{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:....<br>KARAR NO\t: ....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: BURSA .... MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: ....<br>KARAR TARİHİ\t: 04/01/2024<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 29/07/2024<br><br>DAVACI\t: ... (...)<br>\t  ....<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>....<br>TALEPTE BULUNANLAR\t: 1-) ... (...)<br>....<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>....<br>VEKİLİ\t\t: Av. .......<br>KAYYIMLAR\t: 1-) ... (...)<br>....<br>ASLİ MÜDAHİL<br>KAYYIM TAYİNİ İSTENİLEN\t: ...<br>\t ....<br>DAVA\t\t: Ticari Şirkete Kayyım Atanması<br>KARAR TARİHİ\t: 14/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:14/01/2025<br><br>Talep edenler vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... .... Yay. San. Ve Tic. İşl. A.Ş.'nin sermayesinin ve hisselerinin %50'sinin davacı ..., kalan sermayenin ve hisselerin %50'si .... .... .... mirasçıları .... ...., ..., .... .... .... mülkiyetinde olduğunu, .... .... .... ölümünden sonra veraseten paydaş olan  .... ....,  ..., .... .... .... isimli kişilerle genel kurul toplanmış ise de %50'şer hisse sahipliğinin verdiği hakkı kötüye kullanan bu şahısların toplantıda divan heyeti seçimine dahi engel olduğundan yönetim kurulu seçilemediğini, her ne kadar şirkete Bursa ... Ticaret Mahkemesi'nin ..../.... esas sayılı dosyası ile kayyım atanmış ise de haklarında hukuk ve ceza muhakemesine konu fiileri sebebiyle  başvurular yapıldıktan sonra kayyımların görevden ayrıldığını, bu sebeplerle şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep ve dava etme zarureti hasıl olduğunu, şirketin lisans yenileme, kamu ve özel kurum ve kuruluşlarda kesintisiz olarak temsili gerekmekte olduğunu, ayrıca şirketin günlük işlerinin görülmesi, 3. kişiler nezdinde temsil ve ilzam anlamında her türlü evrakın imzalanması kesintisiz olarak faaliyetlerinin devamı açısından olmazsa olmaz nitelikte olduğunu, müvekkil ve .... .... .... mirasçısı diğer hissedarlarla arasında devam eden dava ve şikayet süreçleri sebebiyle şirketin genel kurulunun kısa vadede toplanıp bir yönetim kurulu teşekkül etmesinin  mümkün  olmadığını, iş  bu davanın açılarak davalı  şirkete TMK 427/4 gereği yönetim kayyımı atanmasını talep etme zarureti hasıl olduğunu, şirket malvarlığına karşı gerek hissedarların haksız rekabet ve marka tecavüzü suretiyle gerekse de 3. Kişilerin her türlü hukuk dışı girişimlerine karşı şirketin hukuki koruması için yönetim kayyımı atanması zaruri olduğunu belirterek şirketin ulusal televizyon kanalı olması ve yönetim organından yoksun oluşunun büyük sakıncalar doğuracağı göz önünde bulundurularak ve de işleyişinin kesintiye uğramamasının temini açısından  dava tarihinden itibaren iş bu dosyada karar kesinleşinceye kadar derhal ihtiyati tedbir mahiyetinde TMK 427/4 gereği yönetim kayyımı atanmasını; yapılacak yargılama sonucunda yönetim organından yoksun kalan .... .... Yay.San ve Tic. İşl. AŞ'ye TMK 427/4 \"Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa\",  hükmü dikkate alınarak TMK md. 403- 427/4 gereği yönetim kayyımı atanmasını talep ve dava etmiştir. <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, ibraz edilen belgelerden kayyum atanması istenilen şirkette  %50 oranında ... ve .... .... .... hissedar oldukları, şirket yetkilisi .... .... .... 19/01/2022 tarihinde vefat etmesi sebebiyle şirketin organsız kaldığının anlaşıldığı, TMK 427/4 maddesinde, bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa şirkete yönetim kayyumu atanacağının düzenlendiği, davalı anonim şirket yetkilisinin vefat etmesi nedeniyle şirkette yönetim kurulu boşluğu nedeniyle organsız kaldığından şirketin tüm iş ve işlemlerinin idaresi için şirkete yönetim kayyumu atanmasına karar verilmiş, davanın kabulüne, davalı ...'ne yönetim kayyımı olarak SMMM ... ve Av. ...'ın  atanmasına karar verilmiştir<br>Talepte bulunanlar vekili 27/05/2024 tarihli dilekçesi ile; bu dosyadan ...'ne yönetim kayyımları olarak atanmış olan SMMM ... ve Av. ...'ın, bir kamu görevi olan yönetim kayyımlığı görevine başladıkları tarihten bu yana geçen yaklaşık beş (5) ayda, hem görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle hem de görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal ve gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine ve kamunun zararına neden olduklarını, bu dosyadan ...'ne yönetim kayyımları olarak atanmış olan SMMM ... ile Av. ...'ın bu görevlerine ivedilikle son verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece 29/05/2024 tarihli ara karar ile; 1-Dilekçenin bir örneğinin kayyım heyetine tebliği ile, kayyım heyetinin düzenleyecekleri raporu sunmalarının istenmesine, 2-Şirketin münfesih olduğunun tespitine dair Bursa ....Ticaret Mahkemesinin ..../.... esas sayılı dosyası ile derdest davanın açıldığı, bu aşamadan sonra kayyımların değiştirilmesi, yeniden görevlendirilmesi, rapor düzenlenmesi konusunda görevlendirilmesi ve tüm talep ve şikayetler  konusunda yetkili ve görevli bulunduğundan şikayet ve talebi ilişkin dilekçe hakkında bu aşamada işlem yapılmasına yer olmadığına, 3-Dilekçenin Bursa .... Ticaret Mahkemesinin ..../.... esas sayılı dosyasında değerlendirilmek üzere Bursa .... Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>Talepte bulunanlar vekili 04/07/2024 tarihli dilekçesi ile; 27.05.2024 tarihinde (bu dosyadan) ...'ne yönetim kayyımları olarak atanmış olan SMMM ... ile Av. ...'ın bu görevlerine ivedilikle son verilmesini talep ettiklerini, mahkemece \"Şirketin münfesih olduğunun tespitine dair Bursa ....Ticaret Mahkemesinin  ..../.... esas sayılı dosyası ile derdest davanın açıldığı, bu aşamadan sonra kayyımların değiştirilmesi, yeniden görevlendirilmesi, rapor düzenlenmesi konusunda görevlendirilmesi ve tüm talep ve şikayetlerkonusunda yetkili ve görevli bulunduğundan şikayet ve talebi ilişkin dilekçe hakkında bu aşamada işlem yapılmasına yer olmadığına,\" \"Dilekçenin Bursa .... Ticaret Mahkemesinin ..../.... esas sayılı dosyasında değerlendirilmek üzere Bursa .... Mahkemesine gönderilmesine\" karar verildiğini, bu kararın -kesinlikle- hukuka aykırı olduğunu değerlendirdiklerini, -daha fazla zaman kaybedilmemesi adına- bu karara yönelik olarak Bursa .... Ticaret Mahkemesi'nce (..../.... Esas sayılı dosyasından) ivedilikle bir karar verilmesi gerektiğini düşündüklerinden taleplerini içeren bir dilekçeyi 26.05.2024 tarihinde Bursa ....Ticaret Mahkemesi'ne (..../.... Esas sayılı dosyasına) göndererek, taleplerine yönelik olarak da ivedilikle bir karar verilmesini talep ettiklerini,  Bursa ....Mahkemesi, ..../.... Esas sayılı dosyasından 28.05.2024 tarihinde verdiği ara kararda, talepleri hakkında  TTK 530/2. maddesi uyarınca mahkemelerince bu aşamada bir değerlendirme yapılamayacağının açıklanmasına,\" diyerek, kendisinin bir değerlendirme yapma imkanının olmadığını belirttiğini, bu dosyadan ...'ne (bundan sonra birçok yerde \"Şirket\" olarak anılacaktır) yönetim kayyımları olarak atanmış olan SMMM ... ve Av. ...'ın, bir kamu görevi olan yönetim kayyımlığı görevine başladıkları tarihten bu yana geçen yaklaşık altı (6) ayda, hem görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle hem de görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal ve gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine ve kamunun zararına neden olduklarını, şirket'in yönetim kurulu organı eksikliğini gidermeye çalışmak için genel kurulu derhal toplantıya çağırmaları gerekirken, garip bir şekilde, yine bundan da ısrarla kaçındıklarını, şirket'in davalarını takip etmediklerini ve günü gelen duruşmalara girmediklerini, bu dosyadan ...'ne yönetim kayyımları olarak atanmış olan SMMM ... ile Av. ...'ın bu görevlerine ivedilikle son verilmesini talep etmişlerdir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:<br><br>Mahkemece 29/07/2024 tarihli ara karar ile ;müdahale talebinde bulunanlar vekilinin 04/07/2024 tarihli dilekçesi ile; daha önce mahkememize 27/05/2024 tarihli talep dilekçeleri ile yönetim kayyumları ... ile ...'nin görevlerine son verilmesini talep ettikleri, mahkemece feshe ilişkin Bursa .... Ticaret Mahkemesi'nde görülen davada bu talebin değerlendirilebileceği, şirketin yönetim organı eksikliğinin mahkememizce tamamlandığı dolayısıyla yeni bir kayyım atanacaksa dahi bunun Bursa .... dosyasından yapılması gerektiği gerekçesiyle talebin reddedildiği, başvuran tarafından aynı başvuruyu bu karar üzerine Bursa ....Mahkemesi'ne yaptığı, mahkemece \" Açıklanan gerekçelerle Bursa ....Mahkemesinin ..../.... sayılı dosyasında kurulan esas hakkında hüküm ile organ eksikliği tamamlanmış olduğundan  şirketin yönetim ihtiyacı bu kararla karşılanmış olmakla mahkememizce TTK 530.maddesi uyarınca ilam niteliğinde olan ..../.... esas sayılı dosyadaki 04/01/2024 tarihli ilamı etkisiz kılacak bir karar verilemeyeceği de birlikte değerlendirildiğinde bu aşamada TTK 530/2.maddesi uyarınca eldeki fesih tasfiye davasında yapılacak bir değerlendirme bulunmamaktadır\" gerekçesiyle talep reddedildiği, bunun üzerine yeniden mahkemeye aynı talepli dilekçe verildiğinin anlaşıldığı, TTK 530. Maddesi \"Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme şirketin feshine karar verir.(2) Dava açıldığında mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.\" şeklinde olup, davacının 1 fıkraya dayalı olarak fesih istediği gözetildiğinde Bursa .... Mahkemesi'nin gerekli tüm önlemleri alabileceği bu açık kanun hükmü uyarınca sabit olduğu, bu fıkraya göre mahkeme yönetim organının yetkilerini kısıtlayabileceği gibi, yeni bir yönetim kayyımı da atayabileceği, ayrıca, mahkemenin ..../.... Esas sayılı dosyasında verdiği kayyım atanması kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden bir karar olmayıp, şirketin ilanihaye bu kayyımlar ile devam etmeyeceği, Bursa .... Mahkemesi'nin  kayyımların görevine son vermesi veya kayyımları değiştirmesi her zaman mümkün olup, \"mahkememizce TTK 530.maddesi uyarınca ilam niteliğinde olan ....esas sayılı dosyadaki 04/01/2024 tarihli ilamı etkisiz kılacak bir karar verilemeyeceği\" yönündeki gerekçesine katılmanın ise bu sebeplerle mümkün görülmediği,  İstanbul Bam ..... Hukuk Dairesi'nin 12.12.2023 Tarih, 2023/3812 Esas ve 2023/2335 Karar sayılı kararında da \".....kayyım tayinine ilişkin kararların maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayacağı, şartları bulunduğu takdirde mahkemece ek kararla da kayyımın değiştirilmesi ile yönetim kayyımı şeklinde kayyım tayininin mümkün olduğu, istinaf edenin taraf ehliyeti bulunmadığı ancak mahkemeden kendisinin yönetim kayyımı olarak atanması için her zaman ek karar verilmesini talep edebileceği...\" şeklinde izah edildiği, bunun mahkemece bir ek kararla yapılması da bittabi mümkün ise de; fesih davasına bakan mahkemenin şirketin halihazırdaki durumuna daha vakıf olduğu, mahkemece kayyım atanmasının üzerinden hayli zaman geçtiği, arada gerçekleşen iş ve işlemlerden fesih davasına bakan mahkemenin bilgisinin daha fazla olacağı, fesih davasını yürüten mahkemenin kendi belirleyeceği uzmanlık alanında kayyımlar atamasının daha uygun olacağı, kayyımların değiştirilmesinin mahkemenin kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden bir kararına müdahale anlamına gelmeyeceği, zaten mahkeme kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden kararlardan olmadığı gözetildiğinden ilgili talebin Bursa ....Mahkemesi'nce değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle \"-Şirketin münfesih olduğunun tespitine dair Bursa .... Mahkemesinin ..../.... esas sayılı dosyası ile derdest davanın açıldığı, bu aşamadan sonra kayyımların değiştirilmesi, yeniden görevlendirilmesi, rapor düzenlenmesi konusunda görevlendirilmesi ve tüm talep ve şikayetler  konusunda yetkili ve görevli bulunduğundan şikayet ve talebe ilişkin dilekçe hakkında bu aşamada işlem yapılmasına yer olmadığına, -Dilekçenin Bursa .... Mahkemesinin ..../.... esas sayılı dosyasında değerlendirilmek üzere Bursa .... Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Talep edenler vekili istinaf dilekçesi ile; Bursa ....Mahkemesi'nin ..../.... Esas sayılı dosyasından 27.05.2024  tarihli talep dilekçesine binaen-29.05.2024 tarihinde verdiği karar ile 04.07.2024 tarihli talep dilekçesine binaen 29.07.2024 tarihinde verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu, bu kararların bozulması gerektiğini, Bursa ....Mahkemesi'nin (..../.... Esas sayılı dosyasından) 29.07.2024 tarihinde verdiği kararda bir üye hakimin koyduğu muhalefet şerhi koyduğunu, muhalefet şerhinde, Bursa .... Mahkemesinin ..../.... Esas sayılı dosyasında her ne kadar davalı şirketin TTK m.529/1-b maddesi gereğince infisah olduğunun tespiti, olmadığı takdirde TTK m.376/2 gereğince infisah olduğunun tespiti ve bu da olmadığı takdirde TTK m.530'a göre organ eksikliği sebebiyle feshi talep edilmiş ise de bu davada Kayyımların değiştirilmesine veya kayyımların görevlerinin sonlandırılmasına yasal olanak olmadığını, zira TMK md. 427/4 hükmüne göre atanan kayyımların değiştirilmesi veya görevden alınmaları bu kayyımların atanmasına karar veren mahkemenin görevi olduğunu belirttiğini, kamu görevlisi olan yönetim kayyımları SMMM ... ve Av. ...'ın, hem görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle hem de görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal ve gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine ve kamunun zararına neden olduğu ve de kişilere haksız bir menfaat sağladığını, bu anlamda, SMMM ... ve Av. ..., TCK m. 257'de tanımlanan suçları işlemişlediklerini, bu nedenle, kendileri hakkında -ayrıca- savcılığa suç duyurunda bulunulduğunu,Bursa .... Mahkemesi'nin (..../.... Esas sayılı dosyasından) -27.05.2024 tarihli talep dilekçemize binaen- 29.05.2024 tarihinde vermiş olduğu kararın bir (1) numaralı bendinde kayyımlardan, Şirket'e ilişkin rapor düzenlemelerini ve mahkemeye sunmalarını istenilmişken, aradan üç (3) ay gibi uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen kayyımlar mahkemeye hala bir rapor sunmadıklarını,  Bursa ....t Mahkemesi'nin ..../.... Esas sayılı dosyasından -27.05.2024  tarihli talep dilekçesine binaen- 29.05.2024 tarihinde verdiği karar ile -04.07.2024 tarihli talep dilekçesine binaen- 29.07.2024 tarihinde verdiği kararın kaldırılarak, yeniden yapılacak inceleme neticesinde; anılan talep dilekçelerindeki Bursa .... Mahkemesi'nin ..../.... Esas sayılı dosyasından ...'ne yönetim kayyımları olarak atanmış olan SMMM ... ile Av. ...'ın bu görevlerine ivedilikle son verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Talep, Bursa .... Mahkemesi'nin ..../.... Esas sayılı dosyasında atanan kayyımların görevine son verilmesine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br> Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun dördüncü kısım birinci bölümde 329 vd maddelerde Anonim Şirket düzenlenmiştir. Kayyım ise, TMK 426 vd maddelerde, yönetim kayyımlığı ise 427. maddede düzenlenmiştir. Yasada, hangi hallerde yönetim kayyımı atanacağına yer verilmiş, TMK 427/4. fıkrada ise, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimin başka yollardan  sağlanamaması durumu yönetim kayyımı atanacak haller arasında sayılmıştır.<br>TMK'nun 427/4. Maddesi  \"Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa,\" şeklinde düzenlenmiştir. Madde içeriklerinden anlaşılacağı üzere anonim ve limited şirketlerde yönetim kayyımı atanmasının temel dayanak maddesi TMK 427/4. maddesidir. Zira şirketin bir tüzel kişi olarak ticari hayatının devamı ve gerekli idari ve yönetimsel işlemlerin icra edilmesi şirketin organları vasıtasıyla mümkün olmakta, bu organların görev yapamaz hale gelmesi halinde ise TK 427/4 maddesi uyarınca yönetim ve temsil kayyımı atanması yoluna gidilmelidir.<br>Somut olayda,; Bursa .... Mahkemesinin ..../.... E. - ..../1K. Sayılı kararı ile davanın kabulüne, davalı ...'ne yönetim kayyımı olarak SMMM ... ve Av. ...'ın  atanmasına karar verildiği, talepte bulunanların kayyımların görevlerine son verilmesini talep ettikleri, mahkemece şirketin münfesih olduğunun tespitine dair Bursa .... Mahkemesinin ..../.... esas sayılı dosyası ile derdest davanın açıldığı, bu aşamadan sonra kayyımların değiştirilmesi, yeniden görevlendirilmesi, rapor düzenlenmesi konusunda görevlendirilmesi ve tüm talep ve şikayetler  konusunda yetkili ve görevli bulunduğu gerekçesiyle şikayet ve talebi ilişkin dilekçe hakkında bu aşamada işlem yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.  Kayyımlar Bursa ....Mahkemesinin ..../.... E. - ..../....K. sayılı kararı ile atandığından, kayyımların değiştirilmesi veya görevden alınmaları ile ilgili talepleri bu kayyımların atanmasına karar veren mahkemenin değerlendirmesi gerekmektedir. Bu sebeple Bursa .... Mahkemesinin 29/05/2024 tarihli  ve 29/07/2024 tarihli ara kararları yerinde olmadığından kayyım değişikliği ve kayyımların görevlerine son verilmesini gerektirir nedenlerin bulunup bulunmadığını inceleyip ek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.<br>Açıklanan bu nedenlerle talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;    <br>1-) Talep edenler vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-6 hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>2-)\tGerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden tarafa talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>4-)\tİstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br>5-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/01/2025<br><br>\t\t\t\t<br>....<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>...<br>Üye -...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br>e-imza <br>...<br>Katip<br>...<br>e-imza <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93c1b4cbf07cfd3d","SID":"1f58586e6eed55be"}}