{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/319 <br>KARAR NO\t: 2025/1551<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/11/2021<br>NUMARASI\t: 2021/57 Esas -  2021/833 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin  Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2025<br>Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Bankanın davalı şirketten alacağının bulunduğunu, davalı/borçlu şirketin müvekkil Bankaya söz konusu borçların ödenmesi veya yapılandırılması hususunda herhangi bir başvuruda bulunmaksızın kötüniyetli olarak İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1054 E. 2020/903 K. Sayılı dosyası ile konkordato projesinin tasdikini talep ettiğini, konkordato talebin bulunmasının öncelikle mevzuatla belirlenen konkordato hükümlerine aykırılık oluşturduğunu, müvekkil bankanın zaten söz konusu alcaklarını davalı/borçlu şirketten tahsil edememiş olması nedeniyle önemli bir mağduriyeti bulunurken davalı/borçlu şirketin dava yolu ile kötüniyetli ve haksız olarak konkordato talebinde bulunması müvekkil banka açısından telafisi olmayan zararlara neden olduğunu, müvekkili banka tarafından ilgili konkordato dosyasına sunulmuş olan müdahale dilekçesi  ile konkordato talebinin kötüniyetli olduğunun beyan edildiğini, müvekkil banka alacağını oluşturan genel kredi ve teminat sözleşmesi kapsamında davalı/borçlu şirketten toplam 38.883,88-TL alacak bildirim beyanı ile konkordato komiserliğine sunulduğunu,  davacı borçlunun konkordato komiserliğine yapmış olduğu alacak bildirim dilekçesine itirazında müvekkil bankaya olan borçlarının 25.320,37-TL olduğunu geri kalan miktarı kabul etmediğini beyan ettiğini,  alacak bildirim dilekçesindeki miktar ile davalı/borçlu tarafından reddedilen miktar arasında fark bulunmakla birlikte söz konusu tutarın ''çekişmeli alacak'' kapsamında değerlendirildiğini, konkordato projesinin tasdikine karar veren İstanbul Anadolu 2.asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1054 E. 2020/903 K. Sayılı dosyasından verilen 22/10/2019 Tarihli ara karar ile çekişmeli alacak kapsamında olan müvekkil banka alacağı hakkında ''Alacaklı ... Bankası A.Ş.'nin konkordato nisabına 25.320,37-TL alacak olarak katılmasına,'' dair karar kesin olarak verildiğini, konkordato hükümleri ile borçların proje ile tekrardan yapılandırılması ve borçluların ticari hayatlarına devam edebilmesini amaçlamışken davalı/borçlu şirketin bu amaç doğrultusunda hareket etmediği, kötüniyetli olarak söz konusu kanun hükümlerinden faydalanmak istediğini, görüleceği üzere alacak bildirimi ile müvekkil Banka alacağının davalı/borçlu şirket tarafından kabul edilmeyerek itirazda bulunması işbu delil niteliği taşımadığını,  müvekkil Banka alacağına esas olan Gebze 6.noterliğinin 48458 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile diğer evrak ve kayıtlar fiziken dosyaya sunulmuşken davalı/borçlu şirketin söz konusu sözleşme hükümlerini görmezden gelerek yasal olan müvekkil Banka alacağını kabul etmemesi iyiniyetli bir yaklaşım olmadığını, davalı/borçlu şirketin müvekkil banka alacağının konkordato nisabına eksik kaydedilmiş olması nedeniyle '' çekişmeli alacak '' olarak nitelendirildiğini, İşbu dava ile tasdik kararına esas alınan konkordato komiserliği raporunda belirtili müvekkil banka alacağının dikkate alınarak nisaba dahil edilmesi gerek konkordato hükümlerine gerekse de diğer yasal mevzuatlar ile sağlanan adalet kavramına uygun düşmediğini iddia ile İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1054 E. 2020/903 K. Sayılı dosyasından verilen konkordato projesinin tasdik kararına ilişkin olarak müvekkil banka alacağının '' çekişmeli alacak '' kapsamında olması itibariyle müvekkil banka alacağının 38.883,88TL olarak nisaba katılması talebinin  İcra İflas Kanunun 308/b maddesi gereğince kabulüne, eksik olarak konkordato nisabına katılmamış olan 13.563,51 TL alacağın davalıdan tahsiline ; işbu bedel için davalı tarafından İİK 308/B hükmü gereğince  konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacağa  isabet eden payın, ihtiyati tedbir talebimizi  kabulü ile kararın kesinleşmesine kadar davalı  tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilimin müdahil bankaya 25.320,37 TL borcu bulunduğunu, Bu durum İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1054 E. Sayılı konkordato dosyası kapsamındaki komiser raporları, mahkeme ara kararı, alacaklılar toplantı tutanağı, müvekkil beyanlarıyla ve revize proje ile sabit olduğunu, ... Bankası A. Ş. tarafından; müvekkilimden alacaklı olduklarını iddia ettikleri miktarların kayıt edilmesi talebinde bulunulması üzerine müvekkince yasal düzenlemeler kapsamında anapara borcu kabul edilerek faize ve ferilerine itiraz edilerek alacak kayıt talebinin miktarına itiraz edildiğini, davacı tarafından konkordato dosyasına sunulan kayıtlarda yapılan incelemede 17/09/2018 tarihli ve anapara tutarı 25.320,37 TL olan bir adet kredi taksit borcu olduğunun açık olduğunu, bu tutarın kendileri tarafından da kabul edildiğini,  bankanın taksit tarihi geçici mühlet kararından sonraki tarih olan 17/09/2018 tarihine ait olduğunu, bankanın  bu alacağa  faiz işlettiği ve faizin gider vergisini talep ettiği dosya kapsamına sunduğu belgelerden anlaşıldığını, banka geçici mühlet tarihinden sonra faiz vs işletemeyeceğini, bu nedenle davacı bankanın alacağı taksit anapara tutarı olan 25.320,37TL olduğunu, Bankanın fazlaya ilişkin talebi haksız ve kötü niyetli olup yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, hal böyle olunca konkordato komiserinin yasaya uygun olarak yürüttüğü konkordato süreci sonunda Mahkemece yasaya uygun olarak verilen konkordatonun tasdiki kararı ve davacı tarafından ... firmasının konkordato dosyasına alacak kaydının yapılmış olması nedeniyle yasaya ve mahkeme kararlarına aykırı talepler içerir işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...dava  hukuki niteliği itibariyle konkordato nisabına eksik kaydedilen alacağın tahsiline ilişkin olup, tarafların delilleri toplanarak, tayin edilen inceleme günü dosya Bankacı bilirkişi ile konkordato konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu tanzim ettirildiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek rapor da dikkate alınarak, Davacı şirketin 2017-2018-2019-2020-2021 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalı şirketin delil niteliğine haiz ticari defterlerinin  HMK 222 uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu,  Davacı ...i Bankasına 25.495,89 TL borçlu olduğu, Kök raporda, Davalı şirketin konkordato başvurusu ile 13.09.2018 tarihinde 3 aylık Geçici Mühlet aldığı ve Davacı bankadan kullanmış olduğu Ticari kredinin son taksiti anapara tutarı olan 25.320,37 TL lik anaparaya geçici mühlet süresine kadar faiz işlete bileceği, ilgili konkordato başvurusunda çekişmeli olarak değerlendirilen alacağın sadece ana para kısmı olan 25.320,37 TL tutarlık kısmının kabul edildiği, alacak bildirim tarihi olan 29.04.2019 tarihine kadar faiz talebinde bulunmuş olduğu, Davacı Bankanın Konkordato komiserliğine alacak bildirim talebinde bulunduğu 29.04.2019 tarihi itibari ile Davacı bankanın 25.320,27 TL Asıl alacak; 10.258 TL faiz ve 512.90 TL BSMV olamak üzere toplam 36.091,27 TL alacaklı olduğu, ana paranın ihtilafsız olduğu, ihtilafın bu borca faiz ve ferilerinin dahil edilip edilemeyeceği söz konusudur. Konkordatoya girmesi ve geçici mühlet kararı faize engel teşkil etmediğinden, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Davalı şirketin konkordato komiserliği tarafından 25.320,37 TL olarak kabul edilen davacı alacağının 25.320,37 TL asıl alacak, 10.258,00 TL faiz ve 512,90 TL faizin BSMV'si olmak üzere toplam alacağının 36.091,27 TL olduğunun kabulü ile İİK 308/B hükmü gereğince konkordato komiserliği tarafından nisaba katılmasına, fazlaya dair talebin reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin müdahil bankaya 25.320,37 TL borcu bulunduğunu, bu durumun İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1054 E. Sayılı konkordato dosyası kapsamındaki komiser raporları, mahkeme ara kararı, alacaklılar toplantı tutanağı, müvekkili beyanlarıyla ve revize proje ile sabit olduğu gibi mahkeme dosyasında alınan bilirkişi raporları ve mahkemenin gerekçeli kararıyla da anapara borcunun 25.320,37 TL olduğunun sabit olduğunu, taraflar arasındaki hukuki sorunun davacının müvekkilinden olan alacağına, müvekkilinin konkordato sürecine girdiği ve geçici mühlet talep ettiği tarih sonrası için faiz talep etmesinden kaynaklandığını, Kanunun 294. Maddesinde açıkça; kesin mühlet tarihinden itibaren alacaklara faiz işlemeyeceğini, Kanunun 288. Maddesinde ise geçici mühlet ile kesin mühletin aynı sonuçları doğuracağının hükme bağlandığını, bu durumda İlk derece Mahkemesinin \"Konkordatoya girmesi ve geçici mühlet kararı faize engel teşkil etmediğinden\" şeklindeki gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay kararlarına göre de davanın tümü yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ara kararı ile bilirkişi raporu düzenlenmek üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiğini, bilirkişi heyetince hazırlanan raporda geçici mühlet süresinde faiz işletilemeyeceğinin belirtildiğini, her ne kadar bilirkişi raporuna 279,95 TL yönünden muvafakatları olmasa da raporda geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğinin belirtildiğini, müvekkilinin borcunun vade tarihi 17/09/2018 tarihi olduğunu, geçici mühlet tarihinin ise 13/09/2018 tarihi olduğunu, geçici mühlet tarihinin vade tarihinden önceki bir tarih olduğuna ve vadesi gelmemiş borca faiz işlemeyeceğine şüphe olmadığını, mahkeme tarafından müvekkili şirketin konkordatoya girmesinin ve geçici mühlet kararının faize engel teşkil etmeyeceği şeklindeki tespitle anaparaya faiz işletilebileceği yönündeki kararının açıkça yasaya ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın tümü yönünden davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE  :Dava, konkordato projesi tasdik edilen şirketten olan ve çekişmeli hale gelen alacağın  İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 308/b maddesi uyarınca tespiti ile konkordato projesine dahil edilmesine yönelik alacak davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 308/b maddesi uyarınca açılan dava, niteliği itibariyle konkordato projesinin tasdiki kararı ile sıkı bağlantı içerisindedir. İİK'nın 308/b maddesi uyarınca uyuşmazlığın karara bağlanabilmesi için mahkeme tarafından tasdik edilmiş bir konkordato projesi bulunması gerekir.Davalı şirket tarafından konkordato başvurusu yapılması üzerine İstanbul Anadolu2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1054 Esas sayılı dosyasında 13.09.2018 tarihinde davalı şirket hakkında geçici mühlet kararı verilmiş, 30.12.2020 tarihinde de konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir. Bu kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesince 27.10.2021 tarih ve 2021/240 Esas ve 2021/1084 Karar sayılı karar ile konkordatonun tasdikine ilişkin karara yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, temyiz yasa yoluna başvurulmaması üzerine karar, 19.09.2022 tarihinde kesinleşmiştir.Davacı banka konkordato yargılamasında alacak kaydı için yaptığı başvuruda, 29.04.2019 tarihi itibariyle 34.114,20 TL alacağı, 3.565,88 TL icra dosyasından kaynaklı KTVÜ, 1.203,80 TL tahsil harcı olmak üzere toplam 38.883,88 TL alacağı bulunduğunu belirterek  genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tamamının konkordato nisabına dahil edilmesini istemiş ise de  alacak talebinin 25.320,37 TL'lik kısmı kabul edilmiştir. Davacı tarafça, çekişmeli alacak hale gelen 13.563,51 TL'nin konkordato projesine dahil edilme istemiyle eldeki dava açılmıştır.Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında 01.02.2017 tarihinde  20.000.000 TL tutarında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşme  kapsamında davalı şirkete 17.04.2017 tarihinde 1.000.000,00 TL tutarında 36 ay vadeli ticari kredi kullandırıldığı, davalı şirketin davacı bankadan kullanmış olduğu ticari kredinin 05.01.2018 tarihinde erken/ara ödeme sonrası ödeme planı  ile kredinin taksitlerinin tekrar yapılandırıldığı , davalı şirketin yeni ödeme planına göre 8-9-10-11-12-13-14. Taksitlerini ödeme planına uygun bir şekilde davacı bankaya ödediği, kalan 15. Taksit olan toplam tutarı 25.631,43 olan 17.09.2018 tarihli 25.631,43 TL tutarındaki taksitin 184,34 TL'sinin  ödendiği, 13.09.2018 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı alındığı dikkate alındığında uyuşmazlık konusu taksitin konkordato geçici mühlet süresi içerisine denk geldiği ve ilgili kredi taksitine 13.09.2018 tarihine kadarlık dönemde faiz işletebileceği, ana para taksit tutarı olan 25.320,37 TL tutarlık kısmın dışında geçici mühlet tarihine kadarki dönemde 266,62  TL faiz ve 13,33 BSMV olmak üzere 279,95 TL alacak talebinde bulunabileceği  tespit edilmiş, ek raporda ise davacının konkordato komserliğine alacak bildirim tarihi olan 29.04.2019 tarihine kadar faiz talebinde bulunmuş olduğu, bu duruma göre hesaplama yapıldığında  davacının 25.320,27 TL asıl alacak, 10.258 TL faiz ve 512.90 TL BSMV olmak üzere  toplam 36.091,27 TL alacaklı olduğu kanaati bildirilmiştir. Mahkemece bilirkişi ek raporunda belirtilen miktar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda  geçici mühlet tarihi itibariyle tespit edilen asıl alacak miktarı 25.320,27 TL olup, bu miktar esasında konkordato projesine dahil edildiği gibi davacı tarafça dava konusu edilmediği de gözetildiğinde Mahkemece bu hususa dikkat edilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı tarafça İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün  ... Esas sayılı dosyasında davalı şirketin kullandığı krediler nedeni ile kefil olan İsmail ... ... ve Serkan ... hakkında ilamsız takip yapılmış olup, takibin tarafı olmayan davalı şirketin, konkordato projesine dahil edilmesi istenen ve icra dosyası kapsamındaki 3.565,88 TL tutarındaki karşı taraf vekalet ücreti, 1.203,80 TL tutarındaki tahsil harcı yönünden sorumluluğu bulunmadığı gözetildiğinde davacının bu kalemlere ilişkin talebi de yerinde değildir. Bu husus değerlendirilmeden mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.Diğer yandan İcra ve İflas Kanunu'nun 294.maddesinde tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağı,  Kanun'un 288/1 maddesinde ise geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı düzenlenmiş olup, bu yasal düzenlemeler karşısında geçici mühlet tarihinden itibaren adi alacaklara faiz işletilemeyecektir. (Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2024/2336 Esas ve 2024/2845 Karar sayılı kararı) Somut olayda davacı bankanın alacağı rehinle temin edilmemiş adi alacak niteliğinde olduğundan  geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi durmuştur. Davacının talebine konu alacağın, 17.09.2018 tarihli kredi taksidinden kaynaklandığı gözetildiğinde 13.09.2018 geçici mühlet tarihi itibariyle muaccel olmayan ana para alacağına faiz işletilmesi de mümkün değildir. Bu durumda davanın tümden reddine karar verilmesi  gerekirken mahkemece alacak bildirim tarihi itibariyle hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece eldeki davanın kısmen kabulüne  karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde  karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İstinafa konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 353(1)b-2 uyarınca KALDIRILMASINA; 1-Davanın REDDİNE,2- Peşin olarak yatırılan 231,64 TL karar ve ilam harcından alınması gereken 615,40 TL harçtan mahsubu ile 383,76 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama masrafı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/4 maddesi uyarınca takdir olunan 13.563,51 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Karar kesin olduğundan, HMK 333.maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya; davalının yatırdığı avanstan artan kısmın kendisine iadesine,7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 50,00 TL olmak üzere toplam 270,70 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab5704c2f74325e7","SID":"41e5e2a2d9457ca6"}}