{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2023/449 Esas   2025/1224 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/449 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1224<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ                    : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t                      : 23/09/2021<br>NUMARASI\t                      : 2021/27 Esas 2021/514 Karar <br><br>DAVA                                     : İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ                     : 13/01/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 31/10/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın .....Ltd. Şti. İle imzaladığı 21.04.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca adı geçen firmaya KGF kredisi açılıp kullandırıldığını, sözleşmeye istinaden kullanılan kredinin 06.02.2019 tarihinde kat edildiğini, kat ihtarnamesinin tebliğine rağmen borcun ödenmediğini, bu nedenle davalılar aleyhine Ankara 20. İcra Müdürlüğünün  2019/5825 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalıların takip dosyasına haksız olarak itiraz ettiğini beyan iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın  %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafın icra takibi başlatırken takibe konu sözleşmeyi müvekkiline sunmadığını, bu nedenle ödeme emrinin iptalinin gerektiğini, müvekkillerden talep edilen miktarın net olmadığı ve muaccel olmayan taksitler talep edildiğinden kat ihtarının usulüne uygun olmadığını, krediyi kullanan tarafın İİK. 68/b maddesi uyarınca alacağın varlığını ispat etmesi gerektiğini, öncelikle, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiğini, yapılan ödemelerin borçtan mahsup edilmediğini, şirket hakkında Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/802 esas sayılı dosyası ile konkordato süreci başladığını, müvekkili davalılar için ise Osmancık asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/452 esas sayılı dosyasında geçici mühlet kararı verildiğini, bu nedenle İİK. 294/3 maddesi gereğince faiz işlemesinin durduğunu, yine takibe konu faiz oranını kabul etmediklerini, faize faiz işletilemeyeceğini bildirerek davanın reddini  istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece,  ödeme emrinin davalı ...'a TK 21/2 maddesi uyarınca 19.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 7 günlük itiraz süresinden sonra 02.07.2019 tarihinden sonra borca itiraz ettiği,  anılı davalı hakkında takibin kesinleştiği nitekim icra müdürlüğünün 08/07/2019 tarihli tensip tutanağıyla  takibin devamına karar verdiği, davalı ... hakkında takibin kesinleşmesi sebebiyle davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı; diğer davalı kefil ... yönünden ise, kefilin asıl borçlunun borcundan, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumlu olduğu nazara alındığında ve borcun kefalet limiti ve teminatı kapsamında kaldığı , alacağın likit olduğu, davacının takibe kötüniyetli giriştiğinin ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davalının Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/5825 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, ile takibin 698.648,63 TL asıl alacak, 18.212,65 TL işlemiş faiz, 910,63 TL BSMV, 817,85 TL ihtarname masrafı ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %39 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV ile takibin devamına, davalının likit olan alacağı haksız olarak itiraz ettiği ve takip tarihi nazara alınarak İİK.'nın 67. maddesi gereğince 143.681,95 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece temerrüt tarihi hatalı tespit edildiğinden buna bağlı olarak faizin de eksik hesaplandığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tTaraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, icra dosyası, bilirkişi raporu,Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/802 esas sayılı dosyası, hesap ekstreleri vs deliller dosya arasında mevcuttur.<br>\tAnkara 20. İcra Müdürlüğünün 2019/5825 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde;  6500092044 numaralı ticari kredinin tahsili amacıyla davalılar aleyhine davacı bankanın 739.966,30-TL asıl alacak, 36.465,77-TL işlemiş faiz, 1.823,29-TL BSMV, 817,85-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplamda 779.073,21-TL üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların ödeme emrine süresinde itirazları üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK'nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.<br>06/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı kefillerin dava tarihinde temerrüte düştükleri,  takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan 698.648,63 TL asıl alacak, 18.212,65 TL işlemiş faiz, 910,63 TL BSMV, 817,85 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplamda 718.409,77 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.<br><br><br><br><br>Dosya kapsamından, davacı banka ile dava dışı ..... Ltd. Şti arasında 21/04/2017 tarihli 800.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, genel kredi sözleşmesinde davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, kefaletlerin geçerli olduğu, sözleşme kapsamında 15/05/2017 tarihinde asıl borçlu şirkete altmış ay vadeli, aylık %1,23 akdi, yıllık %39 temerrüt faizi ile 800.000 TL tutarında kredi kullandırıldığı, asıl borçlu şirket tarafından 15/10/2018 tarihinden itibaren taksitlerin ödenmediği, ödenmeyen taksit sebebiyle davacı bankanın Beşiktaş 26. Noterliğinin 04/03/2019 tarih ve 14799 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın  kat edildiği, ihtarnamenin asıl borçlu şirketi 06/03/2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu nedenle kefiller hakkında İİK 68/b maddesinin uygulanamayacağı gözetildiğinde davalı kefiller yönünden temerrütün takip tarihinde gerçekleştiği, böylelikle hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalarda hatalı bir durum söz konusu olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı banka harçtan muaf olup harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31.10.2025<br><br>Başkan-             Üye -                          Üye -                Zabıt Katibi -<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad9abc5a23e21c0a","SID":"269b229482491017"}}