{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/646 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1421<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ 21/12/2022<br>NUMARASI\t: 2021/255 E. - 2022/294 K.<br>- ASIL DAVA -<br>DAVA: Patente Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i<br>DAVA TARİHİ: 04/03/2020<br>- BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. FSHHM 2020/364 ESAS SAYILI DAVA -<br>DAVANIN KONUSU: Patentin  Hükümsüzlüğü<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/10/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2005 yılında İstanbul'da kurulmuş olup markalara logo/etiket üretimi yapmakta olduğunu, müvekkili şirketinin elektroform yöntemi ile etiket üretimine başladığını, \"Düz Plaka Üzeri Elektroform Yöntemi ile Etiket veya Figür Oluşturma\" ismiyle bu buluş için incelemeli patent aldıklarını, müvekkilinin buluşunun patent verilebilirlik şartlarını haiz olduğunu, müvekkilinin buluşu için incelemeli patente sahip olduğunu, TR ... B numarası ile 20 yıl süreyle müvekkili şirkete ait olduğunu, davalının müvekkilinin patentten doğan haklarına tecavüz ettiğini,  davalıya ait patent konusu buluş içerik olarak patenti müvekkiline ait buluş ile aynı olmakla beraber müvekkiline ait patent başvurusundan 5 sene sonra patent başvurusu yapıldığını, davalının patentinin müvekkiline ait buluştan hiçbir farkı bulunmadığını iddia ederek, davalının yenilik vasfını haiz olmayan patentin hükümsüzlüğüne, davalının müvekkilinin haklarına tecavüz teşkil eden davranışlarının tespiti ile muhtemel tecavüzlerinin önlenmesine, mevcut tecavüzlerinin durdurulmasına, müvekkiline ait patentli usul ile üretilen ürünlerin imha edilmesine, münhasıran bu usulün uygulanmasında kullanılan araçlara el konulmasına, haksız rekabetin men'ine haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, tecavüzün önlenmesi için haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; SMK'nın madde 156 uyarınca hükümsüzlük davalarında kesin yetki kuralı bulunduğunu, davanın davalının ikametgahında açılması gerektiğini, bu nedenle öncelikle davanın kesin yetkili olan Manisa Mahkemelerine gönderilmesini, müvekkili şirketin uzun yıllardır gerek yurtiçinde gerekse de yurtdışında uygulanan elektroform tekniğini geliştirdiğini, maliyet ve zamandan tasarruf sağladığını, Elektroform tekniğinin davacıya mal edilemeyeceğini, bu tekniğin uzun yıllardır mevcut olduğunu, bu nedenle eski tarihli patent belgelerinden bahsedildiğini, haksız rekabet iddiası değerlendirilirken tekniğin içinde olan, yeni ve buluş basamağına haiz olmayan elektroform tekniğinin davacıya mal edilmemesi ve davacının bu tekniğe ne yenilik getirdiğinin davacıdan sorulması gerektiğini, davacının istemlerinde bu farkın edinilememiş olduğunu, davacının istemlerinin klasik bir elektroform tekniğine ilişkin olduğunu, yapılacak incelemede bu hususun göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, davacıdan çok önce bu tekniğin kullanıldığını, APPLE veyahut HP firmasının da davacının patentini taklit ettiğini iddia etmenin zorlama olacağını, davacının patentinden çok daha uzun bir süredir benzeri elektronik eşyalar üzerinde elektroform tekniğinin kullanıldığını, davalının patentinin yeni olmadığı iddialarını kabul etmediklerini, davalının yönteminin, davacı yöntemi ile benzerlikler göstermekle birlikte belirttikleri üzere tüm elektroform yöntemlerinin belirli basamakları içerdiğini, davacı patentinin klasik bir elektroform tekniği olup hiç bir yeniliğe haiz olmadığını, davalının uzun yıllarda piyasada olan elektrofon tekniğine maliyet ve zamandan tasarruf ettirmek adına bir kısım yeni adımlar eklediğini ve bu şekilde yeniliklerine patent aldığını, davalının tekniğindeki en önemli farkların çift taraflı nikel kaplama aparatı maskeleme ve silikon silindir olduğunu, oysaki davacı tarafın klasik elektroform yöntemine patenti aldığını, davacının uyguladığı sistemde hiçbir yenilik ve buluş basamağının mevcut olmadığını, açıklanan nedenlerle davacı tarafından açılan haksız ve hukuka aykırı işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DOSYADA DAVA:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle davalı tarafça müvekkili aleyhine mahkeme nezdinde 2020/83 Esas sayılı dosyası ile haksız rekabetin önlenmesi nedeniyle dava açtığını, mahkemenin bölünmesi nedeniyle Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/255 Esasını aldığını, esasa yönelik olarak da, davalı şirketin ... tescil numaralı patentin sahibi olduğunu, ancak söz konusu patentin yeni olmadığını, buluş basamağına da haiz olmadığını, davalı tarafın patentinin yeni olmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle elektroform tekniğinin ortaya konulması ve davalı tarafın patentinin mevcut teknik ile birlikte değerlendirilmesinin gerektiğini, elektroform tekniğinin uzun yıllardır kullanılmakta olduğunu, bundan bahisle davalı tarafın zaten mevcut olan bir tekniğe patent almış olduğunu iddia ederek, öncelikle işbu davanın Mahkemenin 2020/83 Esas, mahkeme bölünmesi nedeniyle Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/255 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve ayrıca davalı tarafa ait ... tescil numaralı patentin hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinin talep ve dava etmiştir. <br>BİRLEŞEN DOSYADA CEVAP: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının birleştirme talep ettiği dosya ile işbu davanın, konu bakımından farklılık arz ettiğini, müvekkilinin elektroform tekniği için patent aldığına ilişkin bir iddialarının bulunmadığını, bu tekniğe eklenen yenilikler nedeniyle alınan bir patentin söz konusu olduğunu, müvekkilinin patentine ilişkin tekniğin farklı olduğunu, bilirkişi tarafından da bu yeniliklerin tespit edilebileceğini, müvekkilinin çeviri hatası ile patent alabildiğine ilişkin beyanların yersiz bir iddiadan öteye geçemediğini, müvekkilinin patentinin yeni ve patenlenebilir olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesi  2021/255  esas, 2022/294 karar sayılı,  21/12/2022 tarihli kararı ile;  ''Asıl davanın ve Birleşen Bakırköy 1. FSHHM'nin 2020/364 esas sayılı dosyasının AYRI AYRI REDDİNE\" karar vermiştir.<br>İSTİNAF:<br>Davacı/ birleşen dosyada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, TR 2011 10864 başvuru numaralı patenti ile koruma altına alındığını, usulü kullanarak etiket üretimi yaptığını, davalı tarafından kullanılmakta olan üretim usul müvekkili Şirket'e ait patentten doğan hakları ihlal ettiğini, davalının üretim usulünde müvekkiline ait patentte bulunan tüm işlem adımlarını kullandığını, davalı üretim usulünde kullanıldığı belirtilen sodyum hidroksit ise sanayide yaygın olarak kullanılan temizlik maddelerinin etken maddesi olup farklı özellik arz eden bir yönü bulunmadığını,  dosyada alınan bilirkişi raporunda aynı konu ile ilgili olarak 5 nolu istem için yapılan kıyaslamada da transfer filmi uygulamasının aynı olduğu ancak silikon silindir makinesi kullanımı nedeniyle desenin levhadan ayrılma işleminin farklı olduğu belirtildiğini, fakat videoda da görüldüğü üzere silikon silindir makinesinden çıkan levhanın üzeri hala transfer film ile kaplıdır, silikon silindir makinesinden sonra desenler levhadan ayrılmadığını, desenin levhadan ayrılma işlemi farklı olarak yorumlandığını, makineden levhalar çıkarıldıktan sonra desenler, elle transfer filminin kaldırılmasıyla levhadan ayrıldığını, bilirkişi raporunda iki farklı etiket üzerinden gidildiğini ve sürecin bütün olarak incelenmediğini, mahkemece kurulan ara karar ve tecavüz iddialarına ilişkin incelemelerde Yargıtay'ın bilirkişi raporunda aradığı kriterler, sürecin bir bütün olarak incelenmesini gerektirdiğini, nikelle kaplama aşamasına kadar hangi süreçlerden geçtiği bilirkişiler tarafından gözlemlenmeyen Hyundaı etiketi ile sürecin geri kalanının değerlendirilmesi kabul edilemeyeceğini, nihai ürünün elde edilmesinde tecavüzün tespit imkanını ortadan kaldırdığını, Nikelle kaplanma aşamasına kadarki işlem adımları gözlemlenen Telefunken etiketin sonrasındaki işlemlerin yapılması ile aynı nihai ürünün elde edilip edilemeyeceği tespit edilemediğini, bilirkişi raporunda  davalı patent istemlerinin tamamının müvekkili patent istemlerinde yer aldığının belirttiğini, söz konusu raporunda davalı patent istemlerinin yeni olduğu kanaatine de ulaştığı yönünde çelişkili bir beyanda da bulunduğunu, mahkemece yapılan incelemede davalının merkezinde yerinde inceleme yapılmasına karar verildiğini, inceleme sonucunda rapor alındığını fakat raporun eksik ve yetersi  olduğunu, beyanları alınmadan hazırlandığını, yerinde yapılan incelemede davalı şirketin yaptığı üretim ve uygulamanın müvekkiline ait patentle bir benzerlik taşımadığı, bağımsız istem 1'in farklı olduğunu, bu suretle yapılan incelemede tecavüz hususuna rastlanmadığı yönünde rapor verildiğini, bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli rapor olmadığını, çelişkili, eksik ve yetersiz düzenlendiğini, mahkemece rapora dayalı olarak hüküm kurulduğunu ve ıslah dilekçeleri kapsamında değerlendirme yapılmadığını, dosyadaki 07.11.2022 tarihli ıslah dilekçeleri ve diğer beyan ve itirazları dikkate alınarak dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilmesine ve yerinde inceleme yapılmasını beyan ederek, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/255 E. 2022/294 K. sayılı asıl davanın reddine ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF:<br>Davalı/ birleşen dosyada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; \tdavacı patentinde yeni olduğu iddia edebileceği hiçbir hususun bulunmadığını, söz konusu tekniğin uzun yıllardır kullanıldığını, Elektroform tekniğinin uzun yıllardır tüm dünyada uygulandığını, tüm bilgisayarlar ve beyaz eşyalar üzerinde markanın bu şekilde yer aldığı, bu teknik ve aşamaları ortaya konulmadan davacının patentinin incelenmesi de mümkün olmadığını, itiraz ve beyanları  dikkate alınmadığını ve davacı karşı davalı patenti sektör bilirkişisi tarafından incelenmediğini beyan ederek davacı tarafın istinaf başvurusunun ve haksız rekabet iddiasının esastan reddine, istinaf kabulü ile Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/255 E. 2022/294 K. sayılı kararının birleşen dosya yönünden kaldırılarak sektör bilirkişiden rapor alınmasına, ... numarası ile tescilli patentin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:<br>Davacı/karşı davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; elektroform tekniğinin yeni olduğunu ve  bu tekniğin kendisine eklenen yenilikler veya kullanım alanları itibariyle yenilik teşkil etmesi gibi nedenlerle yeni patentlere konu olmasının  mümkün olduğunu davalı, müvekkili patentinin elektroform  yöntemine dayalı olmasından dolayı yeni  davalı, müvekkili patentinin elektroform yöntemine dayalı olmasından dolayı yeni olmadığını, bu tekniğin daha önceki belgeler ile de patentinin alınmış olduğunu ileri sürdüğünü, ancak bu iddiasına dayanak belgeler incelendiğinde bu belgeler karşısında müvekkili patentinin yeni olduğu bilirkişi raporu ile tespit edildiğini beyan ederek, Bakırköy 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/255 E. 2022/294 K. sayılı asıl davanın reddine ilişkin kararının  istinaf nedenleri doğrultusunda kaldırılmasına, davalının birleşen davada verilen kararın kaldırılmasına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava; davalının, davacıya ait patentten doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kaldırılması istemine ilişkindir. Birleşen dava; asıl davada davacı/ birleşen davada davalı tarafa ait  ... tescil numaralı patentin yeni olmaması nedenlerine dayalı olarak hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 09/12/2020 tarihli kararı ile asıl dosyada davalı adına tescilli 2016/06408 tescil numaralı patentin hükümsüzlüğü istemi yönünden davanın tefrikine karar verildiği, mahkemenin 2020/364 esas sırasına kaydının yapıldığı, mahkemece yetkisizliğe karar verildiği, dosyanın Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/121 esas sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından  davanın ve birleşen davanın reddine karar verildiği, yukarıda yazılı gerekçelerle taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 10/01/2017 tarihinde yürürlüğü girmiş olup 6769 sayılı SMK'nın \"551, 554, 555 ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin hükümlerinin uygulanması\" başlığını taşıyan geçici 1.maddesinin (2) fıkrasının ilk ve üçüncü cümleleri, \"Bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılmış ulusal patent başvuruları ve faydalı model başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır, patent ve faydalı modellerin hükümsüz kılınmasında, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümleri uygulanır\" şeklinde düzenlenmiş olup  patentin hükümsüzlüğü istemiyle açılan birleşen davada, patentin başvuru tarihinde geçerli olan mülga 551 sayılı KHK hükümlerinin uygulanmasının gerektiği,  ana dosyada davaya konu patentten doğan haklara tecavüzün tespiti davası yönünden dava tarihi itibarı ile yürürlükte olan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği saptanmıştır. Mahkemece alınan  01/02/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; \"ASIL DAVA AÇISINDAN; Davalı ... Reklam Serigrafi Plastik San. ve Tic. Ltd. Şti adına TR 2016/06408 B no ile tescilli patent belgesinin bağımsız tek isteminin dosya içeriğine ve heyetimizin bilgi ve değerlendirmelerine göre başvuru tarihi olan 14-05-2016 tarihi itibarıyla yeni olduğu, dava konusu belgenin tek bağımsız istemi yeni olduğu için, ona bağlı diğer istemlerin de yeni olduğunu kabul etmek gerektiği, Davacı-karşı davalı dilekçesinde tecavüzün tespiti yönünden de talepte bulunmuş ise de, dosya içeriğinde davalı-karşı davacıya ait bir ürün örneği mevcut olmaması ve bir ürün örneği olsa dahi tecavüzün belirlenmesi için yapılan üretimin ancak yerinde incelenmesi ve işlem adımlarının takip edilmesi ile bir değerlendirme yapmak gerektiği, bu nedenle dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile davalının davacı patentine tecavüz teşkil eden eylemlerinin tespit edilemediği,  Dolayısıyla davalının kullanımlarının aynı zamanda TTK m.54 ve m.55 hükümlerince de haksız rekabet oluşturduğunun da tespit edilemediği, BİRLEŞEN DAVA AÇISINDAN; Birleşen dosyada, ... Endüstriyel Damla Etiket San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına TR ... B no ile tescilli patent belgesine konu buluşun başvuru tarihi olan 21-11-2011 tarihi itibarıyla yeni olmadığının ispatlanamadığı\" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Dosya kapsamında yapılan incelemede; mahkemece asıl davaya konu patent usul patenti olduğundan, bilirkişi heyeti vasıtasıyla üretimin yerinde incelenmesi ve bu işlem adımlarının takip edilerek tecavüz iddiasının değerlendirilmesi ve tüm bu sürecin kaydedilerek fotoğraf ve video olarak dosyaya kazandırılması hususlarında rapor tanzimi için talimat yazılmasına karar verildiği, bu suretle temin edilen Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/52 talimat sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporunda; \"Türk Patent kayıtları üzerinde yapılan incelemede: \"Düz plaka üzeri elektroform yöntemi ile etiket veya figür oluşturma\" başlıklı, TR 2011 10846 B No'lu patent belgesine konu buluşun, 21.11.2011 tarihli başvuru ile 21.03.2014 tarihinde Türk Patent'te, tescil edildiği, Davacı ... Endüstriyel Damla Etiket Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına tescilli işbu patent belgesinin dava tarihi itibariyle de geçerli olmak üzere, başvuru tarihinden(21/11/2011) itibaren 20 yıl süre ile koruma altında bulunduğu ve sahibi Davacı) lehine, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri kapsamında hukuki koruma haklarını sağladığı: \"İletken Yüzeylerde Maskeleme Ve Kısmi Kaplama Yöntemi İle Etiket Oluşturma.\" başlıklı, TR 2016 06408 B No'lu patent belgesine konu buluşun, 14/05/2016 tarihli başvuru ile 21/11/2019 tarihinde Türk Patent'te, tescil edildiği; Davalı adına tescilli... Serigrafi Plastik San. ve Tic. Ltd. Sti, işbu patent belgesinin dava tarihi itibariyle de geçerli olmak üzere, başvuru tarihinden(14/05/2016) itibaren 20 yıl süre ile koruma altında bulunduğu ve sahibi(Davacı) lehine. 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri kapsamında hukuki koruma haklarını sağladığı; Davalı ... Reklam Serigrafi Plastik San. ve Tic. Ltd. Sti'ne ait işyerinde yapılan incelemede: heyetlerince 15/09/2022 tarihinde, Mahkeme'nin görevlendirmesi doğrultusunda inceleme yapılmak için, Davalı ... Reklam Serigrafi Plastik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, dava dilekçesinde belirtilen ... Orta Ölçekli Sanayi Sitesi 5779 Sok. .../Manisa adresindeki işyerine gidildiği; Davalı Şirket yetkililerince, söz konusu üretim sürecinin, değişik aşamalardan oluştuğu, bu aşamaların, işyerinin çeşitli bölümlerinde,çeşitli makinalar kullanılarakyapıldığı, hatta aşamalardan birinin(pozlama işlemi) işyeri dışında-kendilerinin şubesi olan, yine Organize Sanayi Bölgesi içindeki 75. Yıl Mah. 5300 Sok. No:84/1 sayılı başka bir adreste bulunan başka işyerinde - gerçekleştirildiği, bir kısım aşamaların geçilebilmesi için belirli bekleme sürelerinin gerekli olduğu ve bunun saatlerce sürebildiğinin belirtildiği; bu nedenle, söz konusu üretim sürecinin basından sonuna kadar tek bir video çekimi ile tespiti mümkün olmadığından, Davacı adına tescilli TR 2011 10864 B sayılı patent belgesinin istemleriyle karşılaştırma yapılmasına imkan sağlayacak şekilde, Davalı'nın üretim sürecinin her aşaması ayrı ayrı olmak üzere heyetlerince incelendiği ve ayrı ayrı fotoğraflama, video çekimi yapılmak suretiyle incelemelerinin tamamlandığı; çekilen fotoğraf ve videoların rapor ekinde CD halinde sunulduğu; ayrıca rapor içeriğinde, Davalı'nın üretim usulünün fotoğraflarla açıklandığı, Patent hakkına tecavüz iddiası yönünden yapılan teknik incelemede: Davacı adına tescilli TR 2011 ... B No'lu \"Düz Plaka üzerine Elektroform Yöntemiyle Etiket veya Figür Oluşturma\" başlıklı patent belgesinin, bir \"ana/bağımsız istem\"(İstem-1) ile sekiz adet \"bağımlı istem\"(İstem 2-3-4-5-6-7-8-9) içerdiği; bağımlı istemlerden İstem 2-3-4-5-6-7-8 No'lu istemlerin \"ana/bağımsız\" isteme, İstem-9 No'lu bağımlı istemin ise \"ana/bağımsız istem\" ile diğer bağımlı istemlere atıfla yapılandırıldığı; dolayısıyla, bağımlı istemlerin tamamının ana istemdeki(İstem-1) tüm unsurları taşıdığı ve buna ek unsurlar içerdiği; rapor içeriğinde yer alan Tablo'da açıklandığı üzere, Davacı adına tescilli TR 2011 ... B No'lu patent belgesinin \"ana/bağımsız\" istemindeki tüm unsurların, Davalı'nın üretim usulünde, \"aynı veya eşdeğer\" olarak ver almadığı ve ana bağımsız istemden \"FARKLI\" olduğu; her ne kadar bağımlı istemlerde yer alan ek unsurlar yönünden \"AYNİYET\" bulunduğu tespit olunsa da, bağımlı İstemlerin, bağımsız istemde yer alan tüm unsurları içermesi gerektiğinden ve fakat, bağımsız istemde(İstem 1) tespit olunan farklılık nedeniyle, davaya konu olayda, Davalı'nın Üretim usulünün, 6769 S.ll SMK'nun Mad. 141 hükmü kapsamında Davacı'nın TR 2011 ... B No'lu patent belgesine davalı patent hakkına tecavüz oluşturmadığı\" hususlarını tespit ettikleri görülmüştür.Asıl davada davacı vekilinin Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla alınan ikinci rapora, birleşen davada davacı vekilinin ise, ilk bilirkişi heyet raporuna itiraz dilekçeleri ibraz ettikleri mahkemece itirazların değerlendirilmesi yönünden ek rapor alınmadığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin asıl davada, davalının müvekkilinin patentine tecavüz ettiği iddiasıyla, tecavüzün önlenmesi ve haksız rekabete dayalı dava açtığı, davacı vekilince dosyaya 07/11/2022 tarihli ıslah dilekçesi ekinde,  aynı taraflar arasında Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/121 Esas sayılı hükümsüzlük dosyasında talimatla alınan bilirkişi ek raporunun sunulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bu dosya kapsamında Manisa 3 Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla alınan bilirkişi heyet raporunda, davacının patenti ile koruma altına alınan üretim usulü ile, davalının TR 2016 06408 B nolu patent belgesi ile koruma altına alınan üretim usulünün karşılaştırıldığı tabloda; davacı patentinde düzlemsel levhanın (1) çok iyi yağdan ve kirden arındırılması işleminden bahsedildiği, davalı üretim usulünde iletken levhanın zımpara ile aşındırıldığı, sodyum hidroksit ve su ile temizlendiğinin görüldüğü, davalının üretim usulündeki serigrafi ve pozlama işlemi sonrasındaki kurutma adımlarının davacı patentinde açıklanmadığı, davacının patentinde ürünün (logo, etiket veya figürün) yapışkanlı bir malzeme ile ayrılma işleminin yapıldığı, davalı üretim usulünde ise desenin silikon silindir makinesi ile levhadan ayrıldığı, bu durumda (detaylı temizleme işleminin, kurutma işleminin, ve ürünün levhadan ayırma işleminin fark olarak açıklandığı) anlaşılmıştır.Dairemizce  Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/121 Esas sayılı hükümsüzlük dosyasının örneğinin ve mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporunun incelenmesinde; kök rapor 14-15. Sayfalarda ve davacı vekilince ıslah dilekçesi ekinde ibraz edilen ek rapor, 4. Sayfadaki açıklamalarda, \"davacı patentinin davalı patenti ana istemindeki tüm özellikleri açıklamadığı, bunun daha açık ifadesinin, davalı patentinde davacıya ait patentteki tüm adımların bulunmasının yanında, patent isteminin yeni olduğu şeklinde yorumlanmasına neden olacak 5 işlem adımı daha bulunduğu, bu adımların öneminin, sonucu değiştirmeyen adımlar olup olmadığı yenilik değil buluş basamağı aşamasında değerlendirilecek bir konu olduğu\" açıklanmıştır.Asıl davaya konu patente tecavüz davasında 6769 Sayılı SMK hükümlerinin uygulanacağı, SMK 129/1-b maddesinde; \"(1) Zorunlu lisans, aşağıdaki şartlardan en az birinin bulunması halinde verilebilir.(b) 131. Maddede belirtilen patent konularının bağımlılığının söz konusu olması.\" SMK 131/1. Madde de; \" (1) Patent konusu buluşun, önceki patentin sağladığı haklara tecavüz edilmeksizin kullanılmasının mümkün olmaması halinde, patent konuları arasında bağımlılık söz konusu olacağından, sonraki tarihli patentin sahibi önceki tarihli patent konusu buluşu, sahibinin izni olmaksızın kullanamaz.\" hükümleri düzenlenmiştir.Bu durumda mahkemece davacı vekilinin 09/10/2022 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporuna itiraz ettiği de gözetilerek, itirazlarını da karşılayacak şekilde, dosya kapsamında bulunan önceki bilirkişi raporlarındaki tespitler de dikkate alınarak, taraf vekillerinin de davalı adresinde yapılacak keşif gün ve saatinden haberdar olarak isterlerse katılımlarını  sağlayacak şekilde inceleme yapılarak, yukarıda açıklanan yasa maddelerinde düzenlendiği üzere, davalının patenti ile korunan ve uygulanan üretim usulünün, davacı patentinin sağladığı haklara tecavüz edilmeksizin kullanılmasının mümkün olup olmadığı konusunda denetime elverişli ek rapor alınması gerekirken, davacı itirazları karşılanmaksızın eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamında birleşen davada ile sürülen hükümsüzlük davasında, mahkemece alınan 01/02/2022 tarihli bilirkişi heyet raporuna, davalı-birleşen davada davacı vekilinin itiraz ettiği ancak mahkemece itirazları karşılayacak şekilde ek rapor alınmadığı, birleşen davada davacı vekilinin, TR 2011 10864 B sayılı patentin buluş basamağı taşımadığını ileri sürdüğü ancak bilirkişilerce düzenlenen raporda sadece yenilik incelemesi yapıldığı anlaşılmakla, asıl davada davacı-birleşen davada davalı patentinin buluş basamağı taşıyıp taşımadığının belirlenmesi yönünden bilirkişilerden ek rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır.Yukarıda açıklanan gerekçelerle; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında açıklandığı şekilde yargılamaya devam olunmak üzere  mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği  kanaat  ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı ve davalı  vekilinin istinaf isteminin ayrı ayrı KABULÜ ile;2-Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 21/12/2022 tarih, 2021/255 E. 2022/294 K. sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 08/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b2ca656a8190418","SID":"755286c53573fece"}}