{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/56 - 2025/1433<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2024/56 <br>KARAR NO\t: 2025/1433<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R  <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20.10.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/751 Esas 2023/592 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 20.11.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 28.11.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 26.10.2021 tarihinde davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, karşıdan karşıya geçen davacıların çocuğu olan yaya ...’a çarparak vefat etmesine neden olduğunu belirterek HMK'nın 107. Maddesi uyarınca davacılar için ayrı ayrı 9.000,00’er TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalıya yapılan başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari-avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile, talebini davacı ... için 222.795,13 TL’ye, davacı ... için 143.551,53 TL’ye yükseltmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava açmadan önce usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru oranında olmak üzere poliçe limitleri ile ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 430.000,00TL ile sınırlı olduğunu, davacı yayanın  kazanın gerçekleşmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kural ihlali yapmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde desteğin %70 oranında, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, kusur oranına göre davacıların destekten yoksun kalma zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı ...'ın 222.795,13 TL, davacı ...'ın 143.551,53 TL destekten yoksun kalma zararı toplamı 366.346,66 TL maddi tazminatının 25.11.2022 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda davacılar desteği yayanın tamamen kusurlu olduğunu, yaya geçiti bulunmayan yerden yolun karşısına geçmeye çalıştığını, aktüerya hesabında bilinmeyen dönem için %1.8 teknik faizli devre başı ödemeli yöntemin kullanılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. <br>\tDavacılar vekili davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, karşıdan karşıya geçen davacıların çocuğu olan yaya ...’a çarparak vefat etmesine neden olduğunu belirterek davacı anne ve baba için destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesinin talep etmiş, mahkemece davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu  olduğu kabul edilerek alınan aktüerya bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\t1-Dava konusu kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında sürücü ... idaresinde bulunan araç ile seyir yönüne göre yolun solundan sağına doğru geçiş yapan yayaya çarptığı olayda sürücünün KTK'nın 52/1.a maddesini, yayanın ise KTK'nın 68/1-b. Maddesinin ihlal ettiğinin belirtildiği, mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi yönünden trafik bilirkişisinden rapor alındığı; raporda, kaza yerinin meskun mahal olduğunun, yaya destek ...'ın olay mahallinde yaya geçidinin olmamasına bağlı geçişine başlamadan önce geçiş yaptığı yerin sağ yakınında bulunan kavşak başını ve üst geçidi kullanarak kendi can güvenliği açısından ilk geçiş hakkı ile yapması gerekirken yolun bir bölümünü geçtikten sonra, orta refüj aralığına gelerek diğer bölümü geçmek için, yolun sağ tarafından gelen araç trafiğini kontrol etmeden dikkatsiz, tedbirsiz bir şekilde taşıt yoluna girdiği esnada, sağından gelen ... idaresindeki davalıya sigortalı ... plakalı aracın çarpması ile meydana gelen kazada desteğin %70 oranında kusurlu olduğunun, sürücü ...’nın ise, 2918 Sayılı KTK'nın 52/1- a maddesinde yer alan “Aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak” kuralını ihlal ettiği anlaşıldığından %30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği görülmüştür. Kazaya ilişkin Ankara 45. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/200 Esas 2024/1114 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada, sanık ...’nın kaza öncesi hızlı seyrettiğinin belirlendiği kabul edilerek asli kusurlu olduğunun benimsendiği ve TCK’nın 61/1 maddesi gereğince taksirle ölüme neden olma eyleminden cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı sanık müdafi ve katılan vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2025/340 Esas 2025/1750 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranlarının istinaf kanun yoluna başvuran davalı taraf lehine olması nedeniyle  davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf itirazının reddi gerekmiştir.<br>\t2-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. <br>\tAnayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 25.025,14 TL istinaf harcından peşin alınan 6.260,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.765,14 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliğine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 20.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f45893428c48f906","SID":"626444f4ca01a405"}}