{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/503 <br>KARAR NO\t: 2025/1354<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET \t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/10/2021<br>NUMARASI\t: 2018/223 Esas -  2021/1065 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin   Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ve feri müdahil vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın Maslak Plazalar Şubesi ile dava dışı kredili müşteri, ... Tıbbi Kozmetik Ür. Satış Paz. Ve Tic. A.Ş. arasında, davalı ... ...'ın müteselsil kefil olarak yer aldığı, Genel Kredi ve Teminat sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmeye istinaden, dava dışı kredi müşteri ... Tıbbi Kozmetik Ür. Satış Paz.ve Tic. AŞ lehine, kredi kullandırıldığını, kredi borçlusu şirket ile kefile Gebze 6. Noterliğinden keşide edilen 03/08/2017 tarihli ...  sayılı hesap kat ihtarnamesiyle, borcun ödenmesi ihtar edilmişse de, ihtarın sonuçsuz kaldığını, borcun ödenmemesi üzerine  tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, İstanbul Anadolu 1.İcra Müdürlüğü'nün  ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı müteselsil kefil borcun tamamına faizine ve ferilerine itiraz ettiğini ve icra takibini durduğunu belirterek, huzurdaki itirazın iptali davasının açılması zaruretinin doğduğunu belirterek, borca faize ve ferilerine yapılan itirazın iptaline, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı asıl borçlu ... tıbbi Kozmetik Ürünler Satış Paz . Ve Tic. AŞ ile davacı bankanın Maslak Plazalar Şubesi arasında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmeleri imzalandığını ve müvekkili ... ...'ın da bu sözleşmelere müşterek müteselsil kefil olduğunu, davacı bankanın kusurlu davranışlarıyla kredi sözleşmelerinin geçerliğini imkansız hale getirdiğini ve asıl borçlu ... Tıbbi Kozmetik Ürünler Satış Paz. Ve Tic. A.Ş'.yi çeşitli şekillerde zarara soktuğunu, bunlardan ilkinin dava dışı ... Tıbbi Kozmetik Ürünler Satış Paz. Ve Tic. A.Ş.'nin sahibi olduğu araç kaza yapınca sigorta şirketinin aracı koyduğu rehin şerhini kaldırmaması  sonrasında aracın pert işlemlerinin yapılamaması ve diğeri de talimat olmadan davacı bankanın ... Tıbbi Kozmetik Ürünler Satış Paz. Ve Tic. A.Ş.'nin hesabından  15/04/2016 tarihinde akreditif para transferi  yapmaları olduğunu, davacı bankanın asıl borçlu ... Tıbbi Kozmetik Ürünler Satış Paz. Ve Tic. A.Ş.'nin imzalamış olduğu kredi sözleşmelerine ve bankacılık  kurallarına aykırı davranışlar sergileyerek kendi kusuru ile sözleşmeleri geçersiz hale getirdiğini ve dava dışı ... Tıbbi Kozmetik Ürünler Satış Paz. Ve Tic. A.Ş.'nin maddi anlamda zararına sebep olduklarını, müvekkilin Almanya firmasından satın aldığı ürünün ayıplı çıktığını  ancak bankanın talimat olmadan ödeme yaptığını, firmanın iade faturasını kabul etmediğini, bankanın bu zararlardan sonra şirketin kredibilitesini bozduğunu, ticari anlamda zora soktuğunu, sırf bu yüzden gümrükte olan Almanya'dan gelen mallarını alamadığını, alamadığı malların satışını da bir yıl boyunca yapamadığını, bu sayım sonucunda eksik mal yollandığının tespit edildiğini, bu bedeli de hala ürünleri yollayan Alman firmadan tahsil etmeye çalıştığını, asıl borçlunun takas talebinde bulunduğunu, buna göre kefilin de son bulunacak alacak ile ödemeden kurtulacağını, bu sebeple haksız ve yersiz olarak müvekkil aleyhine açılan davanın reddine yargılama giderleri ile   ücreti vekaleti karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>Feri  Müdahil olunan vekili dilekçesinde özetle ; Müvekkili, dava dışı asıl borçlu ... Tıbbi  Kozmetik Ürünler Satış Paz. Ve Tic. A.Ş.'nin  davacıdan olan tüm alacakları ile ilgili takas- mahsup talebi olduğunu, davacı bankanın, müvekkili dava dışı asıl borçlu ... Tıbbi Kozmetik Ürünler satış Paz. Ve Tic. A.Ş.'nin  imzalamış olduğu kredi sözleşmelerine ve bankacılık kurallarına aykırı davranışlar sergileyerek kendi kusuru ile sözleşmeleri geçersiz hale getirdiğini ve ... Tıbbi Kozmetik ürünler Satış Paz. Ve Tic. A.Ş.'yi maddi anlamda zarara soktuğunu, kefil aleyhine açılan davanın reddine, yargılama giderleri  ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" , ...Davacının talimatsız akreditif ödemesi iddiası bilirkişi heyetince tek tek değerlendirilmiş, davacı bankanın evrak kontrolü dışında başkaca yapabileceği bir husus olmadığı, akreditif ödeme günü geldiğinde ödeme yapmak zorunda olduğu, ithalatçı firmadan ayrıca onay almasına gerek olmadığı tespit edilmiş, bankanın kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine bilirkişi heyetince davacının iddiaları ile kayıtlarının uyumlu olduğu, akreditif ödemesinin gününde feri müdahilin 50.000,00-TL bankaya ödeme yaptığı ve akabinde kalan akreditif miktarı kadar kredi çektiği tespit edilmiş olup, davalının da ödeme yapma iradesi gösterdiği açıktır. Aksi halde dahi yukarıda bahsedildiği gibi feri müdahil ile Alman firması arasındaki yazışmalarda davacının iade faturası bedeli düşme teklifinin Alman firmasınca reddolunduğuna ilişkin bir delil sunulmadığı gibi nasıl bir ayıp olduğu da somutlaştırılmamış neticeten davalının itirazları yerinde bulunmamış ve rapor doğrultusunda bankacı bilirkişinin yaptığı hesaplama neticesinde davanın KISMEN KABULÜNE, itirazın kısmen iptaline karar vermek gerekmiş, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiş, çek depo bedeli yönünden maktu harca hükmedilmesine, \" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı ve feri müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ve feri müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin tamamen hukuka aykırı ve hakkaniyetsiz bir karar ile haklı davayı usulden reddettiğini, asıl borçlu ... Tıbbi Kozmetik Ürünler Satış Pazarlama Ve Tic. A.Ş.’nin davacıdan aldığı taşıt kredisinin davacı bankanın kusurlu davranışları sebebiyle ödenemez hale geldiğini, asıl borçlunun dolayısıyla kefilin bu bağlamda hiçbir kusuru bulunmadığını, aksine rehin alacaklısı davalı bankanın ve sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, davalı bankanın alacağını sigorta şirketinden alacağını söylediğini, ancak akabinde icra takibine başladığını, davalı bankanın bu eyleminin hakkın kötüye kullanımı olduğunu ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davalı bankanın kendi kusuruna dayanarak davalı ve feri müdahile icra takibi başlatmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı bankanın asıl borçlu ...’in ticaret yaptığı Alman firmasına talimat olmadan ödeme yaptığını ve bu durum ...’i aldığı malların ayıplı çıkması sonrasında zarara soktuğunu, asıl borçlunun ve dolayısıyla kefilin takas talebinin irdelenmediğini ve hakkında hüküm kurulmadığını, icra takibinde de olduğu üzere bankanın kredi borçlarında asıl borçlularla birlikte kefile de takip başlattığını, bunun haksız bir icra takibi olduğunu, öncelikle asıl borçluya gidilmesi gerektiğini, sonuç alınamaması durumunda kefile gidilmesi gerektiğini, bu konuda Yargıtay görüşünün açık olduğunu, sadece kefile dava açılmasının kötüniyetli ve hukuka aykırı olduğunu, kefilin, para borçlarında asıl borç tutarı ile birlikte işlemiş yasal temerrüt faizinden borçlunun kusuru olsun olmasın azami miktarı aşmamak kaydıyla sorumlu olduğunu, yerel mahkemenin belirlediği asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmasına hükmettiğini, TBK 121. maddesinin; “temerrüt faizine, ayrıca temerrüt faizi yürütülemez.” hükmünü içerdiğini, yerel mahkemenin bu kararının kanuna aykırı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, kredi borçlarının ödenmemesinde davacı bankanın kusurlu olup olmadığı, bilirkişinin hatalı hesap yapıp yapmadığı, takas talebinin değerlendirilip değerlendirilmediği, davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı banka ile feri müdahil ... Tıbbi Kozmetik Ürünler, Satış Paz. Ve Tic. A.Ş. arasında 30.01.2017 tarihinde 150.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve davalı ... ... 30.01.2017 tarihinde 150.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"kredi taahhütnamesi / sözleşmesi, ihtarname, hesap özeti'' sebebine dayalı olarak 67.943,06 TL nakdi alacak, 8.460,00 TL gayrinakdi alacağının tahsili istemiyle 05/12/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince yukarıda yazılı sebepler ile  istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Feri müdahil  ... Tıbbi Kozmetik Ürünler, Satış Paz. Ve Tic. A.Ş., Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, 05.05.2015 tarihinde 36 ay vadeli 33.300,00 TL tutarında taksitli ticari kredi, kaskosuz ikinci el taşıt kredisi kullanmış, 22 taksit ödenmiş, 23., 24., 25.,26. taksitler ödenmemiş, son taksit ödenmiş, 30.01.2017 tarihinde 36 ay vadeli 49.020,71 TL tutarında taksitli ticari kredi kullanmış, 02.04.2017, 01.05.2017, 01.06.2017, 01.07.2017 vade tarihli taksitler ödenmemiş, son taksit ödenmiştir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, davalı asıl borçlu tarafında, Kaskosuz 2. El Taşıt kredisinin en son taksit ödemesinin yapıldığı tarih itibariyle kalan anapara tutarının 14.756,20 TL olduğu, taksitli ticari kredinin en son taksit ödemesinin yapıldığı tarih itibariyle kalan anapara tutarının 47.939,61 TL olduğu, davacı banka tarafından dava konusu kredilere işletilen akdi faizin % 48, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 11.b maddesi gereği  akdi faiz oranının % 30 fazlası olarak belirlenen temerrüt faiz oranının ise  % 62,40 olduğu, bu durumda davacı bankanın 83.053,37 TL nakit, 6 adet çek yaprağı için 8.460,00 TL gayri nakit  toplam 91.513,37 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 21.09.2004 tarih 2004/488 - 8998 Esas ve Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kredinin kat edildiği tarih itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenip, bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanıp, kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacağın bulunması  ve bu alacağa  takip tarihine kadar temerrüt faizi ve faizin gider vergisi işletilerek takip tarihindeki toplam alacak miktarının bulunduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunun mahkemece  hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Takas; bir miktar para ya da konuları itibariyle aynı türden malı birbirine borçlu olan tarafların, borçların muaccel olması ve takas itirazının dermeyan edilmesi kaydıyla, az olan borcun çok olana nazaran sona erdirilmesi olarak tanımlanabilir. Takas, hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir hak olup, sözleşme niteliğinde bulunmadığından, takas iradesinin muhatabına ulaşmasıyla birlikte sonuç doğurmaya başlayacağı kabul edilir. Bu nedenle, takas iradesinin açıklanmamış olması ya da açıklansa bile karşı tarafa varmaması halinde borçların takasından söz edilemez. Tanımdan da anlaşılacağı üzere, takas, borcu sona erdiren nedenlerden biridir. Takasın şartları ise; Borçların karşılıklı olması,  borçların benzer olması, borçların muaccel olması, ( her ne kadar kanunda her iki alacağın muaccel olması lazım gibi bir anlam çıkmakta ise de takas hakkını kullanan tarafın alacağının muaccel olması yeterlidir), alacağın dava edilebilir olması ve  takas açıklamasında bulunulmuş olması olarak sayılabilir. (Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/(19)11-3087 E. 2020/691 K. - Yargıtay- 15. HD. 2015/2802 E. 2015/5758 K. sayılı ilamları )Feri müdahil tarafından, .... plakalı araç davacı banka tarafından tahsis edilen banka kredisi ile alınmış, davacı banka lehine rehin tesis edilmiş, 09.05.201 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucunda pert olmuş, davacı banka dava dışı kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş'den aracın kasko değerinin eksiksiz olarak bankaya ödenmesinin talep etmiştir. Feri müdahil  ... Tıbbi Kozmetik Ürünler, Satış Paz. Ve Tic. A.Ş. sigorta şirketinin araç hasar bedelini ödememesi sebebiyle tahkim yoluna başvurmuş, hakem heyeti bankanın ödemeye ilişkin açık muvafakati olmaması sebebiyle davanın reddine karar vermiş,  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HD'nin 2017/1172 E. 2018/883 K. Sayılı ilamı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay 17.HD 2018/4718 E. 2020/7791 K. sayılı ilamında, rehin alacaklısının kredi alacağını icra takibi ve dava yoluyla takip ettiği de gözetilerek, davacının sigorta tazminat talebi ile diğer talepleri konusunda değerlendirme yapılıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, takipten önce geçen süreçte henüz başlatılmış takip bulunmadığından ve bankanın taksitli ticari taşıt kredisi yönünden bakiye alacağı bulunduğundan ödemeyi kendi adına istemesinde TTK ve içtihatlar gereği bir kusurunun bulunmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Akreditif ilişkisinin temel ilişkiden bağımsız olması ilkesi gereği satıcının aliud veya ayıplı ifası kural olarak bankanın ödeme yükümlülüğünü etkilemez. Lehtarın öngörülen belgeleri şeklen ibraz etmesi, bankanın ödeme yükümlülüğünün doğması için yeterlidir. Alıcı, aliud veya ayıplı ifa sebebiyle bankaya başvurarak ödemeye engel olamaz. Akreditif sözleşmesinde temel ilişkiye değinilmiş olup olmaması akreditif sözleşmesini etkilememekte, akreditif sözleşmesinin tarafı olan bankalar sadece akreditif sözleşmesiyle bağlı olarak hareket etmektedir. Banka akreditif sözleşmesinden doğan borcunu ifa ederken temel ilişkiyi değil, akreditifin koşullarını esas almakla yükümlüdür.  Buna göre, temel ilişkinin bankanın akreditif bedelini ödeme yükümlülüğünün hukukî temelini oluşturmaması, temel ilişkiden doğan borcun ayıplı ifası, başka bir mal teslimi (aliud), malın hiç teslim edilmemiş olması, temel ilişkiye ilişkin irade bozukluğuna veya aşırı yararlanmaya dayanarak sözleşmenin iptal edilmiş olması kural olarak ibrazı karşılamaktan kaçınmak için haklı sebep oluşturmaz. Bankaların akreditif bedelini ödeme konusunda itibar edecekleri kıstas, münhasıran akreditif işlemine konu belgelerdir. Belgeler akreditif şartlarına uygun olarak ibraz edilmiş ise banka ibrazı karşılamakla yükümlüdür. Feri müdahil  asıl borçlu ... Tıbbi Kozmetik Ürünler, Satış Paz. Ve Tic. A.Ş. ithalatı 05.11.2015 tarihli akreditif kredi ile yapmıştır. Akreditif ödemenin vadesi 15.04.2016 tarihidir. Davacı bankanın akreditif ödeme günü geldiğinde ödeme yapmak zorunda olduğu, evrak kontrolü dışında başkaca yapabileceği bir husus olmadığı, vade tarihinde  ithalatçı firmadan ayrıca onay almasına gerek olmadığı, akreditif ödemesinin gününde asıl borçlu şirket tarafından 50.000,00 TL bankaya ödeme yaptığı ve akabinde kalan akreditif miktarı kadar kredi çekmiş olması karşısında Mahkemece davalının takas talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsilik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ve feri müdahil vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>1-Davalı ve feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı ve feri müdahil  tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.433,17 TL harcın, alınması gerekli olan 5.732,68 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.299,51 TL istinaf karar harcının davalıdan ve feri müdahilden alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,\tDair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  09/10/2025<br><br>\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"787822aafc4ba02e","SID":"01aabce6c43f1950"}}