{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>1. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/10/2025 <br>TALEP: İhtiyati Tedbir <br>KARAR TARİHİ: 11/12/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 11/12/2025<br><br>Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. sayılı dosyasında 07/10/2025 tarihli ara kararına karşı davacı vekilinin 28/10/2025 tarihli istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize tevzi edilmekle hazırlanan ön inceleme raporu ile yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;<br>Dava, inançlı işlem iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde alacak; Uyuşmazlık ihtiyati tedbirde teminata ilişkindir.<br>Dosya incelendiğinde; Davacı vekilinin 26.06.2025 tarihli dava dilekçesinde talep ettiği ihtiyati tedbir talebinin, ilk derece Mahkemesinin 16.09.2025 tarihli ve 2.445.000,00 TL. teminat karşılığında kabulüne dair ara kararına karşı, davacı vekili 25.09.2025 tarihli dilekçesinde, ihtiyati tedbirin teminatsız olarak, aksi kanaat halinde hakkaniyete uygun teminat belirlenmek suretiyle verilmesine ilişkin itirazının, duruşmalı olarak incelenerek, 07.10.2025 tarihli ara kararı ile reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilince bu defa anılan ara karara karşı 28.10.2025 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Yargılamanın bulunduğu aşamaya göre, işin doğası gereği sınırlı incelemeye tabii ihtiyati tedbirde karar verirken, haksız olabilecek talep ile karşı tarafın mağduriyetinin önüne geçilmesi, taraflar arasındaki menfaat dengesinin sağlanması amacıyla HMK'nın 392/1. maddesi gereğince kural olarak teminat gösterilmesi gerekmekte, bunun türünü ve miktarını da Hâkim serbestçe takdir etmekte, teminat aramayacak haller sınırlı olarak sayılmakta ve HMK'nın 392/2. maddesi uyarınca da teminat iade edilmektedir. <br>Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. İşte teminatın takdirinde; iddianın ispat derecesi önemli olduğu kadar, dava öncesi süreç, tarafların birbirleriyle ilişkileri, karşı tarafın dava konusu üzerindeki tasarrufunun engellenme derece ve süresi yanında dava konusunun değeri gibi her somut olaya göre değişecek kendine özgü hususların irdelenerek, karşı tarafın muhtemel zararına karşılık olmasına dikkat edilmesi Hukuka ve Yasanın amacına uygun olacaktır.<br>Hakim, yaklaşık ispata dayalı ihtiyati tedbir kararlarında HMK'nın 391/2-ç ve 392/1. maddeleri gereğince ihtiyati tedbir talep edenin davanın ilerleyen aşamalarında haklılığını kanıtlayamama halini de düşünerek aleyhine tedbir verilen kişinin haklarının korunabilmesi açısından tedbir isteyenin göstermesi gereken teminatı da belirtmesi gerekmektedir. <br>Kanun koyucu ihtiyati tedbire ilişkin kararlara karşı başvurulabilecek kanun yollarını özenle, açıkça ve ayrıntılı şekilde düzenlemiş olup, HMK’nın 391. ve 394. maddelerinde yer alan kanun yollarına ilişkin düzenlemeden de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbire ilişkin tüm kararlara karşı kanun yolu açık değildir. Kanun koyucu bu yöndeki iradesini hem kanun yoluna başvurulabilecek tedbir kararlarını açıkça belirterek, hem de bunların dışındaki kararlara karşı kanun yollarına başvurulmasını yasaklayarak düzenlemiştir.<br>Sonuç olarak, HMK'nın 392/1. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacağı muhtemel zararlara karşılık teminat göstermesi kural olarak zorunda ve aynı Kanunun 394/2. maddesi gereğince teminata itiraz edebilecek olan sadece aleyhine tedbir kararı verilen olup, yukarıda sıralanan yasal düzenlemeler yanında, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2012/6915 E. 2013/125 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, teminatlı olarak verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair ara karara karşı davacı tarafın istinaf kanun yoluna başvuru hakkı olmadığından, davacı vekilinin buna ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 352. ve 341. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacı vekilinin Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2025 tarih, ....Esas sayılı ara karar ilamına karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 352. ve 341. maddeleri gereğince REDDİNE;<br>2- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcı ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının isteği halinde iadesine;<br>3- Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına;<br>4- İstinaf incelemesi duruşma açılmadan sonuçlandırıldığından taraflar leh ve aleyhine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına;<br>5- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine;<br>Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.11/12/2025<br><br>...\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"119aa18793091741","SID":"01684ad66991020d"}}