{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/643 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1312<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 18/01/2023<br>NUMARASI\t: 2022/6 E. - 2023/17 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2018/101621 tescil numaralı \"...\" markasının sahibi olduğunu, müvekkilinin tescilli markasını işyerlerinde, reklam panolarında, tabelalarında, sosyal medyada ve araç üzerlerinde kullandığını, davalı tarafın, müvekkili şirket ile aynı faaliyetler olan personel taşımacılığı, öğrenci taşımacılığı, tur ve geziler alanlarında faaliyet gösterdiğini, davalı yanın her ne kadar ticari faaliyetlerinde ... ... ibaresini kullanıyor olsa da \"...\" ibaresini ön palana çıkartarak \"...\" ibaresini kimi zaman hiç kimi zaman ise son derece küçük, hiç okunamayacak puntolarla kullandığını, müvekkili şirketin tescilli \"... TUR\" markası ve ticaret unvanı ile iltibas yaratacak şekilde kullanarak, müvekkili şirkete ait marka hakkını ihlal ettiğini ve haksız rekabete yol açtığını, bu hususlara ilişkin olarak Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/135 değişik iş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile davalı şirketin müvekkilinin tescilli markasını taklit edip ticari faaliyetlerinde kullanarak haksız kazanç ettiğinin tespit edildiğini, davalı şirket yetkilisi ... hakkında marka hakkına tecavüz suçundan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/55024 soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, açıklanan nedenlerle, tecavüzün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, davalının, SMK 151.maddesi, TBK 50.maddesi ve TTK 56.madde haksız rekabet hükmü ve sair maddeler gereği bilirkişi marifetiyle tespit edildiğinde artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, hükmün ilanını, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/135 değişik iş sayılı dosyasında yapılan masraflar, tüm dosya masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın ... unvanını uzun yıllardan beri kullandığını ve davacının bunu bilmesine rağmen bu kullanıma sessiz kaldığını, bu nedenle davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine karar verilmesini, müvekkili şirket yetkilisinin kızının isminin ... olduğunu, 2005 yılında kardeşi ile birlikte kurdukları ... Taşımacılık Turizm Gıda ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ndeki ... ibaresinin kızının ismi olduğu için verildiğini, müvekkilinin kardeşi ile yaşadığı sorunlar nedeni ile şirketten ayrıldığını ve 2013 yılında kızının ismini şirketinde devam ettirebilmek için ... ... Taşımcılık Gıda Temizlik Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi isimli firmayı kurarak ticari faaliyetlerine devam ettiğini, davacının tescilli markası olduğu iddia edilen ... isminin müvekkili firmaya herhangi bir şekilde ticari olarak maddi faydası ve katkısının bulunmadığını, davacı firmanın 14/04/2011 tarihinde kurulduğunu, tarihsel süreç bakımından müvekkili firmanın daha önce ticari faaliyetlerine başladığını, davacı firma ile müvekkili firma şirket merkezleri itibari ile farklı şehirlerde olduğunu, davacının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyinin de bulunmadığını, davacı ile müvekkili firma arasında Ticaret Kanunu anlamında haksız rekabet oluşturacak herhangi bir ticari faaliyetinin de bulunmadığını, müvekkili firmanın faaliyetlerinin herhangi bir tecavüze ve karıştırılmaya yol açmayacağını, davacının haksız kazanç elde etme amacı bulunduğunu, davacının davasının MK. 2 kapsamında dürüstlük kuralına aykırılık oluşturduğunu, hakkın kötüye kullanımı anlamını taşıdığını, bunun yaptırımının da kanuni himayeden yoksunluk olduğunu, davacının, müvekkilinden istediği tazminatın karşılığı olarak zararın ne olduğunu açıklamadığını ve net olarak ortaya koymadığını, müvekkili firmanın davacıdan daha eski ve köklü bir firma olduğunu, dava nedeni ile davacının varlığından haberi olduğunu, açıklanan nedenlerle iltibas oluşmaması ve kötüniyet bulunmaması nedeni ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...somut olayda, davacının, davaya dayanak ... tescil numaralı markası \"...\" ibarelerini havidir. Markada \"...\" ibaresi büyük ve ön planda; \"turizm\" ibaresi ise küçük ve alt köşede konumlandırılmıştır. Gerek \"Turizm\" kelimesinin konum ve boyutu, gerekse, markanın tescilli olduğu sınıflar bakımından tanımlayıcı olması nedenleri ile markanın asli ve ayırdedici unsuru \"...\" kelime unsurudur. Davalı yanın değişik iş dosyası kapsamında tespit olunan ve raporda görsellerine yer verilen fiili markasal kullanımları ise \"... ...\" şeklindedir. \"...\" ibaresinin markanın ayırdediciliğine katkı sağlamadığı, markanın ayırdedici unsurunun \"...\" kelimesi olduğu ve davalının fiili markasal kullanımları ile davacı markasının tescilli olduğu hizmet sınıfları bakımından sınıfsal ayniyet bulunduğu hususu dikkate alındığında taraf markaları arasında yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu, marka hakkına tecavüz fiilinin hukuki koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır.  Davalı yan, her ne kadar, davacının, tecavüz fiiline uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradığını beyan ve iddia etse de, davalı yanın fiili markasal kullanımlarını 5 yıldan uzun süredir devam ettirdiğine ilişkin dosyada yeterli delil bulunmadığından davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğramadığının kabulü gerekmiştir. Davacı yan SMK'nun 151/2-b maddesinde belirtilen \"Sınai Mülkiyet Hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç\"a göre hesaplama yapılmasını talep etmiştir. Söz konusu maddenin gerekçe metnine göre: \"Maddede yoksun kalınan kazanç ve bu kazancın nasıl hesaplanacağı düzenlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen hesaplama metotları arasına, önceki düzenlemelerde yer alan \"hakkın kullanılması ile\" ibareleri alınmamıştır. Önceki düzenlemede, tecavüz suretiyle yapılan satışlardan elde edilen kazanca, markanın katkısı oranında tazminata hükmedilmekte ve bu durum, oldukça düşük tazminatlara hükmedilmesine yol açmaktaydı. Türk Ticaret Kanununun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin, tecavüz edilerek elde edilen net kazancın hak sahibine verilmesini sağlayacak şekilde düzenleme getirmesi nedeniyle uygulamada sınai mülkiyet hakkı sahipleri, sınai mülkiyet hakkı koruması yerine haksız rekabet korumasını tercih etmekteydi. \"Hakkın kullanılması ile\" ibaresine metinde yer verilmeyerek hüküm, Türk Ticaret Kanunu ile uyumlu şekilde düzenlenmiş, metinden \"tecavüz suretiyle elde edilen gelire sadece sınai mülkiyet hakkının sağladığı katkı\" anlamının çıkmaması gerektiği düşünülmüş, ayrıca AB direktifinde de \"hakkın kullanılması ile\" ibaresine karşılık gelecek ifade bulunmadığı gözetilerek anılan ibarelere fıkrada yer verilmemiştir. Yapılan düzenleme ile davalıların davaların ve tazminat sorumluluğunun daha etkin hale getirilmesi amaçlanmıştır. Yine fıkranın (c) bendine göre yapılacak hesaplama sonucu hükmedilecek tazminatta dikkate alınacak kazancın \"net kazanç\" yani \"kâr\" olduğu vurgulanmıştır.\" denilmek suretiyle maddenin amaç ve kapsamı belirlenmiş ve mahkememizce de söz konusu madde çerçevesinde herhangi bir indirim yoluna gidilmeksizin davalı  yanın elde ettiği net kar üzerinden davacı yanın talep ettiği tazminatın kabulü cihetine gidilmiştir.  Davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, 2019/5189 esas ve 2022/1852 karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle,-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; Davalının davacıya ait 2018/101621 tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile; söz konusu tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine, 662.423,43 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın 12/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiz oranını geçmemek üzere yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacının haksız rekabet davasının REDDİNE\" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -kararın hakkaniyete uygun bir karar olmadığını, Davacının gerçekte hiç bir zararı olmadığını, Davacı  yasadan kaynaklanan hakkını kötüye kullanmak sureti ile kendisine gelir kapısı oluşturduğunu,-Davacı firmanın marka tescili yaptıktan sonra müvekkilinin bu ünvanı kullanımına zımnen rıza gösterdiğini, sessiz kalmaya ilişkin delillerin değerlendirilmediğini, tanıklarının da dinlenmediğini, Müvekkili firmanın davaların açılması ile marka tescilinden haberdar olmakla ünvan değişikliğine gittiğini ve ünvanını değiştirdiğini, -bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Bakırköy 1.Fikri Ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi 'nin 2022/393 E.sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda markaya tecavüzün olmadığı ve marka kullanımının iltibas oluşturmadığı şeklinde görüş bildirildiğini, dava dosyasındaki raporda ise ... VE ... kullanımlarının en azından  işitsel manada iltibas oluşturmayacağı görülmediğini, firmaların faaliyette oldukları şehirlerin İstanbul ve Rize illeri olup müvekkili ... TAŞIMACILIK şeklinde ünvanı kullandığını, davacının ise ... SEYAHAT olarak ünvanı kullandığını, müvekkilinin ünvanında   ... ifadesini kullanmasının nedeninin davacının markasına tecavüz için değil önceki firması ... TAŞIMACILIK ile karıştırılmaması için olduğunu, -davacının zararını ispatlayamadığını, müvekkili firma karlılığının %30 unun \"marka kullanımından kaynaklı olabileceği \" şeklindeki  varsayımsal bilirkişi görüşünün de hatalı olduğunu, Müvekkilinin marka tescilinden önceki yıllar kazançlarının da araştırılarak marka tescilinin karlılığa etkisinin araştırılması gerektiğini Müvekkili firmanın alanında deneyimli uzun yıllardan beri aynı faaliyet alanında kazanç elde eden bir firma olduğunu, Davacı markasının ülkede ve yerelde tanınmışlık durumu söz konusu olmadığından müvekkili firma kazançlarına olumlu bir etkisinden de söz edilemeyeceğini, marka kullanımının davacı kazançlarında bir düşüşün ya da zarar oluşturduğunun da ispatlanamadığını, Davacı Firmanın vergi kayıtları incelendiğinde 2018 yılında Matrahsız- 2019 yılında Matrahsız-2020 yılında  27.545,37TL ve 2021 yılında 21.759,91TL matrah bildirmek suretiyle 3 yılda toplam 11.500 TL vergi ödemiş olduğu düşünüldüğünde kendi firmasına bir katkısı olmadığı anlaşılan Marka tescilinin müvekkili firma tarafından bu markaya tecavüzden bahisle 662.423,43 TL zarar verdiklerinin düşünülemeyeceğini, her iki firmanın ticari defter ve kayıtları üzerinde ayrıntılı olarak incelenmesi gerektiğini, BK.50 maddesine aykırı olarak zararın ispatlandığının kabulünün de hatalı olduğunu, müvekkilinin marka kullanımına davacı uzun yıllar sessiz kaldığı gibi hükmedilen tazminat miktarının da fahiş olduğunu, BK.'nun 52.maddesi kapsamında kararda  değerlendirilmemiş olması ve hükmedilecek tazminattan hakkaniyet indirimi yapılmamış olması nedeni ile de kararın istinaf incelemesi yolu ile ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının müvekkili firmadan haberleri olmadığı düşünülecek olsa dahi bu durum davalı yanın eylemlerinin müvekkilinin tescilli markasına tecavüz teşkil etmediğine bir gerekçe olamayacağını, davacı müvekkilinin firmasının Rize'de olduğu, kendi firmalarının merkezinin İstanbul'da olduğunu belirtildiğini ancak marka hakkının korunmasına ilişkin hükümlerinin yalnızca aynı il sınırları içerisinde bulunan firmalar için uygulanmasının söz konusu olmadığını,  müvekkili firmanın yurt içi ve yurt dışı gezi ve turların yanı sıra okul taşımacılığı, personel taşımacılığı ve organizasyon alanlarında da faaliyet gösterdiğini, davalı yanın ticari faaliyetleri ile müvekkili davacının ticari faaliyet alanlarının da aynı olduğunu, gerek İstanbul Ticaret Odası kayıtları gerek Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları gerekse de davalı yanın web sitesi ve sosyal medya sayfalarına bakıldığında bu iddianın gerçeğe aykırı olduğunu, Bakırköy 1. Fikri Ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2022/393 E. Sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının sunulduğunu ek raporun henüz mahkeme dosyasına sunulmadığını, davalı yanın şirket merkezinde bulunan dükkan tabelasında,  şirket merkezinin içinde yer alan tanıtım araçlarında, şirketin önünde yer alan, davalı yana ait ticari araçlarda, davalı yanın web sitesi ve sosyal medya sayfalarında ... Taşımacılık değil, ... ya da ... Turizm ibarelerini kullandığını, Davalı yanın, ticari faaliyetlerinde ... Turizm ya da ... markasını kullanmakta, “...” ibaresini ön plana çıkartarak, “...” ibaresini kimi zaman hiç kimi zaman ise son derece küçük, hiç okunamayacak puntolarla kullanmakta, müvekkili şirketin tescilli “...” markasını ve ticaret unvanı ile iltibas yaratacak şekilde kullanarak, müvekkili şirkete ait marka hakkını ihlal etmekte ve haksız rekabete yol açmakta olduğunu, gerek tespit dosyasında gerek dava dosyasında aldırılan raporlarda tecavüzün oluştuğunun bildirildiğini, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/135 D. İş sayılı dosyası üzerinden davalı şirket merkezine delil tespiti amacıyla bilirkişi eşliğinde gidilmesinin ardından davalı yan tarafından 2021/115497 başvuru numarası, 18.08.2021 tarihli başvuru ile “... taşımacılık hayat taşıyoruz...” ibaresinin marka tescili için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuruda bulunulduğunu, itiraz üzerine Türk Patent ve Marka Kurumunun  marka başvurusunu reddettiğini, Yerel mahkemede görülen davada tazminat hesabının taraflarınca SMK md. 151/2-b maddesine göre yapılmasının talep edildiğini, alınan bilirkişi raporunda da taleplerine ve hukuka uygun olarak hesaplama yapıldığını, söz konusu hesaplamanın davalı yanın, delil vasfı taşıdığı tespit edilen ticari defterleri incelenerek yapıldığını, istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalının, davacıya ait  2018/101621 tescil numaralı  \"...\" markasından doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/135 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; \"aleyhine tespit istenilen işletmenin ticaret ünvanının \"... ... Taşımacılık Gıda Temizlik Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.\" olduğunu, 14/06/2013 tarihinde işe başladığını, Avcılar V.D.... vergi kimlik no ile kayıtlı olduğunu, ana faaliyet kodunun 493903 ve faaliyet adının \"Şehir içi, Banliyö ve Kırsal Alanlarda Kara yolu ile personel, öğrenci vb. Grup taşımacılığı (Şehir içi Personel ve Okul Servisler vb.)\" olduğunun tespit edildiğini, tespit talep edenin marka tescilindeki esas unsurun \"...\" ibaresinde olduğunu, ... ibaresinin tescilli olduğu sınıf itibariyle ayırtedici olduğu ve tanımlayıcı nitelik arz etmediğini, Turizm ibaresinin ise tali unsur olduğunu, aleyhine tespit istenilen tescilsiz kullanımında da aynı şekilde \"...\" ibaresinin esas ve ayırtedici unsur olduğunu, Turizm ve ... ibaresinin ise tali unsur olduğunu, taraf markalarının \"...\" esas ve ayırt edici unsurunu ve \"Turizm\" tali unsurunu ortak şekilde içermelerinden, aynı sektörde yer almalarından dolayı karıştırılma ihtimalinin söz konusu olabileceği\" hususlarını bildirdiği görülmüştür. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/55024 soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden celp olunmuş, tetkikinde; müştekinin ..., şüphelinin ... ... Taşımacılık Gıda Temizlik Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, yetkilisi ... olduğu, suçun marka hakkına tecavüz olduğu görülmüştür.Bakırköy 1. Fikri Ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 19/07/2023 tarihli 2022/393 E. Sayılı dosyasında \"Sanığın yüklenen marka hakkına tecavüz eylemi sabit görülmekle eylemine uyan 6769sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 30 maddesinin 1.fıkrası uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri,suçun işlendiği yer ve zaman,meydana gelen zararın ağırlığı,kasta dayalı kusurunun ağırlığı göz önüne alınarak takdiren 1 yıl hapis ve 5 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına\" şeklinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde karar verildiği görülmüştür.Dosyada aldırılan bilirkişilerin 31/10/2022 tarihli ayrıntılı ve gerekçeli raporlarında; \"Davalı yanın tespit edilen kullanımlarının, Davacı yana ait 2018/101621 kod numaralı markaya tecavüz ve davacı yan ile haksız rekabete sebebiyet verir mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, Davalı tarafın incelenen ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalı tarafın, dava konusu markaya yönelik dava tarihinden önceki 3 yıllık (davacı marka tescil tarihi dikkate alınmıştır) mali tablolarında görülen, Genel Yönetim Giderleri öncesi Faaliyet Karlılık Oranı üzerinden yapılan hesaba göre, toplam 2.208.078,11 TL.’ sı muhtemel kazanç elde ettiği, dava konusu markanın kazanca olan muhtemel etkisi üzerinden yapılan hesaba göre, dava konusu marka kullanımı nedeni ile davalı tarafın elde ettiği muhtemel kazancın 662.423,43 TL.’ sı olarak hesap edildiği, davacı tarafın maddi tazminat talebinin Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu\" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.Davacı vekili 05/01/2023 tarihli dilekçesi ile, talep ettikleri 1.000,00 TL maddi tazminat taleplerini 661.423,43 TL artırılarak, toplamda 662.423,43 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat miktarı üzerinden hüküm kurulmasını, hükmedilecek tazminata tespit tarihinden itibaren işleyecek yılın en yüksek mevduat faizi uygulanarak hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı, tazminat talebini SMK 151/2-b kapsamında talep etmiştir.6769 sayılı SMK'nun 151/ (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazancına göre belirlenir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Davalı tarafın kullanımdaki ... TAŞIMACILIK markası ile Davacı adına tescilli ... markalarının incelenmesinde, markaların bütünsel olarak tüketici zihninde bıraktığı intiba nedeniyle   iltibas yaratacak derecede benzer oldukları, Davacı ve Davalı marka işletme adı kullanımlarının, davalıya ait ticari araçlarda, davalıya ait web sitesi ve sosyal medya sayfalarındaki kullanımların davacı markasına yanaşarak kullanıldığı, bu nedenle tüketici zihninde davacı tarafın markalarıymış gibi algılanmasının kaçınılmaz olduğu, davanın sübut bulduğu anlaşılmıştır.Hakkın kötüye kullanılması yasağı çerçevesinde, bir markanın kullanıldığını bildiği halde, uzun süredir bu duruma ses çıkarmayan gerçek hak sahibinin aynı markayı kullanmasına engel olamayacağı öğreti ve yüksek mahkeme içtihatları ile istikrar kazanmış ise de,  davacı markasının 2018 başvuru tarihli olduğu ve davalıya ilk olarak 30/06/2021 yılında değişik iş dosyası ile tespit talebinde bulunulduğu ve 2018 yılı öncesine dair davalının kullanımı gösteren delil bulunmadığı, davalı kullanımın davacı tescilli markasına yaklaştırarak ve benzerliği arttırarak kullanım, yani dürüstlük kuralına aykırı kötüniyetli kullanım olduğu, sessiz kalmak suretiyle hak kaybı ilkesinin uygulanabilmesi için, MK 2. Maddesi gereğince davalı kullanımının iyiniyetli olması ve davalıda haklı bir güven uyandırılması gerektiği, somut olayda davalı tarafın iyi niyetli olmadığı anlaşıldığından, davacının sessiz kalmak suretiyle dava açma hakkının kaybedildiğinin ileri sürülemeyeceği bu konudaki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde farklı illerde faaliyet gösterdiği ileri sürülmüş ise de,  her iki tarafın taşımacılık faaliyeti üzerinde marka kullanımının bulunduğu, markanın ortalama tüketici kitlesine hitap ettiği, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmıştır.  Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davacı vekilince 6769 Sayılı SMK 151/2-b maddesine göre \"Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç\" üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasını talep ettiği, Mahkemece,  davalının elde ettiği net kazancın tespiti yönünden davalının ticari defter ve dayanak kayıtlarının incelenmesi gerektiği, davacının kayıtlarının incelenmesinin gerekmediği, Davanın 03/01/2022 tarihinde açıldığı, tespit tarihinin 30/06/2021 tarihi olduğu, dava tarihi ile tespit tarihi arasında 5 ay 27 gün olduğu, 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren SMK 151/2-b.maddesine göre \"Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca\" göre hesaplanma yapılacağı düzenlenmiş Bilirkişi raporunda davalı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeye göre, dava konusu markanın 2021 yılına göre kazancın 139.579,17 TL olduğu,  5 ay 27 günlük ihlal süresi esas alındığında 65.000,00 TL  yönünden maddi tazminat kabul edilmesi gerekirken  662.423,43 TL yönünden verilen karar yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince KISMEN kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak kazanılmış haklar korunarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,<br>2- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemeSinin 18/01/2023 tarih, 2022/6 E., 2023/17 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;-Davalının davacıya ait 2018/101621 tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile; söz konusu tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine, -65.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın 12/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiz oranını geçmemek üzere yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacının haksız rekabet davasının REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-Alınması gereken 45.250,14 TL ilam harcından, davacı tarafça yatırılan 187,86 TL peşin harç ve 11.295,46 TL tamamlama harcının mahsubu ile, bakiye 33.766,82 TL harç giderinin, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,4/b-Davacı tarafça yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 141,50 TL posta/tebligat masrafı, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/135 değişik iş sayılı dosyası üzerinden yapılan 1.190,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 4.331,50 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 3.029,35 TL'sinin ve 910,00 TL delil tespiti vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,  4/c-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 187,86 TL peşin harç ve 11.295,46 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 11.564,02 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4/ç-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tecavüzün tespiti davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4/d-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4/e-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen maddi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4/f-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 145 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 637,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"78a68c14f9b981d4","SID":"02f2b87b09189767"}}