{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL <br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/872 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1372<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br> İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/04/2025<br>NUMARASI\t: 2025/281 Esas, 2025/387 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285  İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>Konkordato talep eden borçlu şirket ve gerçek kişi vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin 2013 yılında kurulduğunu ve halihazırda taşımacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, diğer müvekkili ...'in ise şirketin tüm hisselerinin sahibi olduğunu ve şirketin, kredi finans kuruluşları ile imzaladığı sözleşmelerde kefalet imzalarının mevcut olduğunu, yaşanan ekonomik kriz, dövizde yaşanan aşırı dalgalanmalar, bankaların kredi faiz oranlarını aşırı yükseltmesinin müvekkili şirketin içinde bulunduğu taşımacılık sektöründe tahammül edilmesi zor denecek derecede daralmaya neden olduğunu, yakıt fiyatlarının artmasına bağlı olarak sektörde yaşanan olumsuzluklar ve piyasalardaki nakit darboğazı nedeniyle müvekkili şirketin finansman ihtiyacında sıkıntılar oluşmaya başladığını, dolayısıyla müvekkili şirketin borçlarını vadesi geldiği halde ödeyememe tehlikesi altında bulunduğunu, iflas halinde şirket varlıkları değerinin çok çok altında satılacağından alacaklıların alacağına tam olarak kavuşamayacağını, müvekkili şirketin aktiflerin 50.530.079,73 TL ve borç tutarının 26.520.552,37 TL olduğunu, buna göre şirketin özvarlığının (+) 24.009.527,36 TL olduğunu, aktiflerinin rayiç değerlerinin borçlarını karşıladığını ve şirketin TTK'nun 376/3 maddesi çerçevesinde borca batık olmadığını, konkordato projesinin temel felsefesinin, konkordatoya tabi (imtiyazsız/rehinsiz) alacaklılar ile 4 yıllık vade konusunda anlaşarak ve konkordatonun tasdiki tarihinden başlayarak borçların taksitler halinde garameten ödenmesi olduğunu belirterek müvekkilleri bakımından geçici mühlet verilmesine, Mahkemece öngörülen gerekli tedbirlerin alınmasına, kesin mühlet verilmesine, akabinde konkordato talebinin kabulü ve tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemenin 21/03/2025 tarihli ara kararı ile, konkordato talep eden borçlu ... yönünden tefrik edilen dava ayrı bir esasa kaydedilmiş, işbu eldeki istinaf başvurusuna konu kararın borçlu şirkete ilişkin yapılan yargılama neticesinde verildiği anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; komiser heyeti tarafından düzenlenen raporlar ile, davacının konkordatoya tabi olan 16.375.169,81 TL tutarındaki alacağı %25 faiz eklemesi ile 20.468.962,26 TL tutarında ödemeyi teklif ettiği, konkordato ön projesine göre kaynakların faaliyetin devamıyla elde edilecek 11.644.000,00 TL kâr, alacaklardan yaplacak 12.562.000,00 TL tahsilat ve 2.504.000,00 TL stokların satışından elde edilecek tutarlardan oluştuğu, gelir tabloları incelendiğinde konkordato ön projesinde öngörülen 11.644.000,00 TL kâr tutarını gerçekleştirme ihtimalinin çok zayıf olduğu, alıcılar hesabında 2.782.000,00 TL mevcut olduğu, 31/03/2025 tarihli bilirkişi stok sayımına dayalı raporda stokların mevcut olmadığı, bu kapsamda davacının mevcut konkordato ön projesinde öngördüğü kaynakları sağlayabilecek kapasitesinin bulunmadığı ve borca batık da olmadığı gerekçelerine istinaden davanın reddi ile, davacı şirket hakkındaki geçici mühletin kaldırılmasına, komiser heyetinin görevine son verilmesine, hükümle birlikte konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Karar yasal süresinde konkordato talep eden borçlu şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir. Konkordato talep eden borçlu şirket vekili istinaf dilekçesinde; komiser heyetinin 10/04/2025 tarihli raporunda belirtilen borcun varlığı hususunda müvekkili şirkete ait ticari defter ve belgelerde inceleme yapılmadan bu borç ile ilgili olarak yapılan ödemelerin konkordato süreci bakımından aleyhe yorumlanmasının mümkün olmadığını, bu nedenle eksik araştırma yapıldığını, ilk derece mahkemesi hiçbir inceleme yapmadan müvekkili şirketin dürüstlük kuralına aykırı davranışlar sergilediğini ifade etmiş ise de, buna dair somut deliller ortaya konmadan bu yönde gerekçe oluşturulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, konkordato ön projesinde öngörülen 11.644.000,00 TL kâr tutarını gerçekleştirme ihtimalinin çok zayıf olduğuna yönelik tespitin üskünkörü şekilde yapılan bir incelemeye dayandığını, zira müvekkili şirketin araç sayısı, işçi sayısı ve sair diğer tüm özelliklerinin ön projede ifade edilen kârlılık tutarını gerçekleştirmek bakımından müsait olduğunu, bu hedefin afaki olmadığını, müvekkili şirketin geçmiş yıllardaki performansı ve kârlılık durumu dikkate alındığında gayet ihtiyatlı şekilde ortaya konmuş bir hedef olduğunu, karara dayanak 24/04/2025 tarihli komiser heyeti raporunun kendi içinde maddi hata ve çelişki barındırdığını, zira 2025 yılında geçici mühlet tarihine kadar şirketin 62.536.000,00 TL net satış tutarıyla 8.685.148,00 TL net kâr raporladığı, takip eden 5 gün için ise (31/03/2025 tarihine kadar) 3.064.000,00 TL net satışa karşılık 157.625,00 TL net kâr raporladığı açık olmasına rağmen 01/01/2025 - 31/03/2025 tarihleri arasında toplam 65.600.000 TL net satışa karşılık sanki sadece 157.000,00 TL net  kâr sağlamış gibi bir sonuca varıldığını, yine geçici mühlet tarihini takip eden 5 gün için şirketin toplam 3.065.000,00 TL net satışa karşılık 11.311.000,00 TL satış maliyeti raporladığı belirtilmiş ise de, söz konusu satış maliyeti miktarının 3. ayın tamamına ait olduğunu, muhasebesel kayıtlara tüm maliyetlerin ayın sonuna doğru yapılmasının işin doğasında ve uygulamasında olduğunu, konkordato başvurusu yapılmadan önce yoğun bir haciz ve alacaklı talebiyle karşılaşan müvekkili şirketin, bir kısım borçlarını ve özellikle banka kredilerini kapatmak için ekonomik ömrünü tamamlamış ve yoğun bakım ve işletme masrafları yaratan bir kısım araçlarını satıp borçlarını ödediğini, aynı zamanda elde edilen paranın bir kısmı ile de, konkordato mühlet tarihi öncesine ait banka kredilerine ilişkin icra takip borçlarının ödenmesi amacıyla .. .'dan alınan borcun ödendiğini, şirket hesaplarında haciz mevcut olduğundan... tarafından ödemelerin şirket yetkilisi ... hesabına gönderildiğini ve hesaba gelen bu para ile şirket borçlarının ödendiğini, bu hususa ilişkin dekontların ibraz edildiğini, banka kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadığını, dosyaya sunulan bilgi, belge ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadan komiser heyetinin sanki iyi niyetli bir durum yokmuş gibi bir raporlama yaptığını, iyi niyetle ve tamamen alacaklıların alacaklarına kavuşması ve şirketin ticari hayatına devam etmesi amacıyla girilen konkordato sürecinin hukuka aykırı komiser raporları ve araştırma yapmadan tesis edilen ilk derece mahkemesi kararı ile adeta yok edilme tehlikesi ile karşı karşıya bırakıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Talep, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.<br>Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu  vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, yetkili olan asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100  sayılı HMK'nun 74. maddesinde belirtilen şekilde borçlu şirkete ilişkin sunulan vekaletnamede konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Mahkemenin 21/03/2025 tarihli ara kararı ile, konkordato talep eden borçlu gerçek kişi yönünden davanın tefrik edilmesinden sonra 26/03/2025 tarihli tensip ara kararı ile, borçlu şirket hakkında 26/03/2025 tarihinden itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, 28/04/2025 tarihli duruşmada ise, açılan davanın reddi ile, borçlu şirket hakkındaki geçici mühletin kaldırılmasına, komiser heyetinin görevine son verilmesine, hükümle birlikte konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına dair karar verilmiş olup hüküm borçlu şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.Mahkemenin 27/03/2025 tarihli ara kararı ile; İİK'nun 286. maddesi gereğince davacı tarafından sunulan maddi duran varlıklar tablosunda ... plaka sayılı araçların davacıya ait olduğu yönünde mahkemeye verilen yanlış/yanıltıcı bilgiye istinaden bu hususta yazılı beyanlarını ve araçların satılmış olmaları halinde satıştan elde edilen gelirin ne şekilde kullanıldığına dair belgelerini ibraz etmek üzere bir haftalık kesin süre verilmiş,  belirtilen hususlarda inceleme yapılarak komiser heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir.Ara karar üzerine geçici konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 10/04/2025 tarihli raporda; ... plakalı aracın 06/03/2025 tarihinde 2.000.000,00 TL bedelle ... Oto Motorlu Araçlar ve Tic. Ltd. Şti'ye; ... plakalı aracın 10/03/2025 tarihinde 5.000.000,00 TL bedelle ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'ye; diğer 8 adet aracın ise 06/03/2025 tarihinde toplam 930.000,00 TL bedelle Yeni Malatya Adıyaman Elazığ Tunceli Nakliyat Ambarı San. Tic. Ltd. Şti'ye noter aracılığıyla satıldığı, araçların satışından elde edilen gelirlerin ne şekilde ödendiğine ilişkin yapılan inceleme ve değerlendirme kapsamında davacı vekili tarafından dekontlara göre araçların satışından öncesine ait toplamda 1.123.606,43 TL ödeme ibraz edildiği, araçların satışından sonrasına ait davacı vekili tarafından sunulan dekontlara göre ise toplamda 6.869.229,01 TL ödeme ibraz edildiği, Yapı ve Kredi Bankası aracılığıyla 07.03.2025 tarihli, 2.314.000,00 ödeme dekontuyla ... Bankası iban hesabına ... adına ödeme yapıldığı, ancak açıklayıcı bir bilgi bulunmadığı, şirket tarafından .... adına bu ödemenin hangi amaçla yapıldığı bilgisi mevcut olmadığı gibi şirket ticari defter ve belgeleri incelenemediğinden mezkur borcun varlığının tespit edilemediği, cari hesap ödemeleri içerisinde yer alan 10.03.2025 tarihli, 46.400,00 TL \".. . navlun ödemesi\" alacaklının alacak bakiyesi olmamasına rağmen ödeme yapıldığı, ...'a yapılan 2.314.000 TL ödeme ve araçların satışı öncesi yapılan toplam 1.123.606 TL ödemenin izaha muhtaç olduğu, vergi dairesine 67.247,72 TL ve SGK'ya 422.677,63 TL olmak üzere toplamda 489.925,35 TL borcun bulunduğu, 31.12.2024 tarihli bilançoda şirket ortağının şirketten alacaklı yada şirkete borçlu olmadığı, halihazırda tek ortaklı limited şirket şeklinde yapılanan şirketin sermayesinin 7 milyon TL olduğu ve tamamının ödenmiş durumda olduğu, 31.12.2024 tarihi itibari ile personele borcunun Aralık/2024 aylık tahakkuk borcuna ilişkin olduğu, güncel tarihi itibari ile personele borcunun bulunmadığının  ve kira borcunun olmadığının beyan edildiği, şirket ticari defter ve belgeleri incelenemediğinden mezkur borçların varlığının tespit edilemediği bildirilmiştir.Geçici konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 24/04/2025 tarihli raporda; borçlu şirketi temsil ve ilzama yetkili kişinin şirketin tek ortağı olan ... olduğu, borçlu şirketin 26.03.2025 tarihi itibari ile 62.536.652,46 TL net satış ve 8.685.148,37 TL dönem kârı raporladığı, takip eden 5 gün sonrasında düzenlenen 01.01.2025-31.03.2025 tarihleri arasında 3.064.000 TL artışla 65.600.000,00 TL net satış tutarı ve 157.625,00 TL net kâr raporladığı, 26.03.2025-31.03.2025 tarihleri arasındaki 5 günde 3.065.000 TL satış hasılatına rağmen 11.311.000,00 TL satış maliyeti raporladığı, 31.03.2025 tarihli gelir tablosu geçmiş yıllar net kârlarına bakıldığında daha gerçekçi olduğu, ancak 26.03.2025 tarihli gelir tablosunda gerçek maliyetlendirmenin yapılmadığının anlaşıldığı, 31.03.2025 tarihli bilanço doğrultusunda işletmenin devamlılığı esasına göre şirketin sermayesini tamamen kaybedip kaybetmediği ve borca batık durumda olup olmadığı hususunda yapılan inceleme neticesinde şirketin kaydi değerlere göre öz varlığının (+) 13.581.267,60 TL olarak hesaplandığı ve borca batık durumda olmadığı, 6102 sayılı TTK'nun 376/3 maddesinde belirtilen değerleme yöntemine göre (fiili rayiç durum) 31.03.2025 tarihli rayiç değer bilançosuna göre şirketin öz varlığının ise (+) 12.699.802,56 TL olduğu ve borca batık durumda olmadığı, konkordato ön projesinde yer verilen kaynaklar incelendiğinde, faaliyetin devamıyla elde edilecek 11.644.000,00 TL kâr, alacaklardan yapılacak 12.562.000,00 TL tahsilat ve 2.504.000,00 TL stokların satışından elde edilcek tutarlardan oluştuğu, gelir tabloları incelendiğinde konkordato ön projesinde öngörülen 11.644.000,00 TL kâr tutarını gerçekleştirme ihtimalinin çok zayıf olduğu, alıcılar hesabında 2.782.000,00 TL mevcut olduğu, 31.03.2025 tarihli bilirkişi stok sayımına dayalı raporunda stokların mevcut olmadığı, bu kapsamda şirketin mevcut konkordato ön projesinde öngördüğü kaynakları sağlayabilecek kapasitesinin bulunmadığı, kaynakların revize edilmediği sürece mevcut haliyle projenin gerçekleştirilebilir olmadığı bildirilmiştir.Konkordato talep eden borçlu, ön projede, faaliyetine devam etmek ve konkordatoyu başarılı kılmak için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını mutlaka açıklamalıdır. Bu çerçevede, ön projede, özellikle, konkordato mühleti içinde işletme sermayesinin nasıl sağlanacağı açık ve net bir şekilde gösterilmelidir. Öte yandan, alacaklılara ödeme yapılabilmesi için gerekli mali kaynağın nasıl elde edileceği açıklanmalıdır; bu çerçevede, ortakların yeni sermaye getirmeleri veya sermayeyi karşılıksız tamamlamaları, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, -güç olmakla birlikte- işletmenin bir bankadan kredi bulması gibi yöntemler ilk akla gelenlerdir (Yeni Konkordato Hukuku, Öztek.., sh.185).İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali \"konkordatonun başarı şansı\" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali \"konkordatonun başarı şansı\" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Bu durumlardan biri de aynı maddenin \"b\" bendinde; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir.Dosya kapsamından, borçlu şirketi temsil ve ilzama yetkili kişinin şirketin tek ortağı olan ... olduğu, şirketin sunulan ön projesine göre konkordatoya tabi borçlarını tasdik kararından itibaren bir defaya mahsus %25 faiz ile 18 ayda ödeyeceğini teklif ettiği, buna göre konkordatoya tabi borç tutarının %25 faizi ile 20.468.962,26 TL olarak gösterildiği, yine borçlu gerçek kişinin ise sunulan ön projesine göre şahsi borç tutarının 4.588.726,00 TL olarak gösterildiği ve borçların bir defaya mahsus %25 oranında faiz işletilerek tasdik kararından itibaren 18 taksit olacak şekilde ödeneceğinin teklif edildiği anlaşılmıştır.Somut olayda, komiser heyeti tarafından düzenlenen rapora göre, şirketin konkordato ön projesinde yer verilen kaynaklarının; faaliyetin devamıyla elde edilecek 11.644.000,00 TL kâr, alacaklardan yapılacak 12.562.000,00 TL tahsilat ve stokların satışından elde edilcek 2.504.000,00 TL tutardan oluştuğu, gelir tabloları incelendiğinde konkordato ön projesinde öngörülen 11.644.000,00 TL kâr tutarını gerçekleştirme ihtimalinin çok zayıf olduğu, alıcılar hesabında 2.782.000,00 TL mevcut olduğu, 31/03/2025 tarihli bilirkişi stok sayımına dayalı raporda stokların mevcut olmadığı, buna göre şirketin mevcut konkordato ön projesinde öngördüğü kaynakları sağlayabilecek kapasitesinin bulunmadığı ve mevcut haliyle projenin gerçekleştirilebilir olmadığı anlaşılmakla borçlu şirketin konkordato projesine bağlı hedeflerini tutturması, yasanın tabiriyle konkordatonun başarıya ulaşması imkanı bulunmadığından ve ayrıca borçlu şirketin kaydi ve rayiç değerlere göre borca batık olmadığı da dikkate alınarak Mahkemece kesin mühlete geçilmeden konkordato talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla borçlu şirket vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/281 Esas, 2025/387 Karar sayılı ve 28/04/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan borçlu şirket vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Borçlu şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/10/2025 <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"849b7c6f0d20d29c","SID":"4459978721beab9e"}}