{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/634 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1292<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/12/2022<br>NUMARASI\t: 2021/296 E. - 2022/289 K.<br>DAVANIN KONUSU: Markanın Hükümsüzlüğü<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025<br>  Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kadın ayakkabıları konusunda dünyanın en seçkin tasarımcısı olduğunu, özellikle kırmızı taban ayakkabılarının ayırt edici gücünün yüksek olduğunu, yurt dışında tanınmış marka statüsünde olduğunu, bu sebeple Paris Sözleşmesi 1. Mükerrer 6. Maddesi gereği Türkiyede de tanınmış marka statüsünde bulunduğunu, müvekkilinin kırmızı taban pozisyon markasının dünyanın birçok ülkesinde tescilli olduğunu, davalı tarafın 2019 49909 tescil numaralı markasının müvekkilinin dünyaca tanınmış markasıyla bire bir aynı şekli içerdiğini, davalı markasının müvekkili markalarıyla aynı mal ve hizmetlerde kullanıldığını, davalı tarafa ait şekil markası üzerinde gören tüketicinin bu şeklin 2 kırmızı ayakkabı tabanı olduğunu anlayacakları, kırmızı taban denildiğinde ise müvekkilin ürünlerinin aklına geleceği bu meyanda iltibas riskinin mevcut olduğunu, aynı mallar için kullanılan işaretin hükümsüz kılınması gerektiğini, huzurdaki davanın davalısı olan ... ile ilgili yapılan araştırma sonucunda ... Kundura Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi adlı şirkette Genel Koordinatör olarak çalışmakta olduğunu, yine ... ayakkabı ile ilgili paylaşımlarının Facebook'ta bulunduğunu, ... ile ... Kundura arasında bir istihdam ilişkisi bulunduğunu, davalı şahsın çalışanı olduğu ... Kundura isimli şirketin ... markası altında ayakkabı üretimi ve satışı yapan uzun yıllardır müvekkilinin markasını tasarım hakkını telif haklarını birebir aynısını taklit ederek bu haklara muhtelif zamanlarda tecavüz eden firma olduğunu, bunlara ilişkin olarak da taraflarınca birçok kez ihtarname gönderildiğini yine bununla ilgili olarak İstanbul 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2010/443 esas sayılı tazminat davasında, davacı müvekkillerinin kendilerine ait telif hakkı ile korunan 9 ayakkabı modelinin birebir aynısının davalık ... Kundura tarafından üretilip satışının yapıldığının tespit edildiğini, İstanbul 4 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2015/19 esas sayılı dosya kapsamında ve ... Kundura tarafından müvekkilin haklarına tecavüz edildiğini, yine İstanbul 4 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2015 245 esas sayılı dosya kapsamında da ... Kundura'nın müvekkili haklarına tecavüz ettiğini tespit edildiğine tüm açıklamaları sebebiyle, davalının 2019/49909 sayılı markasının kötü niyet ile tescil edilmiş olması, marka tescilindeki niyetin müvekkillerine ait dünyaca çok tanınmış ve uzun yıllardan bu yana kullanılagelen kırmızı taban pozisyon markasından haberdar olarak, bu markayı sulandırmak, markalar arasında karışıklığa sebebiyet vermek markanın tanınmışlığından haksız faydalanmak ve dahi markanın ayırt edici karakterine zarar verme gerekçeleri ile SMK'nın 6. maddesinin 4. ve 9. Bentleri ile 25 maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümsüzlüğüne, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili üzerinde baskı oluşturarak haksız menfaat sağlamaya çalıştığını, davacı tarafın, tescili olmayan markasının pozisyon markası olduğu iddiasını ortaya atarak müvekkilinin tescilli özel taban üzerine yerleştirilmiş kırmızı taban markasını haksız olarak sahiplenmeye çalıştığını, davacının gerçekte tescilli olmayan \"kırmızı taban\" renginin kendi adına tescilli olduğu şeklinde şayia yaydığını, marka tescili belgesi olarak da kendi ülkesinde tescil ettirdiği şekil-logo markasının belgelerini ibraz ettiğini, fakat davacının Türkiye’de \"kırmızı taban\" olarak renk markasının tescili mevcut olmadığı gibi iddia ettiği gibi pozisyon markasına ilişkin herhangi bir tescilinin de mevcut olmadığını, zira davacı tarafın ...’a ait kırmızı tabana işaret eden 2009/68709 nolu başvurusu, ayırt edici bulunmayarak Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından reddedildiğini, açıklandığı üzere davacının iddia ettiği gibi bir pozisyon markasının tescili bulunmadığını, müvekkili tarafından özel olarak tasarlanıp kullanılan ayakkabı tabanının tümü üzerine uygulanan kırmızı rengin spesifik bir taban üzerine komple kırmızı rengin uygulanmasından ibaret olduğundan ayırt edici özelliğe sahip olup Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildiğini, zira müvekkilinin markası salt bir kırmızı taban marka tescili de olmadığını, yapılan marka tescili müvekkilinin özel olarak kullandığı taban üzerine tümüyle kırmızı rengin uygulanmasından ibaret olduğunu, Türk Fikri ve Sınai Haklar Mevzuatına göre pozisyon markaları için özel bir düzenleme bulunmadığını, davacının pozisyon markası olduğunu iddia ettiği markanın uluslararası mevzuata göre de pozisyon markası kriterlerini taşımadığını, ayrıca iddia edilen marka pozisyon markası unsurlarını taşısa dahi ortada böyle bir pozisyon markasının bulunmadığını, ayakkabı tabanında kullanılan kırmızı renk, pozisyon markası vasfını taşımadığı gibi karşı tarafın iddia ettiği üzere tanınmış marka kriterine de sahip olmadığını, kırmızı taban uygulamasının münhasıran davacıya ait olmayıp; davacıdan da önce sektörde ve müvekkili tarafından yaygın olarak kullanımı olan bir uygulama olduğunu, tüm açıklamaları sebebi ile: davacının haksız davasının reddine,  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesi 2021/296 esas, 2022/289 karar sayılı, 09/12/2022 tarihli kararı ile; ''Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;<br>-Davalıya ait 2019/49909 tescil numaralı markanın tescilli olduğu 25. sınıfta \"ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler\" emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE\" karar vermiştir.<br>İSTİNAF:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının söz konusu şekle ilişkin (2009/68709) sayılı başvurusu TPE nezdinde tescilli olmadığından ortada devredilebilecek bir dava konusu hak bulunmadığını, davacı gerçek kişinin markasının \"Christian ...\" olup\"...\" adına ise kayıtlı herhangi bir marka bulunmadığını, müvekkilin markası bir çift kırmızı ayakkabı tabanının ters bir şekilde yanyana yer aldığı ve müvekkili tarafından özel olarak tasarlanan  bir görsel olduğunu,  tek başına kullanılan kırmızı tabanın marka olduğunu, müvekkilin markasının spesifik unsuru iki tane kırmızı tabanlı ayakkabının birbirine zıt bir şekilde yer almasından oluşan bir logo ile şekillendiğini, müvekkilin markası işaret ile birlikte kırmızı renkte taban şeklinden oluştuğunu ve tescil edilebilirlik bakımından ayırt edici nitelikte bulunduğunu, müvekkilin markasının da bu özellikleri arz ettiğini ve TPMK nezdinde ayırt ediciliği bulunduğunu, davacı markası ile müvekkili markasının benzer olmadığını, iki görselin karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacı da ... 'de tescilini almış olduğu markayı tıpkı müvekkili gibi logo olarak kullanmak için başvurduğunu, ilk derece mahkemesinin esasında tarafların logo olarak kullanmak üzere tescilini aldığı marka üzerinde herhangi bir değerlendirme yapmayarak davacının Fransa menşeli renk markası üzerinden değerlendirme yaparak karar vermesinin hatalı olduğunu, müvekkilin markası ile davacının ... üzerinden tescil ettirdiği marka kıyaslanacak olursa her iki şeklin kırmızı renkte olması dışında aralarında hiçbir benzerlik bulunmadığını, sektörde bir çok firmanın  jakron etiketi olarak kendi logosunu kullandığını, müvekkilinin  ambalaj ve ürün üzerinde kaydıyla müvekkilin ambalaj ve ürün üzerlerinde logo, ürünlerin yanında eşantiyon ve etiket olarak kullanmak üzere tescilini aldığı markasının davacının Fransa Menşeli olduğu iddia edilen renk markası ile de hiçbir benzerliği bulunmadığını, söz konusu davacının şekli ile müvekkilin markasının bir benzerliğinin bulunmadığını, bu nedenle gerek \"kırmızı taban\" ibaresinin, gerek \"kadın ayakkabılarındaki  kırmızı taban renginin\" gerekse davacının dilekçesine dayanak yaptığı  Fransız Mülkiyet Enstitüsü ... sayılı Pantone no 18-1663TP kodlu kırmızı renk markasının tartışılması gerektiğini, davacı da bu gerçeği bilerek ayakkabı sektöründe yaygın bir kullanımı olan kırmızı taban uygulamasını davacı, kendi tekeli altına almaya çalıştığını, davacı 2009 68709 başvuru numaralı renk markası ... nezdinde ayırt edici bulunmadığından geçersiz kılındığını, mahkemece davacının dava dilekçesinin 7/43 sayfasında dayandığı ve Fransız Mülkiyet Enstitüsü nezdinde tescil ettiğini iddia ettiği ... sayılı Pantone no 18-1663TP kodlu kırmızı renk markası hakkında bir araştırma ve tespit de yapmadığını, ...'de 2019 yılında marka inceleme kılavuzunda ilk defa pozisyon markasına ilişkin açıklama getirdiğini, sektörde yaygın bir kullanımı olan ve ilk defa davacı tarafından kullanılmayan ayakkabı tabanına kırmızı renk uygulaması genel bir kullanım olduğunu, mahkeme markanın ayırt edicilik vasfı konusunda hatalı değerlendirme yapıldığını, markalarda tescil edilen renk tonunun genel olarak renkten bağımsız marka karakteri oluşturması için tanımlanması( bir kod ile) gerektiğini, ayakkabı tabanında davacının başvurusunda belirttiği Pantone No 18-1663tp kodlu kırmızı renk ile bir başka tondaki kırmızı rengin ayırt edilmesi mümkün olmadığını, bilirkişi tarafından davacının markasının ticarete konu edilip edilmediği güncel hali ile değerlendirilmediğini, beyan ederek, istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesinin 2021/296 E. ve 2022/289 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak; ilk derece mahkemesinin usul ve yasaya aykırı olan davanın kısmen kabul kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:<br>Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın ve dahi ... Kurdura'nın niyetinin müvekkile ait dünyaca çok tanınmış ve uzun yıllardan bu yana kullanılagelen \"Kırmızı Taban\" pozisyon markasından haber olarak huzurdaki davaya konu marka da atfolunan diğer davalara konu kullanımları ile müvekkili tanınmış markasını haksız olarak faydalandığı ve markanın ayırt edici karakterine zarar verdiğini, ... Kunduranın müvekkilin haklarını yıllardır gasp ettiğini, bu sefer de çalışanları adına tesciller almaya çalışarak, bu yöndeki faaliyetlerini gizli olarak yürütmeye devam ettiğini, ... Kundura - ... aleyhine tesis edilen davalara karşın huzurdaki davaya konu marka tescili için başvuruda bulunması başlı başına kötü niyetli olduğunu bu sebeple bir tacirin kendisine haklı bir yarar sağlama imkânı olmayan hukuka aykırı hareketleri ısrarla tekrarlaması basiretli davranmadığını ve kötü niyetli olduğunu ispatladığını, bilirkişi raporlarında davalının dava konusu markasını kötü niyetli şekilde oluşturduğunun ispatlandığını beyan ederek, davalının 23.02.2023 tarihli istinaf talebinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; SMK'nın 6/4 ve 6/9 maddelerine dayalı olarak davalı adına tescilli 2019/49909 numaralı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Markanın hükümsüzlüğü halleri SMK'nın 25/1. maddesinde düzenlenmiş olup SMK'nın 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir. Huzurdaki davada; Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvurularının, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedileceği düzenlemesine dayalı olarak SMK'nın 6/4 ve marka başvurusunda kötüniyet iddiasına dayalı olarak SMK'nın 6/9 maddesi kapsamında davalı markasının hükümsüzlüğü talep edilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından davacıların SMK'nın 6/9 maddesine dayalı olarak marka başvurusunda kötüniyet iddiası yönünden istemin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, yalnızca SMK'nın 6/4 maddesine dayalı olarak taraf markalarının benzer olduğu emtialarla sınırlı olmak üzere kısmi hükümsüzlük kararının verildiği, davacı vekilinin istinaf talebinin bulunmadığı, davalı vekilinin ilk derece mahkemesince davacının dava ehliyeti/ hak sahipliği hususlarının tartışılmadığını, davacı markasının  TPMK nezdinde tescilli olmaması nedeniyle Türkiye’de koruma sağlamayacağını, davaya dayanak markanın pozisyon değil renk markası olduğu, ayrıca ayırt ediciliğinin olmadığını, kırmızı taban uygulamasının bir moda tasarımından ibaret olduğunu, davacı markasının tanınmış olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından davacı vekilinin anlaşma kapsamında Türk Patent nezdinde ve diğer ülkelerde kayıtlı olan tüm marka ile tasarım haklarının ... şirketine devredildiği, ... arasında gerçekleşen devir işlemine ilişkin olarak vekilin bilgi ve evrakları sunarak vekaletnamesini sunduğu tespiti yapılmış ve istinaf cevap dilekçesi ekinde davacı vekilinin ... şirketi ile devir işlemine ilişkin beyanda bulunduğu görülmüş ise de mevcut belge durumu itibari ile dava açılış tarihinde  008845539 numaralı marka ile TPMK nezdinde kayıtlı 2012/39268 sayılı markanın kimin adına kayıtlı olduğu hususunun açıklığa kavuşturulmadığı saptanmıştır. Dava tarihi itibari ile dava dilekçesinde davacı olarak gösterilen her iki şirketin işbu markalar yönünden hak sahibi olup olmadıklarının araştırılması aktif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı noktasında elzem olup bu yönde yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur. Dava tarihinde dava dilekçesindeki davacıların aktif husumet ehliyetlerinin mevcut olduğu anlaşılır ise tanınmış marka olarak iddiasına konu ettikleri markanın ''pantone kırmızısı'' - 1663 TP kodlu renk ile tescil edildiği dikkate alınarak davalının markası ile karşılaştırılması, bu yöndeki itirazlarının incelenmesi ve gerekli tahkikat icra edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın kısmen kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve  sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 09/12/2022 tarih, 2021/296 E. 2022/289 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"928f59e4484eb572","SID":"088bbe9b955c6b64"}}