{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/1175 <br>KARAR NO\t: 2025/1308<br>İNCELENEN ARA  KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 09.07.2025 Tarihli Ara Kara<br>NUMARASI\t: 2025/51 E. - <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Tedbir talep eden davacı vekili 11.03.2025 tarihli dilekçesi ile; Davalıya ait ... nezdindeki tescili 2020/112770 sayılı “...” ve 2023/181205 sayılı “...” markalarının tüm sınıflar bakımından SMK'nın 6/1, 6/5, 6/6, 6/9 ve 25/1 maddeleri uyarınca ve sair sebeplerle hukuka aykırı ve haksız olduğunun tespitine, bu sebeple hükümsüzlüğüne ve ... sicilinden terkine SMK'nın 7 ve 29. hükümleri uyarınca ve sair sebeplerle Davalının “...” ibaresi üzerindeki her türlü kullanımının, Müvekkilimizin önceki tarihli ve yüksek tanınmışlık düzeyine sahip tescilli “...” markalarının tescillerinden ve “...” üzerindeki sair fikri mülkiyet unsurlarından kaynaklanan haklarına marka tecavüzü teşkil ettiğinin tespitine; tespit edilen söz konusu hukuka aykırılıkların durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu cümleden olmak üzere; Davalının “...” markalarını tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte işletmekte olduğu iş yerinde veya sair herhangi bir fiziki yahut online mecrada kullanmasının, bu markaları taşıyan ürün ya da hizmetleri sunmasının, sağlamasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, ürünleri üretmesinin, ürettirmesinin, sağlamasının, elde bulundurmasının, satmasının, satışa arz etmesinin, depolamasının, ithal ya da ihraç etmesinin, internet üzerinde ve sair mecralarda tanıtmasının ve bu amaçlarla kullanmasının durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, Davalının https://....com.tr/ ibareli alan adına erişimin engellemesine, alan adının iptaline ve sicilden terkinine, Davalının;https://www.....com/.../?hl=tr linki ile erişilebilen “...” isimli Instagram hesabında, https://www.....com/... lac/?hl=tr linki ile erişilebilen “...\" isimli Instagram hesabında yer alan \"...” ibaresini içerir kullanımlarına,https://....com/tr/ linki ile erişilebilen web sitesinde yer alan “...” ibaresini içerir kullanımlarına,https://www ....com /.../  linki ile erişilen “...\" isimli ... hesabında,https://www.e-....com/...-b1712 linki ile erişilebilen üçüncü kişi e-ticaret sitesinde, https://www....com/sr?q=...&qt=...&st=...&os=1bpi=2 erişilen üçüncü kişi e-ticaret sitesinde,https://www.....com.tr/e/...-urunleri linki ile erişilen üçüncü kişi e-ticaret sitesinde,https://www.....com/... linki ile erişilen üçüncü kişi e-ticaret sitesinde,https://www.....com/...?srchtxt=... linki ile erişilen üçüncü kişi e-ticaret sitesinde, https://www.markafarma.com/... linki ile erişilen üçüncü kişi e-ticaret sitesinde yer alan “...” markalarının kullanıldığı içeriklere ilişkin web sitelerine erişiminin Türkiye'den engellenmesine, Davalıya ait “Zaferiye Mah. Kayrak Küme Evleri ... ... / Manisa” ve “Yenikent Mah.... Kızıltepe / Mardin” adreslerindeki işyerlerinde ve tespit edilecek sair iş yerlerinde \"...” ibareleri tek başına yahut sair unsurlarla birlikte içerir kullanıldığı ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka ve malzemeye ve sair her türlü malzemeye el konulmasına, el konulanların toplanmasına ve dava sonunda verilecek hükmün kesinleşmesine kadar emin bir yerde muhafaza altına alınmasına, muhafaza altına alınanların esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip imha edilmesine, Masraf, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesinin 16/05/2025 tarihli ara kararı ile;\"...1-İhtiyati tedbir isteminin  takdiren 750.000,00 TL teminat mukabilinde kabulü ile;A- Davalının “...” markalarını tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte işletmekte olduğu iş yerinde veya sair herhangi bir fiziki yahut online mecrada kullanmasının, bu markaları taşıyan ürün ya da hizmetleri sunmasının, sağlamasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, ürünleri üretmesinin, ürettirmesinin, sağlamasının, elde bulundurmasının, satmasının, satışa arz etmesinin, depolamasının, ithal ya da ihraç etmesinin, internet üzerinde ve sair mecralarda tanıtmasının ve bu amaçlarla kullanmasının tedbiren durdurulmasına ve önlenmesine,B-Davalının  “Zaferiye Mah. Kayrak Küme Evleri ... ... / Manisa” adresindeki iş yerinde( diğer adres yönünden ihlal eylemi tespit edilememiştir.) tespiti yapılan ... ibaresini  ihtiva eden ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, koli ve sair her türlü tanıtım malzemesi ve basılı evraklara el konulmasına (işyeri tabelasında geçen isim marka hakkına tecavüz kapsamında olmadığından ve yine fatura ve ticari defter kayıtlarına el konulması mümkün olmadığından bahsi geçen ürünlerin el koyma kapsamı dışında tutulmasına) el konulan ürünlerin masrafı davalı yana ait olmak üzere yedi emine teslim edilmesine, C-https://www.....com/.../?hl=tr linki ile erişilebilen “...” isimli Instagram hesabında, https://www.....com/... lac/?hl=tr linki ile erişilebilen “...\" isimli Instagram hesabında https://....com/tr/ linki ile erişilebilen web sitesinde,https://www ....com /.../  linki ile erişilen “...\" isimli ... hesabında,https://...tr/ isimli web sitesinde Yer alan ... ibaresini ihtiva eden dosya kapsamına alınan 13/05/2025 tarihli bilirkişi raporu ile de içerikleri yer alan kullanımların işbu ara kararın davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içerisinde kaldırılmasına, 1 ay içerisinde kaldırılmaması halinde bahsi geçen sosyal medya hesapları ve web sitelerine erişim engeli kararı verileceğinin ihtarına\" karar verilmiştir. Tedbire itiraz eden vekili 24/06/2025 tarihli dilekçesinde özetle; usul ve yasaya aykırı olarak konulan 16/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve teminatın artırılmasına  karar verilmesini talep etmiştir.Tedbir talep eden vekili 04/07/2025 tarihli dilekçesinde özetle; davalının ihtiyati tedbir kararına hem esas hem de teminat yönünden itirazlarının tümden reddine, 16/05/2025 tarihli ve 1 nolu ara karar ile hükmedilen teminat bedelinin takdir edilecek makul bir oranda düşürülmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan 09/07/2025 tarihli ara karar ile; \"... Mahkememizce verilen 16/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının somut olaya ve dosya kapsamına uygun olduğu, ihtiyati tedbir için  koşullarının oluştuğu,  mahkememizce ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi amacı ile iki ayrı yer üzerinden delil tespiti yapıldığı gibi mahkememiz nezdinde de bilirkişi raporu alındığı, alınan raporlar incelendiğinde marka hükümsüzlüğü ve tecavüzün varlığı yönünde tespitlerin var olduğu,  davacı tarafın;  hükümsüzlük ve tecavüz iddialarının kesin olarak yerinde olup olmadığının    bilahare yapılacak esasa yönelik yargılama faaliyetleri ile saptanacak olmak ile birlikte bu aşamada tedbir kararı için gereken yaklaşık ispatın dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporları  itibari ile sağlandığı, takdir edilen teminat miktarında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, bilahare yapılacak yargılama ile gerekmesi halinde  teminatın arttırılması  yahut azaltılması  noktasında mahkememizin takdir yetkisinin bulunduğu,  kararın usul ve yasaya uygun olduğu, verilen teminat miktarında da bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığında, İhtiyati tedbir kararına yönelik itirazların ve teminata yönelik itirazların reddine\" karar verilmiştir. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>-huzurdaki davanın zaman aşımına uğradığını, 6769 sayılı SMK m.26/5'e göre \"Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescil kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez..\" şeklinde olup davanın esasa girilmeden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,  SMK m. 29/2 uyarınca da, tecavüz davasına dayanak markanın - dava tarihi itibarı ile Türkiye’de en az beş senedir tescilli olması şartı ile ve davalı talebi üzerine - dava tarihinden önceki beş sene içerisindeki ciddi kullanımının davacı tarafından ispatı gerektiğini, kullanmama def’ini ileri sürdüklerini ve davacı tarafın Türkiye’de kullanımı olmayan markasına dayanarak açtığı marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkini ile marka tecavüzü davasının tümden reddini talep ettiklerini,-verilen ihtiyati tedbir kararı ile davacının dava sonucunda ulaşmak istediği sonucun aynı olduğunu, davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin HMK'ya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, -Müvekkilinin ... ... Mamaları San. Ve Tic. Ltd.şti, 06.02.2020 tarihinde kurulmuş olup yaklaşık 6 yıldır ... mama ürünleri sektöründe kendi adına tescilli “...” markaları ile faaliyet gösterdiğini, “...” markasının 05 / 35 / 03 / 10 / 16 / 29 / 32  sınıflarda Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ile korunmakta olup, söz konusu marka tescillerinin 23.09.2020 başvuru tarihli, 2020/112770 tescil no'lu ve 28.12.2023 başvuru tarihli, 2023/181205 tescil no'lu  olduğunu, ürünlerin... teknolojisi ile üretildiğini, markanın, aynı zamanda Irak ülkesinde 13.02.2024 tarihinde tescil edildiğini, -bilirkişi raporlarının sadece davacı tarafın iddiaları üzerinde düzenlendiğini, davacı markaların tanınmış marka olduğu iddiasının salt davacının kendi beyanlarına dayanmakta olduğunu, dosyaya bu hususu ispatlar nitelikte herhangi bir delil sunulamadığını, Davacı, markasını birkaç ülkede tescil etmiş olması, kim tarafından yazıldığı teyit edilmeyen kişilerin sosyal medya yorumları ve ulusal olmayan reklam için herkesin yapabildiği birkaç haber sayfası ve  sosyal medya hesaplarındaki takipçi sayıları ile tanınmış bir marka olduğunu iddia etmiş olmasının kendisini tanınmış yapmadığını, müvekkilinin markasının ise ''...'' Türkiye'nin tek yerli ve milli ... maması üreten markası olup Türkiye'de alanında tanınan ve bilinen bir marka olduğunu, katılmış olduğu fuarlara ilişkin görsellerin dosyaya ibraz edildiğini, -davacının dava dilekçesinde Türkiye ve Dünya'da anlatılan şekilde karşılaştırma/ilişkilendirme durumu olmadığının çok açık olduğunu, Türkiye'de neredeyse faaliyeti olmayan bir markanın Türkiye'de bilinirliğinden bahsetmenin olanaksız olduğunu,  davacının, müvekkili markasının kötüniyeti olarak tescil edildiğini iddia edildiğini, ancak Marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı şekilde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız yarar elde etmek, markayı gerçekte kullanmayıp yedeklemek, marka ticareti yapmak, gerçek hak sahibinin piyasaya girişini engellemek, gerçek hak sahibine maddi veya manevi zarar vermek amaçlarına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edildiğini, müvekkilinin kötüniyetli bir çalışmasının söz konusu olmadığı gibi, müvekkili şirket tarafından marka aktif şekilde kullanılmakta ve bugüne kadar davalıya ait marka ile karıştırılma ihtimaliyle karşılaşmadığından kötüniyete ilişkin dosyada hiçbir delil bulunmamakta olduğunu, -Müvekkili markası ile davacının markasının benzer olmadığını, Müvekkilinin markasının ''...''; ...  şeklinde 3 heceden oluştuğunu, ..., Türkiye'de ... anlamında kullanılmakta ve ... algısını oluşturmakta olduğunu, ''...'' ise ; dilimizde Vitamin'in kısaltılmış hali ve Arnavutça'da ''Yıl'' anlamında, Fransızcada ''Sekiz'' anlamlarına geldiğini, davacının markası ''...'' ise ; ... şeklinde 4 heceden oluştuğunu, ..., Türkçe dışındaki yabancı dillerde ... anlamına geldiği ve algısını oluşturduğu, ... ise Latincede ''Yaşam'' demek olduğunu, ... kelimesi Latincede yaşam anlamına geldiğinde ülkemizde birçok markanın sonuna eklendiği ve sık sık kullanılan bir kelime olduğu görüldüğünü, özgün bir kelime olmadığını, müvekkilin hem Türkçe'de halk arasında kallanılan ... ve özgün bir kelime olan Vitaminin kısaltılmış hali ... ibarelerini bir araya getirip markasını oluşturması özgün olup başka markalarla karıştırılma ihtimalini son derece düşürdüğünü, tarafların ... ürünlerini üretmesi ve sık sık kullanılan yaygın kelimeler olması nedenleriyle ... anlamına gelen (... ve ...) kelimelerin kullanılmasının olağan oluğunu, Müvekkilinin Türkçe'de halk arasında kullanılan ... kelimesini ve nerdeyse kimse tarafından kullanılması tercih edilmeyen ... kelimesiyle birleştirmesinin markaya özgünlük ve ayırt edicilik sağladığını, Türk Patent ve Marka Kurumu marka araştırma sayfasında'' ...'' ibaresini içeren 6.427 adet marka bulunduğunu, ufak  harf ve ibare değişiklikleriyle tüketici nezdindeki karıştırılma ihtimali ortadan kalktığını, aynı sınıflarda tescilli ''Bebevid'' ''Bebevital'' gibi benzer isimde birçok marka bulunduğunu,  davacının markaları ile müvekkilinin markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, tescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığını, arama motorlarında davacı yanın markası olan ''...'' yazıldığında sadece sarı renkli kutu formlu kendi ürünlerinin çıktığını aynı şekilde  arama motoruna müvekkili markası  olan  ''...'' yazıldığında ise sadece müvekkiline ait açık mavi renkli silindir renkli ürünlerin çıktığını, iltibas uyandırmadığını, Müvekkilinin markasının logosu yazılan yazıların rengi, şekli, dizaynı, etrafındaki desenler, ürünlerinin kutu ve şişe şekilleri ile birlikte davacı markası logosu arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimali de bulunmadığını,  markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, -davacı markası ile  müvekkili markası adının yanında markanın kullandığı ürün tipi, ürünlerde kullanılan renk, ürünlerin  kutu tipi, ürünlerin kutu malzeme yapısı birlikte değerlendirildiğinde iltibasa sebebiyet vermediğini, müvekkilinin renk tonu  açık mavi; kutu şekilleri silindir özelliğine sahip metal nitelikte olduğunu, davacıya ait ürünlerin ise genellikle sarı renginde ve dikdörtgen şeklinde karton kutular içinde olduğunu, -davacıya ait markanın Türkiye'de bilinirliğinden söz edilemeyeceğini, itiraz eden marka ile tescil talebinde bulunulan marka arasında benzerliğin söz konusu olmaması, bu nedenle tüketici nezdinde kolayca ayrışmaları neticesinde itiraz eden markadan haksız bir yarar sağlama hususunun mümkün olmadığını,-yıllık cirosu milyon dolarları bulan ve her platformda satışı olan, ticari itibarı oldukça yüksek müvekkili firmanın tüm ticari hayatının durdurulduğunu, teminat miktarının yetersiz olduğunu, mahkeme tedbir kararını verdikten sonra müvekkilinin üretimini durdurduğunu, ticari itibarı yüksek olan müvekkilinin, uzun yıllardır sektörde faaliyet gösterdiğini, belli bir yere getirdiği markasının daha fazla zarar görmemesi adına ivedilikle yerel mahkemece verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava  ve tedbir, Davalıya ait ... nezdindeki tescili 2020/112770 sayılı “...” ve 2023/181205 sayılı “...” markalarının tüm sınıflar bakımından SMK'nın 6/1, 6/5, 6/6, 6/9 ve 25/1 maddeleri uyarınca ve sair sebeplerle hukuka aykırı ve haksız olduğunun tespitine, bu sebeple hükümsüzlüğüne karar verilmesi taleplidir.Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, “...” ve “...” ibarelerinin  harf dizilimi bakımından büyük ölçüde benzerlik gösterdiği, işitsel (fonetik) açıdan da birbirine yakın olduğu, ayrıca her iki markanın aynı tescil sınıfında ve özellikle ... maması ürünleri kapsamında yer aldığı dikkate alındığında, markalar arasında tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bu benzerlik nedeniyle, markaların hitap ettiği nihai tüketiciler nezdinde ürünlerin  ya da üreticilerin kaynağı hakkında yanılgıya düşülmesi ve söz konusu markalar arasında ticari, idari ya da ekonomik bir bağ (örneğin yetkili bayilik ilişkisi) olduğu yönünde yanlış bir izlenim oluşabileceğinden bahisle, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 29/1. maddesi uyarınca, davalının 23.09.2020 başvuru tarihli ... tescil numaralı ve 28.12.2023 başvuru tarihli ve 2023/181205 tescil numaralı  markalarını iltibas suretiyle marka hakkına tecavüzü gerçekleştirdiği ve davacıya ait marka ile davalı yana ait marka arasında iltibasa sebebiyet verecek şekilde benzerliğin bulunduğu, SMK 6/1 ve 25/1 maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluştuğu belirtilmiştir.TPMK nezdinde yapılan araştırmada Davacının markasının 10.06.2002 başvuru tarihli ve 2002 14271 tescil numaralı Nice 03 / 05 / 10 / 16 / 24 / 25 / 28 / 29/ 30 / 31 / 32 / 43 / 44 ; 13.10.2010 başvuru tarihli ve 2011 05680 tescil numaralı ve 13.10.2010 başvuru tarihli ve 2011 05680 tescil numaralı Nice 05 / 29 / 30 / 32 / Sınıflarda tescilli olduğu, Davalının ise; 23.09.2020 başvuru tarihli ve 2020 112770 tescil numaralı Nice 05 / 35 ; 28.12.2023 başvuru tarihli ve 2023 181205 tescil numaralı Nice 03 / 10 / 16 / 29 / 32 Sınıflarında tescilli olduğu tespit edilmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390/son maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir.Somut  olay değerlendirildiğinde; “...” ve “...” ibarelerinin benzerlik gösterdiği, işitsel (fonetik) açıdan da birbirine yakın olduğu, ayrıca her iki markanın aynı tescil sınıfında ve özellikle ... maması ürünleri kapsamında yer aldığı, markalar arasında tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu tespit edilmiş olmakla, diğer iddialarının yargılamaya gerektirdiği anlaşılmakla, tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  09.07.2025  tarih ve 2025/51 E. Sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  16/10/2025 <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"222c37397ab9b79f","SID":"5e4a3b2be1a9d7b2"}}