{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 20/11/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 11/06/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas ... karar<br>DAVACILAR \t: 1- ......  <br>\t\t2- ......  <br>\t\t3- ......  <br>\t\t4- ......  <br>VEKİLLERİ: Av....- Av...<br>DAVALILAR: 1- ...... <br>\t\t2- ......  <br>VEKİLLERİ: Av... - Av...<br>\t\t3- ......  <br>VEKİLİ\t: Av....<br>BİRLEŞEN Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN <br>... ESAS ... K. SAYILI DOSYASINDA ;<br>DAVACI \t: ......  <br>VEKİLLERİ: Av... - Av...<br>DAVALILAR: 1- ...... <br>\t\t2- ......  <br>VEKİLLERİ: Av... - Av...<br>\t\t3- ......   <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVA\t: MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 20/11/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/11/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacılar vekili 17/01/2024 tarihli dilekçesiyle; davalılardan ......'ın sevk ve idaresindeki, davalılardan ...... Belediyesine ait ve ZMMS poliçesi de davalılardan ...... şirketi tarafından yapılan ...... plakalı araç ile davacıların destek ve murisi ......'e ait ...... plakalı aracın, 14/12/2021 tarihinde trafik kazası yapması sonucu, davacıların destek ve murisi ......'in vefat ettiğini, kusurun davalı tarafta olduğunu, davacıların ......'in desteğinden yoksun kaldıklarını ayrıca, ......'in vefat etmeden önce hastaneye kaldırılması nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ve vefat nedeniyle cenaze ve defin giderlerinin bulunduğunu, ......'in vefatı nedeniyle büyük bir üzüntü de yaşadıklarını beyan ederek, davacılardan ...... için 40 TL., ......, ...... ve ...... için 500'er TL. destek tazminatı ile davacılardan ......, ...... ve ...... için 10'ar TL. SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri tazminatı ve 10'ar TL. cenaze ve defin gideri tazminatının kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren (davalılardan sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 23/05/2023 tarihinden) işleyecek avans faizi ile birlikte bütün davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılardan ......, ...... ve ...... için 300.000'er TL. manevi tazminatın da kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sigorta şirketi hariç diğer iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Açılan dava mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir. <br>Davacı ...... vekili 23/05/2024 tarihli dilekçesiyle; davalılardan ......'ın sevk ve idaresindeki, davalılardan ...... Belediyesine ait ve ZMMS poliçesi de davalılardan ...... A.Ş. tarafından yapılan ...... plakalı araç ile davacının desteği ......'e ait ...... plakalı aracın, 14/12/2021 tarihinde trafik kazası yapması sonucu, davacının desteği ......'in vefat ettiğini, kusurun davalı tarafta olduğunu davacının ......'in desteğinden yoksun kaldığını  ayrıca ......'in vefatı nedeniyle büyük bir üzüntü de yaşadığını beyan ederek, davacının destek zararı nedeniyle 100 TL. maddi tazminatın kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren (davalılardan sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 24/02/2024 tarihinden) işleyecek avans faizi ile birlikte bütün davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ayrıca, davacının yaşadığı üzüntü nedeniyle 200.000 TL. manevi tazminatın da kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sigorta şirketi hariç diğer iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Açılan dava Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sırasına kaydedilmiştir. <br><br>Birleşen her iki davada davalılardan Sigorta şirketi vekili; zamanaşımı, derdestlik, husumet, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, kesin hüküm, müterafik kusur ve 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince dava şartı yokluğu itirazlarında bulunmuş ve her iki davanın esastan da reddini istemiştir.<br>Birleşen her iki davada davalılardan ...... ve ...... vekili; öncelikle kazada vefat eden ......'in emniyet kemeri takmadığından müterafik kusurlu olduğunu, asıl davada davalılardan ......'ın destek kaybının bulunmadığını (......'in kendisinin desteği olmadığını) beyan etmiş ve birleşen her iki davanın esastan da reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; \"Her ne kadar 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu arabuluculuk giderlerinden davacının sorumlu olduğu düşünülmüş ise de; dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurulmasının gerekip gerekmediği konusunda, uygulamada farklılıklar bulunduğundan ve bu nedenle davacı tarafın birleşen her iki dava yönünden hem sigorta şirketine hem de arabulucuya başvurması makul görüldüğünden, Mahkememizce ihtiyari sayılan ve kural olarak davacıya yükletilmesi gereken arabuluculuk giderlerinin, hakkaniyet ve adalet gereğince tacir olmayan davacılar ile davalılardan sigorta şirketi arasında davanın kabul ve ret oranına göre dağıtılması gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile;<br>1-Asıl ... E. sayılı davaya ilişkin olarak, davacıların davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile, 14/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği ......'in vefat etmesi nedeniyle; <br>A) Davacılardan ...... için; <br>a) SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderine ilişkin olarak 466,67 TL. maddi tazminatın, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...... Şirketinin sorumluluğunun tedavi giderleri teminatı limiti ile sınırlı olması ve ayrıca faiz yönünden de temerrüt tarihi olan 03/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacılardan ......'a verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, <br>b) Davacılardan ...... için 200.000 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...... Başkanlığından ve ......'dan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacılardan ......'a verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, <br>B) Davacılardan ...... için; <br>a) Destek zararından dolayı 30.574,50 TL. maddi tazminat ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden dolayı 466,67 TL. tazminatının, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...... Şirketinin sorumluluğunun destek tazminatı yönünden 5.022,89 TL. ile sınırlı olması, tedavi giderleri yönünden tedavi giderleri teminatı limitleri ile sınırlı olması ve her iki tazminatın faizine ilişkin olarak da temerrüt tarihi olan 03/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ......'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine,<br>b) Davacılardan  ...... için 200.000 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...... Başkanlığından ve ......'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan  ......'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, <br>C) Davacılardan ...... için; <br>a) Destek zararından dolayı 91.405,33 TL. maddi tazminat ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden dolayı 466,67 TL. tazminatının, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...... Şirketinin sorumluluğunun destek tazminatı yönünden 15.016,41 TL. ile sınırlı olması, tedavi giderleri yönünden tedavi giderleri teminatı limitleri ile sınırlı olması ve her iki tazminatın faizine ilişkin olarak da temerrüt tarihi olan 03/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ......'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, <br>b) Davacılardan  ...... için 200.000 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...... Başkanlığından ve ......'dan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacılardan  ......'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, <br>D) Davacılardan ...... için; destek zararından dolayı 2.333.656,67 TL. maddi tazminatının, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...... Şirketinin sorumluluğunun 383.381,77 TL. ile sınırlı olması ve faiz yönünden de  temerrüt tarihi olan 03/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ......'a verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, <br>2-Birleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı davasına ilişkin olarak, davacı ......'in davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile 14/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının desteği ......'in vefat etmesi nedeniyle; <br>a) Destek zararından dolayı 161.786,76 TL. maddi tazminatının, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...... Şirketinin sorumluluğunun 26.578,93 TL. ile sınırlı olması ve faiz yönünden de  temerrüt tarihi olan 08/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ......'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, <br>b) Davacının manevi zararından dolayı 100.000 TL. manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...... Başkanlığından ve ......'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ......'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalılar ...... ve ...... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; istinaf konusu edilen işbu kararın hukuka, usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece dava konusu trafik kazasına ilişkin kusur raporu alındığını ancak dosyaya alınan kusur raporuna yapılan itirazın mahkemece gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini, mahkemenin bu uygulamasının yargılamanın bütününü etkileyecek mahiyette olduğunu, kusur raporunun hatalı olduğunu, dava konusu kaza sonrasında bu kazaya bağlı olarak davacılara SGK kapsamında bağlanan herhangi bir gelirin olup olmadığı konusunda da dosya kapsamında bir araştırma yapılmadığını, mahkemenin hükme esas aldığı hesap raporunda da usul ve yasaya aykırılıklar olduğunu, hesap ve değerlendirme hatalarının mevcut olduğunu, maddi tazminatların haksız yere fahiş hesaplandığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının da fahiş olduğunu, kararın kaldırılmasını, talepleri şeklinde karar verilmesini dilemiştir.<br>Asıl dava davacıları vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece maddi ve manevi tazminata yasal faiz işletilmesini karar verildiğini ancak alacak taleplerine avans faizi işletilmesi gerektiğini, müterafik kusur olduğu gerekçesiyle dava konusu alacaklarda %20 indirim yapılmasının hatalı olduğunu, emniyet kemeri tokasının üzerinde yer alan kumaş parçasının koparak ayrıldığı yönünde bir araştırma yapılmadan emniyet kemerinin olmadığının tutanağa geçirildiğini, müvekkiller adına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, davalı tarafın istinaf talebinin reddini, kararın kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dilemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Dava, trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı istemli davadır.<br>Uyuşmazlık davacı eski eşin destek tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı, çocukların destek payları  noktasında toplanmaktadır. <br>1-Kusur itirazının incelenmesinde :<br>Dava konusu kazaya ilişkin trafik kazası tespit tutanağında ...... için emniyet kemerinin takılı olmadığına dair 2 nolu kod işaretlenmiş, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında alınan 18/12/2021 tarihli kusur raporuna ekli ek-2/3 nolu fotoğrafta kazaya karışan ve ......'in kullandığı ...... plakalı araçta sürücü emniyet kemeri sesli uyarı sisteminin etkisiz hale getirmek amacıyla takıldığı düşünülen demir aparat yer almıştır. Konya... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasındaki İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 25/10/2022 ve 17/02/2023 tarihli raporlarında da ......'in emniyet kemerini takmaması nedeniyle (kazanın oluşumunda olmasa da) kendisinin ölümü olayında kusurlu olduğu (müterafik kusurunun bulunduğu) kabul edilmiş,Mahkemece Ankara trafik ihtisas dairesinden alınan raporda davalı sürücünü %100 kusurlu olduğunun rapor edildiği raporun hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir.<br>2- Boşanmış eşin payına itirazın incelenmesinde :<br>Destekten yoksun kalma tazminatı Gerek Mülga  818 sayılı Borçlar Kanununun 45/II.maddesinde Gerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinin 3. bendinde düzenlenmiş olup, “Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini gerekmektedir”\t\t\t<br>Bu maddede, haksız fiilin doğrudan doğruya muhatabı olmayan, ancak bu haksız fil nedeniyle ortaya çıkan ölüm olayından zarar gören ya da ileride zarar görmesi güçlü olasılık içinde bulunan kimselere tazminat hakkı tanınmıştır.<br>Yasa metninden de anlaşıldığı üzere; destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan yardımdır. Bu tazminatın amacı, ölüm olayı olmasaydı ölenin yardımda bulunduğu kimselere yardımda bulunmaya devam edeceğinin düşünülmesi ve ölüm olayının bu süreci kesmesi sonucu destekten yararlanan kimselerin uğradıkları zararın peşin ve toptan şekilde tazmin edilmesi, bu kimselerin ölüm olayından önceki durumlarına kavuşturulmasıdır. Eş söyleyişle amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır.<br>Şu hale göre; “destek\" sayılabilmek için, yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterlidir. Destek kavramının dayanağı hukuksal bir ilişki değil eylemli bir durum olduğundan, akrabalığa ve yasanın nafaka ile miras ilişkisi hakkındaki hükümlerine dayanmaz.<br>Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde; “Destekten Yoksun Kalma Tazminatı eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının, desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” vurgulanmıştır.<br>Yine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.04.1982 gün, 1979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında; “BK.nun 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.  O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür” ilkesi benimsenmiştir.<br>O halde, destekten yoksun kalma tazminatı ölüm ile ortaya çıkmasına rağmen, miras bırakanın şahsından doğan ve mirasçılara geçen bir hak değil, doğrudan bu kimselerin kendisinden doğan bağımsız bir haktır.<br>Diğer bir ifadeyle, destekten yoksun kalma tazminatı niteliği itibariyle; üçüncü kişilere, desteğin gelir ve yardımından yoksun kalmaları nedeniyle tanınmış, bağımsız bir hak olup, mirasçılık sıfatı ve miras hukuku ile ilgisi yoktur. Çünkü bu hak, mirasçılık sıfatından değil, eylemli olarak destek olanın ölümü nedeniyle, onun gelir ve yardımından yoksun kalma ya da farazi destek olma olgusundan kaynaklanmaktadır (YHGK. 25.05.1984 gün, E: 1982/9-301, K:1984/619)<br>(YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2012/864 E   2013/791 K )<br>Somut olayda davacı eski eş ......   ile müteveffa ......'ın ’in kesinleşen boşanma kararı ile ayrıldıkları, bu karar ile destek olgusunun sona erdiği, boşanma  kararından sonra tarafların yeniden bir araya gelerek aralarında eylemli ve gerçek bir bağın kurulduğunun usulüne uygun kanıtlandığı anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir. <br>3-Cenaze ve defin masrafı ile ilgili itirazın incelenmesinde :<br>Mahkemece bu yönde karar verildiği kararın usulüne uygun olduğu anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir.<br>4-Çocukların öğrenimi ile ilgili itirazın incelenmesinde :<br>Desteğin, çocuklarının bakım ihtiyacından ne zaman kurtulacağını tayin etmek çocuğun yaşadığı yöreye, sosyal çevreye, çocuğun özelliklerine, cinsiyetine, ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir. Hakim, her somut olayda, destek ölmeseydi, ne kadar süre ile destek olacak idiyse bu süreyi destek süresi olarak kabul eder. Ana-babaya yardımda, onların yaşama süreleri; çocuklara yardımda ise, çocukların çalışmaya başlama süresi esas alınır. Çocuklarda, kız veya erkek olmalarına, yüksek öğrenim yapıp yapmamalarına göre farklı süreler kabul edilmektedir. Bunun dışında kız çocukları için genellikle, çalışmaya başlama veya evlenme ile destek ihtiyacı ortadan kalkar.<br>Yargıtayın yerleşik ve kabul gören uygulamasına göre, yüksek öğrenim görme durumu bulunmayan kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar; yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak destek tazminatı hesaplanması gerekmektedir. Ayrıca, somut gerçekliğin bulunduğu durumda varsayımlara dayalı olarak hesaplama yapılmaması gerektiği de açıktır.<br>Somut olayda davacı ...... 14/06/2024 tarihinde mezun olmuş  ,Davacı ...... 'nin öğrenci olduğu güncel kayıtlardan tespit edilmiş ve rapor buna göre hazırlanmış olup itirazın reddi gerekmiştir.. (YARGITAY 4. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2016/2990 KARAR NO: 2016/4763)<br>5-Müterafik kusur itirazının incelenmesinde :<br>Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. <br>\tSomut olayda davalı sigorta vekili, vefat edenin emniyet kemeri takmadığının araştırılmadığını ve indirim yapılmadığını savunmuştur. Olaya ilişkin kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı  anlaşılmaktadır.Mahkemece bu husus tartışılmış olup itirazın reddi gerekmiştir.<br>6-Manevi tazminat miktarına itirazın incelenmesinde :<br>        Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, Manevi zarar; mutlak  hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan  kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze  uğrayan kişi, uğradığı manevi  zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü  mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br> Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)<br>    6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde ; \"Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir\" hükmü düzenlenmiş madde metninden de anlaşıldığı üzere, haksız eylem sonucu bedensel zarar görenin yakınları yararına manevi tazminata karar verilebilmesi için, zarar görenin yaralanmasının ağır bedensel zarar niteliğinde olması gerekmektedir. Ağır bedensel zarar, kanunda tanımlanmamış olup,  yaralanmanın özelliğine ve yarattığı sonuçlara göre mahkemece takdir edilecektir.<br>Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, Ceza Mahkemesinin kararı,müterafik kusur ve  yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde İDM'ince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlanının  yerinde  OLDUĞU,   anlaşılmıştır.<br>7-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede :<br>                    İDM ce meydana gelen  kazanın ve ödemeye esas olan  poliçe başlangıç tarihinin 01/06/2015 tarihinden sonra olması nedeniyle 01/06/2015 tarihli  genel şartlarda belirtilen usule göre hesaplama yapılıp karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Ne varki AYM nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı  kararına göre Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, \"Trafik Sigortası Genel Şartları\" ifadelerini iptal ettiği anlaşılmakta olup bu iptal kararının somut davada uygulanabilirliğinin tespiti gerekmektedir.<br>Anayasa'nın 153.maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları, idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.<br>Diğer taraftan HMK 33 maddesinde “Hakim Türk hukukunu resen uygulanır.”<br>Şeklinde ifadesini bulan yasal ilke gözetildiğinde; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının bu gibi kesin hüküm halini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır.<br>Zira, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil ederler.<br>T.C. Anayasası’nın 153 üncü maddesinin 6 ncı fıkrasında, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir (Danıştay 4. Dairesi. 09.05.2011 tarih ve 2011/2546 E., 2011/3384 K. sayılı kararı).<br>Bu konudaki Anayasa Mahkemesinin 12.12.1989 tarih ve 1989/11-48 sayılı kararında;“Anayasanın 152. maddesine göre, itiraz yoluna başvuran mahkemeler, Anayasa Mahkemesi'nce verilecek kararlara uymak zorundadırlar. Bu durumda, itiraz eden mahkeme, elinde bulunan ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından önce açılmış olan bir davayı Anayasa Mahkemesi kararına göre çözecek ve doğrudan iptal kararının etkisini önceye uygulayacaktır. Ayni durum, itiraz yoluna başvurmayan mahkemeler yönünden de geçerlidir. İptal davası veya itiraz üzerine bir kuralın iptali sonucu, Mahkemeler bakmakta oldukları davaları bu karara göre çözmekle yükümlüdürler. Bu sonuç Anayasa'nın, \"Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.\" yolundaki 153. Maddesinin altıncı fıkrasında yer alan kuralın sonucudur. …” gerekçesine yer verilmiştir.<br>Yine, 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da;“Sonradan çıkan içtihattı birleştirme kararının, Temyiz Mahkemesinin bozma kararına uyulmakla meydana gelen usule ait müktesep hak esasının istisnası olarak henüz mahkemede veya Temyiz Mahkemesinde bulunan işlere tatbiki gereklidir. Anayasa Mahkemesi iptal kararlarında da aynı ilke geçerlidir.” şeklinde açıklama yapılmış, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.07.2011 tarihli ve 2011/1-421 Esas, 2011/524 K. Sayılı kararında da “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05.09.1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.03.2012 tarihli ve 2012/20-12 E., 2012/232 K. sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 2004/19 K. sayılı ve 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K. sayılı kararlarında da: “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.<br>Görüldüğü üzere, Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usulî müktesep hakkın istisnası olduğu ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.<br>Anayasa’nın 153. maddesinin birinci fıkrasında herhangi bir denetim yolu tanınmamış ve Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, beşinci fıkrada  \"İptal kararları geriye yürümez\" kuralına yer verilmiştir.<br>Türk Anayasal sisteminde, \"Devlete güven\" ilkesini sarsmamak ve ayrıca devlet yaşamındabir kargaşaya neden olmamak, kazanılmış hakları korumak için iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralı kabul edilmiştir. Böylece hukuksal ve nesnel alanda etkilerini göstermiş, sonuçlarını doğurmuş bulunan durumların, iptal kararlarının yürürlüğe gireceği güne kadarki dönem için geçerli sayılması sağlanmıştır. Bir kural işlemle kurulan statünün Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararıyla ya da bir başka kural işlemle kaldırılması durumunda, bu statüye bağlı öznel (sübjektif) işlemlerin de geçersiz duruma düşmesi doğaldır. Dolayısıyla bu öznel işlemlerle, ortadan kalkan statüye dayanarak ileriye dönük haklar elde edilemez. Anayasa'nın bağlayıcılığı, Anayasa Mahkemesi kararlarına tüm devlet organlarının uyma zorunluluğu ve Anayasa'nın üstünlüğü ilkesi, Anayasa'ya aykırı bir kuralın aykırılığının saptanmasından sonra uygulama alanı bulmasını kesinlikle önler. Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının zaman içerisindeki etkisi böylece çıkmakta ve \"İptal kararlan geriye yürümez\" kuralı belirtilen anlamı taşıyarak geçerli olmaktadır. Anayasa’nın 153. maddesindeki “İptal kararları geriye yürümez” kuralının, geriye yürümezlik kuralının, yalnız lafza bağlı kalınarak yorumlanması hukuk devleti ilkesine ve bu ilke içinde var olan adalet ve eşitlik ilkelerine aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi itiraz yoluyla yapılacak denetimin amacına da ters olduğu aşikârdır. Ayrıca iptal kararının geriye yürümezliği kuralı çoğu zaman iptal kararlarını işlevini ve etkinliğini azaltmaktadır.<br>Yukarıda yapılan tespit, açıklama ve değinilen uyulması zorunlu yargısal içtihatlara göre somut uyuşmazlık ele alındığında;<br>AYM nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı  kararına göre Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, \"Trafik Sigortası Genel Şartları\" ifadelerini iptal ettiği,iptal kararı içerine göre  sigorta şirketlerinin trafik kazalarından doğan tazminat sorumluluğunun öncelikle Karayolları Trafik Kanunu,Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı,dolayısıyla trafik sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde artık 'Genel Şartlar'ın kural olarak belirleyici olmayacağı, genel Şartlar\"ın  sadece Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu'na aykırı olmayan hükümlerinin uygulanabileceği, dolayısıyla bu karardan sonra sigorta şirketlerinin tazminat sorumluluğunu azaltan 'Genel Şartlar'ın birçok hükmünün uygulanamaz hale geldiği görülmektedir.<br>           Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu  sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur.  Sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan genel şartlar ile belirlenmesi öngörülmüştür. Böylece sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğacak borcu, idare tarafından her zaman değiştirilebilir nitelikteki kurallar olan genel şartlara göre belirlenecektir. Borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunda belirlenmediği, idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı anlaşılmaktadır. <br>        Mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin içeriğine ilişkin düzenleme öngören itiraz konusu kuralların, sözleşmenin tarafları olarak motorlu taşıt işleten ile sigorta şirketinin yanında motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle zarara uğrama riskine maruz kalan üçüncü kişilerin menfaatleri arasındaki dengenin dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin zarara uğraması hâlinde işletenin tazminat borcunun kapsamı 6098 sayılı Kanun’un gerçek zararın tazminini öngören kurallarına göre belirlenmektedir. Bu tazminat borcunun ödenmesini teminat altına almak amacıyla zorunlu kılınan mali sorumluluk sigortası uyarınca sigorta şirketinin borcunun kapsamı ise itiraz konusu kurallarda atıf yapılan genel şartlara göre belirlenmektedir. Bu da zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine buna karşılık sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına yol açabileceği gibi aksi durum da söz konusu olabilecektir. İşleten sorumluluk sigortası yaptırmış olmasına rağmen sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat ile gerçek zarara karşılık gelen tazminat arasındaki farktan zarar görene karşı sorumlu olmaya devam edecektir. Zarar görenin sigorta şirketi tarafından tazmin edilmeyen zararı ise ancak işletenin ekonomik durumunun bu zararın karşılanması için yeterli olması hâlinde tazmin edilebilecektir. Şeklinde tezahür eden AYM İPTAL GEREKÇESİNDE VURGULANDIĞI ÜZERE  Aynı kaza ile ilgili olmak üzere   İŞLETEN VE FİİLİ YAPAN KİŞİYE YÖNELİK AÇILAN DAVA İLE SİGORTANIN DAVALI OLMASI DURUMUNDA  UYGULANACAK Yönetmelik ve hesaplama tablolarındaki farklılık sorumlular arasında eşitsizliğe ve idarenin tek taraflı olarak düzenleyici olan işlemlerin sonucunda sorumlu olacak tazminat miktarlarında farklılık oluşturacaktır.<br>Öte yandan  icra ve iflas kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair 7327 sy nın 18. madde ile 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kanun” ibareleri “Kanunda” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya birinci cümlesinden sonra gelmek üzere  cümle ve maddeye  fıkra eklenmiştir.<br>Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.” düzenlemesi 19/06/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.<br> 2918 sy da yapılan Bu düzenleme sonrası 04/12/2021 tarihli resmi gazetede  düzenlenen düzenleme ile yasaya uygun yeni genel şartlarda değişikliğe gidilmiştir.<br>Bu bakımdan 04-12-2021 tarihinden sonra düzenlenecek poliçelerde bu genel şartlara uygun ve dayanak 2918 sy ya uygun   hesaplama yapılması gerekecek ve  yasal düzenleme bu ise de  2918 sy nın 90, maddesine eklenen 1. Fıkradan sonra gelen hüküm Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022tarihli ve E.: 2021/82, K.: 2022/167 sayılı Kararı ile.)<br> Karayolları Trafik Kanunu’nun 90’ıncı maddesinde yer alan trafik sigortası kapsamında ödenen değer kaybı tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatlarına ilişkin hesaplamada dikkate alınacak kriterler ile maddenin uygulanmasına ilişkin SEDDK’ya düzenleme yapma yetkisi verilen hüküm Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir.<br>2918 sy nın 90. Maddesinin son haline göre <br>Madde 90 – (Değişik:14/4/2016-6704/3 md.)<br>Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda (…)(2) öngörülen usul ve esaslara tabidir. (Ek cümle:9/6/2021-7327/18 md.) (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 tarihli ve E.: 2021/82, K.: 2022/167 sayılı Kararı ile.) Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda (…)(2) düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.<br>(3) (Ek fıkra:9/6/2021-7327/18 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 tarihli ve E.: 2021/82, K.: 2022/167 sayılı Kararı ile.)  şeklindedir.<br>Görüldüğü üzere;son iptal kararı ile ;<br> Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak hesaplanacağı,<br>Destekten yoksun kalma tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak  hesaplanacağı,<br>Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak  hesaplanacağı,<br>Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirleneceği,<br> Hükümleri Anayasaya aykırı bulunmuş olup,iptal kararı sonrası yine TBK nın haksız fiile ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam edilmesi gerekecektir.2. İptal kararı ile yine 1. İptal kararı öncesi mevcut düzenlemeler dikkate alınarak karar verilecektir.<br>Bu kapsamda açılan davalarda TBK nın haksız fiile ilişkin hükümleri,KTK kanunu hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümleri ile  bu doğrultuda yeni genel şartlarla çeliştiği durumda Yargıtay'ın genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki  yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerekecektir.<br>ÖTE YANDAN DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN 2022/772 ESAS 2025/4513 SAYILI KARARI İLE;<br> Davacı tarafında dilekçesinde belirttiği üzere Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, E:2019/40, K: 2020/40 sayılı kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin \"...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...\" ibaresi ile \"...ve genel şartlarda...\" ibaresinin iptali sonrasında 90. madde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun (…) öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun (…) düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şekline gelmiş, böylece tazminat hesaplamalarına dair usul ve esasların Genel Şartlar ile düzenlenmesine temel dayanak olan ibareler, iptal edilmiştir.  <br>Bu itibarla; kanuni dayanağı ortadan kalkmış Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda değişiklik yapılmasına ilişkin dava konusu 04/12/2021 tarih ve 31679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğin  dava konusu düzenlemelerinin iptali gerekmektedir.<br>GEREKÇESİYLE<br> Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın; 04/12/2021 tarihli ve 31679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar başlıklı Tebliğ'in; 4. maddesi ile değiştirilen A.5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan \"bu Genel Şartların Ek 1'inde yer alan esaslara göre\" ibaresinin ve 15. maddesi ile değiştirilen \"Değer Kaybı Tazminatı Hesaplaması\" başlıklı Ek 1'in, 4. maddesi ile değiştirilen A.5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan \"bu Genel Şartların Ek 2'sinde yer alan esaslara göre\" ibaresinin ve 15. maddesi ile değiştirilen \"Sakatlık Tazminatı Hesaplaması\" başlıklı Ek 2'nin,  4. maddesi ile değiştirilen A.5. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan \"bu Genel Şartların Ek 3'ünde yer alan esaslara göre\" ibaresinin ve 15. maddesi ile değiştirilen \"Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması\" başlıklı Ek 3'ün  İPTALİNE, KARAR VERİLİDİĞİ;<br>YİNE<br>DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN 2022/786 ESAS 2025/6004 SAYILI KARARI İLE;<br>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 04/12/2021 tarihli ve 31679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar başlıklı Tebliğ'in 16. maddesinin ve Genel Şartlar'ın dava konusu Tebliğ'in 15. maddesi ile değişik \"Ek 2:Sakatlık Tazminatları Hesaplaması\" başlıklı kısmının 6. maddesinin İPTALİNE,<br>KARAR VERİLDİĞİ VE GENEL ŞARTLARIN BU İPTAL KARARLARI İLE BİRLİKTE UYGULANABİLİRLİĞİ İMKANI KALMAMIŞTIR.<br>Bu halde Aym'ce verilen HER İKİ   iptal kararları sonrası VE DANIŞTAYIN İPTAL KARARI GEREĞİ  düzenlenecek maluliyet raporlarında 01/06/2015 tarihinden itibaren uygulanan genel şartların ve  bu  genel şartlarla belirlenen Özürlülük ölçütü yönetmeliği ile Engelliler yönetmeliğinin  uygulanma imkanı kalmadığından;<br> Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan hükümlere göre ,haksız fiil tarihi  11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği  hükümlerine  uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>Kökleşmiş Yargıtay 17. HD uygulaması ve içtihatlarına göre maluliyet raporlarının düzenlenmesinde  haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik ve yasa hükümlerine göre değerlendirme  yapılması gerekmektedir.<br>Nitekim Yargıtay 17 HD nin  2016/16240 esas 2019/7273 karar 2016/15369 esas  2019/6853 karar sayılı ilamları.<br>Bu halde  Söz konusu belirlemenin  Adli Tıp/Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlar tarafından (çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak) uzmanlık alanlarına göre, HMK'nun 275 inci maddesi gereğince  oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan çalışma gücü ve maluliyet oranının belirlenmesine ilişkin mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>O halde  mahkemece, yukarıda verilen hukuksal bilgiler dikkate alınarak Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu'ndan veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarından davacının maluliyeti olup olmadığı, yaralanmasının niteliği, iş güçten kalma süresinin tespiti bakımından Aym' ce verilen  iptal kararı sonrası düzenlenecek maluliyet raporlarında 01/06/2015 tarihinden itibaren uygulanan genel şartların bu halde genel şartlarla belirlenen özürlülük ölçütü yönetmeliği ile engelliler yönetmeliğinin  uygulanma imkanı kalmadığından  Her ne kadar somut olayda kaza tarihi 01/09/2013 tarihinden sonra ise ve Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uygulanması gerekmekte ise de;<br>Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporlarda da belirtildiği üzere;<br>11 Ekim 2018 tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği özellikle trafik kazalarına bağlı olmak üzere tazminat davalarında mahkemelerce bilhassa istenilen ve bu konu ile ilgili değerlendirmelerde tüm bilirkişi kurumlarca kullanılan bir cetveldir. Bu cetvelde vücuttaki her bir sisteme ait hastalık veya arızalar için puanlar yer almakta olup, bu sayede çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybına bağlı bir oran verilebilmektedir.\t<br>Malulen emekli olma işlemleri ile ilgili olan 3 Ağustos 2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ise yönetmelikteki tanımıyla kişinin \"çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60'ını kaybedip kaybetmediğinin\" değerlendirilmesi için düzenlenmiştir. Yönetmelik ekindeki listelerde hangi hastalık veya arızaların bu kapsamda sayılabileceği listelenmiş, kapsama girmeyenler için ise herhangi bir oran belirtilmemiştir. Bu bağlamda belli bir tarihteki bir olaya bağlı çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının değerlendirilmesinde Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin kullanılması teknik olarak mümkün değildir. Zira 2013 tarihli yönetmelik  malulen emeklilik ile ilgili baremleri içermekte olup maluliyet oranının tespitine yönelik belgeleri ve cetvelleri içermemektedir.<br>Bu nedenle, söz konusu yönetmelik yukarıda açıklandığı gibi maluliyet tespiti için uygun olmadığından \"11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\"ne   göre  ve usule uygun heyet teşkili suretiyle  rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır.<br> Keza AYM 'ce verilen HER İKİ iptal kararı sonrası düzenlenecek aktüerya raporlarına ilişkin olarak  01/06/2015 tarihli genel şartlar ile getirilen TRH 2010 ve 1,8 teknik faizin ve bu genel şartlarla belirlenen  vergilendirilmiş  belgeli gelir, olmadığı takdirde asgari ücretin kazanç olarak nazara alınacağı düzenlemesinin uygulanma ihtimali kalmadığı gözetilerek ;<br>   Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 Esas,1990/199 K sayılı kararı ve Yargıtay 17. Hukuk ve 4 Hukuk  dairesinin yerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın  muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi; davacının veya müteveffanın muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması , davacının veya müteveffanın asgari ücret üstünde kazancı olduğunun iddia edilmesi durumunda kaza tarihindeki gelirine dair delillerini ibrazının sağlanması, varsa; ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından,vergi dairesinden ,işyerinden kaza tarihindeki sürekli ve net kazanç durumunun sorulması, geriye doğru maaş bordrosu ve sosyal güvenlik kayıtlarının getirtilmesi, davacının veya müteveffanın  kaza tarihinde fiili olarak çalışmadığının belirlenmesi halinde asgari ücretin gözönüne alınacağının düşünülmesi gerekmektedir.<br>                 Bu halde mahkemece AYM iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara  göre  hüküm kurulmalıdır.<br>Bu nedenle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE;<br>Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararın KALDIRILMASINA, <br>HMK.nın 353/1-b-2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle) <br>1-Asıl ... E. sayılı davaya ilişkin olarak, davacıların davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile, 14/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği ......'in vefat etmesi nedeniyle; <br>A) Davacılardan ...... için; <br>a) SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderine ilişkin olarak 466,67 TL. maddi tazminatın, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...... Şirketinin sorumluluğunun tedavi giderleri teminatı limiti ile sınırlı olması ve ayrıca faiz yönünden de temerrüt tarihi olan 03/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacılardan ......'a verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, <br>b) Davacılardan ...... için 200.000 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...... Başkanlığından ve ......'dan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacılardan ......'a verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, <br>B) Davacılardan ...... için; <br>a) Destek zararından dolayı 30.574,50 TL. maddi tazminat ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden dolayı 466,67 TL. tazminatının, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...... Şirketinin sorumluluğunun destek tazminatı yönünden 5.022,89 TL. ile sınırlı olması, tedavi giderleri yönünden tedavi giderleri teminatı limitleri ile sınırlı olması ve her iki tazminatın faizine ilişkin olarak da temerrüt tarihi olan 03/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ......'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, <br>b) Davacılardan  ...... için 200.000 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...... Başkanlığından ve ......'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan  ......'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, <br>C) Davacılardan ...... için; <br>a) Destek zararından dolayı 91.405,33 TL. maddi tazminat ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden dolayı 466,67 TL. tazminatının, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...... Şirketinin sorumluluğunun destek tazminatı yönünden 15.016,41 TL. ile sınırlı olması, tedavi giderleri yönünden tedavi giderleri teminatı limitleri ile sınırlı olması ve her iki tazminatın faizine ilişkin olarak da temerrüt tarihi olan 03/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ......'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, <br>b) Davacılardan  ...... için 200.000 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...... Başkanlığından ve ......'dan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacılardan  ......'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, <br>D) Davacılardan ...... için; destek zararından dolayı 1.962.563,48 TL. maddi tazminatının, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...... Şirketinin sorumluluğunun 385.887,51 TL. ile sınırlı olması ve faiz yönünden de  temerrüt tarihi olan 03/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ......'a verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, <br>2-Birleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı davasına ilişkin olarak, davacı ......'in davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile 14/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının desteği ......'in vefat etmesi nedeniyle; <br>a) Destek zararından dolayı 102.369,4 TL. maddi tazminatının, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...... Şirketinin sorumluluğunun 20.128,30 TL. ile sınırlı olması ve faiz yönünden de  temerrüt tarihi olan 08/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ......'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, <br>b) Davacının manevi zararından dolayı 100.000 TL. manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...... Başkanlığından ve ......'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ......'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, <br><br>İlk Derece Yargılaması Yönünden;<br>3-Karar tarihi itibariyle;<br>a) Asıl davadan dolayı  (ve dava değerinin 2.685.944,32 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 183.476,85 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 14.256,15 TL. harcın mahsubu ile kalan 169.220,70 TL. harcın (davalılardan ...... Şirketi'nin 27.728,86 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>b) Birleşen Konya .... ATM'nin ... E. sayılı davasından dolayı (ve dava değerinin 202.369,40 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 13.823,85 TL. nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 3.417,21 TL. harcın mahsubu ile kalan 10.406,64 TL. harcın (davalılardan ...... Şirketi'nin 1.374,96 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>4-Asıl davada davacılar tarafından 15.222,60 TL. yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 10.290,47 TL. yargılama gideri ile 14.256,15 TL. peşin harçtan ibaret toplam 24.546,62 TL yargılama giderinin (davalılardan ...... Şirketi'nin bu yargılama giderinden sorumluluğunun 3.706,54 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılara (eşit oranda) verilmesine, <br>5-Birleşen davada davacı tarafından 1.648,63 TL. yargılama gideri ve gerekçeli kararın tebliği için bu davacının avansından yapılacak olan 45 TL. e-tebligat gideri olmak üzere toplam 1.693,63 TL. yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre  takdiren 850,20 TL. yargılama gideri ile 3.417,21 TL. peşin harçtan ibaret toplam 4.267,41 TL. yargılama giderinin (davalılardan ...... Şirketi'nin bu yargılama giderinden sorumluluğunun 422,47 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) her üç davalıdan alınarak davacılara (eşit oranda) verilmesine, <br>6-Birleşen her iki davada davalılar tarafından yapılan yargılama gideri tespit edilemediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,<br>7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ;<br>A) Asıl davadan dolayı ;<br>a) Davacılardan ......'ın ;<br>aa) Maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı (466,67 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 466,67 TL. nispi vekalet ücretinin her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılardan ......'a verilmesine,<br>bb)Maddi tazminat davasının reddedilen kısmı (500+10=510 TL.) üzerinden, davalılar vekilleri için 510 TL. nispi vekalet ücretinin davacılardan ......'dan alınarak davalılar ......, ...... ve ...... Şirketi'ne (eşit [1/3'er]) oranda verilmesine, <br>cc)Maddi tazminatın müterafik kusur indirimi uygulanan SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin reddedilen kısmı yönünden davalılar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>dd) Manevi tazminatın kabul edilen kısmı (200.000 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 45.000,00 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan ...... ve ......'dan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılardan ......'a verilmesine,<br>ee) Manevi tazminatın reddedilen kısmı (300.000 - 200.000 = 100.000 TL.) üzerinden, davalılardan sigorta şirketi hariç diğer iki davalı vekilleri için 45.000,00 TL. nispi vekalet ücretinin davacılardan ......'dan alınarak davalılardan ...... ve ......'a (eşit oranda) verilmesine,<br>b) Davacılardan ......'in ;<br>aa) Maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı (31.041,17 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 31.041,17 TL. nispi vekalet ücretinin (davalılardan ...... Şirketi'nin 5.022,89 TL'sinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu olması kaydıyla) her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılardan ......'e verilmesine,<br>bb)Maddi tazminat davasının reddedilen kısmı (cenaze ve defin giderine ilişkin 10 TL.) üzerinden, davalılar vekilleri için 10 TL. nispi vekalet ücretinin davacılardan ......'den alınarak davalılar ......, ...... ve ...... Şirketi'ne (eşit [1/3'er]) oranda verilmesine, <br>cc)Maddi tazminatın müterafik kusur indirimi uygulanan destek zararının ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin reddedilen kısmı yönünden davalılar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>dd) Manevi tazminatın kabul edilen kısmı (200.000 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 45.000,00 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan ...... ve ......'dan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılardan ......'e verilmesine,<br>ee) Manevi tazminatın reddedilen kısmı (300.000 - 200.000 = 100.000 TL.) üzerinden, davalılardan sigorta şirketi hariç diğer iki davalı vekilleri için 45.000,00 TL. nispi vekalet ücretinin davacılardan ......'den alınarak davalılardan ...... ve ......'a (eşit oranda) verilmesine,<br>c) Davacılardan ......'in ;<br>aa) Maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı (91.872 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 45.000,00 TL. nispi vekalet ücretinin (davalılardan ...... Şirketi'nin bu vekalet ücretinden sorumluluğunun 15.016,41 TL'sinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu olması kaydıyla) her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen)  alınarak davacılardan ......'e verilmesine,<br>bb)Maddi tazminat davasının reddedilen kısmı (cenaze ve defin giderine ilişkin 10 TL.) üzerinden, davalılar vekilleri için 10 TL. nispi vekalet ücretinin davacılardan ......'den alınarak davalılar ......, ...... ve ...... Şirketi'ne (eşit [1/3'er]) oranda verilmesine, <br>cc)Maddi tazminatın müterafik kusur indirimi uygulanan destek zararının ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin reddedilen kısmı yönünden davalılar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br> dd) Manevi tazminatın kabul edilen kısmı (200.000 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 45.000,00 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan ...... ve ......'dan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılardan ......'e verilmesine,<br>ee) Manevi tazminatın reddedilen kısmı (300.000 - 200.000 = 100.000 TL.) üzerinden, davalılardan sigorta şirketi hariç diğer iki davalı vekilleri için 45.000,00 TL. nispi vekalet ücretinin davacılardan ......'den alınarak davalılardan ...... ve ......'a (eşit oranda) verilmesine,<br>d) Davacılardan ......'ın ,<br>aa) Maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı (1.962.563,48 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 292.758,89  TL. nispi vekalet ücretinin (davalılardan ...... Şirketi'nin 61.742,00 TL'sinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu olmasına, diğer davalıların tamamından sorumlu olmasına) her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılardan ......'a verilmesine,<br>bb)Maddi tazminat davasının reddedilen kısmı 59.374,90  TL vekalet ücretinin davacılardan ......'dan alınarak davalılar ......, ...... ve ...... Şirketi'ne (eşit [1/3'er]) oranda verilmesine,<br>B) Birleşen davadan dolayı  davacı ......'in ;<br>a) Maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı (102.369,40 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 45.000,00 TL. nispi vekalet ücretinin (davalılardan ...... Şirketi'nin 20.128,30 TL'Den diğer davalılar ile birlikte tutulmasına, diğer davalıların tamamından sorumlu olmasına) her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacı ......'e verilmesine,<br>b)Maddi tazminat davasının reddedilen kısmı 45.000,00  TL vekalet ücretinin davacılardan ......'den alınarak davalılar ......, ...... ve ...... Şirketi'ne (eşit [1/3'er]) oranda verilmesine,<br>c) Manevi tazminatın kabul edilen kısmı (100.000 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 45.000,00 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan ...... ve ......'dan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacı ......'e verilmesine,<br>d) Manevi tazminatın reddedilen kısmı (200.000 - 100.000 = 100.000 TL.) üzerinden, davalılardan sigorta şirketi hariç diğer iki davalı vekilleri için 45.000,00 TL. nispi vekalet ücretinin davacı ......'den alınarak davalılardan ...... ve ......'a (eşit oranda) verilmesine<br>8-Mahkememizce ihtiyari sayılan arabuluculuk görüşmelerinden dolayı;<br>a) Asıl davada Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.280 TL. yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 2.217,28 TL.lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalılardan ...... Şirketinin 334,80 TL'sinden sorumlu tutularak), kalan kısmının ise davacılar ......, ......, ...... ve ......'dan (müştereken ve müteselsilen) alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,  <br>b) Birleşen davada Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.800 TL. yargılama giderinin davalılardan ...... Şirketinden alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,  <br>9-Davacılardan ...... tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen ilgili davacıya iadesine,  <br>İstinaf Yargılaması Yönünden<br>10-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine,<br>11-Davalı tarafça yapılan 16.831,00 TL istinaf başvuru giderinin davacı taraftan müştereken ve müteselsilen tahsili ile istinaf eden davalılara ödenmesine,<br>12-Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>13-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,<br>14-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, asıl davada davacı ...... yönünden kesin, diğerleri yönünden HMK nun 361.maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK, birleşen davada tüm taraflar yönünden KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.20/11/2025<br>\t\t\t\t<br><br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imzalı <br><br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalı <br><br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalı <br><br>...<br>Katip<br>...<br> e-imzalı<br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8fe74c6bcb683c95","SID":"4e9c3c6cac984cfb"}}