{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/937 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1792<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/231 E.  2023/243 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 12.12.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12.12.2025<br>\t<br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.03.2023 gün ve 2022/231 E. 2023/243 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için  üye ...... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, müvekkili ... Şirketi'nin maliki olduğu, ...’ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile...’nun maliki ve sürücüsü olduğu... plaka sayılı aracın 21/09/2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazanın meydana gelmesinde... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın davalı .... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalı bulunduğunu, müvekkiline ait aracın kusursuz olmasına rağmen davalı sigortalısının kusurlu davranışı sonucu araçta maddi hasar meydana geldiğini, aracın kasko kapsamında tamir edilerek 22.405,28-TL onarım bedeli oluştuğunu, aracın henüz 12.336 km’de olması, hasarsız ve piyasa rayicinin yüksek bulunması nedeniyle Yargıtay kriterlerine göre 50.000,00-TL değer kaybına uğradığını ve bu hususun bilirkişi incelemesiyle tespit edileceğini, davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti çerçevesinde zarardan sorumlu olduğunu, 21/01/2022 tarihinde yapılan başvuruya süresinde cevap verilmediğini, 7155 sayılı Kanun kapsamında arabuluculuğa gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, başvuru ve arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kalması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL değer kaybının kaza tarihi olan 21/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı sigorta vekili, davacının değer kaybı talebinin dayanağının müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalı... plakalı araç olduğunu, ancak davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, KTK m.110 gereğince yetkili mahkemenin davalı şirket merkezinin bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, ayrıca değer kaybı talebinin yeni trafik sigortası genel şartlarına göre teminat dışı kaldığını, Hazine eksperi tarafından düzenlenen 16/02/2022 tarihli raporda değer kaybı bulunmadığının tespit edildiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davanın HMK m.107’ye aykırı şekilde belirsiz alacak davası olarak açıldığını, davacının talep miktarını belirleyebilecek halde olduğunu ve davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek üzere sigorta şirketinin yalnızca kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulabileceğini, kusur durumunun ATK raporuyla tespitini talep ettiklerini, genel şartlar gereği teminat kapsamının gerçek zarar ile sınırlı olduğunu ve hesaplamaların yürürlükteki genel şartlara göre yapılması gerektiğini, ekspertiz ücretinin sigorta şirketine yüklenemeyeceğini, faiz talebinin ancak dava tarihinden itibaren geçerli olabileceğini belirterek davanın, öncelikle yetki yönünden, ayrıca teminat dışı olması, belirsiz alacak niteliği taşımaması ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedenleriyle reddine; aksi halde müvekkilin yalnızca poliçe limitiyle ve faizden dava tarihinden itibaren sorumlu tutulmasına, masraf ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kazanın sinyalizasyon bulunmayan kontrolsüz kavşakta meydana geldiği, bu tür kavşaklarda kavşağa ilk giren aracın geçiş hakkına sahip olduğu, kaza sonrası araçlarda oluşan hasar noktalarının da bu tespiti desteklediği, davacıya ait ... plakalı aracın kavşağa önce giriş yaptığı ve geçişini tamamlamak üzere olduğu sırada, davalı sigortalısına ait... plakalı aracın sağ ön kısmıyla davacı aracının sol arka yan bölümünden çarptığının fotoğraflar ve teknik değerlendirme ile sabit olduğu, bu durumun davalı sigortalısının kavşakta geçiş hakkı bulunan araca geçiş üstünlüğü tanımadığını gösterdiği, alınan bilirkişi raporunda davalı sigortalı sürücünün 2918 sayılı KTK’nın 57. maddesini ihlal etmek suretiyle tamamen kendi sevk ve idare hatasıyla kazaya sebebiyet verdiğinin, davacı sürücüsünün ise kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının tespit edildiği, kaza sonrası aracın kasko poliçesi ile onarılmış olmasının değer kaybı hakkını ortadan kaldırmadığı, Yargıtay kriterlerine göre yapılan hesaplamada davacı aracında 80.605 TL değer kaybının bulunduğu, davacının sigorta şirketine 28.01.2022 tarihinde başvurduğu, KTK 97. maddesi gereği tanınan 15 günlük sürenin sonunda sigortacının 13.02.2022 tarihinde temerrüde düştüğünün belirlendiği gerekçeleriyle davacı vekilinin ıslah talebi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili istinaf başvurusunda; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu kazaya ilişkin kusur değerlendirmesinde çelişkiler bulunduğunu, SBM sistemi üzerinden atanan eksper incelemesinde davacı aracının %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen alınan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğunu, bu iki tespit arasında giderilmesi gereken açık bir çelişki oluştuğunu, doğru ve geçerli kusur belirlemesinin ancak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin genişletilmiş heyeti ile Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmasıyla yapılabileceğinin ileri sürüldüğünü, değer kaybına ilişkin hesaplamanın hatalı ve fahiş olduğunu, davacı aracının 25.978,40 TL tutarında mini onarım kapsamında tamir edildiğinin, bu tür onarımların değer kaybına yol açmadığının, nitekim Hazine Bakanlığı’na bağlı eksper tarafından düzenlenen 16.02.2022 tarihli raporda davacı aracında değer kaybı bulunmadığının tespit edildiğini, genel şartlar gereğince mini onarımla giderilebilen hasarlara ilişkin değer kaybı taleplerinin teminat dışında olduğunun görüldüğünü, ayrıca mahkemece avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin ticari bir iş niteliği taşımadığını, talebin haksız fiilden kaynaklandığını ve bu nedenle uygulanması gereken faizin yasal faiz olması gerektiğinin savunulduğunu belirterek, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini, karar verilinceye kadar icranın geri bırakılmasını ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>\tGEREKÇE : Dava, değer kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tTrafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren işletenler hem de ZMSS şirketi sorumludur.<br>\tAnayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90. maddesinin 1. cümlesindeki '\"..ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...\" ibaresi ve 2. cümlesindeki \"...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğün durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18. maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır. Yargıtay uygulamasına göre değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.(Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 25/03/2022 tarih 2021/21522 Esas 2022/5913 Karar sayılı ilamı) <br>\tSomut uyuşmazlıkta mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda Yargıtay uygulamasına göre aracın kaza öncesi ve sonrasındaki piyasa rayiçlerine dair herhangi bir araştırma yapılmaksızın genel şartlara göre hesaplama yapılması doğru olmayıp, her ne kadar değer kaybı hesaplamasına esas alınan yönteme dair açık bir itiraz ve istinaf başvurusu bulunmamakta ise de 6100 sayılı HMK'nın 33/1.maddesi uyarınca, \"Hâkim, Türk hukukunu resen uygular\"  hükmü uyarınca zararın haksız fiil hükümlerine ve Yargıtay uygulamasına göre tespit edilerek kazanılmış haklar da gözetilerek davacının maddi zararının belirlenmesi hususunda ek rapor veya yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiği halde uygulama olanağı bulunmayan genel şart hükümlerine göre değer kaybı zararı hesaplaması yapılması yerinde görülmemiştir.<br>\tDavalı vekilinin kusur dağılımına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; Dava konusu trafik kazasıyla ilgili olarak kaza tespit tutanağının her iki araç sürücüsü tarafından anlaşmalı olarak düzenlendiği, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden celp edilen dava konusu trafik kazasına ilişkin oluşturulmuş Tramer kusur değerlendirmesinde kazaya karışan her iki araç sigorta şirketinin ittifakla kazanın  davacıya ait ... plaka sayılı aracın %100 kusuruyla meydana geldiği, davalının sigortalısı... plaka sayılı araca ise kusur verilmediği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise kazanın... plaka sayılı araç sürücüsünün kural ihlaliyle meydana geldiği, davacıya ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise kazanın oluşumuna etken kural ihlali bulunmadığı yönünde kanaat bildirildiği ve mahkemece raporda gösterilen kusur dağılımının hükme esas alındığı görülmüştür. <br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 81.maddesi uyarınca yalnızca maddi hasara yol açan trafik kazalarında tarafların kazanın oluş şekline dair anlaşarak kaza tespit tutanağını  doldurmaları halinde sigorta şirketlerinin sorumlu oldukları kusur oranı Tramer nezdinde belirlenmektedir. Tramer kayıtlarına göre belirlenen kusur oranları ile mahkemece alınan bilirkişi raporunda gösterilen kusur dağılımı arasında çelişki bulunması halinde bu çelişkinin giderilmesi gerekmektedir.(Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/04/2025 Tarih 2025/2840 Esas 2025/5444 Karar sayılı ilamı)<br>\tSomut uyuşmazlıkta Tramer'de oluşturulan kusur dağılımı ile ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu arasında  kusur dağılımı yönünden açık bir çelişki bulunduğu ve davalı vekilinin bu hususta bilirkişi raporuna karşı süresi içerisinde itirazda bulunduğu da dikkate alınarak mahkemece üniversite öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi heyeti veya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınacak rapor ile dosyada mevcut Tramer kaydı, kaza tespit tutanağı ve kusur raporundaki tespitler de irdelenmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken  eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. <br>\tKabule göre de,  mahkemece hüküm altına alınan tazminat miktarına temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmiş ise de dosyada mevcut araç ruhsat kayıtlarında davalının sigortalısı olan aracın kullanım amacının \"Yük Nakli-Hususi\" olarak kayıtlı olduğu, aracın ticari amaçlı kullanıldığına dair bir delilin dosya kapsamına yansımadığı dikkate alındığında zararın ticari amaçlı kullanım sırasında meydana gelmiş olduğu ispat edilemediğinden faiz türü olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde avans faizine hükmedilmiş olması da yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 08/07/2021 tarih  2021/2538 Esas 2021/4375 Karar sayılı ilamı)<br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. \t\t\t\t\t<br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.03.2023 gün ve 2022/231 E. 2023/243 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\t5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2025<br>\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"57e5c88208f97fd7","SID":"27d1290e39ba01e9"}}