{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t:<br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/11/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı ..... Şirketi vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu ..... plakalı ..... marka araç ile ..... tarihinde ..... İstikametinden ..... İstikametine giderken K.T.K’nın belirlediği trafik kurallarına uygun olarak yolun solunda ve kendi şeridinde sola dönüş sinyali açık bir şekilde ..... Kavşağına girdiği ve dönüş için geçiş önceliği olan araçların geçmesini beklediği esnada, maliki ve sürücüsü .....  olan ..... plakalı aracın müvekkiline ait aracın sol arka tarafından çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kazanın vukuundan  sonra kaza mahalline intikal eden Trafik Denetleme mensuplarının da yardımıyla taraflarca maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı tutulduğunu, Tramer Komisyonunca müvekkiline her ne kadar %100 oranında kusur izafesi yapılmışsa da müvekkilinin aracının vaki kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, taraflarca tutulan kaza tespit tutanağından da açıkça görüleceği üzere vaki kazanın müvekkiline ait aracın kavşak içinde geçiş önceliği olan araçların geçmesini beklemekteyken karşı yan araç sürücüsünün arkadan çarpması sonucu meydana geldiğini, vaki kaza karşı yan araç sürücüsünün K.T.K.'nın belirlediği gerekli takip mesafesi kurallarına uymamak, kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak ve diğer trafik kurallarına riayet etmemesi sebebiyle meydana geldiğini, bu durumun kaza tespit tutanağında yer alan ve  Trafik Denetleme mensuplarınca ölçümü yapıldığı 27 metre fren izi göz önüne alındığında anlaşılacağını ve müvekkilinin meydana gelen kazada kusursuzluğunun ortaya çıkacağını, kaza neticesinde müvekkilinin aracının ana aksamlarının değiştiğini, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapıldığını, müvekkilinin aracında 110.269,96 TL maddi hasar meydana geldiğini, aracın müvekkili tarafından yaptırılmış olup, hasar bedeline ilişkin davalı sigorta şirketi ve karşı yan araç maliki tarafından bir ödeme yapılmadığını, öte yandan müvekkilinin aracının ..... Model ve kilometresi de kaza tarihinde 38.183 km de olup emsallerine göre oldukça düşük olduğunu, az kullanılmış böyle bir aracın, kaza sonucu ana aksamlarının değiştiğini, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapılmış olduğunun raporla sabit olduğunu, tramer kayıtlarına da kaza kaydı geçmiş olduğundan, aracın satışı halinde, bu kayıtlar, alıcı tarafından rahatlıkla görülebileceğinden, müvekkilinin doğal olarak bu kazalı aracını, kaza görmemiş gerçek değerinden daha düşük fiyatla satacağını, davalı ............ Anonim Şirketi'ne ............ tarihinde değer kaybı ve hasar bedeli için başvuruda bulunulmuş olup başvurularının sigorta şirketine tebliğ edildiğini  fakat sigorta şirketi yasal süre içerisinde herhangi bir ödemede bulunmadığını, davadan önce yasa gereği  arabulucuya başvurulduğunu, taraflarca bu süreçte anlaşma sağlanamadığını, aracın tamir süreci-parça bekleme ayrıntılı ve detaylı işçilik çalışması vs. gibi nedenlerle uzun sürdüğünü, müvekkilinin bu süre boyunca araçtan mahrum kalması nedeniyle uğradığı zararlar  karşı yan araç maliki  tarafından  ödenmediğinden bahisle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli bakımından belirsiz alacak davası niteliğindeki davada şimdilik müvekkilinin aracında meydana gelen 10 TL değer kaybının ve 10 TL hasar bedelinin tüm davalılardan müşterek ve müteselsil olarak davalı sigorta şirketi bakımında sigorta teminat limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili ile, sigorta şirketi dışındaki davalı bakımından ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber, 10 TL araç mahrumiyet bedelinin ise sigorta şirketi dışındaki davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizliyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  ............ plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ............ poliçe numaralı ............ Poliçesi ile ............ tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkil şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiğini, davacı tarafın usulüne  uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, ancak davacının bu belgeleri tam ve eksiksiz olarak müvekkili şirkete ibraz etmeksizin huzurdaki davayı ikame ettiğini, hal böyle iken, somut olayda başvuru şartı gerçekleşmediğinden, usulden red kararı verilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için başvuru sahibinin iddia ettiği şekilde belirtilen evrakları sunduğu düşünülse dahi özellikle hasarın hangi parçalarda olduğu, boyutu ve değer kaybına esas bilgilerin (kilometre vs.) temin edilebilmesi için, hasar ve hasar onarımına ilişkin belgelerin sunulmasının zorunlu olduğunu, davacının, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nde kurulan sistem üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperinden bir eksper raporu almadan başvuru yaptığından değer kaybı talebine ilişkin olarak usulüne uygun bir başvurudan söz edilemeyeceğini, “Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.a. “Değer kaybı talep  edilmesi  halinde  tespiti, bu Genel Şart ekinde yer  alan  esaslara  göre  Sigorta  Bilgi  ve  Gözetim Merkezi’nde  kurulacak  sistem  üzerinden  sıra  esasına  göre   atanan   ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından yapılır.” maddesi gereği; davacının SBM üzerinden eksper atayarak temin edeceği değer kaybı eksper raporunu ayrıca Genel Şartlar Ek:6 Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler başlığı altında belirtilen evraklar müvekkil şirkete ulaştırılmadan yapılan başvuru kanuna aykırı ve usulen geçersiz olduğunu, yine davacının aracını kasko sigorta poliçesi kapsamında tamir ettirip ettirmediği;  şayet  kasko  kapsamında  tamir   işlemi   gerçekleşmiş   ise   bu durumda, kasko hasar dosyasında bulunan tüm belgeleri ve özellikle eksper raporunu temin ederek başvuru yapması, değer kaybı ve hasar onarım bedelinin hesabının yapılabilmesi için kaçınılmaz olduğunu, aksi halde, aracı inceleme, aracı hasarlı görme ve dahi  detaylı  eksper  incelemesi yapma şansı olmayan müvekkil şirketin, hangi parçaların ne oranda hasarlandığını anlayarak Genel Şartlardaki formüllere göre değer kaybı hesaplamasının mümkün olmayacağını, bu nedenle, davanın yeterli başvuru yapılmadığı gözetilerek KTK md.97 gereği reddini talep ettiklerini,  kabul anlamına gelmemek kaydıyla, araç hasarı talebine ilişkin başvuru sahibinin tanzim ettirdiği fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının kabulünün  mümkün olmadığını,  somut olayda dava konusu aracın kazadan önceki halinin değerli/orijinal/kazaya uğramadığı/değişeni olmadığına ilişkin herhangi bir delil dosyada mevcut olmadığını, değer kaybına konu araç modeli ve kilometresi dikkate alındığında bu durumdaki aracın değişmeyen parçası, boyalı olmayan yanı olamayacağı bir karine olarak kabul edilmemesi gerektiğini, aracın daha önce hasarı olup olmadığına ilişkin tramer kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, ancak bilindiği üzere, aracı hasara uğrayan kişiler, hem kasko poliçelerindeki hasarsızlık indirimini bozmamak hem de tramer kayıtlarına girmemek için harici olarak bazı kayıtsız tamirhanelerde onarım yoluna gitmek yolunu seçtiklerini, hal böyle olunca, somut olayda da sadece tramer kayıtlarıyla yetinilmeyip dava konusu olaydan önceki hasar sebeplerinin araştırılarak dava konusu kaza dışında meydana gelmiş kazalara ilişkin zararlarında işbu tazminatın konusu olmasına izin verilmemesi gerektiğini, değer kaybı zararının, 01.04.2020 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “yürütmesi durdurulanların dışında” Ek-1’inde düzenlenen değer kaybı şartları ve hesaplama formülüne göre tespit edilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirketimize müracaat tarihinden öncesinde şirketimizin temerrüdü söz konusu olmadığını, sigortacı yönünden sigorta bedelini  ödeme  yükümlülüğü  belgelerin  ibrazından  itibaren  8 iş günü  içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumlulukları  bulunmadığını, aynı zamanda dava dilekçesinde bahsi  geçen  faizle  ilgili  olarak;  davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep etmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu, bu nedenlerle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, hasar bedeli bakımından kısmi, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli bakımından belirsiz alacak davası niteliğindeki davada dilekçenin kabulü ile 10,00-TL'lik hasar bedeli taleplerini 110.259,96-TL arttırılarak 110.269,96-TL'ye yükselttiklerini, tüm davalılardan müşterek ve müteselsil olarak davalı sigorta şirketi bakımından poliçe teminat limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, sigorta şirketi dışındaki davalı bakımından ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber; 10,00-TL'lik araç mahrumiyet bedeli talebimizi 4.990,00-TL arttırılarak 5.000,00-TL'ye yükseltilerek sigorta şirketi dışındaki davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ederek 1.970,00 TL ıslah harcını mahkeme veznesine yatırmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"Her ne kadar davacı tarafça avans faiz talep edilmiş ise de zarara neden olan kazaya karışan her iki aracın da kullanım amacı hususi olup ticari  araç değildir. Bu nedenle sigorta şirketi yönünden sigorta şirketine müracaat tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına tekabül eden 15/11/2023 tarihi temerrüt tarihi kabul edilerek 15/11/2023 tarihinden itibaren, davalı sürücü yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, hasar bedeline ilişkin tazminatı talebi yönünden ............ TL'nin, Davalı ............ yönünden kaza tarihi olan 06/10/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle, Davalı ............ ŞİRKETİ yönünden temerrüt tarihi olan 15/11/2023 tarihinden  itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle ve sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere, davalılar ............ ve ............ Anonim Şirketi'nden müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Araç mahrumiyet bedeli talebi yönünden 5.000,00-TL'nin kaza tarihi olan 06/10/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalı Bilal Azan'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Değer kaybına ilişkin tazminat talebi yönünden ispatlanamayan davanın REDDİNE\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ............ A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından tespiti yapılan kusur oranları gerçeği yansıtmadığını, davalı tarafça kazaya ilişkin olarak yapılan kusur incelemesinde \"............ Plakalı otomobil sürücüsü ............ ’nun; Yerleşim yeri dışında, bölünmüş \t............ karayolunun tek yönlü, iki şeritli yolda sola dönmek niyeti olması nedeniyle, kavşağa yaklaşmadan önce; KYTK'nun 56a-2. Maddesi gereği kavşağa yaklaşırken yerleşim yeri dışı yollarda 150 metre mesafede şerit değiştirmeleri yasak olması nedeniyle, kavşağa yaklaşmadan 150 metre öncesinden şerit değiştirme kurallarına ve 53b. maddesi hükümleri gereği sol şeride geçmesi ile sola dönüş sinyalini yakması ve yaklaştıkça hızını azaltması ile aracının dikiz aynalarından gerisinden gelen araç trafiğine kontrol etmesi, sola dönüş yaparken geniş kavisle dönüş yapması gerekirken; dönüş ve şerit değiştirmelerinde de 46c. maddesinde belirtildiği gibi ani ve tehlikeli şerit değiştirmemesi gerekirken; yukarıda açıklandığı ve tespit edildiği gibi sağ şerit üzerinden kavşak içerisinde ani ve dar kavisle sola dönüş yaparak sol şerit üzerinde seyreden ............ plakalı aracın önüne girmesi ile bu aracın 27 metre fren izi bırakarak kendisinin sol yan arka tekerlek kısmından çarpmasına sebep olduğu kazada; belirtilen yasa maddelerini ihlal ettiği; ihlal ettiği bu maddelerin aynı zamanda, aynı yasanın 84.maddesinde belirtilen ve asli kusur sayılan hallerden – f ve g – fıkrasında belirtilen “Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma ve şeride tecavüz etme ” asli kusurunu işlediğinden; ayrıca bu kaza yönetmeliğin 156 ve 157.maddelerinin ilgili fıkra hükümleri doğrultusunda kaza bir bütün olarak ele alındığında ve gerçekleşen kazanın maddi hasarlı trafik kazası olması ile tarafların kendi aralarında kaza tespit tutanağı tanzim etme yükümlülükleri ile bu kazaların Sbm. Tramer sistemi ile değerlendirilme hükümleri ile Tramer sisteminde kusur oranlarının 0 – 50 ve 100 puan üzerinden verilmesi hükümleri doğrultusunda, sürücünün oluşan bu kazada % 100 oranında asli kusur ve katkısının olduğu; tespit edildiğini, dava konusu kazaya ilişkin detaylı kusur incelemesinin dilekçe ekinde sunulduğunu, ............ plaka sayılı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, Mahkemece sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabul edilerek davalı aleyhine tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, zorunlu trafik sigortası bir tür sorumluluk sigortası olup zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3.kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, açıklanan nedenlerle tarafların kusur durumuna ilişkin çelişkinin giderilmesi hususunda mezkur bilirkişi raporu yetersiz kaldığından bu hususun şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespitinin zaruri olduğunu beyan ederek tehir-i icra taleplerinin kabulüne, istinaf başvurularının kabulü ile ............ Mahkemesi ............ Esas, ............ Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili  istinaf  cevap dilekçesinde özetle; mahkemece kusur durumunun tespiti amacıyla aldırılan hem adli trafik bilirkişisi hem de davalının itirazı sebebiyle aldırılan ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporlarda davacının vaki kazada atfı kabil bir kusuru bulunmadığı karşı yan ............ plakalı araç sürücüsü ............ 'ın, sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyir istikametini kontrol altında bulundurması, ön ilerisinde bulunan araç ile arasına uygun takip mesafesi bırakması ve bu araca karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara uymayarak ön ilerisindeki araca arkadan çarptığı anlaşılmakla meydana gelen olayda kusurlu olduğu ifade edildiğini, bu haliyle ilgili raporlar hüküm kurmaya elverişli olup bu haliyle davalı şirket tarafından yapılan kusura ilişkin itirazların reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ............ A.Ş. vekili hasar bedeline de itiraz etmişse de vaki kaza sonrasında müvekkil aracı tamir edilmiş olup hasar bedeline ilişkin de faturanın kesildiğini, ATK trafik ihtisas dairesi tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda da kaza sonrası oluşan hasar kalemlerine, kazanın oluş şekline ve alınan darbelere bakıldığından kesilen faturanın uygun olduğunun ifade edildiğini, trafik ihtisas dairesi tarafından bu hususlar tek tek irdelenerek işbu rapor hazırlandığını, ilk derece mahkemesince de ilgili bu rapor kanuna, dosya kapsamına uygun bularak hükme esas aldığını, her ne kadar davalı sigorta vekilince \"mahkemece ek rapora ilişkin talebimiz değerlendirilmeden ve gerekçelendirilmeden reddedilmiş, iddialarımızı ispatlama imkanımız elimizden alınmıştır.\" denmişse de ilk derece mahkemesince 09/04/2025 tarihli celse de davalı sigorta şirketi vekilinin ATK raporuna yönelik itirazların ve ek rapor alınması yönündeki taleplerin itiraz gerekçeleri ve rapor içeriği göz önüne alınarak yerinde olmadığı anlaşıldığından reddine karar verildiğini beyan ederek  açıklanan nedenlerle karşı yanın usul ve yasaya aykırı iddialarının reddine ve ............ Mahkemesinin ............ Esas - ............ Karar  sayılı ilamının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli, değer kaybı tazminatı ve araç mahrumiyet bedeli taleplerine ilişkindir. Mahkemece davanın hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli yönünden kabulüne değer kaybı yönünden reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davalı sigorta şirketi tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>2918 s. KTK'nun \"Maddi ve Manevi Tazminat\" başlıklı 90. maddesi, \"Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 6098 sayılı TBK'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.\" şeklinde olup, maddede yer alan \"genel şartlara\" ilişkin kısımların Anayasa Mahkemesi'nin 09.10.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ............ Esas ve ............ sayılı kararı ile Anayasaya aykırı olduklarına karar verilmiştir. Buna göre ve kararın gerekçesinde belirtildiği üzere, tazminat sorumluluğu ve kapsamının belirlenmesine ilişkin 6098 sayılı TBK'daki genel esaslara aykırı olan Genel Şartlar'ın ilgili hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. <br>Mahkemece  kusur durumunun tespiti, zarar miktarının belirlenmesi hususunda bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, dosyaya ibraz edilen ............ tarihli raporda özetle; ............ plakalı davalı sürücü ............ 'ın tam kusurlu olduğu, kazaya karışan davacının ise kusurunun bulunmadığının belirtildiği, ............ Trafik İhtisas Dairesinin ............ tarihli yazısı ekinde sunulan bilirkişi raporunda özetle, davacının kusursuz olduğu, davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, dava konusu ............ plakalı araçta meydana gelen toplam hasar tutarının ............ -TL olduğu, dava konusu aracın yabancı plakalı olması ve yabancı piyasa koşullarına ilişkin veri bulunmadığından hesaplama yapılamadığı rapor edilmiş, bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. <br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, rapora karşı yapılan itirazların mahkemece değerlendirilmiş olmasına,   kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine  karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-............ Mahkemesi'nin ............ tarih, ............ Esas, ............ Karar sayılı kararına karşı davalı ............ Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 7.532,54  TL harçtan peşin alınan 1.968,70 TL harcın mahsubu ile kalan 5.563,8  TL harcın davalı ............ Şirketinden alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davalı ............ tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.06/11/2025\t\t\t\t<br>..... <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a7de5b6981ff1c5","SID":"e0d6d27ffe65f8b1"}}