{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1223 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1361<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 23/01/2025<br>NUMARASI\t: 2024/746 Esas, 2025/72 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat) <br>KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi ...'ın 18.08.2015 tarihinde iş kazası geçirdiğini, bunun üzerine SGK tarafından ...'a yaptığı ödemeler için müvekkili şirket aleyhine Ankara 41. İş Mahkemesi 2019/65 E. 2022/183 K. sayılı dosyası ile dava açıldığını, Mahkemece yargılama sonunda 104.962,66 TL peşin sermaye değeri ile 2.292,04 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmesine karar verildiğini, istinaf incelemesi sonucunda mahkeme kararının kesinleştiğini, SGK tarafından Ankara 20.İcra Müdürlüğü( İcra müdürlüklerinin birleşmesi sebebiyle 3. Genel İcra Müdürlüğü) ... E. sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin haciz baskısıyla 26.05.2022 tarihinde dosya borcu olan 205.300,00 TL'yi ödemek zorunda kaldığını, SGK tarafından başlatılan icra takibi sebebiyle yaptıkları ödemeden davalı tarafın poliçede yazılı teminat limiti ile sorumlu olduğunu, tüm bu sebeplerle icra dosyasına ödenen 205.300,00 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte 03.12.2014 tarihli işveren sorumluluk poliçesi kapsamında TTK'nın 1482. maddesi uyarınca davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, dosyaya konu olan ödemenin 26.05.2022 tarihinde sigortalı tarafından yapıldığını, ödemenin üzerinden 2 yıllık rücu zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunu, işçinin geçirdiği iş kazası sebebiyle Van. 1. İş Mahkemesi 2016/760 E. 2016/712 K. sayılı dosya ile açılan dava nedeniyle davacıya 09.01.2017 tarihinde 63.750,00 TL ödeme yapıldığını, SGK tarafından iş göremezlik ve tedavi harcamalarının rücusu amacıyla davacıya gönderilen borç bildirimine istinaden yine davacıya 05.11.2018 tarihinde 21.491,00 TL ödeme yapıldığını, mükerrer taleplere muvafakat etmediklerini, teminat poliçenin üst limit ile sınırlı olduğunu, yapılan ödemelerin dikkate alınarak varsa dahi sorumluluğun bakiye limit ile sınırlı olduğunu, poliçede sigortalı olarak yalnızca davacının bulunduğunu alt işverene düşecek sorumlulukların teminat kapsamı dışında olduğunu, ayrıca faiz ve ferilerin tamamının kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; somut olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresinin gerek TTK'nın 1420.maddesi gerekse TBK'nın 73.maddesi uyarınca 2 yıl olduğunu, zira davacının, dava dışı işçiye ödediği bedelden sigorta sözleşmesi gereği davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik eldeki davayı açtığını ve alacağın ödeme yapıldığı anda muaccel hale geldiğini, bu nedenle zamanaşımı süresinin davacı tarafça icra dosyasına yapılan ödeme tarihleri itibariyle hesap edilmesi gerektiğini, davacı tarafından icra dosyasına 26/05/2022 tarihinde ödeme yapıldığını, işveren sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsil istemiyle 06/06/2024 tarihinde arabulucuya başvuru yapıldığını, arabuluculuk sürecinin 18/07/2024 tarihinde son bulduğunu, 08/08/2024 tarihinde davanın açıldığını belirterek iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davalıya talebin yöneltilmediği anlaşılmakla zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Sigortacıya yönetilecek tazminat istemlerinde zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, müvekkili şirket ile davalı sigorta şirketi arasında imzalanan sözleşmenin Sorumluluk Sigortası Sözleşmesi olduğunu, TTK'nın 1482. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, ilk derece mahkemesince dosya kapsamına sunulan sigorta poliçesinin incelenmediğini, olayın gerçekleştiği tarihin 18.08.2015 olması sebebiyle zamanaşımı süresinin dolmadığını, bu sebeplerle yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, işveren sorumluluk sigortası kapsamında rücuen tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekili, davalı sigorta şirketi tarafından 03.12.2014 tarihinde işveren sorumluluk poliçesinin düzenlendiğini, poliçenin geçerli olduğu süre içerisinde dava dışı işçi ...'ın 18.08.2015 tarihinde iş kazası geçirdiğini, bu sebeple SGK tarafından ...'a yapılan ödemeler için dava açıldığını, davanın davalıya ihbar edildiğini, mahkemece verilen karar neticesinde SGK tarafından ilamlı icra takibi başlatıldığını, bu sebeple 26.05.2022 tarihinde icra dosyasına dosya borcu olan 205.300,00 TL'yi ödemek zorunda kaldıklarını iddia ederek icra dosyasına ödenen 205.300,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan poliçe kapsamında tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilince davacının beyanına göre ödeme yapılan tarih ile davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava dışı işçinin geçirdiği iş kazası sebebiyle iki kez ödeme yaptıklarını, teminat poliçenin üst limit ile sınırlı olduğunu, yapılan ödemelerin dikkate alınarak varsa dahi sorumluluğun bakiye limit ile sınırlı olduğunu, ayrıca poliçede sigortalı olarak yalnızca davacının bulunduğunu alt işverene düşecek sorumlulukların teminat kapsamı dışında olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur.Taraflar arasında işveren sorumluluk sigortası kapsamında poliçe düzenlendiği, 18.08.2015 tarihinde dava dışı işçi ...'ın iş kazası geçirdiği ve SGK tarafından başlatılan ilamlı icra takibi sonucunda davacı tarafından 26.05.2022 tarihinde icra dosyasına 205.300,00 TL ödeme yapıldığı hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.İstinafa konu uyuşmazlığın, davacının icra dosyasına yapmış olduğu ödeme nedeniyle davalıdan işveren sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında tazmin talebinin süresi içinde ileri sürülüp sürülmediği, zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilince süresi içinde verilen cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ileri sürülmesi nedeniyle Mahkeme öncelikle zamanaşımı yönünden inceleme yapılmış ve davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığı gerekçesi ile zamanlaşımından reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.TTK'nın 1420. maddesinde \"(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.\" hükümleri düzenlenmiştir. İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartların \"Zamanaşımı\" başlıklı 15. Maddesinde ise \"Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler on yılda zaman aşımına uğrar.\" düzenlemesi yer almaktadır.Talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında inceleme yapabilmek için öncelikle zaman aşımının başladığı tarihi tespit etmek gerekmektedir.  Sigorta alacağının muaccel olduğu tarihin belirlenmesine dair TTK'nın 1427/2 fıkrası; \" Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez.\" hükmünü düzenlemektedir. TTK'nın 1446. maddesi uyarınca sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir.Somut davada, davacı 18.08.2015 tarihinde iş kazasının meydana geldiği, davacının SGK tarafından açılan davacı aleyhine açılan Ankara 41. İş mahkemesi dosyasında davayı 19.11.2019 tarihinde davalıya ihbar ettiği, davalının ihbar dilekçesine karşı 31.12.2019 tarihinde cevap verdiği, SGK tarafından başlatılan ilamlı icra takibi sonucunda davacı tarafça 26.05.2022 tarihinde SGK'ya ödeme yapıldığı, davacının 06.06.2024 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu, arabuluculuk sürecinin 18.07.2024 tarihinde tamamlandığı, davanın ise 08.08.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Ankara 41. İş Mahkemesinde görülen davada, davacının, davalı sigorta şirketine davanın ihbar edilmesini istediği tarih 19.11.2019 tarihi olup, Ankara 41. İş Mahkemesinin Uyap üzerinden gönderdiği dosya kapsamında ihbar dilekçesinin davalıya tebliğine ilişkin tebliğ evrakına rastlanmamıştır. Ancak davalının ihbar dilekçesine karşı 31.12.2019 tarihinde cevap verdiği anlaşılmakla davalının en geç bu tarihte rizikodan haberdar olduğu değerlendirilmiştir. TTK'nın 1427/2 fıkrası uyarınca rizikonun ihbarından 45 gün sonra, yani 14.02.2020 tarihinde alacak muaccel olmuş, dava ise alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıllık süre olan 14.02.2022 tarihi geçtikten sonra 08.08.2024 tarihinde açılmıştır. Sigorta tazminatının muaccel hale geldiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar olan sürede TTK 1420. Maddesinde belirtilen iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur.6325 Sayılı Yasanın 18/A-15 fıkrası uyarınca arabulucuk sürecinin başladığı 06.06.2024 tarihinden, son tutanağın düzenlendiği 18.07.2024 tarihine kadar zamanaşımı süresi işlemeyecektir. Ancak davacı dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmuş ise de, arabulucuğa başvuru itibariyle de zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davalının süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğu gözetildiğinde alacağın zamanaşımına uğradığı görülmektedir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararında netice itibariyle  usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>1- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/746 Esas, 2025/72 Karar sayılı ve 23/01/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın istinaf harçları davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.23/10/2025 <br>\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e51031d1bc9db008","SID":"4054f699f30cfee7"}}