{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/512 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1328<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/12/2022<br>NUMARASI\t: 2019/110 E. - 2022/231 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sektörde tanınmış bir prodüksiyon şirketi olduğunu, pek çok sanatçıyla çalıştığını ve menajerliğini üstlendiğini, davalı ile müvekkili arasında albüm yapımı konusunda anlaşma yapıldığını, davalı tarafça eserlerinin tüm mali haklarının müvekkiline devredildiğini, davalı tarafından müvekkiline Beşiktaş 20. Noterliği’nin 30.01.2019 tarih ve ... yevmiyeli ihtarname tebliğ edilerek cayma hakkının kullanıldığının bildirildiğini, karşılıklı ihtarnamelerle son olarak davalının 15.03.2019 tarihinde tebliğ edilen ihtarıyla davalının tekrar cayma hakkını bildirdiğini, cayma hakkının kullanılabilmesi için FSEK m. 58 gereği eser  sahiplerinin menfaatlerinin esaslı surette ihlal edilmiş olmasının gerektiğini, müvekkili tarafından hakların kullanıldığını ancak elde edilen yararların masrafları dahi karşılamaya yetmediğini, davalının kendi bestelerinin de  olduğu “Kalbimde İzi Var” adlı albümün müvekkili tarafından hazırlandığını, davalının ihtarname ile ödeme talep ettiğini, oysa böyle bir ödeme anlaşması olmadığını, proje bazında elde  edilen gelirlerin yapımcıya ait olduğunu, sanatçıya pay verilmediğini, zaten söz konusu projeden bir kar elde  edilmediğini, davalının yeni bir sanatçı olduğunu, albümün de  ilk albümü olduğunu, müvekkilinin sanatçının tanınması için ciddi harcamalar yaptığını, 3 farklı video çekimi yapıldığını, müvekkilinin eser sahiplerine ödenen telifler, 3 video klip prodüksiyonu, fotoğraf ve grafik prodüksiyonu, PR ekibi ve reklam harcamaları, CD üretimi ve kartonet matbaa gibi giderler yaptığını, sanatçının yurt dışında olması sebebiyle konser geliri elde edilemediğini, albüm satışlarından bu masrafların dahi karşılanamadığını, davalının bu durumu bilmesine rağmen neden para talep ettiğinin anlaşılamadığını, cayma hakkı koşullarının doğmadığını, davalının albümdeki eserlerin tespiti ve kaydının kendisi tarafından yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, cayma hakkının yasaya aykırı şekilde kullanılması sebebiyle caymanın geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini   talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin Retro-Pop tarzında başarılı bir müzisyen olduğunu, milyonlarca dinleyiciye ulaştığını, yurt dışında müzikal deneyimi olduğunu, buna rağmen davacı nedeniyle ticari anlamda fayda elde  edemediğini, müvekkilinin masraflarını kendi karşılayarak ilk tespitini 2014 yılında yaptığı Aşk Beni Bulunca parçasını çıkarmaya karar verdiği aşamada davacı ile karşılaştığını, 2014 yılında Aşk Beni Bulunca, 2015 yılında O Beni Bilmez ve Güneşin Kızkardeşi  şarkılarını tekli albüm olarak çıkardığını, 2016 yılında davacı tarafından kayıt tescil işlemleri ve cover parçaların organizasyonu yürütülen Kalbimde İzi Var albümünü çıkardığını, albümdeki parçaların 5’inin müvekkili tarafından sözleri yazılan, bestelenen ve yorumları yapılan parçalar, diğer 5’inin başkalarına ait söz ve müzik olduğunu (Yalan, Ne Tadı Var Bu Dünyanın, Bir Başka Sevgiliyi, Sarhoş, Karakolda Ayna Var), kayıt tescil sahiplerinde davacı hak sahibi görünse de müvekkili tarafından Londra’da ilk tespitleri yapılarak kayda alındığını, caymaya konu edilen eserlerin   müvekkiline ait Güneşin Kızkardeşi, Kalbimde İzi Var, Aşk Beni Bulunca, O Beni Bulmaz, Bilmece eserleri olduğunu, bu eserlerin aranjmanı ve icralarının müvekkiline ait olduğunu, bu eserlerin Kalbimde İzi Var isimli albümde yer aldığını, taraflar arasında hak devri ve ticari konuları içeren bir sözleşme olmadığını, Bakanlığa vermek üzere zorunlu olduğunu belirterek muvafakat name aldığını, albümden sonra müvekkiline bildirim yapılmadığını ve bir bedel ödenmediğini, ihtarname yollanmasına rağmen ödenmeyince cayma hakkının kullanıldığını, davacıya tüm eserlerin kaydı ve ilk tespiti yapılmış hazır dosyaların müvekkili tarafından gönderildiğini, masrafların müvekkili tarafından karşılandığını, müvekkiline sözleşme için baskı yapıldığını, mali hakların paylaşımı için bir sözleşme olmadığını, kliplerin davacı tarafça çekildiğinin doğru olmadığını, davacının yalnızca Yalan klibinin çekimi için yardımcı olduğunu, diğerlerini müvekkilinin karşıladığını, muvafakatlerle sadece basit lisans verildiğini,  davacının müvekkilinin imzasını taklit ederek Bölemedim Felek Kozumu eserine ilişkin işlem yaptığını, cayma hakkının müvekkili tarafından usulüne uygun olarak kullanıldığını, bu nedenle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesin kararıyla;    Toplanan deliller, uzman görüşü, alınan heyet raporları, usb, e mail kayıtları, eser işletme belgesi, sözleşmeler, Bilirkişiler ...11/08/2021 tarihli bilirkişi raporlarının 7. Sayfasında Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan eserlerin ilk tespitiyle ilgili e-posta yazışmaları ile USB bellek içindeki dosyaların  incelendiği, Gerek e-posta yazışmaları gerekse USB bellek içindeki verilerin incelenmesi sonucunda, önceki heyetçe hazırlanmış olan raporda ayrıntılı bir biçimde yapılmış olan tespitlerin yerinde olduğunu ve  parçaların ses kayıt ve düzenleme çalışmalarının davalı tarafından yapıldığının  anlaşıldığını,  FSEK m. 58 uyarınca, “mali bir hak veya ruhsat iktisap eden bir kimse kararlaştırılan süre içerisinde ve eğer bu süre tayin edilmemişse icabı hale göre münasip bir zaman içinde hak ve salahiyetlerden gereği gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibinin menfaatleri esaslı surette ihlal edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir (m. 58/1). Düzenlemesi gözetildiğinde Caymadaki ihlalin özel bir nitelik taşıdığını, eser sahibinden bir hak veya ruhsat (lisans) iktisap eden kişinin  bu hak veya ruhsatı kullanmamış olmasını, kararlaştırılan süre veya icabı hale göre münasip bir sürenin geçmiş olmasını, bu yüzden eser sahibinin hakları esaslı surette ihlal edilmiş olması gerektiğini,  Hak ve salahiyetlerden gereği gibi yararlanma ibaresinin geniş yoruma tabi tutulması gerektiğini,  sadece mali hakkın hiç uygulanmaması (kitabın, plağın, kasetin, CD’nin piyasaya verilmemesi gibi) değil hakkın gereği gibi kullanılmaması (kasetin, CD’nin yetersiz dağıtımı vd.)nı da kapsaması gerektiğini,  Cayma için karşı tarafın kusurunun  şart olmadığını,   Cayma hakkının kullanılması için, eser sahibinin edimlerini yerine getirmesi için karşı tarafa noter aracılığıyla bildirimde bulunması ve ona münasip bir süre vermesinin şart olduğunu, ancak 3 halde süre verilmesinin  aranmayacağını,Bu durumların ise  hakkın kullanılması iktisap eden bakımından imkânsızsa ,  iktisap eden hakkın kullanılmasını reddederse ve  süre verilmesi eser sahibinin haklarını esaslı surette tehlikeye düşürüyorsa (ESBK m. 50) verilen süre sonuçsuz kalırsa ya da süre verilmesine gerek olmadan  noter aracılığı ile yapılacak ihbar ile caymanın  sonuçlanacağını (Tekinalp, s. 239), Somut olayda taraflar arasında imzalanan 16.02.2016, 08.02.2016 tarihli sözleşmelerde eser sahibinin mezkûr eserlerin kullanılması için tam muvafakat verdiği, 11.02.2016, 18.02.2015, 02.02.2016 tarihinde Mesam Genel Sekreterliği’ne muvafakat namesinin bildirildiği, Müyorbir’in 05.02.2020 tarihli yazısı ile Mahkemeye davalının anlaşmalar ile ilgili toplam 1.145,16 TL , MSG’nin 20.01.2020 tarihli yazısında davalıya telif gelir olarak 165,29 TL ve 1.088,75 TL ödendiğinin bildirildiği, Mesam’ın 16.01.2020 tarihli yazısında davalının birliğin üyesi olmadığının belirtildiği, davalının Beşiktaş 20. Noterliği’nin 30.01.2019 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi ile davacıya, yükümlülüklerini ifa etmesi aksi halde FSEK m. 58 kapsamında cayma hakkını kullanacağını ihtar ettiği, davacının Beyoğlu 34. Noterliği’nin 14.02.2019 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi ile, davacının mali hakların sahibi olduğunu cayma hakkının kullanılmasının mümkün olmadığını bildirdiği, davalı Beşiktaş 20. Noterliği’nin 14.03.2019 tarih 00704 yevmiyeli ihtarnamesi ile FSEK m. 58 uyarınca “cayma hakkını” kullandığını bildirdiği, toplanan delillere göre dava konusu ihtilafta dosyadaki belgelerden davalı tarafından davacıya gönderilen ihtarnamelere rağmen davalıya mezkur eserlerin kullanılması karşılığında herhangi bir bedel ödenmediği, hiçbir gelir elde edilmediğini ileri sürdüğü  anlaşılmakta olup davalının ihtarnamesinde yer alan taleplerin cevaplandırılmadığı, davalının FSEK m. 58’e uygun olarak 30.01.2019, 14.03.2019 tarihli ihtarnamelerde cayma hakkını kullanacağı ve nihayetinde cayma hakkını kullandığını bildirmiş olduğu , FSEK m. 58’de öngörülen şartlara uygun olarak cayma hakkını kullandığı, davalının  hak ve yetkilerden gereği gibi yararlanamadığı,  bu durumun , davalının menfaatlerinin ağır bir şekilde zedelenmesi ihtimalini yarattığı gibi davacı eyleminin  dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu dolayısıyla davalının konumunun eserden kaynaklı haklarının FSEK md. 58 kapsamında gereği gibi kullanmama kapsamına gireceği, FSEK md.58 hükmü kapsamında taraflar arasındaki  hukuki ilişkinin sona erdirilmesine yönelik olarak cayma hakkının kanunda aranan koşullara uygun olarak davalı yanca haklı olarak kullanılmış olması nedeniyle şartları oluşmayan caymanın geçersizliği davasının yerinde olmadığı gözetilerek sübut bulunmadığından, \"Davanın REDDİNE karar verilmiştir. <br>İSTİNAF:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hatalı ve eksik inceleme neticesinde \"hiç kullanmama şartını sağladığı\" ve \"davalıya mezkur eserler karşılığında herhangi bir bedel ödenmediği\" gerekçesiyle bilirkişi raporlarında yapılan tespitlere aykırı olarak davanın reddine karar verildiğini, müvekkili mali haklarını devraldığı eserlere ciddi harcamalar yaparak albüm oluşturduğunu, CD basımını ve dağıtımını yaptığını, klip çektiğini, dijital platformlarda yayınladığın ve TV dizilerinde yayınlamasına izin verdiğini,  müvekkilinin mali haklarından en üst seviyede faydalanmasına rağmen  mahkemenin \"hiç kullanmama\" veya \"gereği gibi kullanmama\" gerekçesi maddi gerçeğe açıkça aykırı olduğunu,  FSEK m.58 uyarınca mahkemece mali hakların kullanılmadığı sadece soyut şekilde ifade edildiğini, nasıl bir eksiklik olduğu veya ne şekilde kullanılmadığı ortaya konulmadığını, dosyada alınan 3 bilirkişi raporunda da müvekkilinin mali haklarından faydalandığının tespit edildiğini, dosyadaki delillere aykırı bilirkişi raporlarında tespit edilmediğini ve hatta davalı tarafından  ileri sürülmeyen soyut sebepler mahkeme tarafından gerekçe gösterildiğini, sözleşmesel veya kanuni olarak müvekkilinin davalıya herhangi bir bedel ödeme yükümlülüğü olmadığından menfaat ihlalinden bahsedilemeyeceğini,  mahkemece maddi vakıaya tamamen aykırı şekilde karar verildiğini, mahkeme kendi gerekçesi ile çelişerek FSEK m.58 hükmüne aykırı şekilde karar verdiğini, Davalı taraf Beşiktaş 20. Noterliğinin 30.01.2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde cayma hakkını kullandığını FSEK m. 58'e aykırı şekilde ileri sürdüğünü, ihtarnamede müvekkilinin davalıya albüm gelirlerinden pay vermediği ve bu sebeple cayma hakkı kullanıldığı ifade edildiğini, FSEK m.58 uyarınca aranan mali hakları faydalanmama şartının ne şekilde gerçekleştiği belirtilmediğini, ihtarnamenin kanun hükmünde aranan şartlardan uzak ve mesnetsiz olduğunu, caymanın geçersiz olduğu bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, avalı hiçbir zaman müvekkiline karşı bir eksiklik bildiriminde veya öneride bulunmadığını, mahkeme kararında ücret ödenmediğinden bahisle soyut olarak mali hakların müvekkili tarafından kullanılmadığı ifade edildiğini, ücret ödenmemiş olması ve mali hakların kullanılması tamamen birbirinden farklı olgular olduğunu, dosyadaki PR çalışmalar, CD, albüm ve diğer harcamalarla birlikte müvekkili tarafından eserler müvekkilinin... isimli 3,41 milyon aboneli Youtube kanalında yayınlanarak mali haklar kullanıldığını, eserler Spotify ve iTunes, gibi diğer dijital platformlarda da yayınlandığını,  davalının Güneşin Kızkardeşi,  Aşk Beni Bulunca ve O Beni Bilmez isimli eserlerine klipler çekilerek tüm masrafları müvekkili tarafından karşılandığını,  mahkemenin eserlerden hiç gelir elde edilmediği gerekçesiyle  kullanmama şartının gerçekleştiğine yönelik kararının hatalı olduğunu, Albümün oluşturulduğu tarihte müvekkilinin yaptığı harcamaların toplamı o tarihteki dolar kuru üzerinden 40.000 USD'ye tekabül ettiğini, davalının devrettiği 5 eser, albümün toplam masrafını dahi karşılamamışken davalının sözleşmeden cayma talebi son derece kötü niyetli olduğunu, mahkemece taraflar arasındaki sözleşme müvekkili açısından değerlendirilmediğini, müvekkilinin açıkça zarara uğratılmasına onay veren mahkeme kararının hakkaniyete aykırı olduğunu,  müvekkilin devraldığı mali haklardan gereği gibi faydalandığı sabit olmakla birlikte FSEK m.58'de aranan ön şart gerçekleşmediğini,  davalının menfaatlerinin zarar görüp görmediği dahi incelenmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir bedel ödeme yükümlülüğü olmadığını, davalının menfaatlerinin ihlal edildiği kabul edilemeyeceğini, davalı tarafın mali hakları devretmesinden itibaren 3 yıl boyunca eserler üzerinden herhangi bir ücret talep etmesi davalının herhangi bir menfaatinin olmadığının ikrarı niteliğinde olduğunu, müvekkili davalının eserini piyasaya tanıtarak sanatçıya fayda sağladığını, davalı müvekkilden herhangi bir ücret talep etmeksizin mali haklarını devrettiğini, müvekkili davalıya bir kısım ödemeler yaptığını,  2015 yılında 215,06 USD, 2016 yılında 3.545,87 USD, 2017 yılında 7.770,29 USD, 2018 yılında 3.529,68 USD ve 2019 yılında 3.600,14 USD ödediğini,  bu ödemeler herhangi bir anlaşma kapsamında yapılmadığını olup salt olarak davalının sağladığı fayda olarak kabul edilmesi gerektiğini,  davalı taraf yalnızca meslek birliği haklarını saklı tutarak tüm mali haklarını müvekkile devretmesine rağmen davalının ücret talebinin kabul edilemeyeceğini, bu talebin hukuka uygun olmadığını,  davalı gelirler hakkında bilgilendirme talebinin de  hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ücret ödeme yükümlülüğü olmadığının bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme  kararanın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.\t                             <br>İSTİNAFA CEVAP:<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu eserlere ilişkin davacının elde ettiği yüklü gelirleri ispat eden belgeler mevcut olduğunu, davacının gelir elde etmediğini ilişkin yalan beyanlarda bulunduğunu, davacı ticari şartları ve gelir paylaşımını düzenleyen bir sözleşmeyi müvekkiline ilettiğini, müvekkili ile davacı arasında önceden anlaşılan şartları taşımayan bu sözleşmeyi müvekkilinin imzalamayı reddettiğini, cayma beyanlarında elde edilen gelirlerin bildirilmesi ve ödenmesi talep edilmesine rağmen davacı elde edilen bir gelir olmadığı bahsiyle iş bu davayı yönelttiğini, müvekkili eserlerinden davacı Dokuz Sekiz'in elde ettiği dijital gelirleri ispatlar, dava dışı T... tarafından İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/198 E. sayılı dosyasına sunulan detaylı rapor  dosyaya sunduklarını, müvekkilinin ilk tespitini yapıp hazır olarak davacıya ilettiği eserlerin yalnızca dijital dinlemelerinden davacı ... tarafından 37.787,68-USD ödeme yapıldığını belirterek davacının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı dava dilekçesi ile,  davalı tarafından müvekkiline Beşiktaş 20. Noterliği’nin 30.01.2019 tarih ve ... yevmiyeli ihtarname tebliğ edilerek cayma hakkının kullanıldığının bildirildiğini, karşılıklı ihtarnamelerle son olarak davalının 15.03.2019 tarihinde tebliğ edilen ihtarıyla davalının tekrar cayma hakkını bildirdiğini,  davalının kendi bestelerinin de  olduğu “Kalbimde İzi Var” adlı albümün müvekkili tarafından hazırlandığını, projeden bir kar elde  edilmediğini, davalının yeni bir sanatçı olduğunu, albümün de  ilk albümü olduğunu, müvekkilinin sanatçının tanınması için ciddi harcamalar yaptığını, 3 farklı video çekimi yapıldığını, müvekkilinin eser sahiplerine ödenen telifler, 3 video klip prodüksiyonu, fotoğraf ve grafik prodüksiyonu, PR ekibi ve reklam harcamaları, CD üretimi ve kartonet matbaa gibi giderler yaptığını, sanatçının yurt dışında olması sebebiyle konser geliri elde edilemediğini, albüm satışlarından bu masrafların dahi karşılanamadığını, belirterek davalının cayma hakkına itiraz etmiştir.Davalı cevap dilekçesi ile,  davacı nedeniyle ticari anlamda fayda elde  edemediğini, müvekkilinin masraflarını kendi karşılayarak ilk tespitini 2014 yılında yaptığı Aşk Beni Bulunca parçasını çıkarmaya karar verdiği aşamada davacı ile karşılaştığını taraflar arasında hak devri ve ticari konuları içeren bir sözleşme olmadığını,davacının Bakanlığa vermek üzere zorunlu olduğunu belirterek muvafakatname aldığını, albümden sonra müvekkiline bildirim yapılmadığını ve bir bedel ödenmediğini, ihtarname yollanmasına rağmen ödenmeyince cayma hakkının kullanıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. <br>Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler ...'nun 05/02/2021 tarihli bilirkişi raporlarında özetle ;  Somut uyuşmazlıkta davacının dava konusu single/albümleri yaptığı ve eserler üzerindeki mali hakları kullandığı, bu nedenle iktisap edilen mali hakları hiç veya gereği gibi kullanmama şartlarının gerçekleşmediği, sonuç olarak cayma hakkının kullanılmasına dair maddi ve şekli şartların gerçekleşmediği  görüş ve kanaatine vardıklarını bildirmişlerdir.Bilirkişiler ...11/08/2021 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; davalı ...’in davacı ...en. San. Org. San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki sözleşmeden doğan cayma hakkını kullanmasının FSEK m. 58’e uygun olduğu görüş ve kanaatine vardıklarını bildirmişlerdir.Bilirkişiler  ...'in 25/02/2022 tarihli bilirkişi raporlarında özetle ;  Davacının dava konusu single/albümdeki mali haklarını kullandığı, cayma hakkının kullanılmasına dair şartların oluşmadığı sonuç ve kanaatine vardıklarını bildirmişlerdir.DR öğretim üyesi ... tarafından sunulan 12.06.2022 tarihli uzman görüşünde özetle; cayma hakkının yasada öngörülen kurallara uygun olarak kullanıldığını , davacının davasının haksız olduğunu bildirmiştir.   FSEK’nın 58. maddesi uyarınca, eser sahibinden mali bir hakkı tamamen veya ruhsat yoluyla iktisap etmiş olan kimsenin, şayet süre kararlaştırılmış ise bu süre içinde ve süre kararlaştırılmamış ise duruma göre uygun bir süre içerisinde, devrin kendisine sağlamış olduğu hak ve yetkilerden gereği gibi yararlanması gerekir. Devir alan kişi hak ve yetkilerini gereği gibi kullanmaz ve bu sebeple eser sahibi menfaatleri esaslı surette zarar görürse, eser sahibinin sözleşmeden cayma hakkı bulunmaktadır. Mahkemece ilk ve son rapor ile uzman görüşü raporu birbirini teyit etmesi nedeni ile  Bilirkişiler ... 'a ait 11/08/2021 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.16.02.2016 tarihli muvaffakatnamelerde, davalı ...'in ve dava dışı ... ... ‘nin eser sahibi olarak imzaladıkları ayrı ayrı Sözleşme başlıklı 16.02.2016 tarihli belgede ; Davacı Dokuz Sekiz Müzik'e; eser sahipliği, icra ve aranje hakları için ayrı ayrı olmak üzere 3 ayrı muvaffakatname verdiği, içeriklerinde ise; herhangi bir süre ile sınırlandırılmamış olarak devir yetkisi de dahil olmak üzere işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim haklarının kullanılmasına meslek birliği hakları saklı kalmak kaydı ile tam muvafakat şeklinde olduğu, ancak taraflar arasında ticari hususların belirlenmesi, elde edilen gelirlerin ne şekilde paylaştırılacağı gibi konular da dahil olmak üzere bu hususlarda herhangi bir sözleşme imzalanmadığı, sunulu muvafakatname içerisinde  de bir düzenleme bulunmadığı   anlaşılmaktadır.   Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde,  davalı tarafından davacıya  30 Ocak 2019 tarihli bir ihtarname gönderildiği; albümden elde edilen gelirler konusunda, davacı tarafça davalının bilgilendirilmediği, eserlerin mali haklarının kullanımına ilişkin müvekkiline hiç bedel ödenmediğini, fiziki satışlar ve dijital satışlardan da hiçbir bedel ödenmediğini. Taraflar arasında gelir paylaşımına ilişkin anlaşma akdedilmediğini, müvekkiline ait eserlerin müvekkilinin izni olmaksızın başka eserler içerisinde işlenmek suretiyle kullanılarak, ihlal sonucu elde edilen gelirlerinde muhatap tarafından tahsil edildiğini, müvekkilinin eserlerinin mali haklarının muhatapça kullanılması nedeniyle hiçbir gelir elde edilemediğini, müvekkilinin menfaatlerinin esaslı surette ihlal edildiğini, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde, eserlerin hangi mali hak kullanımlarına konu edildiğinin, kullanım adedinin bildirilmesi, aksi halde cayma hakkının kullanılacağının bildirildiği,   davacının (İstanbul Beyoğlu 34. Noterliği 1801 yevmiye numaralı) 14 Şubat 2019 tarihinde gönderdiği cevap bildiriminde, eserlerden bir gelir elde edilmediği, edilse dahi, davalının bu gelirlere ilişkin bir talep etme hakkının bulunmadığı yönünde beyanda bulunulduğu, akabinde  davalı tarafından İstanbul 20. Noterliği ... yevmiye numaralı 14 Mart 2019 tarihli ihtarnamesi ile işbu davaya konu 5 müzik eserine ilişkin olarak fesih hakkının kullanıldığı anlaşılmıştır.FSEK’nun 58. maddesinde düzenlenen cayma hakkı, eser sahibinden  hak veya ruhsat iktisap eden kişinin bu hak veya ruhsattan gereği gibi yararlanamayarak menfaatlerinin ihlali halinde kullanılabilen özel bir fesih halidir. Cayma hakkı özel bir fesih ve bazı durumlarda dönme hakkı olduğu için, diğer ihlallerde ve borçlunun temerrütünde BK’nun 106. maddesinde öngörülen feshe engel olmaz. Dolayısıyla cayma BK’nin fesih ve dönmeye ilişkin hükümlerini bertaraf etmiş değildir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, s.223 – 224).Somut olayda, davalı tarafça davacıya gönderilen 30 Ocak 2019 tarihli ihtar ile 14 Mart 2019 tarihli ihtar içeriği dikkate alındığında, davalının ileri sürdüğü telif bedeli ödenmediğine yönelik iddianın, FSEK 58 maddesinde belirtilen cayma hakkının kullanılması niteliğinde olmadığı, cayma hakkının ancak madde de yazılı hallerin varlığı durumunda kullanılabileceği, oysa davalı tarafça ihtarnamelerde  bu hallerden birinin ileri sürülmediği,  uyuşmazlığın koşulların varlığı halinde, TBK 106. Madde ve 117. Madde hükümlerine göre   çözümlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. (Yargıtay11. Hukuk Dairesi'nin 2008/10140 -2008/11805 sayılı ve  2010/1270 -2011/10471 sayılı kararları)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-6.maddesi gereğince kabulüne, kararın kaldırılmasına, mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde; davalı tarafça davacıya İstanbul 2. FSHHM'nin 2020/289 Esas sayılı dosyası ile, davalı tarafça, davacının , davalının haklarına tecavüz ederek haksız kazanç sağladığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminat davası da açtığı gözetilerek, bu dava dosyasının getirtilerek ve alınan raporlar incelenerek, TBK'da düzenlenen genel hükümler çerçevesinde feshin haklı olup olmadığının değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar  verilmek üzere  dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;<br>2-İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/12/2022 tarih, 2019/110 E. 2022/231 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,7-  İstanbul 21. İcra Dairesi'nin 2023/21444 Esas icra takip dosyasına yatırmış olduğu 22.662,36- TL teminatın 2004 Sayılı İİK'nun 36/5. maddesi gereğince yatıran davacı tarafa talebi halinde İADESİNE,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0668699ebce53035","SID":"50b5ec6c3d770dab"}}