{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/744 <br>KARAR NO\t: 2025/1332<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 29/09/2022<br>NUMARASI\t: 2021/263 E. - 2022/116 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı yanın müvekkiline ait 2019/00274 başvuru numaralı tasarım tescilinden kaynaklanan hakları ihlal eder mahiyette kullanımlar gerçekleştirdiği,  davalı yanın ilgili kullanımlarının tasarıma tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği,  davalı yan adına tescil edilmiş olan ... başvuru numaralı tasarımın müvekkiline ait tasarım tescilinin birebir aynısı olduğu, bu çerçevede ilgili tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, davalının kullanımları müvekkile ait tasarım ve faydalı model hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalı kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın müvekkile müvekkile ait tasarım ve faydalı model hakkına tecavüz ettiğini, davalının kullanımlarının haksız rekabet oluştuğunu, ... başvuru numaralı tasarımın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı konulmasını, bu tasarımın hükümsüzlüğünü, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iştigal alanının “...”   üretimi ve satışı yaptığını, müvekkilinin tasarımı ile davacı yanın tasarımının birbirinden farklı tasarımlar olduğunu, üzerinde olduğunu, müvekkilinin sadece tasarımların bütün halde değerlendirilmesi gerektiğini, davacı tarafın tasarımında marka ve 3 adet çıtçıt görselleri bulunmakta iken müvekkilinin tasarımında bu tarz görsellerin yer almadığını, müvekkilinin tasarımının en belirgin farklılığının bonenin bütünselliği olduğunu, müvekkilinin tasarımının boyunluk kısmının davacı tarafın tasarımına göre daha dar ve görsel olarak da çok farklı olduğunu bildirilen gerekçeler ile davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesi kararıyla; \" Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, TPMK kayıtları, hükme esas alınan  17/05/2021 ve  29/06/2022 havale tarihli bilirkişi raporları dikkate alındığında, davacı ve davalı  tasarımlarını ile ürün görsellerinin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı ve  benzer olarak algılandıkları sübut bulduğundan,\" 1-Davanın KABULÜ İLE, davalı kullanımlarının davacıya ait 2019/00274 numara ile tescilli tasarımlarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu tecavüz ve haksız rekabetin ref'ine, men'ine,2-Davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece haksız ve hukuka aykırı gerekçelerle, davacıya ait 2019/00274 numaralı tasarım ileri sürülerek müvekkilinin tasarımının hükümsüzlüğüne ve tecavüzün tespitine karar verildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu hukuka aykırı olduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmadığını,  bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmeden, yeni bir rapor alınmadan karar verildiğini, müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlalinin söz konusu olduğunu,  bilirkişiler tasarım tescilini faydalı model veya bir patent tescili gibi ele aldığını ve bu yönde bir inceleme yaptığını,  tasarımlar korunan değeri bakımından bu sınai haklardan bağımsız olduğunu, SMK m.55 esaslarının dikkate alınarak inceleme yapılması ve sonucuna göre kanaatin belirtilmesi gerektiğini,  karara esas alınan bilirkişi raporu bu yönde tasarımın çizgi, şekil, biçim ve rengi gibi unsurlarından kaynaklanan görünümünden ziyade tasarım konusu ürünlerin özellikleri ve kullanım biçimleri hususlarında inceleme yapıldığını, bilirkişi heyetinde tasarım uzmanı bulunmaması hatalı rapor oluşmasına neden olduğunu, Müvekkilinin dava konusu ... numaralı tasarımı incelendiğinde bu tasarımın mor renk içerdiği, davacı tarafın 2019/00274 numaralı tasarımının benzer bulunan 3 numaralı görselinin ise krem renkten oluştuğunu, tasarımlar arasında renk benzerliği bulunmadığını,  müvekkili tasarımının baş kısmında baş şekli ile paralel bir çizgi içerdiği, baş arka kısmının düz olacak biçimde aşağıya doğru indiğini, boyun altı kısmı kapatan geniş örtünün ise orta bir adet çizgi deseni içerdiğini, aynı kısmın altında dikiş deseni izlerinin de bulunduğu tespit edilebildiğini, davacı tasarımının görselinin net olmadığını, dolayısıyla bu görselin sağladığı hukuki korumanın kapsamının da sınırlı olacağını, bunun haricinde herhangi bir desen veya çizgi içermediğini, görsel üzerinden desen ve şekillerin anlaşılamadığını, tasarımlar arasında yalnızca küçük farklılık olarak değerlendirilmesi hatalı olduğunu, bu farklılıklar dahi hükümsüzlük ve tecavüz hallerinin bulunmadığını açık bir şekilde göstermekte iken ilgili karar hukuka aykırı gerekçelerle verildiğini,  Tasarım tescili yönünden benzer bulunan unsurlar tasarımın ... niteliğinde olması ve her iki tasarımın yakın amaçlarla kullanılıyor olması sebebiyle olağan olup bilgilenmiş kullanıcı üzerinde karıştırılma ihtimali oluşturmadığını, tasarımın hükümsüzlüğü için gereken benzerlik şartının sağlanmadığını, ilgili başı sarma ve boyundan tutturma unsurlarının ürünün niteliği gereğince SMK m. 56/6 hükmünde belirtilen sınırlı seçenek özgürlüğü hali kapsamında olduğunu, müvekkili tasarımının ... davacı tasarımının başörtüsü olduğunu, bu haliyle dahi farklı amaçla kullanılan ve görsel olarak farklı nitelikteki tasarımların ortalama tüketici ve bilgilenmiş kullanıcı nezdinde karıştırılma ihtimali yaratacağını, tasarımın tanınmışlığı ve müvekkili tarafından bilinme ihtimali, yine tasarımın tescil tarihi ve müvekkili tescil tarihinin yakınlığı, tasarımların benzerliği olup olmadığı ve tecavüz niteliğinde davacı aleyhine olan herhangi bir eylemin tespit edilip edilmediği üzerinde durularak karar verilmesi gerektiğini,  herhangi bir tespit ve somut delil olmaksızın afaki şekilde tasarım tecavüzü yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi açık bir şekilde mevzuata ve güncel Yargıtay bakış açısına da aykırı olup işbu kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,  20.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacı tasarımı olarak farklı bir görsel esas alındığını, tasarım tesciline konu olmayan bu tasarım gerekçesiyle tasarım hakkına tecavüzden söz edilmesi hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi rapor metninde yer alan görsel tasarım tesciline konu olmayıp yalnızca genel hükümlere göre korunabilir nitelikte iken, bu görsel gerekçesiyle tasarım hakkına tecavüzden söz edilmesi hukuka aykırı olduğunu,  ilgili görsel tescilsiz tasarım olup bu halde haksız rekabet iddiasına yönelik bir değerlendirme yapılabileceğini, mahkeme tarafından bu durum göz ardı edilerek tasarımın tescil kapsamındaki görsel olmaması hali incelenmeksizin tasarım tecavüzü yönünden karar verilmesinin hatalı olduğunu, raporda tasarımların bütünü yönünden değil yalnızca ortak noktaları yönünden bir inceleme yapıldığını, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel intibalarını ortaya koymadığını, yalnızca bir unsuru yönünden benzerliği bulunan tasarımların, renk, desen, şekil, biçim gibi diğer tüm unsurları yok sayılarak benzerliği bulunduğuna ve hükümsüzlüğüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı tasarımı incelendiğinde üç adet tasarımı içerdiğini, bunların hangisinin ilişkili bulunduğunun bilirkişi raporu ve gerekçeli karardan anlaşılamadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.\t\t\t                               <br>İSTİNAFA CEVAP:<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemece verilen karar yerinde bir karar olduğunu,  davalı tasarımının herhangi bir ayırt edicilik veya yenilik barındırmadığını, davalı tasarımının müvekkili tasarımı ile kolayca karıştırılabilecek nitelikte olduğundan davalı tarafın mesnetsiz istinaf taleplerinin reddine mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.        <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  Davanın konusu; davacı adına tescilli 2019/00274 başvuru numaralı tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesi ve  davalı adına tescilli ... başvuru numaralı tasarımın hükümsüzlüğü davasıdır.TPMK kaydına göre; ... başvuru numaralı ... tasarım 02-03 sınıflarında kayıtlı  tasarımın  31/12/2019 tarihinde ... adına tescilli olduğu, 2019/00274 başvuru numaralı  başörtüsü için saten boyunluk, başörtüsünün 02-03 sınıflarında 14/01/2019 tarihinde... adına tescil edildiği ve mahkeme kararı ile iptaline karar verildiği görülmüştür.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 17/05/2021 tarihli tekstil mühendisi ve bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda (tasarıma tecavüz yönünden) özetle;\" Davacı vekilinin EK-1 bağlantılar EK-2 ekran görüntüleri olarak sunduğu ekran görüntülerinin https://www...com ve https://www...com web sitelerinde (e-ticaret sitesi) 20 Mart 2021 tarihinde bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu davacıya ait EK-3 tescilli tasarım ile  davaya konu ürün EK-4 ve EK-2 olarak sunulan davacı tarafın internet siteleri üzerinden satılmakta olan ürün görsellerinin karşılaştırılması sonucunda  bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları kanaatine varılmıştır.\" denilmektedir.29/06/2022 tarihli Marka vekili ve sektör bilirkişisi (moda tasarımcısı) tarafından düzenlenen raporda (tasarımın hükümsüzlüğü yönünden) özetle;\" tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan teknik değerlendirmeler neticesinde; Davalı tarafa ait ... kod numaralı tasarım tescili ile davacı yan adına tescilli davaya mesnet 2019/00274 kod numaralı tasarımların arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları,  Davalı tarafa ait ... kod numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi itibari ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı ve hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği\" belirtilmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalının kendi tasarımına tecavüz ettiğini ve davalıya ait tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava ettiği, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi heyetinde moda tasarımcısı bilirkişinin bulunduğu, tasarımın hükümsüzlüğü davası yönünden , Davalı tarafa ait 31.12.2019 başvuru tarihli ... kod numaralı tasarımın davacı yan adına tescilli davaya mesnet 2019/00274 kod numaralı tasarım ile bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları,Tasarımcının seçenek özgürlüğü de göz önünde bulundurulduğunda, tasarımın hükümsüzlüğünün şartları oluştuğu ve tasarıma tecavüz yönünden yapılan incelemede,  Davacı vekilinin EK-1 bağlantılar EK-2 ekran görüntüleri olarak sunduğu ekran görüntülerinin https://www...com ve https://www...com web sitelerinde (e-ticaret sitesi) 20 Mart 2021 tarihinde bulunduğunun  tespit edildiği,  Davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu davacıya ait EK-3 tescilli tasarım ile  davaya konu ürün EK-4 ve EK-2 olarak sunulan davacı tarafın internet siteleri üzerinden satılmakta olan ürün görsellerinin karşılaştırılması sonucunda  bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları bilirkişi heyet raporları ile tespit edilmiş olmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar hukuken yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarih ve 2021/263 E., 2022/116 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince haksız rekabet ve hükümsüzlük davası yönünden alınması gereken (615,40x2) 1.230,8 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan  179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.050,90 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"078493f21123b43c","SID":"5e0b931f9aca39db"}}