{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1381 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1423<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2025/438 Esas, Derdest, Ara Karar <br>ARA KARAR TARİHİ: 28/08/2025<br>DAVA: Menfi Tespit-İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ: 30/10/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  taraflar arasında sözlü mutabakat ile 01.10.2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bir yıllık danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, aylık 40.000,00 TL + KDV ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının sözleşme imza aşamasında iken başlangıçta kararlaştırılanın aksine Ocak 2024 tarihinden itibaren 120.000,00 TL + KDV olmak üzere fahiş hizmet bedeli talep ettiğini, müvekkilinin 27.10.2023 tarihinde 40.000,00 TL ve 05.04.2024 tarihinde 60.000,00 TL olmak üzere davalıya avans ödemeleri yaptığını, davalının 30.09.2024 tarihinde sözleşmeyi sonlandırdığını, daha sonra 23.12.2024 tarihli 1.476.000,00 TL e-arşiv faturası ile 23.12.2024 tarihli 340.517,25 TL bedelli e-arşiv faturasını müvekkiline 06.01.2025 tarihinde e-posta ile ilettiğini, bu faturaların ayrıca 07.01.2025 tarihli noter ihtarlarıyla müvekkilinin UETS adresine tebliğ edildiğini, müvekkilinin hibe tutarının %10 u + KDV  başarı primi konusunda da davalıya bir taahhüdünün olmadığını, bu faturalara 13.01.2025 tarihli noterden gönderilen ihtarlarla itiraz edilerek davalıya iade edildiğini, ancak davacı tarafından yeniden fatura bedellerinin ödenmesi yönünde noterden ihtarlar gönderildiğini, bu aşamada sözleşmede olmamasına rağmen aylık 60.000,00 TL + KDV olacak şekilde davalıya 01.01.2024-01.09.2024 tarihleri arasındaki hizmetler için 11.02.2025 tarihinde 560.000,00 TL iyiniyetle ödeme yaptıklarını, böylece toplamda davalıya  660.000,00 TL ödeme yaptıklarını, 12.02.2025 tarihinde davalıya ihtar göndererek aylık  60.000,00 TL + KDV üzerinden fatura keşide etmeleri halinde KDV bedelinin de ödeneceğinin bildirildiğini, ancak davacının iade edilen faturalar nedeniyle icra takibi başlattığını, icra takibine itiraz süresinin kaçırılması nedeniyle takibin kesinleştiğini, davalının haciz işlemlerine başladığını, takipte davalıya yapılan toplam 660.000,00 TL ödeme bedeli mahsup edilmeden ve faiz işletilerek ödeme emri gönderildiğini, daha sonra haciz baskısı nedeniyle İstanbul 4 ATM 2025/213 d. İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, mahkemece 21.04.2025 tarihli ara karar ile dosyaya yatan paranın alacaklıya ödenmemesine şeklinde tedbir kararı verildiğini, tedbir kararından sonra arabuluculuk sürecinin işletilmesinin ardından yasal sürede menfi tespit davası açtıklarını, bu davada gerekli teminat karşılığında icra takibinin durdurulması ve takibe konu borç kalemlerinden sorumlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/04/2025 tarih, 2025/213 D.İş sayılı kararının incelenmesinde; 1- İcra takibinin durdurulmasına ilişkin istemin İİK Md. 72/3 birinci cümle uyarınca REDDİNE, 2- İİK Md. 72/3 son cümlesine göre  İstanbul 27. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibe konu alacağın takdiren %20'si kadar nakit teminat (279.158,87 TL) yatırıldığında veya bu değerde banka teminat mektubu ibraz edildiğinde icra veznesine yatan borca ilişkin paranın alacaklıya ihtiyati tedbir yolu ile ÖDENMESİNİN ENGELLENMESİNE, şeklinde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkemece verilen 30/06/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının devamına ilişkin ara kararda; 1-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/213 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden verilen İHTİYATİ TEDBİR KARARININ DEVAMINA, 2-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/213 Değişik İş sayılı dosyasında bulunan 21/04/2025 tarihli, 279.158,87 TL bedelli teminat mektubu aslının dosya arasına alınmasına, 3-6100 sayılı yasanın 397/2. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararının etkisinin, nihai kararın kesinleşmesine kadar devamına, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.Daha sonra davalı vekili tarafından ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmiştir.İhtiyati tedbire itiraz eden vekili 27.07.2025 tarihli itiraz ve cevap dilekçesinde özetle; somut olayda, davacı tarafın borçlu olmadığı iddiasının tamamen mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin haklı alacaklı pozisyonunun kesinleşen icra takibi ile ve sözleşme bedelinin eksik ödenmesi ile sabit hale geldiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, ancak davacının aylık hizmet bedellerini ve başarı primini ödemediğini belirterek davanın reddi gerektiğini ve ayrıca ihtiyati tedbir talebi konusunda  davacının yaklaşık haklılık şartını yerine getiremediğini, kesinleşmiş bir icra takibinde, borçlu aleyhine uygulanacak cebri icra işlemlerinin, hukukun olağan bir sonucu olduğunu, başlı başına telafisi güç bir zarar teşkil etmeyeceğini, davacının herhangi bir somut zarar tehlikesi belirtmediğini, müvekkilinin kesinleşmiş alacağını geciktirerek müvekkilini daha da zarara uğratma amacı taşıdığını, kesinleşen bir icra takibine karşı ihtiyati tedbir kararı verilmesinin, icra hukuku sistematiğini bozarak alacaklıların haklarını keyfi olarak askıya alacağını, bu nedenle davacının ihtiyati tedbir talebinin herhangi bir teminat karşılığı dahi olsa reddi gerektiğini belirterek davacının, kesinleşmiş icra takibini durdurmaya yönelik haksız ve hukuka aykırı ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece 28.08.2025 tarihli ara karar ile;  somut durumda, davacı vekili tarafından icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, İcra İflas Kanununun İİK. Md. 72/3 son cümlesi gereğince icra takibi başladıktan sonra açılan menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir yolu ile takibe konu alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat yatırıldığında veya bu değerde banka teminat mektubu ibraz edildiğinde icra veznesine yatan borca ilişkin paranın alacaklıya ihtiyati tedbir yolu ile ödenmesinin engellenmesine şeklinde düzenleme olduğundan kanun maddesine uygun İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/213 D.İş sayılı dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğu, yasada belirtilen koşullara uygun olmasından dolayı ve yine mevcut dosyada herhangi bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.\t\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; ilk derece mahkemesinin, İİK m. 72/3'ü yorumlarken HMK m. 389'da aranan \"yaklaşık ispat\" koşulunu göz ardı ettiğini, yaklaşık ispatın dosya kapsamında sağlanamadığını, somut olayda, davacı tarafın borçlu olmadığı iddiasının tamamen mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin haklı alacaklı pozisyonunun kesinleşen icra takibi ile ve sözleşme bedelinin eksik ödenmesi ile sabit olduğunu, kaldı ki, dava dilekçesinde davacı tarafça hizmet alınmadığı yönünde hiçbir iddiada bulunulmadığını, davacının borçlu olmadığına dair iddiasını destekleyecek tek bir somut delil dahi sunamadığını, aksine davacının bizzat dava dilekçesinde müvekkilinden hizmet aldığını ikrar ettiğini, müvekkilinin alacağının taraflar arasındaki yazışmalar, kesilen ve ticari defterlere kaydedilen faturalar ve en önemlisi kesinleşmiş bir icra takibi ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin, davacıya karşı sözleşmeden doğan tüm edimlerini eksiksiz ve başarılı bir şekilde ifa etmiş olmasına rağmen, hak ettiği hizmet bedelini ve başarı primini alamadığını, tedbir kararının müvekkilinin ticari faaliyetlerini zora sokarak zararını artırdığını belirterek istinaf taleplerinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararına itirazlarının kabulüne karar verilerek İstanbul 20. Ticaret Mahkemesi 2025/438 E. sayılı dosyası üzerinden verilen 27/08/2025 tarihli ara kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dava; İcra İflas Kanunun 72. maddesi gereğince açılmış olan menfi tespit davasıdır.İlk derece Mahkemesinin 28.08.2025 tarihli ara kararı ile İİK. 72/3. maddesine göre, ihtiyati tedbir yolu ile takibe konu alacağın takdiren %20'si kadar nakit teminat  yatırıldığında veya bu değerde banka teminat mektubu ibraz edildiğinde icra veznesine yatırılacak borca ilişkin paranın alacaklıya ödenmesinin engellenmesine ilişkin başka mahkemeden verilen tedbir kararının devamına karar verilmiş olup bu karara davalı vekilinin itirazı üzerine yapılan mürafaa duruşması sonrasında davalı vekilinin tedbire itirazının reddine karar verilmiştir.Tedbir kararına itirazın reddi kararı, yasal süresinde davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İcra İflas Kanunun 72. maddesinin üst başlığı, menfi tespit ve istirdat davalarıdır. 72/1. fıkrasında; borçlunun icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının ispatı için menfi tespit davası açabileceği belirtilmiştir. İİK 72/3. fıkrası ise; \"İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.\" hükmünü düzenlemektedir. Davacı taraf, anlaşmaya aykırı olarak aylık hizmet bedelinin fahiş oranda artırıldığını, anlaşmada başarı primi ödenmesi konusu olmamasına rağmen bu bedelin talep edilmesinin de haksız olduğunu ileri sürerek menfi tespit davası ile birlikte ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur.Davalı tarafından ise, edimlerin eksiksiz yerine getirilmesine rağmen davacı tarafından aylık hizmet bedelleri ile başarı primlerinin ödenmediği savunularak ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talep edilmiştir. İstanbul 27. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; 01.07.2025 tarihli iki adet faturai ihtar giderleri ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.395.794 TL üzerinden 28.03.2025 tarihinde takip başlatıldığı, yasal süresinde takibe itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. Her iki taraf da delil olarak taraflar arasındaki sözleşme taslağına, e-posta ve whatsapp yazışmalarına, ödeme belgelerine ve ihtarlara dayanmıştır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır.Davacı tarafından icra dosya kapak hesabına göre icra dosyasına borcun tamamının depo edildiği, aynı zamanda mahkeme veznesine teminatın yatırıldığı görülmüştür. Somut davada HMK'ya göre özel kanun niteliğinde olan İİK'nın 72/3 maddesi uygulanması gerekmektedir. Buna göre somut davada, icra takibine girişildikten sonra menfi tespit davası açıldığı anlaşılmakla, İlk derece Mahkemesince, İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca, %20 teminat karşılığında icra veznesine girecek paraların takip alacaklısına ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine dair karar verilmiştir. Bu fıkra uyarınca, borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere -teminatın miktarının takdirinin Mahkemeye ait olduğu- göstereceği teminat karşılığında, Mahkemeden, ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesine girecek paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği nazara alındığında tedbirin devamına ilişkin verilen karar, davalı itirazının reddine yönelik tesis edilen ara karar yerinde olduğundan davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine ilişkin mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmekle davalı tarafın istinaf başvurusu yerinde değildir.Açıklanan sebeplerle ilk derece mahkemesince tesis edilen tedbire itirazın reddine ilişkin ara karar usul ve yasaya uygun olduğundan  davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/438 Esas, Derdest dava dosyasında verilen 28/08/2025 tarihli ara kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince davalı  vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalı  tarafından yapılan  istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f maddeleri gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/10/2025\t\t\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86328a4ac722364a","SID":"188c89c7a577ed83"}}