{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                       T.C.<br>                  SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1855 <br>KARAR NO \t: 2025/1300<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:....<br>ÜYE\t\t: ....<br>ÜYE\t\t: ....<br>KATİP\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/09/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/799 2024/1051<br>DAVACI\t\t: ....<br>VEKİLLERİ\t\t: ....\t<br>DAVALILAR\t\t: ....<br>VEKİLİ\t\t: ....<br>VEKİLİ\t\t: ....<br>VEKİLİ\t\t: ....\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi ve Manevi Tazminat <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili 18/07/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; 05/08/2021 tarihinde tam kusurlu sürücü....'nun .... plakalı araç ile seyir halinde iken dönüş kurallarına riayet etmeyerek müvekkile ait elektrikli bisiklete çarptığını, çarpma neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında müvekkilin vücudunda çok fazla sayıda kırık meydana geldiğini, müvekkilin geçen zamana rağmen hala eski haline dönemediğini, sürekli iş göremez hale geldiğini, yaşanan kaza sonrası bir takım tedavi masraflarının olduğunu, .... plakalı aracın.... tarafından zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, ayrıca ..... tarafından kasko poliçesi olduğu tespit edildiğini, davalı sigorta şirketlerine başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, maddi tazminat talebi yönünden tüm tazminat kalemleri hesaplanarak alacağın tam ve belirlenebilir hale gelmesinden sonra arttırılmak üzere şimdilik kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...., davalı .... ve davalı .....'den müşterek ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebi yönünden kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar İlker .... 'den müşterek ve müteselsilen tahsiline, müvekkile ödenmesine talep ve dava etmiştir.<br>Davalı....06/09/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağı ile raporlarda anlatılan kaza olayının birbirinden farklı olduğunu, bu yanlışlığın giderilmesi için dosyanın bilirkişiye şerhli olarak gönderilerek, hatalı düzenlenen kaza tespit tutanağı değil tarafların kazaya ilişkin ifadeleri baz alınarak kusur raporu alınmasını talep ettiğini, olayın hem davacının vermiş olduğu ifadeye hem de kendisinin vermiş olduğu ifadeye göre gerçekleşmediğini, davacı tarafın ve şahsının ifadelerinin aksine kolluk kaza tespit tutanağında sehven  olduğunu düşündüğü şekilde kendisinin sola dönüş yaptığını ve davacının Samsun istikametinden Bafra istikametine gitmekte olduğunun yazıldığını, davacı tarafın şerit ihlali yaparak, sağa dönmek üzere sokaktan yan yola çıkan şahsının aracına ön tamponuna ortadan çarptığını, herhangi bir trafik kuralı ihlali yapmadığını, bilirkişilerce davacı tarafın ve kendisinin kollukta vermiş olduğu ifadelere göre değerlendirme yapmasını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Davalı ..... vekili 10/08/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın KTK gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulen reddi gerektiğini, davacının kalıcı maluliyetine ilişkin tespit yapılabilmesi için gerekli olan evrakların ibraz edilmediğini, ayrıca tarafların kusur durumunun tespiti için gerekli olan evraklarında iletilmediğini, maluliyetin kesin ve net olarak tespiti sağlanamadığından manevi tazminatın da tespitinin mümkün olmadığını, müvekkil şirketin ancak trafik sigortası teminatı dahilinde olan ve trafik sigortası limitini aşan maddi zararlardan sorumlu olduğunu, bu sebeple davacı tarafın müşterek ve müteselsil sorumluluğa dair beyanları kabul etmediğini, davanın kabulü anlamında olmamakla kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, dava öncesimüvekkil şirkete sürekli sakatlık oranını gösterir rapor sunulmadan başvuru yapıldığını, usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını belirterek davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Davalı ..... vekili 27/10/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı ....adına kayıtlı ....plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde trafik kanunu zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkil şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu poliçede yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin trafik kanunu zorunlu mali sorumluluk poliçesi teminatı dışında olduğunu, müvekkil şirket sigortalısı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurlu bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının iş görememezlik tazminatı talepleri bakımından poliçe kapsamında sorumluluklarının bulunmadığından iş bu taleplerin reddine karar verilmesini ve davaya yönelik tüm beyanlarımız dikkate alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece Mahkemesi tarafından manevi tazminat yönünden ;60.000,00 TL'nin davalı ....'dan kaza tarihinden davalı.....' den dava tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğu manevi tazminat limiti ile sınırlı olmak üzere) müşterek ve müteselsilen tahsiline davacıya verilmesine, maddi tazminat yönünden; 2.065.742,71 TL sürekli iş görememezlik tazminatının (davalı .... nin sorumluluğu poliçe limiti 430.000,00 Tl ile davalı ...' nin sorumluluğu ise bu limit üzerinde kalan kısım için ve kalan limit 190.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere)....'dan kaza tarihinden davalı ..... ve .....'den dava tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.<br><br>İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkilinin genç yaşta malul hale geldiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, dava açılmadan önce sigorta şirketlerine başvuru yapıldığını, sigorta şirketlerinin temerrüde düştükleri tarih itibariyle faiz işletilmesi gerektiğini, yasal faiz yerine avans faiz işletilmesi gerektiğini, tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, sigorta şirketine yapılan başvurunun zorunlu arabuluculuk dava şartını bertaraf etmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı .... vekili dilekçesinde özetle, maluliyet raporuna karış itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, davacının tek taraflı beyanına dayandığı ve esasen mezkur trafik kazası ile illiyet bağının bulunmadığını, raporda erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik zararlarına yönelik müvekkili sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğunun bulunmadığını, tedavi giderleri ile yol -masraf giderleri gibi dolaylı zararlarda ZMMS poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, yol giderlerinden de müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, ıslaha karış taraflarına süre verilmeden adil yargılanma haklarına aykırı olarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı.... vekili dilekçesinde özetle, 25.10.2024 tarihli istinaf başvurusunda bulunulmamış sayılmasına yönelik kararın hatalı olduğunu, 17.10.2024 tarihinde tebliğ edilmediğini, ancak tebliğde hata yapıldığını ileri sürerek, ek kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br><br>DELİLLER \t\t:<br>Tüm dosya kapsamı.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.    <br>Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı ve davalı .... tarafından esasa ilişkin olarak, davalı .... vekili tarafından da mahkemenin 25/10/2024 tarihli ek kararına  ilişkin olarak istinaf  edilmiştir. <br>Davacının istinaf itirazları yönünden yapılan incelemede; Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesi nedeniyle davacı vekilinin özel dava şartı olarak düzenlenen Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını yerine getirdiği, ayrıca dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulama yeri bulunmamasına göre (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin .... Esas, .... Karar sayılı ilamı), davacının zorunlu olmamasına rağmen arabuluculuk başvurusunda bulunduğu, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin  davacıdan tahsili ile hazine adına irat kaydına karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı,<br> karşı aracın hususi olması nedeniyle yasal faize hükmedilmesinde ve temerrüt tarihinin belirlenmesinde isabetsizlik olmadığı, trafik kazaları nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın amacının zarara uğrayanda bir huzur duygusu yaratmak olduğu, manevi tazminat ile olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesinin amaçlandığı, olayın meydana geliş şekli, davacının yaralanması, tarafların ekonomik ve sosyal durumu bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının  makul olduğu, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçede hata edilmediği verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla  davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmediğinden  esastan reddine karar verilmiştir.<br>Davalı.... vekilinin istinaf itirazları yönünden yapılan incelemede;  istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde;  Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, hükme esas alınan 28/07/2024 tarihli kusur raporunun denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu, kusur değerlendirmesinin ceza yargılaması sırasında yapılan kusur değerlendirmesi ile benzer mahiyette olduğu, Yargıtay uygulaması ve  Adli Tıp Kanunu'nun 31. Maddesi gereğince  resmi bilirkişi statüsü verilen Üniversite Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıklarının maluliyet oranını belirleme yetkisi olduğu,  mahkemece  hükme esas alınan OMÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının maluliyet raporunun doğru yönetmelik hükümlerine göre alındığı denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda THR 2010 ve prograsif rant yönteminin esas alınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı,geçici iş göremezlik ve Sgk tarafından karşılanmayan tedavi giderinin  de sigorta teminatı kapsamında bulunması nedeniyle davalı sigorta şirketinin  bu giderlerinden sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığı, kaza tarihinde sakatlık ve tedavi gideri için ayrı teminat limitlerinin bulunduğundan ayrı ayrı limitle sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığı (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin.... esas,....karar sayılı ilamı), bedel arttırım dilekçesinin davalı sigorta şirketine tebliğ edilmiş olması nedeniyle bu konudaki istinaf itirazının da yerinde olmadığı,  verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı ....  vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Davalı .... vekilinin  mahkemenin 25/10/2024 tarihli ek kararına yönelik istinaf itirazı yönünden yapılan incelemede; Yerel Mahkemece verilen kararın  davalı .... vekili tarafında 09/10/2024 tarihinde  istinaf edildiği ancak davalı vekilince istinaf dilekçesini sunduğu tarihte istinaf harç ve masraflarını yatırmadığı, bunun üzerine Yerel Mahkemece 10/10/2024 tarihli muhtıra düzenlenerek bu davalı vekiline 17/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği,  6.833,00 TL  istinaf nispi harcının  tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin sürede tamamlanmadığı, yerel mahkemenin 25/10/2024 tarihli ek kararı ile verilen kesin süre içerisinde harç ve masraf eksikliğinin ikmal edilmemiş olması sebebi ile davalı ....'nun istinaf başvurusunda bulunmamış sayılmasına karar verildiği, davalı vekili tarafından \"istinaf  başvurusunda bulunmamış sayılmasına  \" ilişkin ek karar istinaf edilmiştir.<br>HMK'nın 344. maddesinde \"İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak  bildirilir. Verilen  kesin  süre  içinde  harç  ve  giderler  tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.\"  şeklinde düzenlenmiştir.<br>HMK'nın 346/2. maddesinde \"Bu  ret  kararına  karşı  tebliği  tarihinden  itibaren  bir  hafta  içinde  istinaf  yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilir. Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Açıklanan bu durum karşısında; mahkemece düzenlenen muhtıraya rağmen  davalı .... vekilinin 6.833,00 TL  istinaf nispi harcını yasa gereği verilen bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanmadığı, (15/11/2024 tarihinde sadece 1.597,00 TL yatırdığı) 17/10/2024 tarihinde Trabzon ilinde olduğunu belirtmiş ise de, 17/10/2024 tarihli tebligat evrakında bizzat muhatabın kendisine tebliğ edildiğinin belirtildiği ve imzasının alındığı, davalı vekilinin açıkça imza itirazında bulunmadığı, sunduğu whatsapp kayıtlarındaki görüşme saatinin 20:58 olduğu, Samsun - Trabzon illeri arasındaki mesafe, kayıtlardaki görüşme saati, davalı vekilinin açıkça imza inkarının da bulunmayışı (imzanın kendisine ait olmadığına, ptt görevlisinin resmi evrakta sahtecilik yaptığına ilişkin bir iddiasının da olmaması) dikkate alındığında yerel mahkemece ek karar ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Davalı .... vekilinin mahkemenin 25/10/2024 tarihli ek kararına yönelik istinaf  başvurusunun HMK’nın 353/(1)-b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1.Davacı vekilinin ve davalı ..... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2.Davalı .... vekilinin mahkemenin 25/10/2024 tarihli ek kararına yönelik istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE<br>3.Davacı taraftan alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Davalı .....'den alınması gerekli 23.349,42 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.838,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.511,42 TL'nin  bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına.<br>Davalı ....'dan alınması gerekli  615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin  bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına.<br>Harç tahsil müzekkerelerinin Dairemizce yazılmasına, <br>4.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.<br>Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/07/2025<br><br><br>Başkan<br>....<br>  ¸e-imza <br>....<br>Üye<br>....<br>  ¸e-imza <br>....<br>Üye<br>....<br> ¸e-imza  <br>....<br>Katip<br>....<br>  ¸e-imza <br><br><br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 10/07/2025<br><br><br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b90b7e9917ecd603","SID":"7a45bd6246918de1"}}