{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/610 <br>KARAR NO\t: 2025/1237<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/10/2022<br>NUMARASI\t: 2019/260 E. - 2022/746 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından yetkilisi bulunduğum davacı şirket aleyhine, İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıl olup alınan İhtiyati Haciz kararı sonunda şirkete ait tüm makinalar ve menkul mallar haczedildiğini, şirkete gönderilen ihtiyati haciz sonrası örnek 10 ödeme emrine ve icra takibine karşı İstanbul 19.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/871 Esas sayılı dosyası ile hem borca hem de imzaya itiraz edildiğini, takibe konu senetten dolayı hiçbir borcumuz olmadığı gibi senet altında ki imza da kesinlikle bana ait olmadığını, Yargılama aşamasında mahkemede teminat mukabilinde takibin geçici olarak durdurulmasını ve dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine karar verildiğini, davanın bir duruşmasına giremediğinden ve 3 aylık sürede dava yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davanın açılmamış sayılması üzerine davalı tarafça icraya devam edildiğini ve çalışan makinelerine  yeniden haciz konulmuş olup yatırılan teminatta çekildiğini ve haciz tazyiki ile ayrıca tahsilat yapıldığını, hali hazırda haciz tazyiki ile karşı karşıyayım ve çalışan tüm makinelerin muhafaza altına alınmasının söz konusu olduğunu, davacı şirketin davalıya hiçbir borcu olmadığını ve takibe konu senette ki imza kesinlikle kendisine ait olmadığını beyan ederek davalarının kabulü ile öncelikle imza itirazımız nedeniyle takibin dava sonuna kadar teminatlı veya teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını, neticede takibin iptaline davalı tarafından tahsil edilen tüm paranın iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraftan herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \" ..taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava konusu bonodaki keşideci imzasının bonoda keşideci  olarak görünen davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı ve davacının bu bonodan dolayı davalıya karşı sorumlu ve  borçlu olup olmadığı noktasındadır.   Dava konusu keşidecisi davacı şirket  olan,  21/01/2017 düzenleme tarihli 30/04/2017 ödeme tarihli, 30.000,00.-TL bedelli  bono  üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisinin el ürünü olmadığının Mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan 24/11/2021 tarihli ek bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bilirkişi raporunun mukayese belgeler açısından teknik açıdan yeterli incelemeyi içerdiği ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, imza sahteliğinin mutlak def'i olup herkese karşı ileri sürülebileceği, davacının dava konusu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığı Mahkememizce sabit görülmüş, İİK 72/6 maddesi gereğince  davacı şirketin İstanbul 8 İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takibi nedeniyle  alacaklıya ödediği tespit edilen 39.500,00TL nin davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine\"  karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Davacının  haksız ve kötü niyetli  hareket ettiğini, icra dosyasından gidilen hacizde  davacı ortağının davaya konu senetten kaynaklı borcu kabul etmiş olmasına rağmen; sadece şekli anlamdaki imza itirazına dayalı olarak dava açtığını,  04.10.2017 tarihli haciz tutanağında davacı ortağı  ...'un,  haciz sırasında  davaya konu  senetten  doğan  dosya borcunu açıkça kabul ettiğini, davacı şirket ortağı ...'un sadece borcu kabul etmekle yetinmediğini  aynı zamanda dosya borcunun ödenmesi için tarafları ile de  PROTOKOL  yaptığını,  17.05.2019 tarihli  PROTOKOL metninde,  davacı ortağı ...'un şahsi olarak da dosya borcunu ödemeyi üstlendiğini, davaya konu borcun hem davacı şirketin ortağı  ... tarafından kabul edildiği hem de borcun ödenmesi amacıyla  Protokol yapıldığı  açık olmakla; imza itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunun kabulü  ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,-davacının imzalarının kendi içinde bile farklılık gösterdiğini, raporda,  mukayese belgelerdeki imzaların birbiriyle uyuşup uyuşmadığı,  daha doğru bir deyimle  incelme kriterleri ( oran, istif,  işleklik,  doğrultu, baskı derecesi ve kalem yürütme alışkanlıkları)  bakımından  tutarlılık   gösterip göstermediği  denetlenmediğini,-İmza incelemesinin yanı sıra;  davacı ile  kendinden sonraki ciranta olan ...Teks. İmalat San. Dış Tic. Ltd. Şti.  arasında mevcut olan ticari ilişkide bononun verilip verilmediğinin tespitine yönelik bilirkişi incelemesi yapılması  gerektiğini, imza incelemesinden sonra tarafların ticari defterlerinin incelenmediğini, dava konusu bononun tarafların(davacı ve kendisinden sonra ciranta) ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespit edilmediğini, kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE<br>İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, İİK'nın 72.maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, davacının davalıya icra takibine dayanak alınan 30.000,00.-TL bedelli kambiyo senedinden dolayı imza inkarına dayalı borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.22/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda ve özetle; \"İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2019/260 esas sayılı istemi ile gönderilen dosya ile ilgili olarak bilirkişi seçilmekle hup, beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (scanner) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede; inceleme konusu belgedeki imzalar ile ...'un mevcut karşılaştırma imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç ve bitiş hareketlerinde kısmi benzerlikler, ara gramalarında farklılıklar görüldüğünü, mukayese belgelerinin sayıca az sayıda olduğundan ileri yoruma gidilemediğini, çek tarihinden itibaren  örnekleri içeren belgelerin gönderilmesi halinde yeniden değerlendirileceği \" yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir.24/11/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda ve özetle;\" İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/260 esas sayılı istemi ile gönderilen dosya ile ilgili olarak bilirkişi seçilmekle lup, beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (scanner) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede; inceleme konusu belgedeki imzalar ile ...'un mevcut karşılaştırma imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; imzaların başlangıç ve bitiş hareketlerinde kısmi benzerlikler, ara gramalarında farklılıklar görüldüğünü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu belgede ... adına atfen atılmış imzaların ...‘un eli ürünü olmadığını, takliden atılmış imza niteliğinde olduğu  yönünde\" görüş ve kanaatini bildirmiştir.Somut olay değerlendirildiğinde, dava konusu İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası içindeki senedin keşidecisinin davacı şirket  olduğu,  21/01/2017 düzenleme tarihli 30/04/2017 ödeme tarihli, 30.000,00.-TL bedelli  bono olduğu, dava konusu senede ilişkin olarak 04.10.2017 tarihli haciz tutanağında davacı ortağı  ...'un,  haciz sırasında  davaya konu  senetten  doğan  dosya borcunu açıkça kabul ettiği ileri sürülmüş ise de, ...'un şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı, 17.05.2019 tarihli  Protokol'ün haciz baskısı altında atıldığının ileri sürüldüğü ve protokol altındaki imzanın da şirket yetkilisine ait olmadığı, bu nedenle bonodan kaynaklı borcun kabul edilmiş sayılmayacağı, icra takibine konu bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli olduğu, imza inkarı mutlak defilerden olmakla herkese karşı ileri sürülebileceği, davalı alacaklı tarafın ticari ilişkiden dolayı alacaklı olduğu iddiasının bu davada dağarlandirilemeyeceği, davanın kambiyo senedinden kaynaklı olması nedeniyle ticari defter ve kayıt incelemesi yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığı, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2022 tarih ve 2019/260 E., 2022/746 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  2.698,25- TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan  674,56 TL harcın mahsubu ile bakiye  2.023,69 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"14784343f620a357","SID":"01bc7f0b2bfd55e8"}}