{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İZMİR <br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2023/972 <br>KARAR NO\t: 2025/991<br>DAVA\t: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ: 26/10/2020<br>KARAR TARİHİ: 07/11/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde, Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde;müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olup 25/09/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısına katıldığını, toplantıda gündem olarak belirlenen yönetim kurulunun ibrası, yeni dönem bütçe kararlaştırılması yönetim kurulu seçimi gibi kararların alındığını müvekkilinin alınan kararlara red oyu verdiğini itirazlarını belirttiğini müvekkilinin itiraz ettiği kararların oy çokluğuyla alındığını, müvekkilinin 25/09/2020 tarihinde yapılan toplantıda  alınan kararlara karşı iptal davası açmak istediğini ancak genel kurul toplantı tutanaklarının tebliğ edilmesinin beklediğini, kooperatif genel kurul kararlarının henüz müvekkiline tebliğ edilmediğini yasal süresi içerisinde dava açma zorunluluğu mevcut olduğu için dava gerekçelerini ayrıntılı olarak genel kurul kararlarının müvekkiline tebliği ile bildirmek üzere bu davanın açıldığını ileri sürerek, usul ve yasaya aykırı olan 25/09/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde;dava dilekçesinde hiçbir vakıa gösterilmeden deliller somutlaştırılmadan dava ikamet edilmiş olması sebebiyle yasal dayanaktan yoksun davanın esasa girilmeden reddinin gerektiğini, bunun yanı sıra genel kurul kararlarına muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmediği bu nedenle dahi davanın reddi gerektiğini davanın yasal 1 aylık sürede açılmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İş bu dava ile davalı ... Kent Konut Yapı Kooperatifinin 25/09/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının iptali talep edilmiş olup, Kooperatifler Kanunu 53 maddesine göre yasal 1 aylık süre içerisinde davanın açıldığı davalının davanın süresinde açılmadığı itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. <br>HMK 119/1-e maddesinde \"davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin\" dava dilekçesinde yer alması gereği ortaya konulmuştur. HMK 119/2 maddesine göre bu konudaki eksiklik tamamlanması için davacıya süre verilmesini gerektirir eksikliklerden değildir.<br>Dava dilekçesinde; davacı taraf iddialarını dayandırdığı hiçbir vakıa bildirmemiş yine HMK 119/1-f maddesine göre her bir vakıanın hangi delille ispat edileceğini ortaya koymamıştır.<br>Dava dilekçesinde davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açıkça özetlerinin yazılması gerekir. Burada söz konusu olan vakıalar dava dilekçesindeki talep sonucunun dayanağı olan ve talep sonucunu haklı göstermeye elverişli bulunan vakıalardır. Bu vakıalar maddi bir fiil olabileceği gibi hukuki bir işlemde olabilir. Hakim uyuşmazlığının aydınlatılmasını zorunlu kıldığı durumlarda maddi veya hukuki açıdan belirsiz yada çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilir. Ancak açıklama yaptırabilme dava dilekçesinde bildirilmiş olan vakıalar için söz konusudur. Dava ve yazılı yargılamanın uygulandığı hallerde cevaba cevap dilekçesinde gösterilmeyen bir vakıa açıklama yaptırma veya açıklama yapma bahanesiyle sonradan ileri sürülemez. Hakim davacının dava dilekçesinde ve yazılı yargılama usulünün uygulandığı cevaba cevap dilekçesinde bildirdiği vakıalara bağlı olup davacının bildirmediği vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatacak hallerde dahi bulunamaz. (HMK 25/1) Yani dava dilekçesinde vakıaların eksik olması halinde bunların tamamlatılması veya açıklama altında ikmali mümkün değildir. Ancak davalının rızası veya ıslah ile vakıalar değiştirilebilir.<br>Davamızda dava dilekçesinde davacının hangi vakıaya dayandığına yer verilmemiştir. Davacı vekili genel kurul tutanağının kendilerine tebliğinden sonra dayandıkları vakıaları açıklayacaklarını bildirmiştir. Kooperatif genel kurul tutanaklarının (ortaklıktan çıkartma halinde ilgili ortağa tebliği dışında) ortaklara tebliğini gerektirir yasal bir zorunluluk bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacı vekilinin genel kurul tutanağının kendilerine tebliğ edilmediğinden vakıaları bildiremediklerini, genel kurul tutanağının tebliğinden sonra bildirecekleri yönündeki talep ve beyanı yasaya uygun bulunmamıştır. Davalı taraf açıkça vakıaların bildirilmemesine itiraz etmiştir. Kararın verildiği tarihe kadar davacı tarafın vakıalar konusunda bir ıslah talebi de olmamıştır. <br>Mahkememizce önceki yargılamada 05.02.2021 tarihinde, dava dilekçesinde vakıaların gösterilmemiş olması ve bu hususun tamamlanabilecek türde bir eksiklik olmadığı değerlendirilmekle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Karar davacı vekilince istinaf edilmiş olmakla, İzmir BAM 11. ... ... Esas ... karar sayılı 06.12.2023 tarihli kararı ile ''...dava dilekçesi incelendiğinde, davacı vekilince özellikle dilekçenin neticei talep kısmında açıkça; usul ve yasaya aykırı olan 25.09.2020 tarihli davalı S.S.... Yapı Kooperatifi Genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakla, bu durumda Mahkemece yapılacak iş, davacı tarafa HMK'nın 31. Maddesi uyarınca \"uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili görülen hususlar hakkında, açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir.\" yönündeki yasal düzenleme gereğince, gerektiğinde öncelikle davalı kooperatifin tüm defter ve kayıtları ile iptali talep edilen genel kurul toplantı ve karar tutanağı getirtilerek, davacı vekiline dava dilekçesini açıklattırmak suretiyle, talebini somutlaştırmasının istenmesi, sonrasında kooperatifler hukuku alanında uzman bilirkişiden yerinde inceleme yapmak ve örnek alma yetkisi de verilerek, kooperatifin tüm defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, alınacak rapora göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın esastan reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş, bu gerekçeyle haklı ve yerinde görülen davacı vekilinin istinaf itirazının kabulü ile HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmış ve mahkememizin ... Esasına kaydedilmiştir. <br> İzmir BAM 11. ...'nin 06/12/2023 tarih ve ... Esas... Karar sayılı ilamı gereğince davacı vekiline dava dilekçesinde iptalini istedikleri her bir genel kurul kararının iptali nedenlerini, davasını açıklaması, talebini somutlaştırması konusunda süre verilmiş, davacı vekilince 22.12.2023 tarihli dilekçesi ile açıklamada bulunmuştur. <br>Kooperatif alanında uzman bilirkişiden kooperatife ait tüm defter ve kayıtlar üzerinde İzmir BAM 11. ... kararı gereğince inceleme yaparak, uyuşmazlık  hususlarında tarafların iddia ve savunmaları gözetilerek, rapor alınmasına karar verilmiştir. <br>Bilirkişi Kooperatif Konusunda Uzman ... 25.02.2025 tarihli raporunda, davacının, dava konusu genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptal edilmesini istediği, davacının talebinin kabul edilebilmesi için alınan kararların Yasa ve Ana Sözleşme hükümleri ile iyi niyet esaslarına aykırı olduklarının net bir şekilde ortaya konulmasının gerektiği, genel anlamda, gösterilen gerekçelerin, böyle bir kabul için yeterli olmadığı sonucuna varılmış ise de, mahkemece davacı tarafın gösterdiği bazı gerekçelerle ilgili ileri bir inceleme yapılmasına gerek görüldüğü takdirde, davalı kooperatife ait defter ve kayıtların inceleme için hazır edilmesinin gerektiği belirtilmiştir. <br>1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 53. Maddesi uyarınca, ''Aşağıda yazılı kimseler kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1-Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri'' şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Toplanan tüm deliller karşısında, davacı ...'ün davalı kooperatif ortağı olduğu, davalı tarafça da kabul edilmekle taraflar arasında bu konuda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı işbu davayı kooperatif ortağı olarak açmıştır. Kooperatifler Kanununun 53. Maddesi ve Ana Sözleşmenin 38. Maddesine göre kooperatif ortaklarının genel kurul toplantısına katılıp karara muhalif kalmak ve muhalefet şerhini toplantı tutanağına yazdırmak sureti ile genel kurul kararlarının iptali için dava açma hakkı tanınmıştır. Davacı ... iptali istenen 25.09.2020 tarihli genel kurul toplantısına katılmıştır. Davalı kooperatifin 64 ortağı bulunmaktadır. İptali istenen genel kurula ilişkin çağrı yazılarının 28 ortağa ... kanalı ile 35 ortağa ise imza karşılığında elden tebliğ edildiği, genel kurul toplantısına 64 ortağın 17'sinin bizzat katıldığı, 14 ortağın ise vekaleten temsil edildiği anlaşılmaktadır. 31 ortağın katılımı ile toplantının açılmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Gündem maddelerinin görüşülmesine geçildikten sonra yeni katılanlar olduğu katılan ortak sayısının 37'ye yükseldiği tespit edilmiştir. <br>Davacı, dava konusu genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptal edilmesini istemektedir. Davacı ... dava konusu genel kurul toplantısına katılarak, genelde tüm kararlarda ret oyu kullanmıştır. Ret oyu kullananların isimlerinin tutanağa yazılmadığı, davacının olumsuz oy kullanıp kullanmadığı konusunda bir tespit ve değerlendirme yapılmamış ancak, davacının genelde muhalif bir tutum sergilediği anlaşılmaktadır. Genel kurul tutanağının düzenlenmesinin, Başkanlık Divanı ile Bakanlık Temsilcilerinin sorumluluğunda olduğu, dolayısı ile ret oyu kullananların isimlerinin tutanağa yazılmamasının sorumluluğunun davacıya yüklenemeyeceği, bu nedenlerle davacı ...'ün, tüm kararlarda olumsuz (ret) oy kullandığı değerlendirilmiştir. Genel kurulda alınan kararlara muhalefet şerhi konulmadığı görülmüş, ancak davacı taraf bunun aksini, yani kararlara muhalefet şerhi konulduğunu iddia etmektedir. Divan Başkanı tarafından, kararlara itiraz eden ve şerh koymak isteyen ortak olup olmadığı sorulmuş, itiraz eden ve şerh koymak isteyen olmadığı hususunun toplantı tutanağına kayıt edildiği belirlenmiştir. Esasen davacının genel kurulda alınan tüm kararların iptali talebinin kabul edilebilmesi için alınan kararların Yasa ve Ana Sözleşme hükümleri ile iyi niyet esaslarına aykırı olduklarının net bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Davacı tarafça gösterilen gerekçelerin kabul için yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı tarafça 25.09.2020 tarihinde yapılan genel kurulda alınan tüm kararların iptalinin istendiği, Kooperatifler Kanununun 53. Maddesinde, toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten ortakların dava açabileceği hükmüne yer verilmiştir. Davacının iptalini istediği genel kurula katıldığı, tüm kararlara ret oyu kullandığı ancak, genel kurulda alınan kararlara muhalefet şerhi konulmadığı görülmektedir. Davacının ret oyu kullandığı ve iptalini istediği kararlara muhalefet şerhi koydurmadığı görülmektedir. Davacı her ne kadar dava dilekçesinde ret oyu kullandığı kararlara itiraz ettiğini belirtmiş ise de, divan başkanı tarafından kararlara itiraz eden ve şerh koymak isteyen olup olmadığı hususu toplantıda sorulmuş, itiraz eden ve şerh koymak isteyen olmadığı hususu toplantı tutanağına kayıt altına alınmıştır. Böylece davacının iptalini istediği kararlarda muhalefet şerhi bulunmadığından, dava açma hakkının olmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararlarının iptali istendiğinden, davacı tarafça  iptalini istediği genel kurulta alanın kararların Yasa ve Ana Sözleşme hükümleri ile iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddia ve ispat edilmediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. <br> H Ü K Ü M\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Karar tarihi itibarı ile alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 54,40-TL harcın düşümü ile bakiye 561,00-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre  takdir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE,<br> Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/11/2025<br>Başkan ...<br> ✍e-imzalı <br>Üye ...<br> ✍e-imzalı <br>Üye ...<br> ✍e-imzalı <br>Katip ...<br> ✍e-imzalı <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6549f0daad531f43","SID":"bf051cc14191a53a"}}