{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/1151 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1286<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 18/06/2025 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t: 2025/113 E. <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>TALEP  DİLEKÇESİ:<br>Talep eden vekili dilekçesinde özetle; davalı şirketin, ... ... İnşaat Taahhüt Ve Ticaret Limited Şirketi'nin unvanı ile kurulduğunu, ancak, davalı şirketin  02.04.2015 tarihinde unvan değişikliğine giderek ticari unvanını, “... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi” şeklinde değiştirdiğini, söz konusu unvanın müvekkili şirketin markaları ve ticari unvanı ile birebir iltibas oluşturacak  derecede benzer olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet  Kanunundan doğan haklarına tecavüz ettiğinin sabit olduğunu,  adresindeki kullanımları üzerinde talimat ile, karşı tarafa tebligat yapılmadan delil tespiti yapıldığı ve öncelikle teminatsız, aksi halde mahkemenin uygun göreceği bir teminat bedeli üzerinden davalının, kullanımları (web sitesi, tabela, reklam, kartivizit, ilan, broşür vb.) hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı tarafından kullanılan “@... “kullanıcı adlı ınstagram sosyal medya hesabı hakkında ihtiyati tedbir kapsamında erişimin engellenmesi kararı verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın SMK gereği 5 yıl içerisinde açılmaması nedeni ile sessiz kalma yolu ile hak düşürücü süreden reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin gerçek hak sahibi konumunda olduğu ve aynı zamanda ticari faaliyetlerinde kendi soyadını kullandığını ve bu ticaretini ise 30 yıldır yaptığı hali ile somut olayda kötü niyetinin ve tecavüzün söz konusu olmadığını beyan ederek, davanın zamanaşımı yönünden reddine, davada müvekkilin gerçek hak sahibi olduğunun kabulüne, müvekkilin tecavüze dair hiçbir eyleminin olmadığının kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesi 2025/113 esas, 18/06/2025 tarihli ara kararı ile; \"Davacının ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,SMK' nun 159/2-c maddesi gereğince davalı tarafın takdiren 2.000.000,00 TL(İki Milyon Türk Lirası) nakdi veya muteber bir bankaya ait teminat mektubunu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkememize depo etmesine, aksi takdirde ihtiyati tedbir kararının ağırlaştırılabileceğinin ihtarına, HMK' nun 393/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren tedbir talep eden davacı tarafça 1 haftalık kesin süre içerisinde bu kararın uygulanmasının zorunlu olduğunun ihtarına, talep edilmediği takdirde kararın kendiliğinden kalkmış sayılacağının ihtarına,Davacının diğer taleplerinin reddine\" karar vermiştir.<br>İSTİNAF:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kullanımlarının müvekkili markasal haklarına tecavüz teşkil eder şekilde olduğunu, davalı tarafından herhangi bir markasal tescil talebinde bulunulmadığını, marka sahibi olmayan ancak ticari unvan olarak iltibas oluşturan bir kullanımın birebir ticaret unvanı ile kullanımını gerçekleştirilmesi ve marka hakkına tecavüzden davalıların kullanımlarında yalnızca “... ...” ibaresine yer vermesinin müvekkili şirketin markasal haklarına tecavüz teşkil etmekte olduğunu, yapılan incelemelerde davacı adına tescilli işaretlerin” aynılarının veya benzerlerinin bu şekilde kullanımının orta düzeydeki tüketiciler üzerinde karışıklığa neden olabileceği kanaatine varıldığını, davalının \"... ...\" marka ile 19. sınıf kapsamında göstermiş göstermekte olduğu ticari faaliyetlerinden fiillerinden dolayı davacı ... ... ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin marka hakkına 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 29 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında tecavüz fiilinin gerçekleştiği tespit edildiğini, davalının kullanımlarının durdurulması gerektiğini, dava dosyası kapsamında ihtiyati tedbir kararının verilmesinde zorunlu olan yaklaşık ispat kuralı yerine getirildiğini, bu çerçevede davanın herhangi  bir aşamasında müvekkilinin haklılığının anlaşılması ı ve yerel mahkeme tarafından davalıya teminat karşılığı söz konusu markayı kullanabilme imkanının verilmesi nedeni ile müvekkilin uğraması muhtemel zararlara karşı öncelikle müvekkili tarafından yatırılacak teminat karşılığı davalının kullanımlarının durdurulmasına aksi takdirde davalı tarafından yatırılacak teminatın miktarının artırılmasına karar verilmesi gerektiğini,fazlaya kalmak kaydıyla, istinaf başvurusunun kabulüne, davalının kullanımlarına yönünden mahkeme tarafından daha yüksek bir teminat <br> tedbir kararı verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, tecavüz oluşturabilecek logo kullanımı, slogan kullanımı, stil ve sembol kullanımı yapmadığını, müvekkili şirketin  Trabzon ilinde küçük ölçekli bir firma olup davacı ile soyadlarının aynı olması dışında hiçbir suçu ve kötü niyeti olmadığını, davacı şirketin küçük ölçekli ve iş hacmi belli olan logosu farklı iş bölgeleri ayrı olan müvekkili şirket ile nasıl karıştırılma durumu olacağını beyan ederek, istinaf taleplerinin reddini, hakları saklı kalmak kaydı ile, tedbir taleplerinin tümden reddini, davacının haksız istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Talep; SMK'nın 159. ve HMK 389 vd. maddelerine dayalı olarak ''...'' şekil ve ''... ... ...'' ibareli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet ile davalı ticaret unvanındaki ''...'' ibaresinin terkini gerektiği iddiasına dayalı olarak ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ve SMK' nun 159/2-c maddesi gereğince davalı tarafın takdiren 2.000.000,00 TL(İki Milyon Türk Lirası) nakdi veya muteber bir bankaya ait teminat mektubunu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde depo etmesine, aksi takdirde ihtiyati tedbir kararının ağırlaştırılabileceğinin ihtarına karar verildiği, kısmen ret kararı yönünden davacı vekili tarafından ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü gerektiği iddiası ile istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.   6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği,  SMK'nın 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda tatbiki gereken HMK'nın 390. maddesi gereğince  ihtiyati tedbir talep eden taraf, dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve talebin esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Dosya kapsamı incelendiğinde; ilk derece mahkemesi tarafından 18/06/2025 tarihli ara kararı ile SMK'nın 159/2-c maddesi gereğince davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmekle, işbu kısmen ret kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de ilk derece mahkemesinin 03/09/2025 tarihli ara kararı kapsamında, davalı tarafın teminatı yatırmadığı ve tedbire aykırı hareket ettiği, bu husus dikkate alınarak ve ihtarda belirtildiği üzere tedbirin ağırlaştırılacağı davalı tarafa ihtar edilmesine karşın davalının teminat bedelini yatırmadığı dikkate alınarak yaklaşık ispatın sağlandığı ve davacı tarafın haklarının zarar görmemesi hususu nazara alınarak kullanımların engellenmesine dair davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği görülmekle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davacı vekilinin konusuz kalan istinaf başvurusu yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine YER OLMADIĞINA,2-İstinaf talebinin esası incelenmediğinden davacı peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde yatırana iadesine,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin  üzerinde bırakılmasına, 4-İnceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının ilk derece mahkemesince iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  09/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f299513d71c172b1","SID":"e7691cc146fed493"}}