{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/1139 <br>KARAR NO\t: 2025/1316<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 12/06/2025<br>NUMARASI\t: 2022/30 E. - 2025/102 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin \"...\" adlı bir senaryo hikayesi (sinopsis) yazdıklarını, sinopsisinin kendilerine ait olduğunu 24/01/2013 tarihinde Kadıköy 24. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı beyanıyla onaylattıklarını, daha sonra senaryo halinde 13/03/2013 tarihinde taslak olarak mail yolu ile birbirlerine gönderdiklerini ve sektördeki bir kısım insanların eline geçtiğini, detayı senaryo içinde geçen hastane bölümü konusunun davalılarca \"...-Karanlıkta Saklanan\" isimli film haline getirildiğini, filmin çıkış noktasının davacılara ait senaryodaki hikaye esas alınarak yazılmış olduğunu ve senaryosu müvekkillerine ait filmin FSEK kapsamında eser olduğunun 04/12/2015 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, davaya konu filmin vizyonda kaldığı süreçte 393.042.08 TL hasılat yaptığını, halen gösterimde olmadığını, www...com.tr adresinden ulaşılabileceğini, filmde davalı ...'in künyede \"senarist\" olarak göründüğünü, filmin aynı zamanda dijital televizyon platformlarından D-SMart'ta yayınlandığını, ne kadar gelir getirdiğinin bilinmediğini, yapılacak hesaplamada bu bedelin de göz önünde tutulması gerektiğini belirterek, tecavüzün men'ine, 5.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2016/67 D. İş sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporunu huzurdaki haksız kurgulanan davaya dayanak yaptığını, rapor davalıya tebliği edilmediği için yasal itiraz haklarını kullanamadığını, rapordan sehven haberdar olduğunu, bilirkişi tespit raporunun hükme esas alınacak mahiyette olmadığı gibi, isabetsiz değerlendirmeler ve çelişkili ifade ve tespitler taraflı yaklaşımlarla dolu, her açıdan yetersiz olduğunu, davalının davacıları tanımadığını, iş ilişkisi olmadığını, davacıların senaryosunu ve sinopsisini görmediğini, davacıların senaryosunun kendisine ulaşma olasılığı olmamakla birlikte, intihal iddiasının dayanaksız olduğunu, her iki hikaye arasında illiyet bağı olmadığını, Davalı-birleşen davada davacının davaya konu senaryoyu içinde cin geçen bir senaryo yazılmasının talep edilmesi üzerine yazdığını, cinlerin geçtiği bir senaryoda hastane sahnesinin olmasının, bunlardan korunmak için insanların dua etmesi, cinin musallat olduğu kişinin intihar etmesi gibi olayları insanoğlunun yüzyıllardır bildiği, uyguladığı bilgiler olduğunu, bu hususta yazılmış yada yazılacak eserlerde bu detayların geçmesinin intihal yaratmayacağını, bir psikolog olarak çeşitli kurumlarda çalıştıktan sonra yazarlık yapmaya başlayan davacının kendisine \"...- ...\" adlı filmin senaryosu ısmarlandığında en iyi bildiği yer olan akıl hastanesi üzerine bir kurgu yapmayı uygun bulduğunu, ancak hastanede geçen sıradan bir şey yazmamak için hastanede yaşanan kabusun hikayesini, cin hikayesi ile iç içe yazdığı, hikayeyi kurgulama çalışmaları sırasında filmin yardımcı yönetmeni ...'ün, akrabalarının yaşadığı bir hikayeden yola çıkmayı önerdiğini, bu olaya göre, gömüden geldiği düşünülen bir cinin evin annesine musallat olduğunu, çeşitli sağlık kuruluşlarına götürmelerine rağmen normale dönmediğini, davacının bu olaydaki yaşlı kadını genç bir kız olarak yorumlayarak hikayeyi bu yaşantı üzerine kurguladığını belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ... Prog.Org.Dan.Baskı Paz. Ve Ticaret Limitet şirketinin, usulüne uygun olarak dava dilekçesi kendilerine tebliğ edildiği halde süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, 26/09/2017 tarihinde sundukları yazılı beyanlarında, davanın haksız açıldığını, davacı tarafın iddialarını ispatlayamadığını, alınan bilirkişi raporu ile benzerliklerin hususiyet taşımayan klişeler üzerinde olması, var olan benzerliklerin iki eserin ana unsurunu oluşturmaması, benzerliklerin bir çok eserde işlenen motifler üzerinden esinlenme düzeyinde kaldığı, klişe motiflerden teşekkül ettiği/esinlenildiği, bu nedenle sahibinin hususiyetini taşımadığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davacı-asıl davada davalı ... vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin psikolog olduğunu, asıl davanın diğer davalısı ile aralarında 16/01/2015 tarihli \"Senaristlik ve Mali Haklar Devir Sözleşmesi\" imzalandığını, sözleşme gereği davalı-birleşen davada davacı tarafından \"... -Karanlıkta Saklanan\" isimli 70 sayfalık senaryoyu neşir ettiğini ve yapımcı firmanın asıl davada davalı olan ... ... şirketi olduğunu, müvekkilinin birleşen davanın davacılarını tanımadığını, buna rağmen maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını, müvekkilinin filmin yapımının öncesinde ve sonrasında sinopsis metnini ve metinle ilgili herhangi bir senaryo, film, kitap, dizi vs görsel yada yazılı başka bir taslak veya eser görmediğini, her iki metin arasında benzerlik bulunmadığını, “...” sözcüğünün Kurani Kerimin Nas suresinde geçen bir sözcük olduğunu, hastane sahnelerinin bu tür filmlerin genelinde olabilecek sahneler olduğunu, kendisinin yalnızca senaryodan sorumlu olabileceğini, hakkında intihal gerekçesiyle haksız dava açılmasından dolayı kişilik haklarının zarar gördüğü iddiasıyla 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davanın davalılar vekili cevap dilekçesinde; birleşen davayı kabul etmediklerini, açtıkları davanın İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2015/67 D. İş sayılı dosyada alınan bilirkişi raporuna dayandığını, manevi tazminat talep edilebilmesi için kasten manevi haklara zarar verilmesi ve illiyet bağının bulunması gerektiğini, müvekkillerinin eylemlerinin hukuk platformunda hak aramaktan başka bir şey olmadığını, müvekkillerinin senaryosunun başkaları tarafından film haline getirildiğini, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığını belirterek birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dairemiz kaldırma kararından önce Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen 28/09/2017 tarih ve 2016/5 Esas 2017/188 sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 06/01/2022 tarih 2020/662 Esas 2022/35 Karar sayılı ilamıyla\"... Değişik iş dosyasında alınan rapor ile mahkemece alınan rapor arasında açık aykırılık olduğu ve asıl davanın davacılar vekili tarafından itiraz edildiği halde, mahkemece raporlar arasındaki aykırılık giderilmediği gibi,  08/05/2017 tarihli rapora üstünlük tanınma sebepleri gerekçeli kararda izah edilmeden davanın reddine karar verilmesi usule aykırı olduğundan, davacılar ... ile ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.  Yukarıda açıklanan sebeplerle, ssıl davanın davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, 6100  Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak\" kaldırıldığı görüldü.Dairemiz kaldırma kararı sonrasında İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;  dava eser sahipliğinden kaynaklı maddi ve manevi hakların ihlali nedeniyle tecavüzün meni ve maddi manevi tazminat talebinden ibaret olup davacıların EL-... ... ... ... isimli senaryonun yazarı olduklarını iddia ettikleri, davalılarca kullanılan ...-KARANLIKTA SAKLANAN isimli filmin senaryosunun davacılara ait senaryodan intihal suretiyle gerçekleştirildiği iddiası ile tecavüzün meni ile birlikte maddi manevi tazminat talebinde bulunulduğu, mahkememizin 2016/5 esas sayılı dosyası ile davanın reddine karar verildiği, ret kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 06/01/2022 tarih ve 2020/662 esas 2022/35 karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı mahkememizce kaldırma kararına uygun olarak dosya içerisinde birbirine aykırı raporlar mevcut olduğundan çelişkinin giderilmesi ve davanın esası bakımından dosyanın kaldırma ilanı doğrultusunda yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edildiği aldırılan 01/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda senarist bilirkişinin çekilmesi nedeniyle benzerlik yönünden değerlendirme yapılamadığı, maddi tazminat olarak ise 255.442,00 TL maddi tazminat hesaplandığı, daha sonra heyete senarist bilirkişi eklendiği ve aldırılan 27/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda esas yönünden davacı ve davalı film senaryolarının %70 oranında benzer olduğu, davacı senaryosunun davalı senaryosundan daha önce yazıldığı bu nedenle intihal olduğu yönünde görüş bildirildiği, rayiç bedel yönünden ise heyetçe resen inceleme yapıldığı ve rayiç bedelin 49.000 TL olarak hesaplandığı, buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacıların ... isimli senaryosu ile davalılarca yapımı gerçekleştirilen ... KARANLIKTA SAKLANAN SİNEMA FİLMİNDEKİ senaryolar karşılaştırıldığında tesadüf boyutunu aşacak takdirde %70 oranında benzerlik olduğunun tespit edildiği, davacıların senaryo taslağını ilk olarak 13/03/2013 tarihinde mail yoluyla birbirlerine gönderdikleri, ayrıca 24/01/2013 tarihinde Kadıköy 24. Noterliğinin 24/01/2013 tarih ve ... yevmiye numarası ile onaylattırıldığı, davalılara ait sinema filminin ise senaryosunun 25/04/2016 tarihinde yazıldığının iddia edildiği, bu yönüyle bakıldığında davacıların eser üzerindeki öncelik ve üstün hak sahibi oldukları senaryolar arasındaki benzerliğin mahkememiz uzmanlık alanına girmemesi sebebiyle aldırılan bilirkişi raporundaki benzerlik yönündeki değerlendirme ile bağlı kalındığı, davacılara ait senaryodan intihal yapılmak suretiyle davacıların FSEK ten kaynaklı mali ve manevi hakların ihlal edildiği bu nedenle maddi ve manevi tazminat talebinde haklı olduğu, rayiç bedel tespit edilemediğinden bilirkişi heyetince resen tespit edilen 49.000 TL rayiç bedelin dosya kapsamına uygun olduğundan,Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,Davalılar tarafından olası tecavüzün menine, Maddi tazminat yönünden davanın KABULÜ ile 147.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine,Manevi tazminat yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine\" karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; -İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi  44. Hukuk Dairesi  2020/662 Es.,2022/35 K.sayılı kaldırma karar gerekçesine aykırı bilirkişi raporlarının hükme esas alınarak karar ihdasının hukuka aykırı olduğunu, kaldırma kararının gerekçesinde işaret edilen 08.05.2017 tarihli bilirkişi raporu ile 2016/67 Değişik iş dosyasında ki bilirkişi raporu arasındaki  çelişkilerin ayrı ayrı değerlendirilmediği, çelişkinin nereden kaynaklı olduğu, her iki rapor arasındaki çelişkilerden itibar edilecek kısmın hangi rapor olduğu ve bu durumun  nedeni   açıklanmadan dava konusu uyuşmazlık yeni bir dava gibi ele alınarak yüksek mahkemenin kaldırma gerekçesine aykırı raporlar tanzim edildiğini, -Daire kararında dava konusu sinema filminin davacı  ... ve ...'e ait senaryodan intihal edildiği  iddiasının dosya kapsamında kanıtlanamadığı net olarak vurgulanarak bu hususun dosya kapsamında kesinleştiği hukuken sabit hale gelmiş olması karşısında, kaldırma kararı sonrası  ilk derece mahkemesi hukuken kesinlik kazanmış  ve kaldırma kararı sonrası bu yönde davacı taraflarca dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı halde intihal olgusunu kabul etmiş olmasının hukuka açıkça aykırı olduğunu, usuli kazanılmış hak olduğunu,-Kaldırılan karar sonrası temin edilen bilirkişi raporlarında davacı tarafın \"alenileşmemiş\" senaryosu ile davalı filmi  arasında benzerlik olarak değerlendirilen hususların hususiyet taşımayan kilişeler olduğunu ve filmin ana unsurlarını oluşturmadığının açık olduğunu,  27.01.2025 Tarihli Bilirkişi Raporu'nda Davacı film senaryosu ve Davalı film arasındaki %70 oranında benzerlik olduğu değerlendirildiğini, Davacı film senaryosunda ve davalı filmde “...” adı kullanıldığını, ... Kuran-ı Kerim'de \"NAS SÜRESİNDE\" geçen bir kelime olup davacıya özgü bir kelime olmadığını, Davacı film senaryosunda ve Davalı filmde filmin ana karakterleri genç kızlardır ve bu genç kızlar Beril ve Elif ... tarafından ele geçirilip tecavüze uğradığını, davacı senaryosunu..., davalı filminin Kahramanının ise  ...t olduğunu, senaryonun ve filmin büyük çoğunluğunun hastanede geçtiğini, Beril ve Elif’in kaldıkları hastanede genç kızlardan yaşça büyük kadınlar kızların sıkıntısını anlayan ve onlara destek olan kadınlar olduğunu ancak bunun da hususiyet taşımayan klişeler olduğunu, Beril ve Elif’e kaldıkları hastanede doktorların yardım ettiğini, bunun da hususiyet taşımayan klişeler olduğunu, Davacı senaryoda ve davalı filmde hastanede çıkan kargaşa sonucu ... tarafından ele geçirilen genç kızlar hastaneden kaçırılır ve bu kargaşa sonucunda hastanede doktorlar ölür.. şeklindeki değerlendirmenin de  Elif ile kardeşler arasındaki ayrıma değinilmeden yapıldığını, filmin konusu ile ilgili olduğunu,  -08.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda her iki eser karşılaştırılmasının bilimsel ve senaryo  tekniğine  uygun  yapıldığını, ana çatışması, karakterlerin yapısı, olay örgüsü, yardımcı hikayeler ve yardımcı karakterler ve bunların ana çatışma ve ana karakterlerin benzerlik göstermediği, kahramanları ve anti kahramanlarının ve eser boyunca yolculuklarının ve çatışmalarının farklı olduğunun belirlendiğini, 08.05.2017 tarihli rapor ile 27.01.2025 tarihli raporbirliktedeğerlendirildiğinde her iki eserin kahramanları, yan karakterleri, çatışmaların birbirlerinden oldukça farklı değerlendirildiğini ve her iki rapor arasında  açıkça çelişki olmasına rağmen 25.01.2025 tarihli raporda bu çelişkilerin izah edilemediğini, her iki raporunda konusunda uzman kişilerce oluşturulduğu göze alındığında bu kadar açık çelişkinin hukuken kabul görmeyeceğini,-davacının eserinin sadece noter tasdiki yapıldığı, o tarihten bu güne dek herhangi bir mecrada kullanılmadığını ve alenileşmediğini,  müvekkilinin davacıları ve onlarla iletişimde olan herhangi bir şahsı tanımadığını, keza davacıların alenileşmemiş bir kaç sayfalık eserlerinin davalıya yada diğer davalı şirkete vaya onlarla bağlantılı üçüncü kişilere  hangi yolla ulaştığına ilişkin   iddia ve delillerinin olmadığını ve dolayısıyla bu hususun dosya kapsamında ispatlanmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle  istinaf incelemesi neticesi kaldırılarak  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava,  davacılar-birleşen davada davalılar vekili tarafından davalılar aleyhine açılan FSEK'dan kaynaklanan haklara Tecavüzün Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat davası, davalı-birleşen dava da davacı tarafından davalılar aleyhine açılan haksız fiil nedeniyle manevi tazminat davasıdır. Mahkemece aldırılan 11/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ...  Karanlıkta Saklanan filminin Davacı El ...  ... ... ... senaryo eserinden intihal olmadığı, Davacı eser El ... - ... ... ... isimli senaryo eserinin gelişme bölümünün davalı eser ... Karanlıkta Saklanan isimli sinema filminde tesadüfü aşacak oranda kullanıldığı, Genel hikaye içinden kullanılan bölümün esinlenme serbestisini aştığı şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.Mahkemece aldırılan 01/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Dosya kapsamındaki 08.05.2017 tarihli ve 11.08.2022 tarihli bilirkişi raporlarında, ... filminin, EL ...-... ... ... eserinden intihal olmadığı, ancak 11.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı senaryo eserinin gelişme bölümünün, davalı sinema filminde tesadüfü aşacak oranda kullanıldığı belirtilmiş olduğundan, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında tazminata konu olabilecek bir ihlal olup olmadığının değerlendirilebilmesi için bilirkişi raporlarındaki bu çelişkinin ve davalının itirazlarının öncelikle bilirkişi heyetine eklenebilecek senaryo ve sinema eserleri alanında uzman bir bilirkişi tarafından giderildikten sonra hukuki olarak değerlendirilebileceği, mahkeme tarafından ...NE 22/12/2022 gün ve 2022/30 Esas Sayılı ve 12.04.2023 tarihli TEKİDEN yazılan yazılar ile \"...-...\" esere ilişkin olarak RAYİÇ Senaryo bedelinin araştırılarak ivedi şekilde mahkemeye - bildirilmesi istenmiş, ancak bu hususta RAYİÇ bedel yönünde dosya içerisinde cevap yazısı yer almadığı, Kültür Bakanlığı tarafından Mahkeme'ye gönderilen 15.03.2023 tarih ve 3572236 sayılı yazı ile” ...- Karanlıkta Saklanan” isimli filmin hasılatının istenildiğine ilişkin ilgi yazınızincelenmiştir....- ... isimli film 12 Haziran 2015 tarihinde  vizyona girmiş olup dağıtımcı firma verilerine göre 398.042 TL hasılat elde ettiği,  Müzekkereniz ile belirten ... ... filmi Evvelce Yelda Haber ve Görsel yayıncılık ile birleşen... Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. tarafından lisanslanmış olup yapılan ödemeye ilişkin dekontlara aradan geçen zaman nedeni ile ulaşılamamış olmakla birlikte cari hesap ekran kaydında 147.500,00 TL.ödeme yapıldığının anlaşıldığı, Dosya kapsamı belgeler üzerinde yapılan incelemede dava konusu esere ilişkin elde edilen hasılat ve yapılan harcamalar Elde edilen hasılat 398.042,00 TL, Yapılan giderler :147.500,00 TL, Kazanç :250.542,00 TL. elde etmiş olabileceği, Maddi tazminat hesaplanabilmesi için dosya kapsamında RAYİÇ bedel ile ilgili bir belge yer almadığında tazminat hesaplaması yapılamadığı, takdirin Yüce Mahkeme'de olduğu şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.Mahkemece aldırılan 27/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; FSEK incelemesinde; heyetimizin senaryo açısından yapılan incelemesinde iki eserin senaryosundaki benzerlik oranlarının oldukça fazla olduğu, ...   isimli yapımın senaryosunda esinlenme boyutunun aşıldığı, ... — ... filminin senaryosunun El ...  ... ... ... isimli yapımın senaryosundan alıntı olduğunun anlaşıldığının tespit edilmiş olması nedeniyle, FSEK'ten kaynaklanan mali ve manevi haklara tecavüz koşullarının oluştuğu, Mali incelemede; Heyetimizin senaryo açısından yapılan incelemesinde iki eserin senaryosundaki benzerlik oranlarının 9670 gibi bir benzerlik olduğu, Başka bir dava dosyasında senaryo rayiç bedeli olarak 60.000 TL.-80.000 TL.arasında bedel tespit edildiği görülmüştü Bu tespitler doğrultusunda senaryo bedelinin ortalama 60.000 TL.* 80.000 TL./2  70.000 TL. ve senaryoda tespit edilen benzerlik oranı olan 94 70 esas alınarak rayiç bedel aşağıdaki gibi hesaplandığı, Senaryo bedeli ortalama tutarı : 70.000 TL. Senaryo benzerlik oranı 19070 Rayiç Bedel (70.000 TL. X *4 70) : 49.000 TL.olarak hesaplandığı şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.Davalı taraf, dava konusu senaryonun klişeler konusunda benzediğini başkaca da benzerlik olmadığını ileri sürmüş ise de, FSEK.nun 1/B.a bendindeki hususiyet unsurunun eserin bütünü itibariyle göz önüne alınması gerektiği, şayet eserin bütününe hakim olan hususiyet unsuru, dava konusu eserde de esinlenme serbestisini aşacak ve baskın unsur oluşturan nitelikte ise, bu takdirde dava konusu senaryonun bağımsız bir eser olduğundan söz edilemeyecek olup, bu duruma göre mahkemece alınan 08.05.2017 tarihli bilirkişi raporu ile 2016/67 Değişik iş dosyasında ki bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi için 27/01/2025 tarihli bilirkişi raporu aldırıldığı, bilirkişi raporlarında hususiyet unsurunun niteliği itibariyle hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği bir husus olmayıp, teknik bilgi gerektirmesine göre, davacının eserleri ile dava konusu filmin senaryosunun  hususiyet unsuru bakımından bilirkişilerce incelendiği,  davalının yeni olduğunu iddia ettiği senaryoda mevcut pek çok unsurun her dönem dizisinde bulunabilecek nitelikte olup, diğerlerinden ayırt edici özellik kabul edilemeyeceğini ileri sürdüğü, ancak  rapora göre senaryo ana hatları, genel konsept, arka plan, renkler, hikaye, işlenen temalar ve akışı, karakterler ve özellikler bakımından her unsurun kopyalandığını, olay örgüsünün benzer şekilde ilerlemesi, davacı film senaryosunda ve davalı filmde “...” adı kullanıldığı, davacı film senaryosunda ve davalı filminde ana karakterlerin genç kızlar olduğu, tecavüze uğradığı, senaryonun ve filmin büyük çoğunluğunun hastanede geçtiği, davacı senaryoda ve davalı filmde hastanede çıkan kargaşa sonucu ... tarafından ele geçirilen genç kızların hastaneden kaçırıldığı,  bu belirtilen durumların esinlenmeden çok daha fazla benzerlik niteliğinde olduğu,her ne kadar belirtilen benzerlikler ayrı ayrı incelendiğinde klişe olarak belirtilmiş ise de, tüm klişelerin aynı anda birlikte bulunması nedeniyle bütünü itibariyle benzerliğe sebep olduğu, dava dosyasındaki  konusunda uzman, akademisyen ve sektörden kişilerden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlendiği, dava konusu hususun teknik yönlerini denetime ve hüküm kurmaya elverişli şekilde açıklandığı, dava konusu eserlerin karşılaştırılması sonucu ortada izinsiz işleme yada intihalin sözkonusu olduğunun değerlendirildiği, buna göre kurulan hükümde aykırılık bulunmadığı, birleşen dosya yönünden de istinaf isteminde bulunulmamış olması nedeniyle değerlendirmeye alınmadığı, buna göre Davalı vekilinin, istinaf sebeplerinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/06/2025 tarih ve 2022/30 E., 2025/102 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.407,77‬TL TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 3.465,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.942,37 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"673343f378c38ae9","SID":"632acc3e954ec7ab"}}