{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1501 <br>KARAR NO\t: 2025/2354<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/107Esas 2022/280Karar<br>DAVACI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ...  -... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t: 17/11/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/11/2025<br>    <br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2022 tarihli 2020/107 Esas-2022/280 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin merkezi İzmir'de bulunan kimyasal temizlik malzemeleri üreten ve ürettiği bu ürünleri İzmir de dahil olmak üzere Türkiye genelinde pazarlayan bir şirket olduğunu, davalı ...'nın müvekkili şirkette satış temsilcisi olarak çalıştığını, 16/05/2019 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, davalı işçinin iş akdini istifa ile sonlandırdıktan sonra dava dışı ... Kimya' da çalışmaya başladığının haricen öğrenildiğini, davalı işçinin çalışmaya başladığı ... Kimya şirketinin merkezinin Adana olduğunu ve müvekkili ile aynı iştigal konusuna sahip bulunan, kimyasal temizlik malzemeleri üreten ve pazarlayan şirket olduğunu, son zamanlarda müvekkili şirket elemanlarının şirketten ayrılarak ... Kimya bünyesinde işe başladıklarını, davalı vesilesiyle müvekkili şirketin bölgesinde bulunan mevcut müşterilerle de iletişime geçilerek müvekkili şirketin müşterilerine malzeme sattıklarını, müvekkili şirketin müşterileri ile olan ticari ilişkilerine de zarar verdiklerini, rekabet yasağına aykırılığa bir an önce son verilmesi aksi halde yasal yollara müracaat edecekleri yönünde davalıya ihtar çekildiğini ve yapılan ihtarların sonuçsuz kaldığını, davalı işçinin hem sadakat borcuna hem de rekabet etmeme borcuna aykırı davrandığını belirterek, işçinin iş akdi sona erdikten sonra rekabet yasağına aykırı davranmasından dolayı 5.000 Amerikan Dolarının fiili ödeme günündeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olan cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca bir yıl vadeli dolar hesabına uygulanan en yüksek faizi oranında faiz yürütülerek davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete verilmesini, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusunda görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin olarak müvekkilinin davacı şirkette çalışırken kendisine yapılan mobing sebebi ile istifaya zorlandığını ve baskılara dayanamayarak istifa ettiğini, iddia edildiği gibi ... Kimya isimli iş yerinde çalışmadığını, müvekkilinin davacı iş yerinde çalışırken sadakat borcuna aykırı bir davranışta bulunmadığını, davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra da rekabet etmeme yasağına aykırı bir davranış sergilemediğini, davacı yanın kötü niyetli olduğunu, hiç bir delil ve emare bulunmadan iş bu davayı açtıklarını, davacı yanın zarar gördüğü iddiası ile birlikte müvekkile yönelttiği diğer asılsız iddiaların tarafının müvekkili olmadığını belirterek açılan davayı kabul etmediklerini, davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; \"... Tüm dosya kapsamında, davalı ...'nın davacı şirkette satış temsilcisi olarak çalıştığı, 16/05/2019 tarihinde işten ayrıldığı, davalı işçinin iş akdini sonlandırdıktan sonra rekabet yasağı süresi içerisinde davacı şirketle aynı iştigal konusuna sahip dava dışı ... Kimya' da çalışmaya başladığının davacı tarafça iddia edildiği, davacı  tanıklarının beyanları dışında davalının dava dışı ... Kimya Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti'nde çalıştığına dair somut bir bilgi ve belge tespit edilemediği, davacı tanıklarının da tamamının halen davacı şirket çalışanları - sorumluları oldukları ve beyanlarının duyuma dayalı olup başkaca beyanları destekleyen delil ibraz edilemediği görülmekle tanık beyanları ispata yeter nitelikte kabul edilmemiş, davacının iddialarının ispatlanamamış olması karşısında davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirketin davalı eski çalışanı ...'nın rekabet yasağını ihlal ettiğini iddia ederek tazminat talebinde bulunduğunu, davanın konusu iş sözleşmesine dayalı rekabet yasağının ihlali olduğundan görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, yargıtay 9.HD kararına göre işçi ile işveren arasındaki rekabet yasağına dayalı cezai şart ve tazminat davalarına Asliye Ticaret Mahkemesi değil iş mahkemesi olması gerektiğini, dava dosyasında eksik inceleme yapıldığını, mahkemede sadece tanık beyanlarına dayanarak somut delil bulunmadığını, davalının 2019'dan beri ... Kimya firmasında çalışmadığını beyan etmesine rağmen SGK kayıtlarında tek erkek çalışan olarak ... göründüğünü, oysa fiilen işyerinde kadın çalışan bulunduğunu, bu durum sigortasız çalıştırıldığını göstermekte olduğunu ve davalının beyanlarının güvenilir olmadığını ayrıca bir kişinin ülke genelinde üretim ve satış yapan bir firmaya tek başına yürüttüğü iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, eksik inceleme ve bilirkişi incelemesinin hatalı olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, Rekabet Yasağı Sözleşmesinden kaynaklı cezai şart ve sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirkette daha önce \"satış temsilcisi\" olarak çalışmakta olan ve hizmet sözleşmesi uyarınca çalışma bölgesi \"Mersin\" olan davalının 16.05.2019 tarihinde istifa etmek suretiyle işten ayrıldığı, davalının iş akdini bu şekilde sonlandırmasından sonra merkezi Adana'da bulunan ve müvekkili şirket ile aynı iştigal konusunda faaliyet gösteren davadışı ... Kimya isimli firmada çalışmaya başladığının haricen öğrenildiği, son zamanlarda müvekkili şirketin elemanlarının işten ayrılarak yine ... Kimya bünyesinde çalışmakta olup, davalı vesilesiyle müvekkili şirketin bölgesindeki müşterilerle iletişime geçilip malzeme satıldığı ve böylece müvekkili şirketin ticari ilişkilerine zarar verildiği, böylece davalının, müvekkili şirket ile imzaladığı hizmet sözleşmesinin 8.maddesine göre davalı işçinin işten ayrıldıktan sonra 1 yıl boyunca sözleşmede belirtilen bölge sınırları içinde rekabet etmeme yasağına aykırı davrandığı, davalının sözleşmede bu yasağa aykırı davranması halinde 20.000,00 USD ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği  ileri sürülerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı tutularak şimdilik 5.000,00 Amerikan Doları cezai şartın  faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı vekili tarafından, müvekkilinin davacı şirkette çalışmaktayken kendisine yapılan mobbing sebebiyle istifaya zorlandığı ve sonunda baskılara dayanamayarak istifa ettiği, ... Kimya'da çalışmadığı savunularak davanın reddi istenilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>6102 sayılı TTK’nın  4/1-c bendi: \"Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun  rekabet yasağına ilişkin 444 ila 447. maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.\" şeklinde olup, 6102 sayılı TTK’nın 5/1.fıkrası ise: \"Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun “Görev” kenar başlıklı 5. maddesi, madde gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere,  İş Mahkemeleri’nin görev alanını 5521 sayılı Kanun hükmüne nazaran genişletmiş, 6098 sayılı TBK’da hizmet sözleşmesine tabi işçilerin, işverenleri ile “iş ilişkisi” nedeniyle sözleşme ve kanundan doğan hukuk uyuşmazlıklarını da iş mahkemelerinin görevi kapsamına almıştır. <br>Ancak, rekabet yasağına ilişkin TBK’nın 444 vd. maddelerinde düzenlenen hükümler, doğrudan hizmet sözleşmesinin bir unsuru olarak görülemeyeceği gibi, rekabet yasağının işçi-işveren arasındaki hizmet sözleşmesinin ve buna bağlı olarak iş ilişkisinin sona ermesinden sonra hüküm ifade edecek mahiyette olması, işçinin tek taraflı bir taahhüdü suretiyle de oluşturulması mümkün bulunmakla, rekabet yasağının ihlali halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların, iş ilişkisinden yahut hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edilemez. <br>İşçinin bizatihi hizmet sözleşmesinden ve buna bağlı olarak oluşan iş (hizmet) ilişkisinden kaynaklanan rekabet etmeme ve işverene ait sırları saklama yükümlülüğü, TBK’nın 396. maddesinde tanımlanan ve kanundan kaynaklanan işçinin özen ve sadakat borcu ile ilişkili olup TBK’nın 444. maddesinde tanımı yapılan ve taraf iradesine bağlı olarak ortaya çıkan rekabet etmeme taahhüdü (rekabet yasağı) ise, açıklanan bu karakteri nedeniyle, işçinin kanundan kaynaklanan özen ve sadakat yükümlülüğünün bir devamı yahut işçinin bu borcunun, sözleşme sona erdikten sonra da devamına olanak sağlayan bir düzenleme niteliğinde değildir. Nitekim, işçinin hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonraya ilişkin sır saklama yükümlülüğü, TBK’nın 396. maddesinin son fıkrasının ikinci cümlesinde özel olarak düzenlenmiş olup doğrudan kanundan kaynaklanan bir yükümlülük niteliğinde bulunmakla, bu yükümlülüğün, serbest iradeye dayalı rekabet etmeme taahhüdünden hukuki karakteri itibariyle ayrışmakta olduğu, kanunda birbirinden farklı nitelikteki bu iki kavrama ilişkin hükümlerin, açıklanan ayrışmaya uygun olarak farklı bölümlerde düzenlendiği gözden kaçırılmamalıdır. <br>Şu halde, TBK’nın 444 vd. maddelerinde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ve buna bağlı olarak bu yasağın ihlali halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların, 7306 sayılı Kanun’un 5/1. maddesi kapsamında, iş ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlık olarak tanımlanması ve giderek İş Mahkemelerinin görevi kapsamında addedilmesi yerinde bir yaklaşım değildir. Bu çerçevede, İş Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemelerinin görev alanları bakımından bir hüküm uyuşmazlığından bahsedilemeyeceği gibi 7306 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi ile TBK’daki rekabet yasağına ilişkin hükümlerin mutlak ticari dava olarak tanımlanmasına ilişkin TTK’nın 4. maddesi hükmünün zımnen ilga edilmiş olduğu da ileri sürülemez (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.12.2021 tarih  2021/1534 E., 2021/6811 K. Sayılı ilamı).<br>   Somut olayda, davacı şirkette satış temsilcisi olarak çalışmaktayken 16.05.2019  tarihinde kendi isteği ile iş akdini feshederek işinden ayrıldığı, davalının işe başlamasından evvel taraflar arasında rekabet yasağı hükmünü içeren hizmet sözleşmesinin olduğu, sözleşmede davalı işçinin hizmet sözleşmesinin herhangi bir sebeple feshini takip eden 1 yıllık süre içinde gerek kendi nam ve hesabına, gerekse bir başka şirket veya kişi adına, işverenin iştigal konusu ile ilgili olarak satmaya yetkili olduğu ürünler veya benzeri ürünleri , işçiyi şirket yetkilisi veya temsilcisi olarak tanımaya devam eden şirket ya da şahıslara veya hizmet sözleşmesi süresi içinde işverenin müşterisi olmuş şirket ya da şahıslara satmayacağı, satmaya teşebbüs etmeyeceği, teklif vermeyeceği ve satışlara aracılık etmeyeceğinin hüküm altına alındığı, aksi halde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından, iş akdi sona ermesinden sonraki davalının eylemleri yönünden haksız rekabet iddiasında bulunduğu, TTK'nın 4/1-c maddesinde \"Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun  rekabet yasağına ilişkin 444 ila 447. maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. \" düzenlemesi ve  6102 sayılı TTK’nın 5/1.fıkrasındaki düzenlemenin TBK’daki rekabet yasağına ilişkin hükümlerin mutlak ticari dava olarak tanımlanmasına ilişkin TTK’nın 4. maddesi hükmünü zımnen ilga etmemiş olması dikkate alındığında,  TTK'nın 4. maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliğinde olan haksız rekabetten kaynaklanan davaya bakmakla görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğundan bahisle ileri sürdüğü görev itirazı yerinde değildir.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davalıya ve davadışı ... Kimya Enerji Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne ait SGK kayıtlarının getirtildiği, davalının adıgeçen davadışı şirkette çalışıp çalışmadığı konusunda kolluk araştırması yaptırıldığı, gerek SGK kayıtlarına ve gerekse kolluk araştırma tutanağına göre davalı ...'nın davadışı ... Kimya Enerji Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nde çalıştığına dair somut bir bilgi ve belge tespit edilemediği, davacı tarafından tanık deliline dayanılmış ve davacı tanıklarınca davalının davadışı ... Kimya Enerji Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nde çalıştığına ilişkin beyanda bulunulmuş ise de, davacı tanıklarının tamamının davacı şirketin çalışanları olduğu ve beyanlarının duyuma dayalı olduğu ve bu beyanlarını destekleyici başkaca bir delil ibraz edilemediği, davacı vekili tarafından müvekkili şirket ile davadışı ... Kimya Enerji Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ticari defterlerinin birlikte incelenip mukayese edilmesi gerektiği savunulmuş ise de davalının adıgeçen davadışı şirkette çalıştığına dair somut bir delil bulunmaması karşısında sözkonusu incelemenin yargılamanın sonucuna etkili olmayacağı, bu haliyle davacı tarafından davalı ...'nın davadışı ... Kimya Enerji Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nde çalışmak suretiyle rekabet yasağına aykırı davrandığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬‬TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından  vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/11/2025 tarihinde oy  birliği ile karar verildi. <br><br><br>\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸<br><br>...<br>Üye<br>...<br>¸<br> <br>...<br>Üye<br>...<br>¸<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a9db087df41c5f4c","SID":"c54bca61f10b27c0"}}