da imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, senet üzerindeki yazıların borçluya ait olması yönünde bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı nazara alınarak davacının bu iddiaları da yerinde olmadığını, Davacı, senedin daha önce çalıştığı iş yerinde teminat olarak alındığı iddiasında bulunmuşsa da buna ilişkin bir kayıt sunmadığını, senet metninde de buna ilişkin bir ibareye yer verilmediğini, davacı tarafın  haksız ve kötü niyetli istinaf taleplerini esastan reddi ile istinaf taleplerinin kabulüne, davanın reddi halinde davalı talebinin gereği olarak davası red edilen davacıdan %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kararının bu yönden düzeltilmesine yada bu konudaki talepleri uygun görülmemesi halinde ise kararın “tazminat talebinin reddi” yönünden kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesine dayalı olarak İstanbul 23. İcra Dairesinin ...  dosyasına dayanak bono yönünden menfi tespit ve  Bakırköy 15. İcra Dairesi ... sayılı dosyadan tahsil edilen 46.594,02 TL'nin istirdadı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından iş ilişkisi kapsamında teminat olarak verilen bononun sonradan doldurulduğuna yönelik itirazları ile tahrifat iddiasının araştırılmadığı gerekçelerine dayalı olarak istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; davacının icra takibine konu 11.11.2016 keşide tarihli, 11.04.2017 ödeme tarihli 50.260 USD meblağlı çekin keşidecisi, davalının lehtar olarak göründüğü, ilk derece mahkemesinin davacının senedin daha önce çalıştığı iş yerinde teminat olarak alındığı iddiasında bulunmuşsa da buna ilişkin bir kayıt sunmadığı ve tahrifat/ teminat iddiasının kambiyo hukuku ilkeleri dikkate alınarak yazılı delil bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verdiği görülmüş ise de iddianın içeriği ve delil olarak gösterilen iş mahkemesindeki uyuşmazlık, işçilik alacağının tahsiline yönelik icra takip dosyası ve işçi sıfatı ile çalıştığı şirket yönünden davalı lehtarın ortaklık sıfatına yönelik olarak menfi tespit ve ödemenin istirdadı talebine dayanak bononun işçi- işveren ilişkisi kapsamında davalı lehtar tarafından işçilik alacaklarının tahsiline engel olmak amacı ile sonradan doldurularak takibe konulduğuna yönelik iddia kapsamında ileri sürülmüş olduğundan, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde iş mahkemelerinin görevi, “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi” olarak belirtilmiş olmakla, işçi sıfatını taşıyan kişinin iş ilişkisi devam ederken düzenlediği senede dayalı talebiyle ilgili davaların iş mahkemesinde görülerek karara bağlandığı ve bu düzenlemenin amacının iş hukukuna hâkim olan temel prensipler kapsamında uygulamaya yerleşmiş olan işverenin sosyal ve ekonomik bakımından güçlü olması ve kayıtları elinde bulundurmasına karşılık zayıf durumda olan işçinin korunması gerekliliğine dayalı olup bu kapsamda kambiyo hukukunun şekli kurallarından ayrılarak iş sözleşmesinin bağıtlanması sırasında alındığı iddia olunan bononun teminat karşılığı olup olmadığının tanık dâhil her türlü delille ispat edilmesinin mümkün kılındığı görülmüştür. ( Emsal ilam: Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/31967 esas, 2019/20839 karar sayılı kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2013/13991 esas, 2013/18556 karar sayılı kararı) Bununla birlikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 2021/1174 E. 2021/1359 K. sayılı kararı ile davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğuna yönelik kesin olarak karar verdiği görülmekle her ne kadar dosya kapsamında iş mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakta ise de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin görevli mahkemeye yönelik tespitinin kesin karar ile bağlayıcı hâle geldiği saptanmakla Asliye Ticaret Mahkemesinin somut uyuşmazlık yönünden yargılamaya devam etmesinin gerekli olduğu ancak yukarıda açıklanan iş hukukuna ait ilkeleri tatbik ederek inceleme yapmasının gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda davacının iddiasına konu iş mahkemesindeki dava dosyası, icra takip dosyası,  iş yeri olan dava dışı şirketin ortak ve yetkililerini gösterir ticaret sicil kayıtları tümü ile celp edilip tetkik edilerek iş sözleşmesinin bağıtlanması sırasında alındığı iddia olunan bononun teminat karşılığı düzenlendiği iddiasının ispatı yönünden tanık dinlenmesi ve neticesine göre karar verilmesinin gerektiği anlaşılmakla; davacı vekilinin  istinaf başvurusunun  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddeleri gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen hususlar yönünden inceleme yapılarak yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/12/2022 tarih, 2021/725 E. 2022/850 K. sayılı kararının  HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b31fffb4c5512404","SID":"882de7437fa501f4"}}