{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ....<br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ....<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ....<br>ÜYE\t\t: ....<br>KATİP\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: BALIKESİR .... .... MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: ....Esas, .... Karar<br>KARAR TARİHİ\t: ....<br><br>DAVACI\t: ....<br>VEKİLİ\t: Av. ....<br>DAVALI\t: ....<br>VEKİLİ\t: Av. ....<br><br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 17/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/01/2025<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili, 07/10/2023 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyasında davalı .... .... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine icra takibine dayanak yaptıkları hesap ekstresinde ayrıntılı dökümü yapılan taraflar arasındaki ticari alım-satımdan kaynaklı faturalardan kalan bakiye alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirketin haksız olarak  yetkiye ve borcun tamamına itiraz ettiğini, takibe konu borcun para borcu, yani götürülecek borçlardan olması nedeniyle icra takibinin alacaklı şirketin merkezi olan .... İcra Müdürlüğü nezdinde başlatıldığını, bu sebeple davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, icra takibine dayanak hesap ekstresinde yer alan fatura konusu malların davalı şirkete teslim edildiğini, davalının, kendisine gönderilen faturalara bir itirazının da olmadığını ileri sürerek itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, karşı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili, taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin tarım alanında faaliyette bulunduğunu, davalı tarafın ise müvekkiline tarımsal üretim konusunda ticari danışmanlık hizmeti verdiğini, taraflar arasında bundan kaynaklı bir ticari ilişki bulunduğunu ve çok sayıda fatura düzenlendiğini, icra takibinde cari hesaba dayanılmış ise de dava dilekçesinde bu alacağın neyden kaynaklandığına,  hangi ticari işe, hangi faturaya, hangi vakıaya dayandığına dair bir açıklama yapılmadığını, genel geçer bir ifade ile müvekkilinin borcunu ödemediğinin iddia edildiğini, müvekkilini borçlu olmayıp alacaklı olduğunu, davacının teknik danışmanlık yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu beyanla davanın reddine, haksız takip nedeni ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.<br>          <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece; davanın, İİK.'nun 67. maddesi uyarınca icra dosyasına yapılan itirazın iptali  istemine ilişkin olduğu, açılan karşı dava yönünden tefrik kararı verildiği, .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyasının sistem üzerinden incelenmesinde, alacaklı .... .... vekilince borçlu .... .... aleyhinde toplam 87.968,95 TL alacak için takip başlatıldığı, itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması dava şartı olup, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi halinde, mahkemece, dava konusu takibin yetkili icra dairesinde yapılıp yapılmadığının öncelikle ve re'sen belirlenmesi gerektiği, davalı tarafından; takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı, yetkili icra müdürlüğünün .... İcra Müdürlüğü olduğu ve davacı alacaklıya herhangi bir borcu olmadığı ileri sürülerek, yetkiye, takip konusu borca ve ferilerine itiraz edildiği, İİK'nın 50 maddesi uyarınca HMK’daki yetki kurallarının ilamsız icra takiplerinde kıyasen uygulanacağı, takibin, eser (teknik ve zirai danışmanlık) ilişkisinden kaynaklı fatura alacağının tahsiline istemine ilişkin olup eser sözleşmelerinde yetkili mahkemenin HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesi veya aynı Kanun'un 10. maddesinde düzenlenen sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi olduğu, dosya kapsamında, davaya konu icra takibinde, borçlu olan davalı .... .... Şti.'nin, şirket merkez adresinin \"..../....\" adresi olduğu, HMK'nın 6 maddesi ile 10.maddesi uyarınca borçlu hakkında yapılacak icra takibinde Sancaktepe  İlçesinin bağlı bulunduğu .... .... Adliyesi İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğundan takibin yetkisiz .... İcra Dairesinde yapıldığı, davalı borçlunun takip dosyasına yönelik yetki itirazında haklı olduğu gerekçesiyle, itirazın iptali talebini havi asıl davanın, HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde, takibin eser sözleşmesinden kaynaklandığı, takibe konu borcun para borcu, yani götürülecek borçlardan olması nedeniyle icra takibinin alacaklı şirketin merkezi olan .... İcra Müdürlüğü nezdinde başlatıldığı, davalının yetki itirazının yerinde olmadığı ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki yetki anlaşması uyarınca huzurdaki davaya konu olayda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili olduğunu, müvekkili şirketin adresinin \".... Mh. .... Cd. .... Sk. No:1 .... İSTANBUL\" olup İİK'nın 50 maddesi uyarınca HMK’daki yetki kurallarının ilamsız icra takiplerinde kıyasen uygulanacağı ve  HMK'nın  6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkemenin, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu,  icra takibine itiraz edilirken yetkiye de itiraz edildiğini ve İstanbul Anadolu Adliyesi İcra Müdürlükleri yetkili olduğunun belirtildiğini, bu nedenle davanın reddi kararının yerinde olduğunu savunarak davacının  istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, açık hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı, davalı borçlunun icra müdürlüğüne yönelik yetki itirazında haklı olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İtirazın iptaline konu .... (....) İcra Müdürlüğünün ..../.... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturaya dayalı açık hesap ilişkisinden kaynaklanan 26/09/2023 tarihli hesap ekstresi uyarınca bakiye borcun ödenmesi talepli 87.968,95 TL alacağın tahsili için genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlu vekilinin süresi içerisinde icra müdürlüğünün yetkisine, borca ve ferilerine itiraz ettiği, hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir.<br>Her ne kadar mahkemece, takibin, eser (teknik ve zirai danışmanlık) ilişkisinden kaynaklı fatura alacağının tahsiline istemine ilişkin olduğu kabul edilmiş ise de; davacının, taraflar arasında ticari alım satım ilişkisi olduğunu ileri sürdüğü, davalının ise davacının danışmanlık hizmeti verdiğini ileri sürdüğü, açık hesap ilişkisine konu faturaların ise satım ve danışmanlık hizmetine ilişkin olduğu görülmekle, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunmadığı, danışmanlık ilişkisinin eser sözleşmesi olarak nitelendirilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. <br>İcra ve İflas Kanunu'nun 50/1. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için icra takibi hususunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yetkiye ilişkin hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 sayılı HMK’nın 6. maddesine göre ilâmsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi iken, aynı Kanunun  10.maddesinde akdin ifa edileceği yer icra dairesinin de yetkili olduğu düzenlenmiştir. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda sözleşmede aksine bir şart konulmamış ise para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, ifa yeri de alacaklının yerleşim yeri olacaktır. Böyle bir durumda alacaklı, TBK m. 89 hükmü uyarınca kendi yerleşim yerinde bulunan icra dairesinde de takip yapabilecektir (Yargıtay HGK'nın, 25/04/2018, E. 2017/19-902, K. 2018/973 tarih ve sayılı kararı).<br>Somut olay değerlendirildiğinde; davacı, açık hesap ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili için takip başlatmış, davalı tarafça icra dairesine sunulan itiraz dilekçesinde davalı/takip borçlusunun yerleşim yerinin Sancaktepe/İstanbul olduğu ve bu sebeple İstanbul Anadolu Adliyesi İcra Dairelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetki itirazında bulunulmuş ve borca da itiraz edilmiştir. Ancak davalı tarafça davaya cevap dilekçesinde davacının tarımsal üretim konusunda ticari danışmanlık hizmeti verdiği, bundan kaynaklı taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve çok sayıda fatura düzenlendiği beyan edilmek suretiyle, taraflar arasındaki akdi ilişki ikrar edilmiştir. <br> Yukarıda ifade edildiği ve Yargıtay kararlarında kabul edildiği üzere; taraflar arasında akdi ilişki bulunması şartıyla, 6098 sayılı TBK m. 89 (818 sayılı BK. m. 73) uyarınca bir para alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinde, alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesi de takipte yetkilidir (Yargıtay 11. HD'nin 26/04/2022 tarihli ve 2022/1921 E., 2022/3415 K. sayılı; 19. HD'nin 13/05/2015, E. 2014/19860, K. 2015/7141 tarih ve sayılı kararı). Dava açarken ve icra takibi başlatılırken seçimlik yetki kapsamında birden fazla mahkeme ve icra dairesinin yetkili olması hâlinde, seçim hakkı davacı alacaklıdadır. Davacı taraf da bu seçimlik hakkını 6098 sayılı TBK m. 89 hükmü uyarınca kendi ikametgahı olan .... (....)  İcra Dairelerinden yana kullanmıştır.<br>Sonuç itibarıyla, taraflar arasında icra takibine konu alacak yönünden akdi ilişki bulunması nedeniyle alacaklının kendi yerleşim yerinde de takip yapılabileceği, davacının yerleşim yerinin Gönen olduğu, bu nedenle icra takibinin yapıldığı .... (....) İcra Dairesinin yetkili olduğu gözetilerek, icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın reddine karar verilmesi ve yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;    <br>1-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-4 hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden tarafa talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>3-)\tYapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince  yeniden yapılacak yargılamada verilecek hükümle birlikte değerlendirimesine,<br>4-)\tKararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/01/2025<br>\t\t\t\t<br>.....<br>Başkan<br>...<br> e-imza<br>.....<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>.....<br>Üye<br>...<br> e-imza<br>.....<br>Katip<br>...<br> e-imza<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"51054f393c5651b3","SID":"72664d3554ca5fa3"}}