{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/174 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1266<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/09/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/35 Esas - 2024/650 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi ve Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ \t: 24/09/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 24/09/2025 <br>                   <br>\tİzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/09/2024 tarih 2023/35 Esas 2024/650 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDAVA : Davacı vekili, 14.08.2016 tarihinde, davalı ... AŞ'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, davalı ...'nın işleteni ve davalı ...'nin sürücüsü olduğu ... plakalı minibüsün, müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, kaza nedeniyle müvekkilinin ağır yaralandığını, sürekli maluliyetinin oluştuğunu, Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/498 E. Sayılı dosyasında davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL bakıcı ve bakım gideri, 500,00 TL tedavi gideri olmak üzere 4.000,00 TL maddi tazminatın işleten ve sürücü için kaza tarihinden, davalı sigorta yönünden 04.01.2017 tarihinden avans faiziyle davalılardan tahsiline, ayrıca 70.000,00 TL manevi tazminatın sadece işleten ve sürücüden kaza tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavacı vekili, 23.05.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebini 23.240,38 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 359.425,47 TL'ye, bakıcı gideri tazminatı talebini 11.217,29 TL'ye ve tedavi gideri talebini 2.410,68 TL'ye yükseltmiştir.<br>\tDavacı vekili, Dairemizin kaldırma kararından sonraki yargılama aşamasında 08.02.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 2.294.990,90 TL'ye yükseltmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı ... A.Ş. vekili, davacı tarafça KTK'nın 97. maddesi uyarınca  gerekli belgelerin tamamı ibraz edilerek başvuru yapılmadığını, dava şartının sağlanmadığını, teminat limitinin kişi başı 310.000,00-TL olduğunu, kazaya karışan tarafların kusur oranının tespit edilmesi bakımından ATK'dan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, TRH 2010 tablosuna göre teknik faiz oranı %1,8 uygulanmak üzere hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik taleplerinin ve tedavi giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, rücuya tabi bir ödeme varsa araştırılıp mahsup edilmesi gerektiğini, bakım giderinin ancak davacının bakıma muhtaç olduğunun kesin şekilde tespiti sonrasında ve fiili olarak çalıştırılan bir yardımcı varsa genel şartlara göre söz konusu olabileceğini, muhtemel estetik ameliyat giderleri, ilaç, medikal aletler, ulaşım masrafının poliçe kapsamında olmadığını, dava tarihinden itibaren faiz uygulanabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalılar ... ve ... vekili, Kemalpaşa Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava konusu kazaya üç aracın karıştığını, müvekkilinin dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki aracın aynasına çarptığını, bu aracın emniyet şeridine geçtiğini, müvekkili ...'nin aracını kurtarmaya çalıştığı sırada ise davacının aracıyla çarpıştığını, davacının emniyet şeridine geçmesi ve fren yapması halinde kazanın gerçekleşmeyeceğini, meydana gelen zarar ile müvekkilinin eylemi arasındaki nedensellik bağının davacının eylemi ile kesildiğini,  müvekkilinin aracının yan yatarak duvara çarpmasına rağmen sadece davacıda iddia edildiği şekilde zarar meydana gelmesinin, davacının emniyet kemeri takma, virajlı yola uygun hız ve takip mesafesi vb. trafik kurallarına uymadığını gösterdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davacının trafik kazasına bağlı olarak özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik kapsamında sürekli maluliyet oranının %17, geçici iş göremezlik süresinin 180 gün olduğunun tespit edildiği, trafik bilirkişisinin 04.12.2017 tarihli raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ... ile, davacının kusursuz olduklarının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 726,88-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 325.585,82-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.902,97-TL bakım gideri, 1.065,00-TL tedavi gideri, 259,26-TL tedavi amaçlı ulaşım gideri olmak üzere toplam 331.539,93-TL maddi tazminatın 14.08.2016 tarihinden itibaren avans faiziyle (davalı sigorta şirketinin 04.01.2017 tarihinden itibaren avans faiziyle 310.000,00-TL poliçe limitiyle diğer davalılarla müteselsilen sorumlu olması kaydıyla) müteselsilen davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne 30.000,00-TL manevi tazminatın 14.08.2016 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.  <br>\tKarara karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ\t: Dairemizin 30.12.2022 tarihli 2020/1490 E. 2022/2000 K. sayılı ilamı ile, davacınğn kaza tarihinde 26 yaşında olup polis memuru olarak görev yaptığı, hükme esas alınan aktüerya asıl ve ek raporlarında, davacının muhtemel bakiye ömür süresinde aktif dönem-pasif dönem ayrımı denetime elverişli biçimde ortaya konmadan tazminat hesaplaması yapıldığı, kendi özel yasaları gereği daha erken emekli olma imkanı bulunan meslek gruplarından birinde yer alan davacı için, herhangi bir araştırma yapılmadan sürekli iş göremezlik tazminatı yapılmasının hatalı olduğu, polis memuru olan ve 60 yaşından önce emekli olma ihtimali bulunan davacının çalıştığı kuruma ve SGK Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne yazı yazılarak, davacının yaşı ile mesleki kıdemine göre muhtemel emeklilik yaşının kaç olduğunun sorulması; bildirilen muhtemel emeklilik yaşı da dikkate alınarak, bildirilen yaşa kadar aktif devre ve bu yaş ile muhtemel ömür sonu arası süre için AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden pasif devre hesabının yapılması için ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerektiği; Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı uyarınca işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından %1,8 teknik faiz yerine gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayalı progresif rant metoduna göre hesaplama yapılması gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya istinaf incelemesinde iken davalı ... A.Ş.vekili tarafından dosyaya sulh protokolü, ibraname, ödeme makbuzu sunulduğu, davacı vekilinin 14.04.2023 tarihli duruşmada davalı ... A.Ş. ile poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ibralaştıklarını ve ödemeyi aldıklarını, dolayısı ile davaya poliçeyi aşan maddi ve manevi tazminatlar yönünden sigorta şirketi dışındaki davalılar hakkında devam ettiklerini beyan ettiği, 11.06.2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda, davacının geçici iş göremezlik maddi tazminatının 726,88 TL, sürekli maluliyetten kaynaklanan maddi tazminatının 920.433,76 TL olduğu, ... tarafından ödenen 310.000,00 TL'nin mahsubu sonrası bakiye alacağının 610.433,76 TL olduğu, kök raporda tespit edilen bakım giderinden kaynaklanan alacağının 3.902,97 TL, SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi gideri alacağının 1.065,00 TL, SGK sorumluluğunda olmayan tedavi amaçlı ulaşım giderinin 259,26 TL olduğu, toplam maddi tazminat alacağının 616.387,87 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği; itiraz üzerine alınan 24.01.2024 tarihli ek raporda davacının yeniden hesaplanarak belirlenen sürekli maluliyetten kaynaklanan maddi tazminatının 2.604.990,90 TL olduğu, ... tarafından ödenen 310.000,00 TL'nin mahsubu sonrası bakiye alacağının 2.294.990,90 TL olduğu, kök raporda tespit edilen diğer maddi tazminat kalemlerinde bir değişiklik olmadığı, toplam maddi tazminat alacağının 2.300.945,01 TL olduğunun bildirildiği gerekçesiyle davalı ... A.Ş. yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... ve ...'ya karşı açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 2.294.990,90 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.902,97-TL bakım gideri, 1.065,00-TL SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi gideri, 259,26-TL SGK sorumluğunda olmayan tedavi amaçlı ulaşım gideri olmak üzere toplam 2.300.945,01-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, bu kısım bakımından fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.  <br>\tKarara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, 726,88-TL tutarındaki geçici işgöremezlik talebinin kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, bu alacak kaleminin neden kabul edilmemiş olduğuna ilişkin gerekçeli kararda bir gerekçenin de bulunmadığını, geçici işgöremezlik zararının hüküm kısmında yer almamış olmasına karşılık maddi tazminat toplamına dahil edildiğini, hükmün kendi içerisinde çelişkili olduğunu, ayrıca mahkemece yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, aracın kazan tarihi itibariyle kullanım amacının yolcu nakli olduğunu, ticari bir amaç için kullanıldığını, bu nedenle avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, hükmedilen 50.000,00 TL manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalılar ... ve ... vekili, ilk derece mahkemesince müvekkili ...'nin %100 kusurlu olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, 04.12.2017 tarihli kusur raporunun eksik incelemeye dayalı olarak tanzim edildiğini, mahkemece esas alınan %17 maluliyet oranı ve 180 gün geçici iş göremezlik süresinin kabul edilemez olduğunu, davacının yaşının genç oluşu göz önünde bulundurulduğunda iyileşme sürecinin daha kısa olacağını, maluliyeti söz konusu ise azaltılabileceğini, BAM kaldırma ilamı doğrultusunda Aydın Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün ve SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının cevabi yazılarında davacı tarafın 2045 yılında emekli olacağının bildirildiğini, 11.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda 2045 yılının baz alındığını, ancak davacı tarafın 2050 yılının baz alınmasını talep etmesi üzerine ek raporda sadece 2050 yılı baz alınarak sürekli maluliyetten kaynaklı tazminat alacağının hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, yine 11.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda sürekli maluliyetten kaynaklanan tazminat yönünden 920.433,76 TL hesaplama yapıldığını ancak 23.01.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda ise aynı kaleme ilişkin 2.604.990,90 TL hesaplama yapıldığını, usuli kazanılmış haklarının gözetilmediğini, davacı taraf polis olmasına ve normal emeklilik yaşından önce emekli olacak olmasına rağmen bilirkişi raporunda aktif dönem olarak daha uzun bir yaş hesaplaması yapıldığını, toplam tazminat tutarının fahiş olduğunu, ek raporda davacı tarafın sunduğu ücret bordrolarının hesaplamaya baz alındığını, hesaplamadaki bordroların yerel mahkemece ilgili kurumdan müzekkere yazılarak talep edilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ''geçici iş göremezlik zararı'' başlıklı kısmında davacının maaş alacaklarını aldığı için herhangi bir zararı bulunmadığı, ancak davacı kamu görevlisi olduğu için ek tazminat bedellerini alamamasından kaynaklı olarak zararının bulunduğu, ek tazminat bedelinin 726,88 TL olduğunun belirtildiğini, ancak ek tazminat bedeline hak kazanmak için gerekli şartların sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, dosyadan alınan bilirkişi raporunda SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderinden kaynaklı 1.065,00 TL alacağın ve SGK sorumluluğunda olmayan tedavi amaçlı ulaşım giderinin 259,26 TL olarak tespit edildiğinin yazıldığını, her türlü hastane gideri, bakım gideri, hastaneye ulaşım gideri'nin SGK tarafından karşılanacağı tespiti yapılmışken tedavi amaçlı ulaşım gideri ve tedavi giderinin SGK'nın sorumluluğunda olmadığı tespitinin hukuka aykırı olduğunu, ilk kararda davacı yararına 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş olmasına rağmen, müvekkilleri lehine usuli kazanılmış haklar gözetilmeden ve yerel mahkemece bu hususla ilgili herhangi bir gerekçeye dayanmadan 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı ... A.Ş. vekili, davacı ile müvekkili şirket arasında sulh sağlanarak ödeme yapıldığını, davacının sunmuş olduğu 13.08.2021 tarihli sulh beyanı ile açıkça müvekkil şirket yönünden davadan feragat etmiş olmasına rağmen mahkemece davanın feragat nedeniyle reddedilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, aynı şekilde müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin usul yasaya aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE\t:  Dava, karşı aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderinin tahsili; ayrıca işleten ve sürücüden manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavalı ... A.Ş. vekili, müvekkili şirket yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmasının ve müvekkili aleyhine vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Her ne kadar davacı taraf HMK'nun 307. maddesi gereğince davalı sigorta şirketi yönünden davasından feragat etmiş olsa da; davalı sigorta şirketinin davanın devamı sırasında yapmış olduğu ödeme nedeniyle feragat edildiği, davacının feragatinin hakkın özünden feragat niteliğinde bulunmadığı, içerik itibariyle davanın konusuz kalması nedeniyle bu dilekçenin verildiği değerlendirilerek, davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavalılar ... ve ... vekilinin kusur oranlarının hatalı belirlendiğine yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde; dava konusu trafik kazasında tarafların kusur durumlarına ilişkin olarak Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/498 E. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile İzmir-Kemalpaşa karayolunda seyir halinde iken dikkatsizliği nedeniyle şerit ihlali yaparak karşı şeride geçtiği, karşı yönden gelen araçlardan önce dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki .... plakalı minibüsün sol yan tarafına çarptığı, daha sonra bu aracın arkasından gelen aynı şeritte seyreden davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığı, davalı sürücünün KTK'nın 56/1-a maddesi kuralına aykırı davranışı nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacının ve dava dışı ...'un kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 04.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda da ceza dosyasındaki kusur tespit raporu ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu biçimde davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, davalılar ... ve ... vekilinin kusur oranlarına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>\tDavalılar ... ve ... vekilinin maluliyet oranı ve geçici iş göremezlik süresinin fazla belirlendiğine dair istinaf sebebinin incelenmesinde; Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonra da Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD 2021/6445 E. 2021/8550 K. sayılı kararı) <br>\tİlk derece mahkemesince Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 24.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda, 11.10.2008 tarihli Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının kaza tarihine göre %23, rapor tarihine göre %23,2 oranında meslekte kazanma gücünde azalma olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 180 gün olduğu, davacının sürekli bakıma muhtaç olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hesaplama yapılması için yeniden aynı kurumdan rapor alınmış olup, 08.08.2019 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirme sonucunda davacının %17 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu, iyileşme süresinin 180 gün olduğu tespit edilmiştir. Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre belirlenen sürekli iş göremezlik oranının aktüerya hesabında esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamakta olup, davalılar ... ve ... vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>\t Davalılar ... ve ... vekili, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda fahiş hesaplama yapıldığını, usuli kazanılmış hakların gözetilmediğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş olup, haksız fiile dayalı tazminat taleplerinde, gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerekmektedir. Asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece re’sen gözönünde tutulması zorunludur. Davacı tarafın, ilk derece mahkemesince verilen ilk karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu gözetildiğinde; hüküm tarihine en yakın tarihte bilinen güncel  asgari ücret verileri kullanılarak zararın belirlenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 4. HD 2021/26424 E. 2023/7685 K.) Davalılar ... ve ... vekilinin bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>\t Davalılar ... ve ... vekili, her türlü hastane gideri, bakım gideri ve ulaşım giderinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu istinaf seseri olarak ileri sürmüş olup, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde SGK tarafından karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Davalılar vekilinin tedavi ve ulaşım giderleri ile bakıcı giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğuna yönelik istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.<br>\tDavacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazına gelince; manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan  kişinin  çektiği  acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K. sayılı ilamı) Somut olayda davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuştur. Dairemizin 30.12.2022 tarihli 2020/1490 E. 2022/2000 K. sayılı ilamında kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf itirazları incelenmemiş ve karar tümüyle kaldırılmış olup, davacı tarafça ilk karara karşı da manevi tazminat miktarı yönünden istinaf itirazı ileri sürmüş olmakla, davalılar yararına usulü kazanılmış hak oluşmamıştır. Bu nedenle davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>\tDavacı vekili, kararın hüküm kısmında geçici iş göremezlik tazminatı hakkında hüküm kurulmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olduğu, reddedilen bir kısmın bulunmadığı, hükmedilen toplam maddi tazminat tutarı olan 2.300.945,01 TL'nin içerisinde 726,88 TL geçici iş göremezlik tazminatının da bulunduğu gözetilerek bu istinaf sebebinin de reddi gerekmiştir. <br>\t Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, davalı sürücü ve işleten yönünden haksız fiil hükümlerine dayanılarak tazminat talebinde bulunulduğundan yasal faize hükmedilmesinin yerinde olmasına, SGK Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının 20.02.2023 tarihli yazısında davacının 05.10.2050 tarihine kadar aktif çalışma hayatının devam edebileceğinin bildirilmiş olmasına, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Davalılar ... ve ... yönünden istinaf karar harcı olan 160.593,05 TL'den peşin alınan 39.293,06 TL'nin mahsubu ile bakiye 121.299,99 TL harcın davalılar ... ve ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-Davalı ... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 21.176,10 TL'den peşin alınan 7.498,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 13.677,70 TL harcın davalı ... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t5-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.24/09/2025<br>\t\t\t\t<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e788556fd5e0693","SID":"6ad1c29373dba76f"}}